Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/10 E. 2020/68 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/10
Karar No
2020/68
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1721 KARAR NO : 2024/1887 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2020 NUMARASI : 2016/10 E. - 2020/68 K. DAVACILAR VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : FSEK'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Tespiti ile Maddi ve Manevi Tazminat Dairemizce verilen 21/04/2022 tarih, 2020/1314 Esas - 2022/595 Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2024 tarih, 2022/6444 Esas - 2024/3606 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olmakla, dosya okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili ...'nun şiir ve güftenin önemli bir bölümünün kendisine, bestesinin ise dava dışı ...'e ait olan "..." isimli müzik eserinin ortak sahibi olduğunu, besteci ...'e, yine ...'nun temsilcisi olduğu ... Ltd. Şti. tarafından ödenen 40.000,00 USD karşılığında, besteden kaynaklanan telif haklarının bu Şirkete devredildiğini, eserin hazırlanması sürecinde davalı Bakanlığın destek olduğunu, eserin ilk temsilinin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) tarafından 16.10.1998 tarihinde gerçekleştirildiğini ve temsile ilişkin broşürde "Yapımcı ve Metin Yazarının ..." olduğunun açıkça belirtildiğini, 2012 yılında ...'nun bu defa metinde değişiklik yapıp "..." ifadesi ile başlayıp, "..." ifadesi ile sona eren 11. ile 12. bölümler arasında yer alan satırların çıkartılıp, yerine ...'un eserin öykü sarmalına uyan ... isimli şiirinin 9 mısralık bölümünün yerleştirildiğini ve metni kısmen değiştirilmiş eserin 27/12/2012 tarihinde Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından üç kez, ayrıca CSO tarafından da izin ve onay alınmadan işbu davanın açılmasına neden olacak şekilde ve 25.04.2013 tarihinde aynı solistler ve aynı sunucu tarafından icra edildiğini, eserin orijinal notaları ve fotokopilerinin, ilk temsil tarihi 1998 yılının Ekim ayında CSO Kütüphanesine bizzat ... tarafından teslim edildiğini, ilk temsili takiben orijinal notaların geri alınıp fotokopilerin bırakıldığını, 2005 yılında beste sahibi ...'in Azerbaycan'da yapılacak jübilesi için oğlu ... tarafından CSO'dan istendiğini, ancak anılan tarihteki CSO müdürü tarafından bu talebin ...'nun izin vermesi halinde mümkün olabileceğini bildirdiğini, bunun üzerine iznin verildiğini ve Azerbaycan'daki jübilede eserin icra edildiğini, eldeki davanın açılmasına neden olan ve ...'dan izin ve onay alınmadan, davalı CSO tarafından gerçekleştirilen icraların/temsillerin 25/04/2013, 02/04/2015 ve 03/04/2015 tarihlerinde vuku bulduğunu, 25/04/2013 tarihli temsilde, güftede izin ve onay alınmadan değişiklikler yapıldığını, bu değişikliklerin eserin hikaye örgüsüyle uyarlı olmadığını ve bütünlüğünün bozulduğunu, 02/04/2015 ve 03/04/215 tarihli temsillerin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın 100. Yılı münasebetiyle CSO tarafından gerçekleştirildiğini, bu icralardan önce güftenin yine izin ve onay alınmadan ikinci kez değiştirilip eserin 6 nolu "..." başlıklı bölümü altına 10. ila 11. bölümleri arasında yer alan 9 mısralık kısmın kaydırıldığını, bu nedenle de ölmüş bir askerin, öldükten sonra annesine mektup yazması gibi bir durum yaratıldığını, müvekkili ...'nun eldeki dava öncesi başlattığı dostane çözüm gayretlerinin sonuç vermediğini, 2011 yılında CSO tarafından gerçekleştirilen temsil için davacı ... Ltd.Şti'ne CSO Müdürlüğü, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası tarafından gerçekleştirilen temsil için ise bahsi geçen Müdürlük tarafından sırasıyla 08/07/2011 tarih ve 146216 nolu fatura karşılığı 6.000,00 + KDV = 7.080,00.- TL. ve 12/09/2011 tarih ve 146217 nolu faturalar karşılığı 4.000,00+ KDV = 4.720,00.TL.'lik telif ödemeleri yapıldığını, buna karşın işbu davanın açılmasına neden olan 25/04/2013 tarihli temsil için bizzat ... imzalı 09/05/2013 tarihli "Harcama Pusulası" ile talep edilen 7.080,00 TL/lik telif ücretinin ödenmediğini, müzik eserindeki güftenin iki kez izin ve onay alınmadan değiştirilip eserin bütünlüğünün bozulması ve 02/04/2015 ve 03/04/2015 tarihli izinsiz gerçekleştirilen temsillerde güfte sahibi ...'nun ismine yer verilmemek suretiyle eserden kaynaklanan manevi haklarının ihlal edildiğinin tespitine, 50.000,00.-TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, 02/04/2015 ve 03/04/2015 tarihli izinsiz gerçekleştirilen temsillere ilişkin broşürlerin imhalarına, davacı ...'nun dava konusu eserin güfte sahibi olduğunun gazetede ilan edilmek suretiyle kamuya duyurulmasına, ayrıca ihlal edilen mali haklarla ilgili olarak 5846 sayılı FSEK.'in 68. maddesi gereğince şimdilik 3.500,00 TL. maddi tazminat ile 6100 sayılı HMK.'nın 329. maddesi gereğince müvekkili ... tarafından avukatlık ücreti olarak kendisine ödenmiş olan 30.000,00.-TL.'nin, telif tazminatına ihlal tarihinden itibaren faiz yürütülmek koşuluyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06/01/2020 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile davalı idare için her bir müvekkil açısından 1.750 TL. olan (toplamda 3.500 TL.) maddi ( telif ) tazminatı miktarını 25 Nisan 2013 tarihli temsilden dolayı ... için 10.620 TL'ye, 02 ve 03 Nisan 2013 tarihli temsilden dolayı ise ... için her bir temsil 14.250 TL olarak 28.500 TL'ye çıkarmış, diğer müvekkili ... Filmcilik için ise bedel arttırım yapılmadığını bildirilmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı, görev, yetki ve husumet itirazlarında bulunduklarını, davacı ...'nun çekişmeli eserin yaratılması öncesinde müvekkiline destek amaçlı başvuru yaptığını, bu başvuruyla ilgili bilgi ve belgeler kendisine ulaştığında ayrıca beyanda bulunacağını, dava konusu eserin bizzat davacı ...'nun izin ve onayı ile 1998 yılından bu yana kamuya arz edildiğini, bu süreçte hiçbir zaman telif ücreti istemeyen davacının ilk temsili takiben 18 yıl geçtikten sonra dava açıp izinsiz temsile dayalı tazminat talep etmesinin manidar ve kötü niyetli bir davranış olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesine göre 1 yıl içinde dava açılmadığından zamanaşımı süresi dolduğunu, ayrıca dava konusu yapılan 02/04/2013 ve 03/04/2013 tarihli temsiller nedeniyle T.C. Milli Savunma Bakanlığı aleyhine dava açılması gerektiğini, dava konusu eserin dava dışı ve önceki tarihli temsilleri nedeniyle, davacılara ödeme yapıldığının sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemek koşuluyla bu ödemelerin olası hükmedilecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, 5846 sayılı Yasanın 68. maddesine dayalı olarak üç ayrı icra için üç ayrı tazminat istenmesinin, davacı Şirketin manevi tazminat talebinde bulunmasının, eserdeki güfte sahibi ...'nun haklarını ... Ltd.Şti'ne devretmiş olması nedeniyle eldeki davayı açmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu nedenle HMK.'nın 329 maddesine dayalı vekalet ücreti talebini kabul etmediklerini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 25 Nisan 2013 tarihli temsil hakkında; dosyada bulunan CSO Müdürlüğü’nün 25 Nisan 2013 tarihli konser broşüründe görüldüğü üzere, eser bu tarihte CSO Müdürlüğü tarafından “...” ismiyle icra edildiği, 25 Nisan 2013 ve 2-3 Nisan 2015 tarihli temsillerde, orijinal eserin bütünlüğü bozulacak şekilde değiştirildiği ve eserde çeşitli ekleme/çıkarma/oynamalar yapıldığı, ... bünyesindeki CSO Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 2 ve 3 Nisan 2015 tarihli temsillerin tanıtımlarında ...’nun ismine yer verilmediği, buna göre 25 Nisan 2013 tarihli temsilde eser bütünlüğünün bozulması suretiyle 5846 sayılı Yasanın 16, 2 Nisan 2015 ve 3 Nisan 2015 tarihli temsillerde ise eser sahibinin ismine yer verilmemek ve eserin bütünlüğünün bozulması suretiyle 5846 sayılı Yasanın 15 ve 16. maddeleri kapsamında manevi hakların ihlal edildiği, 25/04/2013 tarihli temsilin taraflar arasındaki 12.12.2012 tarihli sözleşme ile dosyaya sunulan 09.05.2013 tarihli yazılar dikkate alındığında bizzat davacıların izin ve onayları ile gerçekleşmiş olup her hangi bir telif ihlalinden bahsedilemeyeceği, 02.04.2015 ve 03.04.2015 tarihli temsiller yönünden taraflar arasında ...’na ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, bunun yanısıra dosya kapsamında 02.04.2015 ve 03.04.2015 tarihli temsillerin gerçekleştirildiği tarihlerde, davalı Bakanlıkça davacılardan izin alındığını veya onların bu temsillere onay ve rızalarının olduğunu gösteren herhangi bir belge de mevcut olmadığı, davacı yanın, Yasanın 68. maddesi gereğince olası telif ücretinin üç katı tutarında telif/ref tazminatı talep edebileceği, davacı ...’ya yukarıda belirlenen 8.853,67 TL’nin yarısı olan 4.426,84 TL’nin güfte bedeli olarak ödenmesinin hakkaniyete uygun olacağı, davacı ...’nun talep edebileceği tazminat tutarının 4.426,84 x 3 = 13.280,52 TL olarak belirlendiği, davacılardan ... tarafından talep edilen manevi tazminat isteminden takdiren 35.000,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi heyet raporunda davacı Şirketin herhangi bir talep hakkının bulunmadığı açıklanmış ise de davacı firmanın adı geçen eserle ilgili Ankara Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğü ile yapılan anlaşmada mali hak sahibi olduğunun anlaşılacağı, bu anlaşmanın dava konusu edilen CSO'da yapılan gösterimleri de kapsayacağı anlanıma gelmediği, dolayısıyla davacı Şirketin de mali hak sahibi olduğu, davacılardan ...'nun başlangıçta ödediği avukatlık ücreti de dilekçede talep edildiğinden avukat ile kendisi arasındaki anlaşmanın yargılama giderine dahil edilemeyeceği, yargılama giderinin hesabında sadece yürürlükteki tarife esas alınacağından bu istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "..." isimli eserden dolayı davalı taraf eyleminin 5846 Sayılı FSEK'ten kaynaklı davacılardan ...'ya yönelik mali ve manevi hak ihlali, diğer davacı ... Filmcilik Sinema ve Dış Tic.Ltd.Şti. açısından da mali hak ihlal oluşturduğunun tespitine, davacılardan ... tarafından talep edilen manevi tazminat isteminden takdiren 35.000,00 TL manevi tazminat talebinin 25 Nisan 2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacılardan ... tarafından talep edilen telif tazminat istemiyle ilgili 02/04/2015 tarihli temsilden dolayı (4.426,84x3) 13.280,52 TL telif tazminatının 02/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmen reddine, davacılardan ... tarafından talep edilen telif tazminat istemiyle ilgili 03/04/2015 tarihli temsilden dolayı (4.426,84x3) 13.280,52 TL telif tazminatının 03/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacılardan ... Filmcilik Sinema ve Dış Tic.Ltd.Şti. açısından talep edilen 1.750,00 TL telif tazminatının 02/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı firmaya verilmesine, dava konusu "..." isimli eserle ilgili güfte sahibinin ... olduğu yönündeki tespitin Türkiye genelinde yayınlanan tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, ilan masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, dava konusu eserin temsil edildiği 2-3 Nisan 2015 tarihli konsere ait broşürlerin davalı kuruma ait arşivde saklanmasına, imha talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, 25.04.2013 tarihli izinsiz temsil yönünden telif tazminatları hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, oysa bu temsilin de izinsiz biçimde gerçekleştirildiğini, bu yönden mahkeme kararının kendi içinde de çelişkili olduğunu, telif tazminatının eksik hesaplandığını, takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu, ilgili broşürlerin imhası taleplerinin reddinin doğru olmadığını, akdi vekalet ücreti taleplerinin, HMK'nın 329. maddesi kapsamında kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, mahkeme kararında usule ilişkin itirazlarının incelenip karara bağlanmadığını, 1998 yılından bu yana ülke içinde ve dışında defalarca sergilenmesine rağmen telif bedeli ve maddi-manevi tazminat talebi olmayan davacının 18 yıl sonra hak ihlali iddiasıyla tazminat talebinde bulunmasının MK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığını, manevi hak ihlali yönünden davanın zaman aşımına uğradığını, eserin, 2 ve 3 Nisan 2015’te Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 100.yılı nedeniyle gerçekleştirilen konserlerde sergilendiği belirtildiğinden, davanın, MSB’ye de yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu eserle ilgili olarak, davacı ile eserin bestecisinin mirasçısı dava dışı kişi arasında mülkiyet sorunu olmasına rağmen, davanın gerçek hasma değil de müvekkiline yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın kendisinden izin alınmadığını iddia etmesi ve ilgili belgeleri mahkemeye sunmaktan imtina etmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacılardan ...nin eser üzerinde hiçbir mali hakkının bulunmadığını, müvekkilinin eser sahibinin izni ile söz konusu gösterimleri gerçekleştirdiğini, davacının, telif hakları için sürekli tutarsız rakamlar talep ettiğini, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 21/04/2022 tarih, 2020/1314 Esas - 2022/595 sayılı kararıyla, sözlü musiki eserlerinde güfte ve beste sahiplerinin ayrı ayrı korunacakları, bu itibarla güfte ve beste sahibinin tek başına dava açabilecekleri, 25.04.2013 tarihli gösterimin, dosyada mevcut davacı ... imzalı 09.05.2013 tarihli yazı içeriği dikkate alındığında izinsiz bir gösterim olarak değerlendirilemeyeceği, en azından davacı tarafça bu gösterime muvafakat edildiğinin kabulünün gerektiği, dolayısıyla bu gösterime yönelik davacı ...'nun mali hak iddiasının yerinde olmadığı, bunun dışındaki iki gösterimin ise davacı ...'dan izin alınmaksızın sahnelendiği ve bu şekilde anılan davacının mali haklarının ihlal edildiği, bunun dışında her üç gösterimde de orijinal eserin bütünlüğü bozulacak şekilde değiştirildiği ve eserde çeşitli ekleme/çıkarma/oynamalar yapıldığı, ayrıca 2 ve 3 Nisan 2015 tarihli temsillerin tanıtımlarında ...’nun ismine yer verilmediği, buna göre 25 Nisan 2013 tarihli temsilde eser bütünlüğünün bozulması suretiyle 5846 sayılı Kanunun 16. maddesinde, 2 Nisan 2015 ve 3 Nisan 2015 tarihli temsillerde ise eser sahibinin ismine yer verilmemek ve eserin bütünlüğünün bozulması suretiyle 5846 sayılı kanunun 15. ve 16. maddelerinde düzenlenen manevi hakların ihlal edildiği, davanın FSEK'in 68. maddesine dayalı olması ve dava konusu eylemlerin aynı zamanda suç teşkil etmesi karşısında davalının zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, eserde değişiklik yapılması ve son iki temsilde davacı ...'nun adına yer verilmemesi karşısında davalının MK'nın 2. maddesine dayalı savunmasına da itibar edilemeyeceği, gösterimin davalı tarafından gerçekleştirilmesi karşısında Milli Savunma Bakanlığı'na davanın yöneltilmesinin gerekmediği, dava konusu gösterimlerdeki güftenin, ikinci versiyon olarak nitelendirilebilecek şekilde orijinal güfteden farklılaşmadığı, bu temsillerde orijinal güftenin kullanıldığı, dolayısıyla eser sahipliğine ilişkin bir nizanın bulunmadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle HMK'nın 329. maddesinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, davacı tarafça, ...’nun güfte sahibi olarak ismine yer verilmeksizin basılan 2-3 Nisan 2015 tarihli konsere ait broşürlerin imhasının da talep edildiği, FSEK'in 67/2. maddesinde uyarınca "Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser sahibi 15 inci maddede zikredilen tesbit davasından başka tecavüzün ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur." düzenlemesinin yer aldığı, davacı tarafça tecavüzün refi talep edilmediği gibi adının dercinin de istenilmediği, bu itibarla imha talebinin yerinde olmadığı, ancak bu yönden kurulan hükme karşı davalı yanca da istinaf itirazı ileri sürülmediğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olmadığından bu yönden kurulan hükme ilişkin bir istinaf incelemesi yapılamayacağı, davacı Şirketin, söz konusu eserin bestecisi olan ...'in mali haklarını devraldığını ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 52. maddesi uyarınca eser üzerindeki mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu, bu kapsamda, davacı Şirket tarafından dosyaya sunulan ve eserin bestecisi olan ... tarafından imzalanan 25.12.1998 tarihli beyan başlıklı belgede, davacıya hangi mali hakların devredildiği ayrı ayrı gösterilmediği, yalnızca her türlü kullanım hakkının devredildiğinin belirtildiği, anılan belgenin, FSEK'in 52. maddesine uygun olduğu söylenemeyeceğinden, davacı Şirkete usulünce devredilmiş bir mali hakkın olmadığı, davacı Şirkete mali hak karşılığı bir takım ödemeler yapılmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, o halde, davacı Şirketin usulünce devraldığı bir mali hakkın olmadığı gözetilerek, mali haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı talebinin reddinin gerektiği, davalı tarafından 02.04.2015 ve 03.04.2015 tarihli gösterimlerin, güfte sahibi olan davacı ...'dan izin alınmaksızın gerçekleştirildiği ve bu suretle anılan davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği, bu ihlal nedeniyle davacının FSEK'in 68. maddesine dayalı tazminat talebi yerinde olduğu, istenebilecek tazminatın 14.250,00 TL olarak hesaplandığı, buna göre iki ayrı gösterim için davacının üç kat toplam 28.500,00 TL talep edebileceği, bu miktarın, tazminatın tam olarak tespit edilemediği durumlarda, hakimin hakkaniyete uygun biçimde tazminatı belirlemesine ilişkin TBK'nın 50. maddesine de uygun görüldüğü, öte yandan, genel bütçeye dahil olan davalı Bakanlık, harçtan muaf olmasına karşın aleyhine harca hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı Şirket yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı taraf eyleminin, davacılardan ...'nun eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespitine, 35.000,00.TL manevi tazminatın 25 Nisan 2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu 02/04/2015 tarihli temsilden dolayı 14.250,00.TL telif tazminatının 02/04/2015, 03/04/2015 tarihli temsilden dolayı 14.250,00.TL telif tazminatının 03/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 25.04.2013 temsile yönelik talebin reddine, dava konusu "..." isimli eserle ilgili güfte sahibinin ... olduğu yönündeki tespitin Türkiye genelinde yayınlanan tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, ilan masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, dava konusu eserin temsil edildiği 2-3 Nisan 2015 tarihli konsere ait broşürlerin davalı kuruma ait arşivde saklanmasına (imha talebinin reddine) karar verilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 06/05/2024 TARİH VE 2022/6444 ESAS, 2024/3606 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davacı ... vekili ile davalı T.C. ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davacı şirketin mali haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı talebi yönünden 25.12.1998 tarihli belgede bu davacıya hangi mali hakların devredildiğinin ayrı ayrı belirtilmediği, yalnızca her türlü kullanım hakkının devredildiğini belirtildiği, söz konusu belgenin 5846 sayılı Kanun'un 52'nci maddesinde belirtilen geçerlilik şartına uygun olmadığı, dolayısıyla davacı şirkete usulünce devredilmiş bir mali hakkın bulunmadığı belirtilmişse de, anılan belgenin, içeriğinde belirtilen haklar yönünden geçerli olduğu, şöyle ki 5846 sayılı Kanun'un 18 nci maddesi uyarınca; mali hakları kullanma yetkisinin münhasıran eser sahibine ait bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca; mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olmasının ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu, 25.12.1998 tarihli ve dava konusu eserin bestecisi tarafından davacı şirkete dava konusu eserden kaynaklanan "her türlü kullanım hakkı"nın devrini içeren belgede; dava konusu esere yönelik her türlü kullanım hakkı denildikten sonra tırnak içerisinde Kanun'da tanımı verilen mali haklar kapsamında fiilen uygulanan bazı türlerin tek tek sayılmak suretiyle belirtildiği, dayanılan 25.12.1998 tarihli belgede belirtilen "konserler, CD, kaset yapımı ve yayını, TV çekimi ve yayını, CD Room yapımı" ibarelerinin, dava konusu esere yönelik işlemlerin amaç ve konusu dahilinde kalan mali haklar olup anılan belgenin, içeriğinde sayılan haklar yönünden geçerli olduğunun kabulünün gerektiği, zira, sözleşmede sayılan CD ve kaset yapımının, TV çekimi ve CD Room yapımının çoğaltma hakkı, bunların TV, CD ve CD Room ile yayımının umuma iletme hakkı, konserlerin temsil hakkı kapsamında bulunduğu, o nedenle sözleşmenin sadece sayılan bu haklar yönünden geçerli olduğu, bu durumda mahkemece, beste sahibinin eserin her türlü kullanım hakkını davacı şirkete devrettiği 25.12.1998 tarihli belgede belirtilen haklar yönünden belgenin geçerli olduğu kabul edilerek, davacı şirket yönünden esastan bir karar verilmesi gerekirken, davacı şirketin mali hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumetten reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davacı Şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE :Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Yukarıda özetlenen yargılama sürecinden de anlaşılacağı üzere Yargıtay Özel Dairesi tarafından, Dairemiz kararına yönelik davacı ... ile davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş olup, bu yönden Dairemizin önceki kararı kesinleşmiştir. Her ne kadar Dairemizin önceki kararında, davacı Şirketin aktif husumeti bulunmadığı kabul edilmiş ise de uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıklandığı üzere 25.12.1998 tarihli ve dava konusu eserin bestecisi tarafından davacı şirkete dava konusu eserden kaynaklanan "her türlü kullanım hakkı"nın devrini içeren belgede, dava konusu esere yönelik her türlü kullanım hakkı denildikten sonra tırnak içerisinde Kanun'da tanımı verilen mali haklar kapsamında fiilen uygulanan bazı türler tek tek sayılmak suretiyle belirtildiğinden, dayanılan sözleşme sadece sayılan bu haklar yönünden geçerlidir. Bu durumda, davacı Şirketin "..." adlı eserde kullanılan bestenin temsil hakkını, eser sahibinden usulüne uygun biçimde devraldığı, davalı tarafından gerçekleştirilen konserlerin ise davacı Şirkete usulünce devredilen temsil hakkının ihlali mahiyetinde bulunduğu, izinsiz gerçekleştirilen bu eylem nedeniyle davacı Şirketin FSEK'in 68. maddesi kapsamında tazminat talep edebileceği, ilk derece mahkemesince bu yönden davacı Şirket yararına 1.750,00 TL tazminata hükmedildiği ve davacı Şirketin söz konusu hüküm bakımından istinaf itirazı ileri sürmediği, kaldı ki talebin de bu miktarla sınırlı bulunduğu, dolayısıyla davacı Şirket yönünden 1.750,00 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği anlaşıldığından, uyulan bozma ilamı kapsamında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı taraf eyleminin, davacılardan ...'nun eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarını, diğer davacı ... Filmcilik Sinema ve Dış Ticaret Limited Şirketinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİNE, 2-35.000,00 TL manevi tazminatın 25 Nisan 2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Dava konusu 02/04/2015 tarihli temsilden dolayı 14.250,00 TL telif tazminatının 02/04/2015, 03/04/2015 tarihli temsilden dolayı 14.250,00 TL telif tazminatının 03/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...’ya verilmesine, 25.04.2013 tarihli temsile yönelik talebin REDDİNE, 4-Dava konusu 02/04/2015 tarihli temsilden dolayı 1.750,00 TL telif tazminatının, 02/04/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... Filmcilik Sinema ve Dış Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 5-Dava konusu "..." isimli eserle ilgili güfte sahibinin ... olduğu yönündeki tespitin Türkiye genelinde yayınlanan tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, ilan masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Dava konusu eserin temsil edildiği 2-3 Nisan 2015 tarihli konsere ait broşürlerin davalı kuruma ait ARŞİVDE SAKLANMASINA, (imha talebinin REDDİNE), 7-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 8-Davacılardan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.521,96 TL, başvuru harcı olarak alınan 29,20 TL olmak üzere toplam 1.551,16‬ TL harcın davacılara iadesine, 9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen telif tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 28.500,00 TL, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 35.000,00 TL olmak üzere toplam 63.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, 10-Davacı Şirket kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 1.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Şirkete verilmesine, 11-Davacı ... yönünden kısmen reddedilen manevi tazminat davası için 15.000,00 TL, reddedilen maddi tazminat talebi için 10.620,00 TL olmak üzere toplam 25.620,00 TL vekalet ücretinin anılan davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 140,00 TL çeviri ücreti, 1.825,95 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 208,00 TL tebligat masrafı, 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 397,80 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 8.720,35 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan takdiren 4.707,56 TL yargılama giderine 29,20 TL başvurma harcı, 913,65 TL peşin harç ve 608,31 TL tamamlama harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 6.258,72 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 140,00 TL bilirkişi ücreti, 30,60 TL posta ve tebligat masrafı ve istinaf aşamasında yapılan 351,10 TL posta ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 521,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 251,43 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 15-Davacılardan peşin olarak alınan 54,40 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 16-Davalı kurum istinaf karar ve ilam harcından muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 17-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşmaya katılan davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda yapılan açık yargılama sonucunda 27/11/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/10, K. 2020/68, T. 25.04.2013, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-10-e-2020-68-k-6f2a3f20b1a5