Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/174 E. 2019/471 K. – Sigorta Tazminatı
Konu: Sigorta Tazminatı
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/174
- Karar No
- 2019/471
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tazminatı
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/372 KARAR NO:2024/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/10/2023 NUMARASI:2023/251 2023/410 DAVANIN KONUSU:Sigorta tazminatı (Tekne sigorta poliçesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki sigorta tazminatı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Panama'da yerleşik ... Şirketine ait ve davalı tarafından işletilen ... nolu ... gemisinin İsveç'in ... Limanına seyir halinde iken 27.03.2012 tarihinde İspanya Vigo açıklarında yaşadığı makine arızası nedeniyle ... Limanına çekildiğini, geminin davalı tarafından 26.08.2011 ile 26.08.2012 arasında tekne sigorta poliçesi ile sigortalandığını, arıza sonrası davalıya bilgi verilerek tamir işlemlerine başlandığını, daha sonra müşterek avarya ilan edilerek davalıya bildirildiğini, gemide meydana gelen arızanın giderilmesi için yapılacak her türlü masrafın sigorta teminatı altına alındığını, davalı tarafından yapılan ekspertiz incelemesinde 718.038,59 USD'nin ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, davalı tarafından 125.000,00 USD muafiyet tenzili yaptıktan sonra 589.038,59 USD'nin müvekkiline ödendiğini, ancak ekspertiz raporunda hasarın giderimi ile ilgili bazı masrafların dikkate alınmadığını, liman masrafları ile acentelik ücretinin müşterek avarya kapsamında olması gerektiği gerekçesi ile rapor dışı bırakıldığını, 11.06.2014 tarihli müşterek avarya dispeç raporunda geminin barınma limanında oluşan liman masraflarının müşterek avarya masrafı olarak kabul edileceği, ancak liman masrafları yalnızca geminin tamiri için ise müşterek avaryaya dahil edilmeyeceği gerekçesi ile barınma limanına giriş masraflarının müşterek avarya masrafı olarak kabul edildiğini, diğer liman masraflarının ise hususi avarya kapsamında olduğu belirtilerek hesaba dahil edilmediğini, acentelik ücretine ilişkin olarak geminin tamirlerinin tamamlanması için barınma limanında beklediğinden acentelik ücretinin % 80'inin hususi avarya kapsamında olduğu belirtilerek % 20'sinin müşterek avarya hesabına dahil edildiğini, bu doğrultuda tamir sırasında oluşan liman masraflarından 56.190,84 Euro shifting ücretleri ile bir kısım acentelik ücretinin hususi avarya kapsamında tekne makina sigortası teminatı altında olduğunun anlaşıldığını, ancak bu konudaki ödeme taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca ekspertiz raporunda ... AŞ'nin 28.05.2012 tarihli 9.683,19 Euro'luk nakliye faturasının ... AŞ'nin 01.06.2012 tarihli faturasında gösterilerek talep edildiği gerekçesi ile değerlendirilmediğini, faturada belirtilen ve eksper tarafından değerlendirmeye alınan nakliye ücretinin Türkiye'den İspanya Vigo'ya yapılan nakliyeye ilişkin olduğunu, ... AŞ'nin 28.05.2012 tarihli 9.683,19 Euro'luk nakliyat faturası ile malzemelerin İspanya'dan Türkiye'ye nakli hususunda düzenlendiğini ve müvekkili şirketçe ödendiğini, ayrıca tamir için Türkiye'den Vigo'ya giden ... AŞ'ye ait 01.06.2012 tarihli 54.220,00 Euro'luk tamir faturasının 35.000,00 Euro'luk kısmı kabul edilip, bakiye tutarın donatan tarafından alacaklısına ödenmiş olmasına rağmen sigorta tarafından tazmin edilmediğini, ödenmeyen miktarın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000,00 Euro'nun temerurrüd tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 10.11.2015 tarihli dilekçe ile alacağın 114.673,19 Euro olduğunu belirterek, bakiye 54.673,19 Euro üzerinden eksik harcı ikmal etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının Panama'da yerleşik olması nedeniyle yabancılık teminatı alınması gerektiğini, sigorta poliçesinden doğan talep için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının gemi maliki ile birlikte dava açma sebebinin açıklanması gerektiğini, dava dilekçesinde atıf yapılan dispeç raporunda talep ve kabul konusu yapılan hususi avarya masraflarına, masrafların haksız, yersiz ve fahiş olması nedeniyle itiraz edildiğini, dispeç raporunun kesin delil niteliği taşımadığını, dava dilekçesinde ve dispeç raporunda bahsi geçen sarf belgelerinin ve faturaların asıllarının sunulması gerektiğini, gemi arızasının kimin kusurundan kaynaklandığı konusunda belirsizlikler bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 13.11.2019 tarih ve 2015/174 E. 2019/471 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile 105.010,84 Euro'nun 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 27.04.2023 tarih ve 2020/568 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince kaldırma kararımız üzerine yargılama yapılarak karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... gemisinin 2011-2016 tarihleri arasındaki gemi yönetim sözleşmesi dosyaya sunulmuş olup davacı vekili bu konuya ilişkin olarak 29.08 2023 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalarda; Gemi Yönetim Sözleşmesi uyarınca ... gemisinin yönetimi ... tarafından yapılacak ve sözleşmenin 8 no.lu kutucukta 'evet' olarak işaretlenen bölüm ve 6. maddesine atıfla ... şirketine ... gemisinin tekne makine sigorta poliçesi yaptırma yetkisinin verildiğini, ayrıca Sözleşmenin 13.2. Maddesinde, işletmecilerin işletmecilere bırakılan konular ile bağlantılı davaları ve yasal takibatları başlatabilecekleri ve savunma görevi üstlenebilecekleri ifade edildiğini, böylelikle tekne makine poliçesinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta sigortacıya karşı hak sahibinin gemi donatanı ... olduğunun kabulü halinde, donatana izafeten gemi yöneticisi ...şirketinin sigortaya karşı dava açma hakkının mevcut olduğunu beyan etmiştir. Böylelikle davacı vekili 29.08.2023 tarihli dilekçesinde ... gemisinin donatanının ... olduğunu, diğer davacı ... ise gemi yöneticisi konumunda olduğunu bildirmiştir.Dosyaya ibraz edilen, ... ile ilgili gemi yönetim sözleşmesinde, gemi yöneticisi olarak ... gösterildiği, yöneticisinin yetkileri arasında 'Sigorta Ayarlamalarının' yer aldığı (m.8), burada atıf yapılan 'Sigorta Sözleşmeleri' başlıklı kısım 3.4 madde de yöneticiye sigorta yaptırmak yetkisinin verildiği görülmektedir.Sigorta poliçesinde ... sigortalı olarak gösterilip, prim ödemelerinin de ... tarafından yapılmış olduğu anlaşılmakla birlikte, dava dosyasında ...'in aktif husumet ehliyetini haiz olup olmadığı gemi yönetim sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmelidir. ...Gemi yönetim sözleşmesindeki yetkisine dayanarak... gemisi ile ilgili sigorta poliçesi düzenlemiş olduğundan, poliçe menfaati gemi donatanı ...'e ait olacaktır. Dolayısıyla sigortacıya karşı açılan iş bu davada davacı gemi donatanı ... aktif husumet ehliyetine haizdir.... ise, Gemi yönetim sözleşmesinin 13/2.maddesi ile TBK'nın 40.maddesine dayanan temsil yetkisine göre donatanı izafeten/ temsilen dava açma yetkisi bulunmaktadır. Bu değerledirmelere göre, dava da aktif husumet ehliyeti donatana ait olmakla birlikte, açıklanan temsil yetkisine göre ...'in donatana izafeten Davalı sigorta şirketine karşı açtığı dava dinlenmelidir. Buna karşın ... gemi yöneticisi olarak asaleten kendi adına dava açma hak ve yetkisi bulunmamaktadır.Sigorta poliçesinin 26/08/2011 tarihinde düzenlenmiş olması, gemi arızasının da 27/03/2012 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şeklindeki Kanunun 39.maddesi gereğince uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesinde sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmü düzenlendiğinden, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı buna göre belirlenmelidir. eTTK'nun 1268. maddesinde zamanaşımı süresinin ne zaman işlemeye başlayacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığından genel hükümlere göre zamanaşımı başlangıç tarihi tespit edilmelidir. BK'nun 158. maddesine göre zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu tarihtir. Sigorta tazminatı riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesiyle muaccel hale gelmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacının sigorta şirketine gönderdiği sigorta tazminatının ödenmesine dair yazı 16/07/2013 tarihli olduğundan 2 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacaktır. Bu durumda dava zaman aşımı süresi içerisinde açılmıştır.Diğer yandan aynı alacak nedeniyle ... sayılı dosyasında 26/03/2014 tarihinde icra takibi yapılmış olduğundan, BK'nun 133/2. maddesi gereğince takip ile zamanaşımı süresi kesilmiştir. Zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır. Davanın takip tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.Davalı vekili esasa ilişkin savunmalarında, müvekkili tarafından hasar tazminatı ödendiğinden sigortalının herhangi bir alacağının bulunmadığını, geminin seferin başlangıcında denize ve yola elverişli olmadığından donatanın zarara sebebiyet verdiğini, talep edilen harcamaların ispatlanması gerektiğini, tutarlarının fahiş olduğunu, gemideki makina arızasının bir aylık sürede tamiri mümkün olduğu halde geminin ... Limanında yaklaşık 6 aydan fazla bekletildiğini, dolayısıyla fazladan beklenen süre içerisinde yapılan masrafların istenemeyeceğini ileri sürülmüş olduğundan, davacı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, kadri marufunda olup olmadığı, müşterek avaryaya dahil edilip edilmediğine ilişkin uyuşmazlık konularının çözümlenmesi gerekmektedir.22/05/2018 tarihli 1.bilirkişi kurulu raporunda; ... Liman harçlarının sigorta ekspertiz raporunda değerlendirmeye alınmadığı ancak liman harçları ödenmeden geminin limandan hareket etmesinin mümkün olmadığı, harçlarla ilgili olarak liman otoritesi tarafından düzenlenen 10 adet faturanın sunulduğu, toplam fatura tutarının 68.641,10 Euro olup, bu tutarın 12.450,17 Euro'sunun dispeç raporunda müşterek avaryaya dahil edildiği, bu kapsamda hususi avaryaya bırakılan kısmın 56.190,84 Euro olduğu, ... tarafından tanzim edilen, tamir için İstanbul'dan gönderilen malzemelerin kargo bedelinin faturada 9.683,19 Euro gösterilmesine rağmen faturanın 4.184,79 Euro karşılığı 9.683,19 TL olduğu, faturanın ... firması adına düzenlendiği, fatura konusunun Madrid-İstanbul navlun taşıma ücreti ve ordino ücreti olduğu, ücretin 29/05/2012 tarihinde kredi kartıyla ödemesinin yapıldığının anlaşıldığı, fatura bedelinin ekspertiz raporunda sigortalının bir ödemesinin mevcut olmadığı gerekçesiyle reddedildiği ancak ödemenin... firması tarafından yapıldığının görüldüğü, ... firması tarafından donatan adına düzenlenen 01/06/2012 tarihli faturada yolculuk masrafları, aletler için hava navlunu, bagaj fazlası...% 15 fazlasıyla yansıtılacaktır notu ile 5.1760,00 Euro bedelin yansıtıldığının görüldüğü, 4.184,79 Euro'ya karşılık gelen 9.683,19 TL bedelin % 15 fazlasıyla birlikte 4.812,51 Euro olarak 5.176,00 Euro bedel içerisinde yansıtılıp yansıtılmadığının ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla navlun faturası Matra firmasına kesilip, ödemenin ... firması tarafından yapılmış olması nedeniyle bu bedeli donatana düzenlenen 54.220,00 Euro bedel içerisinde yansıtılıp yansıtılmadığının belirlenemediği, yansıtılmamış olması durumunda hususi avaryaya dahil edilebileceği, öte yandan ...tarafında düzenlenen 01/06/2012 tarihli 54.220,00 Euro tutarlı faturanın sigorta ekspertiz raporunda ... firmasının makina arızası nedeniyle ... Limanına gitmiş olduğu, ilk incelemelere katılarak şaft, yataklar vb.üzerinde çalışmalar yaptığı belirtilerek fatura bedelinin 35.000,00 Euro'luk kısmının onaylanmış olduğu, 35.000,00 Euro'nun kabul edilme sebebinin keplerin yenilenmesi dolayısıyla bu masrafların düşülmesi olarak gösterildiği, ekspertiz raporunda ayrıca 'onarımı ve baralama işlemi önceden yaptırılan ancak klas tarafından görülmeyerek söküldüğü' açıklamasına yer verildiği, raporda ayrıca 'kepler için ... firmasının yaptığı tüm ölçüm, şişleme, baralama işlerinin boşa gittiği ancak bu işlerin ... klas sörveyörü kontrolünde /onayı ile yapıldığı tarafından bilinmektedir.' şeklinde ifadenin mevcut olduğu, burada keplerin ölçüm, şişleme, baralama işlerinin ... firması tarafından yapıldığı ancak keplerin klas tarafından onaylanmaması nedeniyle bunlara ait masrafların düşüldüğünün anlaşıldığı, sigorta tarafından tayin edilen ... ekspertiz ve klas kontrolünde yapılmış olan işlerin daha sonra klas tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle düşülmüş olmasının uygun olmadığının değerlendirildiği, keza aynı raporda '..kepler ve montajı için ... firmasının yapmış olduğu atölye..' işlerinden de söz edildiği, buna göre keplerin montaj işini ... firması tarafından, ölçüm, şişleme ve baralama işlemlerinin de ... firması tarafından yapıldığı, keplerin yenilenmesi nedeniyle ... firması tarafından yapılan işlemlerin ... faturasından düşülmüş olmasına rağmen keplerin montaj işlerini yapan ... firmasının düzenlemiş olduğu 122.804,17 Euro bedelli fatura hiçbir kesintiye uğramadan ekspertiz raporu hasar bedeli hesaplamasında aynen kabul edildiği, bu kapsamda 54.220,00 Euro bedelin donatan tarafından ödendiğinden bu tutardan geriye kalan 19.220,00 Euro bedelinde hususi avaryaya dahil edilmesi gerektiği, müşterek avarya dispeç raporunda 40.000,00 Euro acente ücretinin 10.400,00 Euro'luk kısmının müşterek avaryaya, 19.220,00 Euro 'nun da hususi avarya olarak kabul edildiği, dispeç raporunda 4.000,00 Euro bedelli iki acentelik ücretinin % 50 oranında, kalan 4.000,00 Euro bedelli sekiz acentelik ücretinin % 20 oranında müşterek avaryaya dahil edildiğinin görüldüğü, bu acentelik ücretlerinin, acentenin 228.125,05 Euro toplam bedelli faturasında 10 adet 4.000,00 Euro olmak üzere toplam 40.000,00 Euro olarak yer aldığı, ... ekspertiz raporunda 40.000,00 Euro acentelik bedelinin hususi avarya hesaplamasına dahil edilmediğinin anlaşıldığı, müşterek avaryaya dahil edilmeyen 29.600,00 Euro bedelin hususi avaryaya dahil edilmesi ve davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.Tarafların itirazlarının değerlendirildiği 02/11/2018 tarihli ek raporda da; sonuç olarak gemi kati bir şekilde tamir edilmemiş olsaydı hiç yapılmayacak olan ödemelerin müşterek avaryaya dahil olmayacağı, hususi avarya teşkil edeceği, hususi avarya teminatının poliçe teminatı dışında bırakılmamış olduğu, davacı taleplerinden ... Liman harçlarından müşterek avaryaya dahil edilmeyen 56.190,84 Euro,... firması tamir faturasından tenzil edilen 19.220,00 Euro ve acentelik masraflarından müşterek avaryaya dahil edilmeyen 29.600,00 Euro olmak üzere toplam 105.010,84 Euro'nun hususi avaryaya dahil edilmesi gerektiği, davacı tarafından talep edilen 9.683,19 Euro navlun bedelinin esasen 9.683,19 TL olduğu, bu bedelin ...firması tarafından donatana düzenlenen 54.220,00 Euro bedel içinde yansıtılıp yansıtılmadığının ispata muhtaç olduğu, yansıtılmadığının ispatı halinde faturada gösterilen 4.184,79 Euro'nun hususi avaryaya dahil edilebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur.17/07/2019 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu alacak taleplerinin sigorta eksperi tarafından tespit edilen hususi avarya hasar bedeline ve dispeççi tarafından hazırlanan müşterek avarya harcamalarına dahil olup olmadığı yönünde yapılan incelemeler sonucunda dava konusu alacak taleplerinden ... Liman harçlarının hususi avaryaya dahil edilmediği, dolayısıyla sigortalıya ödenen hasar tazminatının içerisinde olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından toplam 68.641,10 Euro liman harcı ödendiği, müşterek avarya dispeç raporunda 12.450,17 Euro liman harcı bedelinin kabul gördüğü, diğer liman harçlarının tamirlere ilişkin olduğu belirtilerek müşterek avarya dışı harcamalar olarak değerlendirildiğinin görüldüğü, geminin tamirlerinin tersane yada bir kuru havuza çekilerek değil rıhtımda gerçekleştiği, tamir sebebiyle oluşan liman harç ve masraflarının hususi avarya kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda sigorta ekspertiz raporunda liman harçlarının hususi avaryaya dahil edilmediği, sigortalıya yapılan hasar tazminatı bedeli ödemesi içerisinde de yer almadığı, 12.450,17 Euro'luk kısım müşterek avarya harcaması olarak kabul edildiğinden talep edilen 56.190,84 Euro'luk kısmın hususi avarya kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği, bir kısım acentelik hizmetlerine ilişkin masrafların eksperin onayı doğrultusunda hasar tazminatına dahil edildiği, ancak acentelik ücretinin hususi avarya hasar tazminatına dahil edilmediği ve sigortalıya yapılan hususi avarya hasar bedeli ödemesi içerisinde de yer almadığı, müşterek avarya dispeç raporunda 40.000,00 Euro acentelik ücretinin 10.400,00 Euro'luk kısmının müşterek avarya harcaması olarak kabul edildiği, 29.600,00 Euro'luk kısmın ise müşterek avarya dışı harcama kalemi olarak tespit edildiği, dosyadaki belgelerden ... gemisinde meydana gelen hasarın tamiri ile ilgili ... Gemi ... Şirketinin geminin acenteliğini üstlendiği, geminin tamiri tamamlanıncaya ve limandan ayrılıncaya kadar acentelik hizmeti verdiği, sigorta ekspertiz raporunda acente tarafından verilen bazı hizmetlerin hususi avarya kapsamında hasar bedeline dahil edilmesine rağmen acentelik ücretinin dahil edilmemesinin haklı görülmediği, acente faturasında yer alan 10 adet toplam 40.000,00 Euro acentelik ücretinin 10.400,00 Euro'luk kısmının dispeç raporunda müşterek avarya harcaması olarak kabul edildiği, geriye kalan 29.600,00 Euro'luk kısmın acentenin tamir işleri için verdiği hizmete karşılık geldiğinden sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği, ekspertiz raporunda ... firmasının 01/06/2012 tarihli 54.220,00 Euro faturasına istinaden 35.000,00 Euro'nun onaylandığı ve hususi avarya hasar bedeline dahil edildiği, faturanın 19.220,00 Euro'luk kısmının ise hasar bedeline dahil edilmediğinin görüldüğü, yapılan incelemede keplerin yenilenmeden önce tamir edilmesine yönelik kararın klas tavsiyesi ve sigortacı bilgisi dahilinde verildiği, bu tamiratın zararın büyümesini önlemek amacıyla gerçekleştirildiği, ancak tamir sonucunda yapılan işlerin klas tarafından kabul edilmediği ve yenilenmesine karar verildiği, yapılan tamiratın faydasız olması halinde dahi bu zararların sigorta teminatı kapsamında kaldığı değerlendirildiğinden 19.220,00 Euro'nun hususi avaryaya dahil edilmesi ve sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği, Sittnak nakliyat firmasının 9.683,19 TL'lik faturasından doğan alacak talebi yönünden ekspertiz raporunda ... Nakliyatın Madrid-İspanya navlun ücreti faturası ... Motor AŞ adına kesilmiş olup, bu bedel... AŞ'nin 01/06/2012 tarihli faturasında gösterilip, talep edilmiş olduğundan sigortalının bir ödemesinin sözkonusu olmadığı belirtilerek hususi avaryaya dahil edilmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafça bu konuda sözkonusu alacağın... firmasının bahsi geçen faturasına dahil edilmediği, bu faturada İstanbul ... nakliye ücretinin dahil olduğu, ...'dan İstanbul'a nalkiye ücretinin ise ... nakliye firmasına doğrudan sigortalı tarafından kredi kartı ile ödendiği, bu nedenle bu bedelin hususi avarya tazminatı olarak ödenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü, sözkonusu uyuşmazlık noktası ile ilgili olarak dosyada yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde ... AŞ'nin kapak proforma dökümünden hangi hizmetler için masraf yapıldığı hususunun açıklanmadığı,... nakliyatın faturasında üç parçada 1.500 kg'lık bir malın taşındığının görüldüğü, bu malların detaylarına yer verilmediği, dolayısıyla ... Limanından İstanbul'a ne taşındığının anlaşılamadığı, dolayısıyla ... nakliyat firmasının faturasından doğan alacağın niceliğinin açıklanamadığı nedeniyle fatura bedelinin hususi avaryaya dahil edilmemesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Toplanan delillerden, davacılardan ...'nin donatanı olduğu ... bayraklı ... gemisinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 26/08/2011 tarihli bir yıl süreli tekne makina sigorta poliçesi ile sigortalandığı, geminin İsveç-Türkiye seferini yaptığı sırada 27/03/2012 tarihinde İspanya ... açıklarında ana makina arızasının meydana geldiği, bu nedenle römorkör yedeğinde ... Limanına yanaştırıldığı, burada yapılan ilk incelemede ana makinanın no 3-4 yataklarında, krank şaftta ciddi hasar oluştuğunun tespit edildiği, ... Sigortanın hasarla ilgili olarak ...hizmetleri şirketini görevlendirdiği, ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda hasar bedelinin 718.038,59 USD olarak tespit edildiği, sigorta şirketinin poliçe muafiyeti olan 125.000,00 USD ile 4.000 USD sovtaj bedeli düştükten sonra ... 589.038,59 USD sigorta tazminatı ödediği anlaşılmaktadır.Somut olayda, gemide ana makina arızası meydana geldikten sonra geminin ... Limanına çekilerek donatan tarafından burada müşterek avarya ilan edildiği dosya kapsamına göre belirlidir. Mahkememizin 2015/175 esas sayılı dosyasında 1994 York Anvers Kurallarına göre denetimi yapılan dispeç raporunun tasdikine karar verilmiş olup, iş bu karar istinaf incelemesinin ardından kesinleşmiştir.Geminin tamiri için ... Limanında kaldığı sürede yapılan masraflarla ilgili hususi avarya kapsamında sigorta şirketinden istenilen dava konusu taleplerin, sigorta eksperi tarafından tespit edilen hasar bedeline ve dispeççi tarafından müşterek avarya harcamalarına dahil edilip edilmediği incelenmiş olup, alınan bilirkişi raporları ile davacı taleplerinden ...Limanı harçlarına ilişkin 56.190,84 Euro'luk masraf kaleminden 12.450,17 Euro'luk kısım ile 40.000,00 Euro acentelik ücretinden 10.400,00 Euro'nun müşterek avarya harcaması olarak kabul edildiği, ... AŞ'nin 01/06/2012 tarihli 54.220,00 Euro tutarlı faturasından 35.000,00 Euro'nun ... ekspertiz raporunda onaylandığı, geriye kalan kısmın ise hasar bedeline dahil edilmediği, yine ... nakliyat firmasının 9.683,19 TL tutarlı faturası ile ilgili talebin de sigorta tazminatı hesabında gösterilmediği tespit edilmişitir. Bu durumda, eldeki dosyada müşterek avarya dispeç raporunda kabul edilmeyen ve sigorta ekspertiz raporunda sigorta tazminatı hesaplamasında yer verilmeyen masraf kalemlerinin hususi avaryaya dahil edilip edilemeyeceği, bu kapsamda sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenip ödenmeyeceğinin tespit edilmesi gerekmektedir.1994 York Anvers Kuralları gereğince barınma limanı giderleri kural olarak müşterek avaryaya dahil olmakla birlikte, müşterek avarya olarak kabul edilmeyen tamirler süresince yapılan liman masrafları hususi avarya olarak değerlendirilmelidir. Bu konuda eğer gemi kati bir şekilde tamir edilmemiş olsa, hiç yapılmayacak olan masrafların müşterek avaryaya dahil olmayacağı kabul edilmektedir. Hususi avarya teminatı sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakılmamış olduğundan, davacının bu kapsamdaki harcamalarının sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davalı tarafça tamir süresinin beklenenden uzun olduğu, bu nedenle talep edilen masrafların fahiş olmasının yanısıra ödeme yapıldığının da belgelendirilemediği savunulmuş ise de, dosyada mevcut klas sörvey raporları, ... ekspertiz raporu,... tamir raporları ve yazışma belgelerinin incelenmesinden arızanın meydana geldiği ana makinanın söküm işlemlerinin 26 Nisan 2012 tarihinde tamamlandığı, klas tarafından yaptırılan ancak üretici firma tarafından onaylanmayan, yenilenmiş yedek parçaların tekrar teminindeki gecikmeler (ana makina kraft şaftı Çin'den getirtilmiştir) sebebiyle makina tamirinin uzadığı ve 265 güne ulaştığı, yapılması zorunlu işlemlerin teferruat ve kapsamı yenilenen yedek parçaların ikmalindeki gecikmeler hesaba katıldığında tamirin 265 günde tamamlanmasının makul olduğu, bu süre içerisinde davacının yapmak zorunda olduğu masraflarla ilgili dava konusu taleplerden acentelik ücreti, tamir gideri masrafları ve barınma liman harçlarının ödemelerinin yapıldığının sunulan faturalar, ödeme belgeleri ile ortaya konulmuş olduğundan davalı vekilinin itirazlarının yersiz olduğu değerlendirilmiştir.18.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının talepleri ile ilgili olarak mahkememizin 2015/175 esas sayılı dosyasında tasdikine karar verilen dispeç raporu da dikkate alınmak suretiyle dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde; ... Liman harçlarından müşterek avaryaya dahil edilmeyen 56.190,84 Euro, ... firması tamir faturasından sigorta eksperi tarafından tenzil edilen 19.220 Euro ve acentelik masraflarından dispeç raporunda müşterek avarya dışında bırakılan 29.600 Euro'nun hususi avaryaya dahil edilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler yerinde görüldüğünden, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; barınma limanı harçları ile ilgili 56.190,84 Euro, tamir masraflarıyla ilgili 19.220,00 Euro ile acentelik masraflarıyla ilgili 29.600,00 Euro masraf kalemlerinden oluşan toplam 105.010,84 Euro alacak üzerinden davacı ...'nin davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 9.683,19 Euro navlun bedelinin esasen 9.683,19 TL olduğu, bu bedelin...firması tarafından donatana düzenlenen 54.220 Euro tutarındaki faturaya yansıtılıp yansıtılmadığı davacı tarafçaispatlanamadığından davacının bu yöndeki talebi ile birlikte fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, Davacı ... kendi adına asaleten açtığı davanın ise aktif husumet yokluğundan..." gerekçesiyle, davacı ... AŞ'nin asaleten açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ...'ye izafeten ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 105.010,84 Euro'nun 22.07.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dosyadaki beyan ve önceki istinaf dilekçelerinde belirtildiği üzere zamanaşımına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, rizikonun 24.03.2012 tarihinde meydana geldiğinden poliçe şartlarına göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra bulunmasına rağmen davanın 25.03.2015 tarihinde açıldığını, davanın itirazın iptali davası olmadığı dikkate alındığında zamanaşımına uğradığını,Davacının poliçe kapsamındaki alacaklarını müvekkilinden tahsil ettiğini, ödenmeyen harcamaların poliçe teminatı haricinde olduğunu, davacının sorumsuz ve disiplinsiz çalışması ile geminin limandaki bekleme süresi ile tamirat işlemlerinin makul sürenin ve bedelini aşıldığını, davacı neden olduğu gereksiz harcamaları müşterek avaryaya dahil edilerek müvekkilinden alınmaya çalışıldığını, harcamaların resmi belgelerle kanıtlanamadığını ve gemi malikine ait yasal defterlerden tespit edilmediğini, yasaya uygun bir fatura bulunmadığını, usulüne uygun bir ödeme kaydı sunulmadığını, önceki istinaf başvurusunda belirtildiği üzere davacının kendisine asaleten ve donatana izafeten dava açtığını, davacının kendi adına dava açma yetkisinin bulunmadığının belirlenerek reddine karar verildiğini ve aktif husumetten ret kararının doğru olduğunu,Davacı olarak gösterilen ... şirketinin davayı açmakta ve hususi avarya hasar tazminatını talep etmekte menfaati bulunduğunun kanıtlanması gerektiğini, dosyadaki faturaların çoğunda .... veya ... şirketinin isminin bulunduğu gerekçesi ile yalnızca fatura üzerindeki isimlerden yola çıkılarak bu davacının husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiğini, mahkemece gemi yönetim sözleşmesine atıfta bulunarak husumet incelemesi yapılmasına rağmen, davası kabul edilen davacının aktif husumetinin kesin delillerle kanıtlanması gerektiğini, faturada yer alan şirket isminden yola çıkılarak husumet tespitinin yerinde olmadığından geminin donatanına izafeten açılan davanın da husumet yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımını kesin nedenlerin BK'nın 125. maddesinde sayıldığını, sigorta alacaklarının bir bildirime bağlı olması halinde, zamanaşımının bu bildirimin yapıldığı günden değil yapılabileceği günden başlayacağının TBK'nın 149/ 2.maddede düzenlendiğini, buna göre rizikonun 24.03.2012 tarihinde gerçekleşmesine rağmen müvekkiline 16.07.2013 tarihinde 15 ay sonra bildirim yapıldığını, bildirimin yapılacağı tarihe göre hesaplama yapıldığında sürenin dolduğunu, geç bildirim nedeniyle 1 yıl 3 ay sonra zamanaşımının başlatılmasının hatalı olduğunu,Müvekkilinin poliçe kapsamındaki alacakları ödediğini, müvekkilinin poliçe dışındaki harcamalardan sorumlu olmadığını, haksız şekilde müşterek avaryaya dahil edilmeye çalışılan harcamalardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu kapsamda ... Liman harcamaları, ... firması harcamaları ve acentelik ücretlerinin müşterek avarya dışında olduğunu, ... Liman harcamaları yönünden, geminin 265 gün limanda beklediğini ve bu süre zarfında geminin yeniden yola hazır olması amacından sapan ve makul ölçüyü aşacak nitelikte tamir işlemleri yapıldığını, iddia edilen şaft hasarı sebebiyle 265 gün bir limanda tamirinin beklemesinin maddi külfetinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, York Anvers kaideleri uyarınca davacının Klas tarafından onay almadan veya Klas’a göstermeden yaptığı işlerle ilgili limanda bekleme süresi ve makul ölçüyü aşan tamir ücretlerini talep etme hakkı bulunmadığını, York Anvers hükümleri uyarınca Donatanın/Gemi Sahibinin her zaman için bu giderleri öncelikle Klas onayına sunma zorunluluğu bulunduğunu, belirtilen ilkelerin dışına çıkılarak ciddi zarara neden olunduğunu, sorumsuz ve disiplinsiz çalışma yöntemi nedeniyle gerek geminin limandaki bekleme süresi gerekse yapılması öngörülen tamirat işlemlerinin makul süreyi aştığını, davacının neden olduğu bu giderlerin müşterek avaryaya dahil edilerek müvekkilinden tahsiline çalışıldığını,... firması harcamaları yönünden mahkemece yapılan incelemenin yerinde olduğunu ve buna ilişkin taleplerin reddedildiğini, Acentelik ücretleri yönünden, ... Şirketinin tamirat işlemleri sırasında geminin idari yönetimini gerçekleştirdiği ve acentelik hizmeti verdiği iddialarında bulunulmasına rağmen buna ilişkin kanıt sunulmadığını, belirtildiği üzere davacının kusuru ile uzayan tamir işlemi nedeniyle verilen acentelik hizmetinden de müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu harcamanın da davacının kusuru ile gerçekleştiğini, TTK'nın 1272/1.maddesinde müşterek avaryanın tanımlandığını ve ortak bir deniz sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, diğer eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde, bile bile olağanüstü bir fedakârlık yapılması veya olağanüstü bir gidere katlanılması hâlinde “müşterek avarya hareketi” var sayıldığını, bu hareketin doğrudan doğruya sonucu olan zarar ve giderler müşterek avarya olarak kabul edildiğini, bu kalemin ise müşterek avarya dışında olduğunu, talep konusu edilen harcamalara ilişkin faturalar sunulmasına rağmen faturaların, gemi malikine veya işleticiye ait yasal defterlerde tespit edilemediğini, belgelerin asıl ve resmi nitelikte olmadığını ve mali değerinin bulunmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, hasarın 27.03.2012 tarihinde meydana geldiğini, geminin yedeklenerek römorkör eşliğinde çekilerek, 29.03.2012 tarihinde İspanya'nın ... Limanına yanaştırıldığını, o tarihte yürürlükte olan TTK'nın 1268. maddesinde zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunun düzenlendiğini, bu sürenin sigortalının zararın ve hasarın sebebi ile miktarını öğrendiği tarihten yani muaccel olduğu tarihten itibaren başladığını, mahkemece bu tarihin ödeme yazısı tarihiolan 16.07.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını kabul ettiğini, kaldı ki alacak için ... sayılı dosyasında 26.03.2014 tarihinde başlatılan takiple zamanaşımının kesildiğini, müvekkilinin arızadan hemen sonra sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu, ekspertiz raporunda bu hususun tespit edildiğini, bu ihbarın hasar ihbarı olup, sigorta tazminatı talebini içerir bir ihtar olmadığını, BK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında kısmi ödeme yapılması, icra takibinde bulunulmasının gösterildiğini, davalının iki yıllık süresinde müvekkiline kısmi ödeme yapması ile takiple iki kez zamanaşımının kesildiğini,Talep edilen tazminatın poliçe teminatı içinde olduğunu, kısmi ödemeye rağmen masrafların tam olarak ödenmediğini, 54.220 Euro'luk faturadan sadece 35.000 Euro harcamanın ödendiğini, keplerin yenilenmesi ile ilgili masrafların 19.220 Euro eksik ödendiğini, oysa 54.220 Euro bedelli faturanın tamamının poliçe teminatında olduğunu, makina arızası nedeniyle geminin ... Limanına gittiği ve 35.000,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, ancak bu faturanın ödenmediğini, acentelik ücretine ilişkin istinafın yerinde olmadığını, geminin tamirde kaldığı süre için ödenmesi gereken liman harç ve giderlerinin de poliçe teminatında olduğunu, Klas tarafından onay alınmadan işlem yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, tamir ve bekleme sürecinin arızaya göre makul olduğunu, hasara ve tamire ilişkin belgelerin yasal defterlerde kaydı zorunlu olmadığını, ayrıca Panama'da kurulu, ... şirketinin yasal ticari defter tutma yükümlülüğü bulunmadığını, hasara ilişkin faturaların donatan adına olup, bu kayıtların gemi yöneticisi ...'in ticari defterlerinde bulunmasın da beklenemeyeceğini, gemi yönetim sözleşmesinde donatan adına dava ve takip başlatılabileceğinin düzenlendiğini, davalının da poliçenin ... şirketi adına düzenlenerek, hasar tazminatını da ... şirketine ödediğini, ... şirketinden ibraname alındığını, davalının bu ödemeler ve imzalanan ibranameler ile ... şirketi taraf olarak kabul ettikten sonra husumet itirazında bulunmasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu,Müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını,2014 yılında beyan edilen Euro değeri üzerinden vekalet ücreti takdirinin haksızlığa yol açtığını, konusu para olan alacakta karar tarihindeki değere göre vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına vekalet ücretinin yeniden hesaplanarak karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, tekne sigortası uyarınca bakiye sigorta tazminatının tahsili talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesinde davacı olarak ".... ŞTİ." gösterilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine getirtilen gemi yönetim sözleşmesine göre, geminin maliki veya donatanı olmayan .... Şti.'nin gemi yönetim sözleşmesi ile geminin yöneticisi olması, tekne sigortasının yönetici tarafından yapılması, yöneticinin donatan adına dava ve takip hakkının bulunması nedeniyle poliçeden kaynaklanan hak sahibinin .... olduğunun kabul edilerek, yönetici tarafından kendi adına açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi ve yöneticinin donatana izafeten dava amasının, gemi yönetim sözleşmesine uygunluğunu belirleyen mahkemenin gerekçesi yerindedir. İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde gemi yönetim sözleşmesi hükümlerinin, TBK'nın temsile ilişkin hükümlerinin ve riziko sonrası oluşan süreçte ... Şti'nin donatana izafeten dava açması usule uygun olup, buna ilişkin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalının zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava konusu sigorta poliçesi 26.08.2011 tarihinde düzenlenmiştir. Gemi arızasının 27.03.2012 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 39. maddesi gereğince uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 1268. maddesinde sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Aynı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 128. maddesine göre zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihtir. Sigorta tazminatı ise riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesiyle muaccel hâle gelmektedir.Somut uyuşmazlıkta, davacının sigorta şirketine gönderdiği sigorta tazminatının ödenmesine dair yazı 16.07.2013 tarihli olduğundan iki yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacaktır. Diğer yandan, aynı alacak nedeniyle ... sayılı dosyasında 26.03.2014 tarihinde icra takibi başlatıldığından, bu takip BK'nın 133/2. maddesi gereğince zamanaşımını kesmiştir. Davanın itirazın iptali davası olmaması, aynı alacak ile ilgili itirazın iptali yerine alacak davası açılmış olması zamanaşımının kesilmesine engel değildir. Bu nedenle mahkemece zamanaşımının kesildiğine ilişkin tespit ve gerekçesi yerindedir.Davalı vekili, hasar tazminatının müvekkilince ödendiğinden sigortalının herhangi bir alacağının bulunmadığını, geminin seferin başlangıcında denize ve yola elverişli olmadığından donatanın zarara sebebiyet verdiğini, talep edilen harcamaların kanıtlanması gerektiğini, talep edilen masrafların fahiş olduğunu, gemideki makina arızasının bir aylık sürede tamiri mümkün olduğu halde geminin... Limanı'nda yaklaşık altı ay bekletildiğini, fazladan beklenen süre içerisinde yapılan masrafların istenemeyeceğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olup, yapılan giderlerin meydana gelen rizikoya uygun olduğu, mahkemece poliçe kapsamında tazmini gereken giderlerin usulüne uygun şekilde belirlenerek ayrıştırıldığı, giderlerin yapıldığının usulüne uygun belgelerle kanıtlandığı, davacı gemi işletmecisinin sıfatı dikkate alındığında bu masrafların gemi işletmecisinin defterlerinde kayıtlı olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığına ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu görülmüştür. Denetime elverişli bilirkişi raporları ile malzeme ikmalindeki gecikme nedeniyle tamir süresinin uygun olduğu belirlenmiştir. Tamir süresi içinde yapılan acentelik giderleri, barınma ve liman giderlerinin yerinde olduğu ve tüm giderlerin davacı tarafından yapıldığının tespitine ilişkin gerekçe yerinde olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, yabancı para alacaklarında dava tarihindeki kur esas alınarak harç alınmaktadır.Davacı bu kurlar esas alınarak harç ödemiş olup, davanın değeri belirlenmiştir. Bu nedenle harca esas bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetli olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedeninin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 14.837,98 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,27.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.