Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/351 E. 2019/31 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/351
Karar No
2019/31
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1359 KARAR NO: 2021/1383 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/01/2019 NUMARASI: 2016/351 E. - 2019/31 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalanan ... A.Ş.'ye ait iş makinelerinin Derince/İzmit'ten Türkmenistan'a nakliyesi işleminin dava dışı ... Liman İşi. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, lashing işlemlerinin bu firma sorumluluğunda davalı ... Taş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle davalı ... Taş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne hasara sebebiyet veren "Lashing'' işlemini yapması nedeniyle dava açıldığını, diğer davalının ise taşımayı yapan ... gemisinin donatanı olması nedeniyle hasardan sorumlu olduğunu, sigortalıya ait emtiaların gemiye yüklenmesi sonrasında, ambar üzerine konteyner yerleştirilmesi ve konteynerlerin sabitlenmesi çalışmaları sırasında ... adlı gemiye davalı ... tarafından yapılan lashing işlemleri sırasında kullanılan kaynaktan çıkan çapak ve kıvılcımların, üç nolu ambar içine düştüğünü ve ambar içerisinde bulunan yanması kolay izolasyon malzemelerini tutuşturması neticesinde söz konusu hadisenin meydana geldiğini, ekspertiz raporununda hasar oluş şekli, hasar hakkındaki saptamalar, hasarın niteliği ve miktarı konusunda ayrıntılı bilgiler bulunduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 262.415,02 TL sigortalı zararının, müvekkilince ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, yapılan başvurudan sonuç alınmaması üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların takibe yönelik itirazlarının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzeri icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Taş. Ve Tic Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Liman İşl. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirilen e-posta teatileri neticesinde ... gemisi ile Derince Limanından Türkmenistan7a taşıması planlanan yüklerin 03.05.2014 tarihinde yapılacak olan lashing (sabitleme) işlemlerinin müvekkili tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, ... gemisinin konteyner taşıması yapmaya özgü bir gemi olmaması nedeniyle, konteynerlerin seyir sırasında hareket etmesinin önelenmesi bakımından zaruri olan sabitleme işlemlerinin öncelikli olarak ambarlardaki yüklere yapıldığını, akabinde gemi kaptanı tarafından ambar kapaklarının kapatıldığını ve güverte üzerindeki sabitleme kancalarının kaynaklanmasına geçildiğini, ancak güverte üzerinde yapılan kaynak çalışmaları esnasında kaynak bölgesinden çıkan çapak ve kıvılcıların kapatılmış olan ambar kapaklarının arasından ambara düşmesi sonucu ambar içindeki yükte yangın hasarı oluştuğunu, somut olayda müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ekspertiz raporunun rücu yorumu başlıklı kısmında da leashing hizmetinin... İşletmeleri Ltd. Şti. tarafından verilmesi nedeniyle rücu talebinin anılan şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının somut olarak hangi davalıya hangi hukuki nedene dayalı olarak husumet yöneltildiğinin açıklanmadığını, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, hasarın 03.05.2014 tarihinde meydana geldiğini ve 04.05.2014 tarihinde yükün ilgililerine haber verildiğini, takibin bir yıllık zamanaşımından sonra başlatıldığını, TTK'nın 1246. maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, yangının geminin yüke elverişsiz olmasından kaynaklandığını, ambar içindeki işlemlerin sorunsuz tamamlandığını, kaptanın talimatıyla ambar kapaklarının kapatılmasından sonra o ana kadar yapılan işlemlerin onaylanması nedeniyle kapakların kapatıldığını, kapakların üzerine donatanın verdiği talimatla donatana ait yüklerin konulduğunu, yükün bu şekilde taşınması için sabitleme kancalarının kaynaklanması gerektiğini, aksi halde seyir halinde yüklerin hareket edeceğini, müvekkilinin lashing işlemlerini usulüne uygun yaptığını, ancak kapatılan kapaklardan içeriye giren kıvılcımlarla yangının çıktığını, normal şartlarda ambar kapakları arasında boşluk bulunmaması gerektiğini, kapalı kapaktan kıvılcımın girmesinin de geminin yüke elverişli olmadığını doğruladığını, geçekleşen olayda müvekkilinin kusursuz olduğunu, işlemlerin tamamen geminin kaptan ve donatanının emir ve talimatlarına uygun yapıldığını, gemi kaptanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, işleme ona veren kaptanın tüm önlemleri alması gerektiğini, TTK'nın 1091. maddesi uyarınca kaptanın, geminin yükleme ve boşaltmaya uygun olup olmadığını denetleme görevi bulunduğunu, kaptanın geminin kapakları arasından kıvılcım sızmasını önleyecek tedbirleri almadığını, kaynak sırasında ambarda personel bulundurulmamasının kaptanın kusuru olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... (... Gemisi Donatanı) vekili, cevap dilekçesinde özetle; taşımaya ilişkin olarak düzenlenen çarter partide tahkim klozu bulunduğunu, bu hükümlere göre taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İngiliz Hukuku'nun uygulanacağının ve uyuşmazlıkların Londra'da tahkimde görüleceğinin karralaştırıldığını, bir çok emsal Yargıtay içtihadında sigorta şirketinin de tahkim klozuyla bağlı olduğunun kabul edildiğini, çarter partideki tahkim şartı nedeniyle mahkemenin görevli olmadığını, MÖHUK'un 24. maddesi gereğince düzenlenen şart ile uyuşmazlığın Londra'da tahkimle çözülmesi ve İngiliz hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının geçerli bir sigorta poliçesi kapsamında ödeme yaptığını kanıtlamaması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ve ödemenin davacı tarafından kanıtlanmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere lashing işleminin 1 nolu davalı tarafından yapılması nedeniyle hasardan anılan davalının sorumlu olduğunu, hasar sonrası Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurularak delil tespiti yaptırıldığını, inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda; "Dosyaya sunulan sıcak çalışma izin belgesinin 04 Mayıs 2015 günü saat 18.00 -24.00 ile 05 Mayıs 2015 günü saat 18.00 - 24.00 günleri için alınmış olduğunu, gemideki yangının 03 Mayıs 2015 tarihinde çıktığı görülmekle sıcak çalışma izin belgesinin yangından sonra alındığı, usulüne uygun olmadığı kanaatine varılmıştır" görüşünün bildirildiğini, iş izni sisteminin bir kuruluşta potansiyel olarak tehlikeli olan ve rutin olmayan faaliyetlerin güvenli şartlar altında gerçekleştirilmesinin sağlanması için oluşturulmuş standart bir prosedür olduğunu, iş izin formunun pek çok bakım onarım faaliyeti için güvenli çalışma sistemlerinin önemli bir parçası olduğunu, iş izni formları kullanıldığında işin gerekli güvenlik önlemleri altında yapılmasının sağlandığını ve formlar sayesinde yapılacak işle ilgili tüm öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmış olacağını, ancak yangına sebebiyet veren lashing işlemi sırasında iş izni alınmadığından bir denetimin de yapılmaması karşısında diğer davalının hasardan sorumlu olduğunu, TTK'nın 1179. maddesi uyarınca, taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığını, yükün taşıma sırasında zarara uğramadığını, yükün, yükleme sırasında yapılan lashing işlemi nedeniyle zarar gördüğünü, TTK'nın 1180. maddesinde de zararın yangın sonucu oluşması halinde taşıyanın yalnız kendi kusurundan sorumlu olacağının düzenlendiğini, hasarın yangın sonucunda meydana geldiği göz önünde tutulduğunda hiçbir kusuru bulunmayan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, çarter partide FIOS ve FIOST kayıtlarına yer verilmiş olduğunu, FİOST (Free in and Out Stowed and Trimmed) uyarınca yüklemenin müvekkil tarafından yapılmadığının aşikar olduğunu, iddia konusu hasarın Müvekkilin kusurundan kaynaklandığı düşünülse dahi yasa uyarınca kendisi veya temsilcilerine TTK'nın 1185. maddesi gereğince bildirim yapılmadığından herhangi bir kusur atfının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde özetle; takip dosyasında ... Şirketi hakkında da takip başlatıldığını, anılan borçluya TK'nın 35. maddesi gereğince yapılan tebligata rağmen borca itiraz edilmemesi nedeniyle dava açılmadığını, davalı ... Ltd. Şti.'nin gerçekleştirdiği kaynak sırasında tedbirsiz davranması sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını ve likit olduğunu belirterek, davanın kabulünü istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı ... Sanayi AŞ' ye geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca teminat kapsamında yer alan bir riziko için ödeme yapması nedeniyle aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davacı ile nakliyat emtia abonman sigorta sözleşmesi akdeden dava dışı ... San. A.Ş.'ye ait yüklerin Derince/İzmit'ten Türkmenistan'a deniz yolu ile taşınması hususunda dava dışı ... Dış Ticaret Ltd, Şti. ile sözleşme akdedildiğinden dava dışı ... Kiralama şirketi taşıyan; ... San. A Ş.'nin taşıtan sıfatına sahip olduğu, dava dışı ... Gemi Kiralama şirketinin, dava konusu yüklerin taşınması hususunda 2 numaralı davalı ... ile sözleşme yaptığı, yüklerin deniz yolu ile taşınmasının ... tarafından gerçekleştirileceğinden 2 numaralı davalı - ... gemisi donatanının fiili taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyetinin olduğu, dava dışı alt taşıyan ... şirketi, ... gemisi ile Derince Limanı' ndan Türkmenistan'a taşınacak yüklerin lashing (sabitleme) işlemlerinin yapılması hususunda 1 numaralı davalı - ... şirketi ile anlaştığı, konteynerlerin ambar kapağına kaynak işlemi yapılması esnasında kıvılcımların ambar kapaklarından aşağı düşmesi sonucu dava konusu iş makinelerinin zayi olduğu tespit edilmekle ...' in pasif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmıştır. TTK m.1091/2 hükmüne göre, gemi kaptanı denizcilikte geçerli olan kurallar uyarınca, geminin ambarlarından taşınacak olan eşyayı kabule ve korumaya elverişli şekilde donatılmış olmasına dikkat etmek zorunda olduğu, lashing işlemlerinin 1 numaralı davalı - ... şirketi tarafından gerçekleştirilirken gemi kaptanının lashing (sabitleme) işlemine ilişkin sıcak çalışma iznini almaması ve sabitleme işleminin usulüne uygun yapılmasını sağlamaması sonucunda yangın meydana geldiği ve yüklerin zayi olduğu, bu durumda meydana gelen yük zararlarından 2 numaralı davalı, ... gemisi donatanı - ... şirketinin, TTK m. 1062 hükmü uyarınca gemi adamı olan kaptanın kusurlu davranışından kaynaklanan zararlardan sorumlu olduğu, TTK m. 1062/1 c. 2 hükmündeki atıf gereği, 2 numaralı davalı - ... gemisi donatanı ... şirketi bakımından TTK m. 1180 hükmünde düzenlenen yangın durumunun sorumsuzluk sebebi olduğu, ancak teknik değerlendirmede de ifade olunduğu üzere, ISM Kodun öngördüğü Güvenli Yönetim Sisteminin gereklerinin yerine getirilmemesinin esas itibariyle donatanın kusurunun varlığını ortaya koyacağı ve sorumsuzluk hallerinin ortadan kalkmasına neden olacağı, 1SM Kod çerçevesinde Güvenli Yönetim Sisteminin uygulanması bakımından donatanın kusurunun , kendisinin ve adamlarının söz konusu sistemin kurulması ve işleyişinde aksaklıklarda kusurlu olmaları ve zararın bu sebeple meydana gelmesi halinde söz konusu olacağı, olayda, 2 numaralı davalının yangına karşı güvenlik önlemelerini alacak bir sistem oluşturmadığı, kara personeli ile gemide görev yapan personel arasındaki ilişkiyi yürüten gemi kaptanının görevini ihmal ettiği, gemi adamlarının denetlenmesi ve talimat verilmesinin de donatan/taşıyanın şahsi kusurunun kapsamında yer aldığı dikkate alındığında, somut olayda 2 numaralı davalının zarardan sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Lashing işlemini yerine getiren ... A.Ş.'nin TTK m.1179/2 uyarınca 'taşıyanın adamı' olarak nitelendirilmesi gerekeceği, ...'in gemide yapılan kaynak işlemleri bakımından gerekli güvenlik önlemlerine riayet etmediği, kaynak yapıldığı sırada çalışılan yerin özellikleri dikkate alınmadan ve yangın güvenliğine ilişkin prensiplere uygun hareket edilmeyerek iş yapıldığı, işlem sırasında yangının başladığı ve yük zararın oluştuğu dikkate alındığında ...'in de yük zararından sorumlu olduğu kabul edilerek davalıların teknik bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere kadri marufunda görülen zarardan sorumlu olduklarına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Alacak likit olmayıp yargılama neticesinde ortaya çıktığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, Davalı ... Tic Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Ltd. ... (... GEMİSİ DONATANI) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Taş. Ve Tic Ltd. Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; Önceki beyanlarını aynen tekrar ederek, müvekkili ile ve dava dışı ... Liman İşl. Ltd. Şti.'nin ... gemisi ile Derince Limanından Türkmenistana taşıması planlanan yüklerin, 03.05.2014 tarihinde yapılacak olan sabitleme işlemlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, ... gemisinin konteyner özellikli bir gemi olmaması sebebiyle, konteynerlerin seyir sırasında hareket etmesinin önlenmesi bakımından zaruri olan sabitleme işlemlerinin, öncelikli olarak ambarlardaki yüklere yapıldığını, bunun tamamlanmasından sonra, gemi kaptanı tarafından ambar kapakları kapatılarak güverte üzerindeki sabitleme kancalarının kaynaklanmasına geçildiğini, ancak güverte üzerinde yapılan kaynaklama çalışmaları esnasında kaynak bölgesinden çıkan çapak ve kıvılcımların, kapatılmış olan ambar kapaklarının arasından ambara düşmesi sonucu ambar içindeki yükte hasar oluştuğunu; müvekkilinin hasara sebebiyet veren olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, yangın, geminin yüke elverişsizliği nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin sabitleme işlemini kaptanın talimatı ve gözetimi altında eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ambar kapaklarının kapatılmasının o ana kadar yapılan her işlemin onaylandığı anlamına geldiğinden, müvekkilinin yüklere ilişkin sabitleme işlemlerini gereği gibi ifa ettiğinin açık olduğunu, ambar kapaklarının üstüne, donatana ait yüklerin yerleştirilmesinin planlandığını, müvekkilinin donatan tarafından verilen plana uygun olarak ambar üstü konteynerlerin yerleştirilmesi işlemlerine başlandığını, ancak bu işlem sırasında geminin yüke elverişsiz olması nedeniyle kıvılcımların ambara girerek hasara neden olduğunu, ambar kapaklarında açıklık bulunmasının donatanın kusuru olduğunu, geminin TTK'nın 932/3. maddesi anlamında yüke elverişli olmadığını, müvekkilinin de geminin yüke elverişsiz olduğunu bilme yükümlülüğü bulunmadığını, tüm işlemlerin gemi donatanı ile mürettebatın talebi ve onayı doğrultusunda yapıldığını, müvekkilinin hiç bir kusuru olmadan oluşan hasardan sorumlu tutulamayacağını; müvekkilinin tüm işlemlerini gemi kaptanının bilgisi ve onayı dahilinde yaptığını, kaptanın TTK'nın 1091. maddesi gereğince geminin yükleme ve boşaltmaya elverişli olup olmadığını denetleme görevi bulunduğunu, ambar kapaklarındaki aralıklar nedeniyle kıvılcımların içeriye girmesi nedeniyle geminin yüke elverişli olmadığını, gemi kaptanın kaynak sırasında mürettebattan bir ya da birkaç kişiyi ambarlarda gözcü olarak bulundurması gerektiğini, kapakların kapatılmasından sonra müvekkili çalışanlarının ambara girmesinin mümkün olmaması nedeniyle hasardan gemi adamları ve kaptanın sorumlu olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapılarak kusur oranlarının belirlenmediğini, raporda savunmalarının değerlendirilmediğini, raporda TTK'nın 1091/2. maddesi hükmüne göre gemi kaptanının sabitleme işlemleri bakımından gerekli olan "sıcak çalışma iznini" alma ve lashing işlemlerini yapan müvekkiline gerekli talimatları verme ve yapılan işte gözetim görevini yerine getirmesi gerektiğinin belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin kusursuz olduğunu, bilirkişi incelemesi ile eksik olduğu tespit edilen klas sertifikası, gemi yapım sertifikası gibi taşıması mecburi sertifikaların ve ambar planı/genel planın dosyaya celbi gerekirken bunların incelenmeden karar verildiğini, buna rağmen müvekkilinin haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, oysa müvekkilinin sabitleme işlemlerini kusursuz şekilde ifa ederek donatan tarafından verilen plana sadık kalındığını ve kaptandan alınan talimatların eksiksiz uygulandığını, müvekkilinin TTK'nın 1179/2. maddesi kapsamında "taşıyanın adamı" sayılamayacağından taşıyan ile birlikte sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse dahi bu durumda da kusur oranlarının belirlenmeden tüm zarardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Ltd.Şti ... (... GEMİSİ DONATANI) vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; taşımaya ilişkin olarak düzenlenen çarter partide tahkim klozuna yer verilerek sözleşme ve taşıma ile ilgili uyuşmazlıklarda İngiliz Hukuku uygulanacağının ve uyuşmazlıkların Londra’da tahkimde görüleceğinin düzenlendiğini, tahkim klozunun geçerli ve bağlayıcı olması nedeniyle uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerektiğini, ayrıca anılan belgede uyuşmazlıklara İngiliz Hukuk'unun uygulanması kabul edildiğinden Türk kanunlarının da derdest davada uygulama alanı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile sigortalı arasında geçerli bir sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle davcının aktif dava ehliyeti bulunmadığını; meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, hasardan sadece diğer davalının sorumlu olduğunu, hasar sonucu yapılan delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda çalışma izni belgesinin 04.05.2015 günü saat 18:00-24:00 ile 05.05.2015 günü saat 18:00-24:00 günleri için alındığını, ancak gemideki yangının 03.05.2015 tarihinde çıktığını ve sıcak çalışma izni belgesinin yangından sonra alındığının belirlendiğini, çalışma izni belgesinin usulüne uygun olmaması nedeniyle diğer davalının tam kusurlu olduğunu, 06.07.1988 tarihinde İngiltere’de Kuzey Denizi’nde İskoçya’nın doğu kıyısının 100 mil açığında bulunan ... petrol platformunda alevlenebilir bir gaz sızıntısı sonucunda meydana gelen patlama ve 167 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili yapılan yargılamada da iş izninin yetersizliğinin belirlenerek sorumluluğun buna göre belirlendiğini, yangına sebebiyet veren lashing işlemi sırasında iş izni alınmaması nedeniyle bir denetim de yapılmaması nedeniyle diğer davalının hasardan sorumlu olduğunu; müvekkilinin TTK'nın 1179. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığını, zira hasarın gemi adamları veya taşıyanın kusurlarından kaynaklanmadığını, yükün taşıma sırasında hasara uğramadığını, hasarın sebebinin diğer davalı tarafından yapılan sabitleme işlemi olduğunu, TTK'nın 1180. maddedesi uyarınca zararın, yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyanın yalnız kendi kusurundan sorumlu olacağının düzenlendiğini, hasarın yangın sonucu meydana geldiği göz önünde tutulduğunda hiçbir kusuru bulunmayan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, TTK'nın 1182/e maddesi uyarınca zararın yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmallerinden ileri gelmesi hâlinde taşıyan ve adamları, kusursuz sayılacağını, ekspertiz raporunun rücu başlıklı bölümünde de hasardan sabitleme işlemini yapan dava dışı şirketin sorumlu olduğunun belirlendiğini, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, ancak belirtilen şekilde süresinde bildirim yapılmaması nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasardan müvekkilinin sorumlu olduğu kabul edilse dahi yasada belirtilen şekilde bir ihbarın yapılmaması nedeniyle zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi kurulu raporunda müvekkilinin çalışanlarına kusur atfedilmesine rağmen TTK'nın 1180. maddesindeki düzenleme uyarınca itiraz edilerek, yangın hadisesinin mutlak sorumsuzluk sebebi olduğunun göz önünde bulundurulmasını istediklerini, zira anılan maddede yangın nedeniyle oluşan zararlardan taşıyanın ancak kendi ve elemanlarının kusurlarından sorumlu olduğunu, raporda müvekkilinin yangını önleyecek sistem kurmaması nedeniyle sorumlu tutulduğunu, ancak bu tespitin yerinde olmadığını, gemide gerekli ISM-SMS istemi içinde gerekli tüm tedbirlerin alındığını, yangının işlem sırasında gemi personeli tarafından fark edildiğini, sabitleme işlemine refakat edildiğini, yangının çıkmasının sebebinin sıcak çalışma izninin bulunmaması değil, 1 nolu davalının lashing işlemini gerçekleştiren çalışanlarının işi gereği gibi dikkatle yapmaması ve bu işi gerçekleştirmek üzere gerekli bilgi ve deneyime sahip olmaması olduğunu, diğer davalının kusuruyla oluşan yangına zamanında müdahale edilerek zararın önlendiğini, gemide yapılacak işlemler için diğer davalının usulüne uygun çalışma izni almadığını, gemide bir onarım bulunmadığından gemide yapılan bir işlem bulunmadığını, bu nedenle gemi donatanı ve kaptanının gerekli tedbirleri almadığının kabul edilemeyeceğini bilirkişi kurulunun bu hususları dikkate almaksızın kusuru belirlediklerini, Recapte atıf yapılan ... Standart Yolculuk Çarteri Sözleşmesinin 5. maddesi gereği, yükün bağlanma ve emniyete alınmasının Taşıtan tarafından, Donatana herhangi bir risk, sorumluluk veya masraf doğurmaksızın yerine getirilmesi gerektiğinden, taşıtanın/yükleyicinin çalışanı durumunda olan 1 nolu davalının hatalı işlemleri neticesinde ortaya çıkan yangının sebep olduğu zararlardan taşıtanın/yükleyenin adamlarının sorumlu olduğunu, bu nedenle ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin de hasardan sorumlu olduğunu, B... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. 38 adet konteyner yükünün yükleyicisi olduğunu, 22.03.2015 tarihli Yolculuk Çarteri Sözleşmesi şartlarına göre Boğaziçi Gemi Kiralama konteynerlerin yüklenmesi ile görevlendirilmesi nedeniyle aynı zamanda yükleyici durumunda olduğunu, Recapte atıf yapılan ... maktu yolculuk çarteri sözleşmesinin 5. maddesinde yükün tüm taşınma, yükleme, sayım, istifleme, bağlanma ve emniyete alınmasının, nakliye ve tahliyesinin taşıtan tarafından donatana herhangi bir risk, sorumluluk veya masraf doğurmaksızın yerine getirileceğinin belirlenmesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava dışı taşıtan ... LTD. ve yükleyici ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili ile taşıma sözleşmesi yapması nedeniyle asıl taşıtan ve alt taşıyan ehliyetine sahip bulunduğundan dava konusu zarardan sorumlu olduklarından bu kişilerin de sorumluluğu dahil edilmeleri gerektiğini, buna rağmen anılan kişilerin davada taraf olarak gösterilmediklerini, bu nedenle takibe itiraz etmeyen anılan şirketin sorumluluk oranının belirlenerek hüküm kurulması gerektiğini, ... LTD'nin 22.03.2015 tarihli yolculuk çarteri sözleşmesine göre taşıtan sıfatının ve bu sebeple pasif husumeti bulunduğuna ilişkin savunmalarının incelenmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu alacağının zarar sorumlularından tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilleri tarafından, yasal süreler içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, taraflarca ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesi ve dosya kapsamındaki delillerin incelenmesinde, davacının sigortalısı ... AŞ.'ye ait emtiaların Derince Limanı'ndan Türkmenistan'a nakliyesini dava dışı ... Ltd.Şti.'nin akdi taşıyıcı olarak üstlendiği, emtianın bu taşıma sözleşmesi kapsamında fiilen taşınmasının akdi taşıyıcı tarafından davalı ... Ltd. Şirketine yaptırıldığı, yükün limanda gemiye yüklendiği, gemi hareket etmeden yükün sabitlenmesi sırasında çıkan yangında emtianın hasar gördüğü, davacı tarafça sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapılarak sigortalının haklarına halef olunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan konşimentonun ve davalılardan ... Ltd. Şti.'nin tahkim ve yetkili hukuk itirazını dayandırdığı ...'nin tercümesi bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince bilirkişi görüşü doğrultusunda çarter partide imza bulunmaması nedeniyle tahkim ve yetkili hukuk seçimine ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.Somut olayda TTK'nın 1138. maddesinde düzenlenen yolculuk çarteri türündeki navlun sözleşmesi ile davalı taşıyan, sigortalıya ait emtiayı taşımayı üstlenmiştir. TTK'nın 1237. maddesinde "Taşıyan ile konşimento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konşimento esas alınır.Taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Konşimentoda yolculuk çarter partisine gönderme varsa, konşimento devredilirken, çarter partinin bir suretinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir. Bu takdirde çarter partide yer alan hükümler, nitelikleri el verdiği ölçüde konşimento hamiline karşıda ileri sürülebilir. Ancak, 1245. maddenin 1.fıkrasının ikinci cümlesinin hükmü saklıdır. " düzenlemesi bulunmaktadır.Davalı ... vekili, davaya karşı, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 5 ve HMK'nın 413. maddeleri uyarınca tahkim ilk itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, ön incelemede tahkim ilk itirazını karara bağlamamış olup bu durum, HMK'nın 140. maddesine aykırı olmuştur. Çünkü, ön inceleme duruşmasında hâkim, öncelikle ilk itirazları ve dava şartlarını karara bağlamalıdır.İlk derece mahkemesi, gerekçeli kararında ise davalı Shipmar vekilinin itirazı tahkim itirazı olduğu halde, sanki mahkemenin uluslararası yetkisine itiraz edilmiş gibi, "Milletlerarası yetki itirazı bakımından dosyaya sunulu çarter parti örneğinde imza bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir" denilmiştir. Buna göre, ilk derece mahkemesince, davalının tahkim ilk itirazının usulüne uygun şekilde karara bağlandığından söz edilemez.Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından, tahkim itirazı konusunda MTK hükümleri uygulanır. Tahkim anlaşmasının şekli ise anılan Kanun'un 4. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan 4. maddenin 2 ve 3. fıkralarına göre; "Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır.Tahkim anlaşması, tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerlidir." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda, davalı vekili, taşıma şartlarını içeren çarter partinin (taşıma sözleşmesinin) tahkim şartı içerdiğini belirterek ilk itirazda bulunmuştur. Mahkemece, çarter parti metninde imza bulunmaması nedeniyle belgeye itibar edilmediği anlaşılmaktadır. Ancak, ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen maddenin ikinci fıkrası gereğince çarter partinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Sonuç olarak, dava; deniz taşıması sırasında meydana gelen hasardan dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, TTK'nın 1110. maddesine göre taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimento, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümlerinin bağlayıcı olduğu, sigortalının konşimentoda taşıtan ve alıcı olarak yer aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, çarter partide yer alan tahkim ve hukuk seçimi şartının geçerli olup olmadığının ve oluşan hasardan kaynaklanan uyuşmazlığın tahkim anlaşması kapsamında kalıp kalmadığının denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması gerekir.İlk derece mahkemesince çarter partinin bir tercümesinin de sunulması sağlanıp hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında bu çarter partinin taraflar için bağlayıcı olup olmadığı, taşıma sözleşmesinin belgesi olan çarter partinin ne şekilde düzenlendiği, taraflarca taşıma ilişkisinin bu çarter partiye göre kurulup kurulmadığı, bu belgenin taraflar arasında elektronik ortamda teati edilip edilmediği, sonuç olarak tahkim anlaşmasının şekil şartı konusunda MKT'nın 4.maddesinin 2. fıkrasındaki koşuların bulunup bulunmadığı, bunlara göre tahkim şartının geçerli olup olmadığı belirlenerek, öncelikle tahkim ilk itirazının karara bağlanması gerekirken, bu konuda denetlenebilir bir karar verilmeden sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işin esasına ilişkin istinaf başvuru nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin harçlarının, talep halinde iadesine, 4-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Duruşma açılmadığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına dair; HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.11.2021 KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/351, K. 2019/31, T. 18.11.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-351-e-2019-31-k-9d150bcbfce7