Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/253 E. 2017/116 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/253
- Karar No
- 2017/116
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/890 - 2024/154 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/890 KARAR NO : 2024/154 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17.02.2017 ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/253E., 2017/116K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davacı ve davalı vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkiline ait aracın karıştığı kaza sonucunda, müvekkili şirket ve araç sürücüsü aleyhine kazada zarar görenler tarafından tazminat ve ceza davası açıldığını, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde tüm oto sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta teminatının araca ve sürücüye bağlı hukuksal koruma klozu içerdiğini, sigorta teminatının ödenmesi için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dayandığı sigorta teminatının araca bağlı hukuksal koruma teminatı olup, limitin 5.000,00 TL olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince " Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2014/20815 sayılı icra dosyasında davacı tarafından davalı sigorta şirketine 10.000,00 TL asıl alacak ve 453,90 TL işlemiş faiz olmak üzere 10.453,90 TL alacak için takip başlatılmış, davalı tarafından takibe süresi içinde itiraz edilmiş ve İİK'nın 67. maddesinde öngörülen süre içinde dava açılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen tüm oto sigorta poliçesinde, araca bağlı hukuksal koruma ve sürücüye bağlı hukuksal koruma ayrı ayrı 5.000,00 TL limitli olarak düzenlenmiştir. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/83 Esas sayılı dosyasında, 17.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazada yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, davacıların ..., davalıların ise .... ..Ltd. Şti ve dava dışı sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır. Ankara 32. Asliye Ceza Mahekemesi'nin 2014/489 Esas sayılı dosyasında dava konusu kaza nedeniyle araç sürücüsü Hüseyin Durlanık hakkında dava devam etmektedir. Davacı şirket tarafında hukuksal koruma teminatı talebine dayanak olarak 06.02.2013 tarihli vekalet sözleşmesi sunulmuştur. Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki tüm oto sigorta poliçesinde hukuksal koruma klozu kapsamında düzenlenen teminatın davacıya ödenip ödenmeyeceği noktasındadır. Poliçede 13.03.2013- 13.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için davalı şirkete ait araç için teminat sağlanmış, araca bağlı hukuksal koruma teminatı 5.000,00 TL, sürücüye bağlı hukuksal koruma teminatı 5.000,00 TL olarak düzenlenmiştir. Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları A.2. Maddesinde motorlu araca bağlı olarak; yasal ve cezai sorumluluk kuralları çerçevesinde, poliçede belirtilen motorlu araç için borçlar hukukuna tabi olan sözleşmeler haricinde doğabilecek uyuşmazlıklar için sigortalıya koruma sağladığı belirtilmektedir. Sürücüye bağlı hukuksal koruma ise, Genel Şartlar'ın 2.2. maddesinde poliçede gösterilen kendisi veya başkası adına tescilli araçları sözleşme veya hukuki statüsü gereği sürücü olarak kullanılmasından doğabilecek uyuşmazlıklar için koruma sağlayacağı düzenlenmiştir. Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre, araca bağlı hukuksal koruma ile sürücüye bağlı hukuksal durumlar için koruma sağlamaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacıya ait 06 C 5817 plakalı aracın neden olduğu kazada yaralanan kişi tarafından hem hukuk davası açılmış hem de ceza yargılaması devam etmektedir. Hukuki anlamda sorumluluk altına giren davacının davalı ile yaptığı sigorta sözleşmesi kapsamında davalıdan sigorta teminatını talep edebileceği açıktır. Meblağ sigortası olan hukuksal koruma sigortasında, zararın doğduğunun kanıtlanması yeterli olup, hukuki yardım tutarının kanıtlanması gerekli değildir. Sigortalı araç poliçe teminatının konusu olup, araca bağlı hukuksal koruma teminatı kapsamında belirlenen 5.000,00 TL teminat bedeli davalıdan talep edilebilir. Buna karşılık sürücüye bağlı hukuksal koruma düzenlenmediğinden bu kloz kapsamında ödeme talep edilemez. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL araca bağlı hukuksal koruma teminatının davalı sigorta şirketi tarafından talebin red yazısı temerrüt tarihi belirlenerek takip tarihine kadar işleyen 225,87 TL (talep dikkate alınarak) faizi ile takibin devamına, ve alacak likit olmakla icra inkar tazminatına..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: eksik inceleme ile karar verildiğini, poliçe incelendiğinde ihtiyari mali mesuliyet başlığı altındaki hem araca bağlı hukuksal korumanın hen de sürücüye bağlı hukuksal korumanın ayrı ayrı 5.000,- TL olarak teminat kapsamında olduğunun görüleceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı tarafından hukuki yardıma dair vekalet sözleşmesi sunulduğunu, bunun dışında vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, hukuksal koruma poliçesinin meblağ sigortası olmamasından ötürü davacının ispatlayamadığı davasının reddinin gerektiğini, hükmedilen icra inkar tazminatı kararının hukuka aykırı olduğunu, kısmen kabul kararı verildiğini, alacağın likit olmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : I-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00-TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00-TL, 01.01.2017-31.12.2017 arasında 3.110,00- TL, 01.01.2018'den itibaren 3.560,00-TL, 01.01.2019 tarihinden itibaren ise 4.400,00 TL, 01.01.2020 tarihinden itibaren 5.390,00-TL, 01.01.2021 tarihinden itibaren 5.880,00-TL, 01.01.2022 tarihinden itibaren 8.000,00-TL, 01.01.2023 tarihinden itibaren 17.830,00-TL, 01.01.2024 tarihinden itibaren 28.250,00-TL olarak uygulanacaktır. Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 17.02.2017'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 6.000,-TL olup mahkemece 5.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davada reddedilen ve davacı tarafça istinafa getirilen miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 3.110,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. II-Dava, tüm oto sigorta poliçesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine, gerekçede sürücüye bağlı hukuksal koruma teminatının poliçede olmasına rağmen mahkemenin bu yöndeki teminatın olmadığına dair kabulü doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu husus eleştiri konusu olarak değerlendirilmekle yetinilmiş olmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : 1-Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2-Yukarıda (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/253E., 2017/116K. sayılı dava dosyasında verdiği 17.02.2017 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 90,-TL'nin düşümü ile kalan 337,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 6-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 24.01.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25.01.2024 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır