Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/19250 E. 2018/4194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/19250
- Karar No
- 2018/4194
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/422 Esas KARAR NO: 2025/532 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/372 Esas - 2024/67 Karar TARİH: 17/01/2024 DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/03/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... SAN. LTD ŞTİ'nin %50 oranında hissedarı olduğunu, diğer hissedarın aynı oranda ... olduğunu, şirketin 1986 yılında iki kardeş olarak kurulduğunu, şirketin iş hacminin artması nedeniyle ihracata yönelik işlemler için yine akrabalardan oluşan davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin kurulduğunu, müvekkilinin 2014 yılına kadar şirketle ilgilendiğini, ancak daha sonra şirketten uzaklaştırıldığını, bu dönemde şirketi münferiden temsil eden diğer ortak ... tarafından yeğenlerine ait davalı şirketi alacaklı göstermek suretiyle muvazaalı işlemler yapıldığını, ...'in davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı halde şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile toplam 7.710.035-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin TK 35.md göre tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini, şirketi temsil eden diğer ortak ... tarafından takibe herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini, dava konusu icra takip dosyası yönünden şirkete ait tek taşınmazın satış aşamasına geldiğini, gerçeği yansıtmayan ve muvazaalı takibe konu borç yönünden ... TİC. LTD ŞTİ'nin borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüksek miktarda ihracat yaptığını, ihracata konu hurda malzemesinin ... firmasından temin ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yazılı olmayan bir takım kurallara dayandığını, müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete verilen avanslar ile ödenen taşınmaz bedelinden kaynaklı alacağın bulunduğunu, alacaklı borçlu şirketin akraba olmasının söz konusu borcun muvazaalı olarak oluşturulduğu anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/01/2024 tarih ve 2020/372 Esas - 2024/67 Karar sayılı kararında; "İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davalı şirket tarafından dava konusu ... LTD ŞTİ aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 7.710.035-TL üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı ve takibin de itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşıldı. Davacı tarafından delil olarak gösterilen mahkememizin 2020/5 esas sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı ... tarafından diğer ortak ... aleyhine ortakları olduğu şirkete kayyım atanması için dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda dava konusu şirketin ortaklarının bir araya gelip temsilci seçmemeleri nedeniyle organsız kalan şirkete yeni bir yönetim organı seçilinceye kadar ...'ın yönetim kayyımı olarak atandığı, söz konusu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 15/03/2022 tarihli raporlarında özetle; şirketlerin ... Ticaret Limited Şirketi tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. numaralı takip dosyası ile 7.710.035,08 TL üzerinden icra takibine konu edilen alacağın şirket muhasebe kayıtlarına göre 120.01.01.001 ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ Hesap hareket dökümünde 21.05.2019 tarihi itibariyle oluşan 7.710.035,06 TL’lik hesap borç bakiyesi olduğu ve ...’in alacaklı göründüğü, ... San. Tic. Ltd. Şti. ticari defter kayıtlarında icra takibine konu edilen 7.710.035,08 TL’lik borcun 340.01.007 ... TİCARET LTD.ŞTİ. Hesap hareket dökümünde 31.05.2019 tarihi itibariyle oluşan 7.710.035,06 TL’lik hesap alacak bakiyesi olduğu ve ...in borçlu göründüğü, ...’den 5.350.000.- TL’lik çekin ...’e verildiği tarihte her iki şirketin de ticari defter kayıtlarına göre ...’in alacaklı değil aksine ...’e borçlu olduğu, Şirketlerin ticari defterlerindeki cari hesap hareketleri incelendiğinde toplam 5.350.000.-TL tutarındaki üç adet çekin şirketler arasındaki ticari işlemlere göre olağanüstü tutarlar olduğu ve olağan akışa uymayan işlemler olarak değerlendirildiği, Davalı şirketten alınmış olan çeklerin, çek giriş tarihinden hemen sonra iki farklı şirkete ciro edilmiş olduğu ve bu şirketlerden ... Tic. Ltd. Şti.’ne ciro edilmiş olan toplam 4.832.500.- TL’lik çekin 31.07.2021 tarihi itibariyle Verilen Sipariş Avansı olarak ... kayıtlarında yer aldığı ve ciro edilen çeke karşılık herhangi bir mal ya da hizmet alımının yapılmamış olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, iş bu rapora yapılan itiraz sonucunda bilirkişi heyetinden ikinci ek rapor alınmış, 22/11/2023 tarihli ikinci ek raporu düzenleyen ... ile ... davalı şirketin 5.350.000-TL çeklerden dolayı 2.360.035-TL taşınmaz kredisi için yapılan ödemeler olmak üzere toplam 7.710.035-TL davalı şirketin alacaklı olduğunu belirtmişler, iş bu rapora yönelik olarak ayrık rapor düzenleyen Prof. Dr. ... 21/11/2023 tarihli raporunda özetle; 5.350.000-TL çek tutarının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu kayıtların uyumlu olduğu, ancak şirket hesaplarının durağan olarak kaldığı ve karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımı yapılmadığını teknik kanaati olarak belirtmiştir.Her ne kadar bilirkişi heyeti ... ve ... düzenlemiş oldukları 22/11/2023 tarihli raporlarının 5.sayfasında borçlu şirketin çektiği krediye dayalı olarak kefil sıfatıyla davalı tarafından yapılan ödemeleri gösteren tabloda yer alan 52.700-TL ve devamındaki taksit tutarlarının tamamının dosyada yer alan ...'asına ait dekontlardan anlaşılacağı üzere söz konusu meblağların TL olmadığı, raporda belirtilen meblağların tamamının EURO olduğu ve açıklama kısmında da ithalat dışı transfer bedeli ödemesi olarak belirtildiği, dolayısıyla banka kayıtları ile uyumlu olmayan rapordaki iş bu tespitlere mahkememizce itibar edilmeyerek aynı heyet tarafından düzenlenen 15/03/2022 tarihli rapor dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.Mahkememizin 2020/5 esas sayılı dosyasında borçlu şirket yönünden rapor düzenleyen bilirkişi ... düzenlemiş olduğu 04/11/2020 havale tarihli raporunun sonuç kısmında "şirket muhasebe hesaplarında bir çok kez hesapların birbirlerine virmanlandığı ve karmaşık hale getirildiği" hususunu tespit ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında alacağın varlığını ispatlama külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olduğu, düzenlenen bilirkişi raporları kapsamında alacağın dayanağı olarak gösterilen 5.350.000-TL çekin avans olarak verildiği hususunun davalı tarafından ispatlanması gerektiği, nitekim çek bir ödeme aracı olup avans olarak verildiği hususunun yazılı delillerle ispatlanması gerektiği (Yargıtay 19.HD 2016/19250 esas 2018/4194 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), iş bu hususun davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı ...'in borçlu şirketin ihracat işlemleri için kurulduğu ve bu kapsamda cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu hususunu ispatlayamadığı, takibe konu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde yer almasının temsilcisiz kalan şirketin ticari defterlerine fiktif olarak işlendiği, nitekim alacakla ilgili şirketler arasında herhangi bir mal ve hizmet alımının söz konusu olmadığı, her ne kadar ispat külfeti kendisine düşen davalı şirket cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de; alacağın fiktif ve muvazaalı olarak oluşturulduğu yönündeki iddia karşısında davalı tarafa HMK 226/1-c maddesi kapsamında yemin teklif edilemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin icra takibine konu edilen ve cari hesap alacağına dayalı 7.710.035-TL alacağı bulunduğu hususunu ispatlayamadığı, menfi tespit davasında alacağın varlığını ispatlama yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, alacağın bir kısmının dayanağını teşkil eden toplam 5.530.000-TL çekin avans olarak davacıya verildiği hususunun kanıtlanamadığı, bakiye alacak yönünden de ikinci ek bilirkişi raporunda belirtilen 2.360.035-TL alacağın varlığı da dosyaya sunulan ... bankasına ait dekont içeriği ile çeliştiği, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan üzerinde tarih bulunan banka dekontlarına itibar edilmesi gerektiği, söz konusu dekontların ithalat dışı transfer bedeli ve EURO olarak ödemeye ilişkin olduğu, söz konusu ödemelerin taşınmaz alımına ilişkin kredi borcunun ödemesiyle bir ilgisinin bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu ... firmasının davalı şirkete cari hesaba dayalı olarak herhangi bir borcu bulunmadığından menfi tespit davasının kabulüne; davacı tarafın kötü niyet tazminat isteminin ise koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, dava konusu ... SANAYİ TİC. LTD ŞTİ.'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının TESPİTİNE; davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında aynı bilirkişi heyetinden 15.03.2023 ve 21-22.11.2023 günlü üç ayrı rapor alındığını; Yerel Mahkeme 15.03.2022 günlü Bilirkişi Raporu'nu hükmüne esas aldığını gerekçeli kararında belirttiğini, tükme esas alındığı belirtilen 15.03.2022 günlü Bilirkişi Raporu'nda; davalının 7.710.035,00.-TL olan alacağının, 2.360.035,00.-TL ve 5.350.000,00.-TL olarak iki ayrı bölüme ayrıldığını, bu raporda 9 adet çek ile yapılan ödeme olan 5.350.000,00.-TL alacağın 4.832.500,00.-TL olan kısmının herhangi bir mal ve hizmet alımına dayanmadığı, alacağın 2.360.035,00.-TL olan kısmı yönünden ise mal ve hizmet alımı gerçekleştiğinin kabul edildiğini, taraf itirazlarını da giderir şekilde ek rapor alınması yönünde dosyanın aynı heyete tevdi edildiğini; hazırlanan 15.03.2023 günlü Bilirkişi Raporu'nda alacağın fiktif olmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin VUK'na uygun, mutat ticari ilişkiler kapsamında olduğu değerlendirildiğini, alacağın 5.350.000,00.-TL olan kısmına ait 9 adet çek örnekleri dosya kapsamına alındıktan sonra dosya aynı heyete yeninden tevdi edildiğini, ve heyet üyeleri tarafından bu defa dosyaya 21.11.2023 ve 22.11.2023 günlü iki ayrı rapor sunulduğunu, çoğunluk görüşünü yansıtan 22.11.2023 günlü Bilirkişi Raporu'nda alacağın her iki kısmı yönünden de muvazaalı ve fiktif işlem bulunmadığı ve davalının alacaklı olduğunun değerlendirildiğini, azınlık görüşünü yansıtan 21.11.2023 günlü B. Raporu'nda, davalıya verilen 9 adet çek'in 8 adet çek'e karşılık gelen 4.832.500,00.-TL olan kısmı yönünden herhangi bir mal ve hizmet alınmadığının değerlendirildiğini, alacağın 2.877.535,00.-TL olan diğer kısmı yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bir bakıma kök raporun tekrar edildiğini, yukarıda özetini yaptıkları ayrık görüşü yansıtan 21.11.2023 günlü Bilirkişi Raporu da dahil dava konusu alacağının tamamı yönünden olumsuz değerlendirme yapılmadığını, hem kök raporda hem de 21.11.2023 günlü Rapor'da davalının icra takibine konu alacağının yalnızca 4.832.500,00.-TL kısmı olumsuz olarak değerlendirildiğini, Yerel Mahkeme, alacağın 2.360.035,00.-TL kısmının oluşmasındaki kredi ödemesi kapsamındaki para transferlerini, önemli maddi hatalara düşerek değerlendirdiğini; Yerel Mahkeme açık maddi hataya dayalı bu değerlendirmelerini, son alınan bilirkişi raporundan ayrılma gerekçesi de yaptığını, davacı şirket adına alınan taşınmaz için ... Esenyurt / Hadımköy Ticari Şube'nin IBAN: ... hesap üzerinden tanımlanan toplam "1.771.981 EURO" tutarında kredi kullanıldığını; ödeme süresinin de 11.12.2014-11.11.2017 tarihleri arasında toplam 36 ay olduğunu, kullanılan bu kredi ile davacı şirket adına tapunun 11.11.2014 gün ve ... yev. nolu işlemi ile Çorlu / Tekirdağ'da bulunan taşınmazın satın alındığını, her bir taksit ödemesinin davalının ... Hadımköy Ticari Şube'sinin ... numaralı hesabı üzerinden davacının ... Esenyurt / Hadımköy Ticari Şube'deki IBAN: ... numaralı hesabına gönderilerek gerçekleştirildiğini, ... Hadımköy Şb. tarafından gönderilen bu paranın da kredi hesabı olan ... numaralı hesaba alınarak kredi ödeme taksitlerinin tahsil edildiğini, tüm bu işlemlerin aynı gün gerçekleştirildiğini, durumun bu yönde olduğunun taraf ticari defterleri ve banka kayıtlarından da tespit edilebileceğini, Taşınmaz alımı için EURO cinsinden kredi kullanıldığını hatırlatmak istediklerini; Döviz transfer işlemlerinde, faturaya dayalı uluslar arası ticari bir işlem gerçekleştirilmesi veya EFT yapılması halinde, dekonttaki açıklama kısmında / para transfer seçeneklerinde "ithalat dışı transfer bedeli ödemesi" kaydının yer almasının bir zorunluluk olduğunu; davalı tarafın da işbu yabancı para transferlerinde VUK ve bankacılık düzenlemelerine uygun işlem yaptığını ve kredi taksit ödemelerini "ithalat dışı transfer bedeli ödemesi" açıklamasıyla / seçeneği ile gerçekleştirdiğini, sürecin daha iyi anlaşılabilmesi için; kredi taksit planı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ve davacı tarafından alınan işbu ödemelerin kredi taksitlerine mahsup işlemlerini açıklayan tarafımızca hazırlanmış ayrıntılı tablo ve davacı banka hesap özetini dilekçe ekinde sunduklarını; durumun bu yönde olduğunun hem banka kayıtları hem de taraf ticari defterlerinde bilirkişi heyeti tarafından ayrıca tespit edildiğini, Bankaların, kredi taksitlerinin tahsili işlemlerinde ayrıca para kazanmak için gerçekleştirdikleri bazı bankacılık işlemleri nedeniyle (gönderilen EURO cinsinden parayı Türk Lirasına çevirip EFT yapması ve yine Türk Lirası olarak gelen paranın da EURO'ya çevirerek kredi taksit ödemesinin tahsili) kur farkları oluşturduğunu, yerel mahkemenin, 22.11.2023 günlü Rapor'da yer alan tespitlerde "para cinsinin yanlış yazılmasını" ve yine "kur farkları nedeniyle rakamlar arasında oluşan farklılıkları" maddi hataya düşerek yanlış değerlendirdiğini, yerel mahkemenin, 22.11.2023 günlü Rapor'da EURO yerine Türk Lirası olarak yazılmasını esaslı hata olarak saydığını ve rapor'daki tespitlerin tamamını bir tarafa bıraktığını, 15.03.2022 günlü ilk Bilirkişi Raporu'nu hükme esas aldığını, oysa 15.03.2022 günlü Bilirkişi Raporunda, alacağın kredi ödemeleri kapsamında oluşan 2.360.035,00.-TL olan kısmına yönelik bir eleştiri getirilmediğini, 4.832.500,00.-TL'nin mal ve hizmet alımına dayanmadığının belirtildiğini, yani yerel mahkemenin, hükme esas aldığını belirttiği 15.03.2022 günlü Rapor'daki tespitleri dahi yanlış değerlendirildiğini, Yerel mahkemenin, toplam tutarı 5.350.000,00.-TL olan 9 adet çek ile yapılan avans kapsamındaki ödemenin, Yargıtay 19. HD 2016/19250 E. 2018/4194 K. sy. ilamını dayanak yaparak, yazılı delille ispatlanamadığının değerlendirdiğini; bu değerlendirmenin de hatalı olduğunu; alacağın bu kısmına dayalı çeklerin davacı tarafa verildiğini, davacı tarafından da bu çeklerin ciro edilerek piyasa sürüldüğünü / tedavüle sokulduğunu, davalı tarafın da bu çekleri zorunlu olarak ödemek zorunda kaldığını; durumun bu yönde olduğunun hem banka işlemleri hem de taraf ticari defterler ile sabit olduğunu, taraflar arasında uzun süre devam eden yüksek miktarlı ticari ilişki söz konusu olduğunu; bu ticari ilişki içerisinde çek ve / veya nakit olarak birçok ödeme yapıldığını, işlem gerçekleştirildiğini; avans ödemelerinin tarafların ticari faaliyet alanında olağan bir işlem olduğunu; aynı sektörde faaliyet yürüten ve işbu dava dosyasının 14.07.2021 günlü duruşmasında "davacı tanığı" olarak yeminli ifadesine başvurulan ... tarafından da hurda sektöründe mal teslim edilmeden önce avans olarak ödeme yapıldığının beyan edildiğini, Taraflar arasında, 2016 ve öncesi dönemler yönünden ticari ilişkiye ait hesap özeti incelendiğinde, taraflar arasında yoğun ticari ilişki bulunduğunun ve davacı şirket adına alınan taşınmaz sonrası davalı tarafından sürekli ödeme yapılmak zorunda kalındığının, davacı tarafın sürekli borçlandığının, avans aldığının tespit edileceğini, davalı tarafından gerçekleştirilen kredi taksit ödemelerinin 11.11.2017 tarihine kadar devam ettiğini, ödemelerinin tamamının da banka aracılığıyla gerçekleştirildiğini; bu durumun, yani davacı tarafın sürekli borçlanmış / avans almış olmasının, taraflar arasındaki ticari ilişki yönünden olağan olduğunu; bu nedenle Yerel Mahkeme'nin, yüksek miktarlı borçlanmanın olağan dışı olduğu ve yazılı delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ayrıca (her ne kadar hükme esas alınan Bilirkişi Raporu'nda toplam tutarı 4.832.500,00 TL olan 8 adet çek olduğu belirtilmiş ise de) toplam tutarı 5.350.000,00.-TL olan 9 adet çek yönünden, çekler tedavüle konulduğu için davalı tarafından banka aracılığıyla ödendiğini; yapılan ödemeler banka dekontları ile sabit olup, yerel mahkeme'nin yazılı delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin dayanaksız olduğunu, Dava konusu alacağın 05.01.2023 günü gerçekleşen ihale ile tahsil edilmiş olup, ihalenin yapılacağının davacı tarafından 08.12.2023 günlü dilekçe ile Yerel Mahkeme'nin bilgisine sunulduğunu, tedbir talep edildiğini, yerel mahkeme tarafından da bu talep hakkında 12.12.2023 günlü ara karar oluşturulduğunu; durum bu olmakla, davanın istirdat olarak devamı gerekirken, menfi tespit olarak devam ettirilip karara bağlanmasının da hatalı olduğunu, Davacı ... tarafından açılan Bakırköy 5. Asliye Tic. Mhk. 2020/5 E. sy. dosyasıyla şirkete yönetim kayyımı atandığını; Kayyım sıfatıyla ..., dosya kapsamına da yansıdığı şekliyle, davacı ile uyumlu ve fakat diğer şirket ortağı ... ile uyumsuz çalıştığını, davacı taraf Yerel Mahkeme'nin 2020/5 E. sy. dosyasına sunduğu "09.12.2023 onay tarihli dilekçesinde" aynen; "... Kayyım görevde olduğu süre içerisinde sürekli olarak müvekkilden, haksız ve mesnetsiz ihtiyaçlardan bahsederek para istemiştir. En nihayetinde de hukuka aykırı müdahalelerde bulunacağı vaadi ile müvekkilden maddi menfaat temin etmeye çalışmıştır. Kayyım müvekkilden maddi menfaat temin edemeyince de şirketin taraf olduğu dosyaların gidişatını etkileyecek hareketlerde bulunmuştur. Kayyımın işlemiş olduğu suç ve suçlardan dolayı tarafımızdan kayyım ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na ayrıca suç duyurusunda bulunulacaktır. ..." dediğini, davacı tarafın yukarıdaki beyanları yönünden hangi işlemlerin yapıldığının belirsiz olduğunu; davacı iddialarının çok ciddi boyutta olduğunu ve iddiaların işbu dosyayı da etkilediğini çünkü kayyım, davacı şirketi temsil ettiği işbu dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle yargılamaya katıldığını ve kayyımın da taraf olduğu "17.01.2024 günlü celsede" karar verildiğini, davacı iddiaları yönünden hangi işlem yapıldığı hakkında dosyada bilgi olmadığını; davacı tarafın, yaklaşık iki buçuk yıl boyunca şirket ve davalı aleyhine olarak iyi geçindiği kayyım ile aralarında nasıl bir ilişki olduğunu ve hangi hukuka aykırı menfaat üzerinde anlaştıklarını / kendilerine hangi menfaat teklif edildiğinin belirsiz bıraktığını, Dosya kapsamına da yansıdığı şekliyle, "ticari defter ve belge incelemesine katılmayan" Prf. Dr. ...'nun uyuşmazlık hakkında ayrık görüşü bulunmakta olup, bütünüyle ayrı rapor hazırlayarak dosyaya sunduğunu; bu durumun mutat dışı ve yadırgatıcı olduğunu; işbu ayrık görüşün heyet raporuna muhalefet şerhi olarak derc edilmesi gerekirken ayrı rapor hazırlanarak dosyaya sunulduğunu, Yerel Mahkeme tarafından; dosyadaki teknik inceleme ve tespitler yönünden çelişkiler bulunmasına, çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın heyet halindeki bilirkişiye verilmesine rağmen olağan dışı şekilde iki ayrı rapor hazırlanmasına ve davacı tarafından kayyım hakkında çok ciddi iddialar ileri sürülmesine rağmen eksik ve çelişkili durumlar giderilmeksizin ve teknik bilgi gerektiren konularda alınmış bilirkişi raporlarındaki tespitlerin dahi dışına çıkılarak ve "hakkında çok ciddi iddialar ileri sürülmüş kayyımın dosyada taraf olduğu halde" karar verilmesinin önemli bir hata olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanmaya çalışıldığı gibi ve re’sen dikkate alınacak sebeplerden ötürü; istinaf taleplerinin kabulüyle Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirket tarafından davacının ortağı olduğu dava dışı ... Şirketi aleyhine başlatılan açık hesaba dayalı takipten ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; dava dışı ... Metal Şirketi'nin %50 pay ile ortağı olduğunu, diğer ortak ... ile kardeş olduklarını, şirketin paslanmaz hurda metal işi ile uğraştığını, ihracat kapasitesinin gelişmesi nedeniyle dava dışı diğer kardeşleri ... ve oğlu ... tarafından davalı şirketin kurulmasına karar verdiklerini, ... Metal Şirketi'nin piyasadan tedarik ettiği paslanmaz hurda metallerin davalı şirket tarafından yurt dışına ihraç edildiğini, her iki şirketin ortaklık yapıları farklı olmakla birlikte aile şirketi olduğunu, aile arasındaki anlaşmazlık sonrası davalı şirketin ... Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibi ile 7.710.035,08-TL cari hesap alacağı için takip başlattığını, bu alacağın muvazaalı ve fiktif olduğunu, davalının tedarikçisi olan ... Şirketi'nin davalıya borcu olamayacağını, davalının kullandığı krediye ... Şirketi'nin kefil olmasının ve şirket taşınmazına ipotek konulmuş olmasının muvazaayı gösterdiğini, dava konusu takibin de usulsüz kesinleştirildiğini, ... Şirketi'nn temsilcisisiz bırakılması nedeniyle Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/5 esas sayılı dosyasında şirkete temsil ve yönetim kayyımı atandığını, kayyımın yaptığı incelemelerde ... Şirketi'ne ait taşınmazların kira alacaklarının diğer ortak ... tarafından davalı şirkete temlik edildiğinin tespit ettiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek, ... Şirketi'nin davalıya dava konusu takipten ötürü borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan; davacı iddiasının aksine her iki şirketin ticari faaliyetlerinin birbirinden farklı olduğunu, bütünlük içerisinde bulunmadıklarını, davalının ... Şirketi dışında başka şirketlerden de mal tedarik ettiğini, asıl davacının oğulları ile 2015 yılında ... Şirketi'ni ... şirketi ile haksız rekabete yol açtığını, genel kurul çağrılarını sonuçsuz bırakarak şirkete organsız kalan şirkete kayyım atanmasına neden olduğunu, ... Şirketi'nin kredi ile taşınmaz satın aldığını, bu kredinin tamamının davalı şirket tarafından ödendiğini, yine hurda sektöründe avans usulü çalışıldığını ve davalı tarafından ... Şirketi'ne verilen avans karşılığı mal teslim edilmediğini, dava konusu takibe dayanak borcun da bunlardan kaynaklandığını, muvazaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının usulsüz tebligat şikayetinin İstanbul 11 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/453 esas sayılı dosyasına konu olduğunu, o dosya sonucunun beklenmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece takip dosyası, dava dışı ... şirketi ile davalı şirketin İTO kayıatları dosya arasına alınmış, şirket defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyet marifetiyle inceleme yaptırılarak kök rapor alınmış, taraf tanıkları dinlenilmiş, kök rapora itirazlar sonucu bir kısım ek deliller toplanarak, özellikle her iki tarafın defterlerinde kayıtlı dokuz adet çekin ödenip ödenmedikleri ile ilgili muhatap bankalara yazılan yazı cevapları dosya arasına alınarak ek rapor alınmış, itirazlar üzerine ikinci kez ek rapor alınmasına karar verilmiş, son ek raporun bir üyenin ayrık raporu ile alındığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf defterlerinde kayıtlı çeklerin avans çeki olduğu iddiasının davalı tarafından kanıtlanamadığı, ... Şirketi'ne taşınmaz alımı için çekilen kredi taksitlerine ilişkin olduğu belirtilen dekontların ise döviz cinsinden oldukları ve ithalat dışı transfer bedeli açıklaması içermeleri nedeniyle bu alacağa ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; tarafların ticari faaliyet yaptıkları sektörde avans usulü çalışıldığı, ... Şirketi'ne davalı tarafından keşide edilerek verilen dokuz adet avans çekinin, ... Şirketi tarafından üçüncü kişilere ciro edildikleri ve tahsil edildikleri, karşılığında ise mal teslim alınmadığı açık olmasına, çekler her iki şirket ticari defterleri cari hesabında kayıtlı olmasına rağmen, avans çeki iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığına dair mahkeme kabulünün hatalı olduğu, alınan tüm raporlarda alacağın krediye ilişkin kısmı bakımından olumsuz bir değerlendirme bulunmamasına, dosyaya kredi taksitlerinin ... Şirketi'ne ... Hesabı'na ödendiği, bu hesaptan da kredi taksidinin tahsil edildiğine dair dekontlar dosyaya sunulmasına rağmen ve döviz cinsi dekontlarda "ithalat dışı transfer bedeli" açıklaması yapılması zorunlu bulunmasına, kredi borcunun ödendiği tarafların ticari defterlerinden de anlaşılmasına rağmen, mahkemece dekontlarda açıklamaya dayalı olarak alacağın kabul edilmemesinin hatalı olduğu, dava konusu takip dosyasında hacizli taşınmaz ihale edilmesine rağmen davaya istirdat davası olarak devam edilmemesinin de hatalı olduğu, birbirleri arasında da çelişen ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde yürüdüğünü önceki dönemlerde dikkate alınarak incelemeyen raporlara itirazlarının değerlendirilmediği ve yeni bir rapor alınmadığı, bu konudaki tanık beyanlarının da değerlendirilmediği yönündedir. Davalı şirketinin ... Şirketi aleyhine 7.710.035,08-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla takip başlattığı anlaşılmış olup, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde taraf defterlerinin uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle her iki taraf defterlerine göre davalının ... Şirketi'nden takip tutarı kadar alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Bu alacağın 5.350.000,00-TL'lik kısmı davalının keşide ederek ... Şirketi'ne verdiği dokuz adet çekten kaynaklanmaktadır. Bu çeklerin tamamının üçüncü kişilere ciro edildikleri ve tahsil edildikleri banka yazı cevabı ile dekontlardan tespit edilmiştir. Çekler her iki taraf defterlerinde de kayıtlıdır. Kaydi alacağın 2.360.035,06-TL'lik kısmının ise ... Şirketi'nin çektiği ve davalı şirketin kefil olduğu kredinin taksitlerinin ödenmesi nedeniyle oluştuğuna dair son bilirkişi heyet raporunda kanaat bildirilmiştir. Ancak bilirkişi raporlarında bu ödemelerin tarafların defterlerinde karşılıklı olarak ne zaman ne şekilde kaydedildiklerine ilişkin mahkeme denetimine uygun bir dökümün yer almadığı anlaşılmıştır. Gerek ilk gerekse ikinci ek raporda fiktif bir alacak bulunmadığı tespiti yapılmış, yalnızca ikinci ek raporda çekler yönünden ayrık görüş bildiren bilirkişinin ... Şirketi'nin dokuz adet çekten 4.832.500-TL bedelli sekizini dava dışı ... firmasına ciro ettiği, ancak ciro tarihleri itibariyle ... firmasına bu tutarda borç bulunmadığı, karşılığında mal ve hizmet alımı yapılmadığı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece son bilirkişi raporunda davacı şirketin kullandığı krediye dayalı olarak kefil sıfatıyla davalı tarafından yapılan ödemeleri gösteren tabloda yer alan 52.700-TL ve devamındaki taksit tutarlarının TL cinsinden olduğu, dosyaya sunulan dekontların ise tamamının EURO olduğu ve açıklama kısmında da ithalat dışı transfer bedeli ödemesi olarak belirtildiği, banka kayıtları ile uyumlu olmayan rapordaki tespitlere itibar edilmediği belirtilmiş ise de, öncelikle davalı tarafça dosyaya sunulan ödeme planının TL cinsinden değil döviz(Euro) cinsinden olduğu, öte mahkemece bankadan ilgili krediye ilişkin genel kredi sözleşmesi ve ödeme planının getirtilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, İstanbul 11 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/453 esas sayılı dosyası getirtilerek, menfi tespit davasına da konu takip dosyasına yapılan usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilip edilmediğini, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca itiraz dilekçesi de verilip verilmediğini ve takibin menfi tespit davası tarihi itibariyle durmuş olup olmadığını tespit etmek, buna göre davacının eldeki menfi tespit davasını ikame etmekte hukuki yararı bulunup bulunmadığını değerlendirmektir. Dava şartı olan ve kamu düzenine ilişkin bulunan bu hususun araştırılmaması isabetsiz olmuş, anılan eksiklik dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Mahkemece karar başlığında dava dışı ... Şirketi kayyımının kimlik bilgileri de gösterilmiş ise de, kayyımın ne şekilde ve neseple davaya dahil edildiği, hatta davaya dahil edilip edilmediği de açıklanmamış olup, mahkemece yapılması gereken ikinci iş, Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/5 esas sayılı dosyasını iş bu dosya içerisine alarak, dava dışı ... Şirketi'ne eldeki menfi tespit davanın açıldığı tarih itibariyle kayyım atanmış bulunup bulunmadığının tespiti, eldeki davada davalı şirket ile dava dışı ... Şirketi arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ileri sürüldüğüne göre, bu iddia bakımından dava dışı ... Şirketi ile ...'a da husumet yöneltilmesi ve birleştirme talepli dava açılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi, gerektiğine kanaat edilmesi halinde bu hususta davacı yana sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesidir. Mahkemece yapılması gereken üçüncü iş, davacının ortağı olduğu ... Şirketi tarafından çekilen kredinin dayanağı olan genel kredi ve kefalet sözleşmesi ile ödeme planının yine bu kredinin taksit ödemelerine ilişkin ... Şirketi'nin banka nezdindeki hesap ekstresinin getirilmesi, davalının dosyaya sunduğu dekontlar ile hesap ekstresindeki tahsil kayıtlarının uyumlu olup olmadığının ve bu ödemelerin ... Şirketi'nin defterlerine borç, davalı şirketin defterlerine alacak olarak hangi tarihte ne şekilde kaydedildiğinin; sekiz adet çek bakımından ise, davalı ile dava dışı ... Şirketi, yine dava dışı ... şirketi ile dava dışı ... Şirketi arasındaki ticari ilişki en başından itibaren incelenerek, taraflar arasındaki fiili uygulamanın ne şekilde olduğunun, gerek dava konusu çeklerin gerekse dava konusu olmayan çeklerin ticari defterlerde ne şekilde kayıtlı olduklarının (ödeme/avans) tespiti, buna göre davalının anılan çeklerin avans çeki olduklarına, hurda sektöründe avans usulü bulunduğuna, taraflar arasında da bu şekilde fiili bir uygulamanın en başından beri mevcut olduğuna, yine ... Şirketi ile ... Şirketi arasında da bu şekilde bir teamül bulunduğuna yönelik savunmalarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı yanın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarih ve 2020/372 Esas ve 2024/67 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.