Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/123 E. 2021/60 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/123
- Karar No
- 2021/60
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/112 KARAR NO:2025/719 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/308 KARAR NO:2024/756 KARAR TARİHİ:21/11/2024 DAVA:Tazminat (Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:25/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirket arasında 2014 tarihinde Tek Satıcılık Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında kurulan ticari ilişkide müvekkil şirket mülkiyetinde ve işletmeciliğinde olan Bodrum/Gündoğan'daki ... HOTEL'in Türkiye'deki pazarlanması ve rezervasyon işlemlerinin davalı şirket tarafından yapılacağını, bunun karşılığında davalı şirketin müvekkil şirkete 4.500.000,00 TL ödeme yapacağını, sözleşme bedelinin %80'lik kısmının garanti para olduğunu, diğer bir deyişle %80'lik kısma tekabül eden 3.600.000,00 TL'nin müvekkil şirketten hiçbir suretle geri talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca ön ödeme tutarının üzerinde kalan satış bedellerinin 2014 yılı içerisinde davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ödeneceği garanti edilmiş olmasına rağmen davalı şirketin satışını gerçekleştirmiş olduğu 610 adet odanın bedeli olan 1.080.000,00 TL'yi müvekkil şirkete ödemediğini ve sözleşmeyi haksız yere feshederek müvekkil şirketi zarara uğrattığını beyan ederek, fazladan satışı yapılan ve ödemesi müvekkile gerçekleştirilmeyen 610 oda için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle müvekkilin kar mahkumiyetinin hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin müvekkile ödenmesini, ek olarak davalı şirketin davacısı olduğu Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/123 Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan iflas takibine ilişkin itirazın iptali davasının görülmekte olduğundan, davanın Adanın 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/123 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 02/10/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; "...Neticeten dava dilekçesi içerisinde kısmi olarak belirtilen ve 60.000 TL üzerinden harçlandırılan sözleşmeye aykırılık neticesinde uğranılan ticari zararlara yönelik tazminat taleplerimizin 2.778.319,10 TL artırılmak suretiyle toplamda 2.838.319,10 TL olacak şekilde davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini talep etmekteyiz..." beyanı ile ıslah etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davcı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yönünden itiraz ettiklerini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca Türkiye sınırları içerisinde tüketicilere ve acentelere yalnızca müvekkili tarafından pazarlama ve satış gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin toplam 4.500.000,00 TL bedelli çekleri davacıya verdiğini, ancak davacı tarafından sözleşmesel yükümlüklerin yerine getirilmediğini ve bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshine sebebiyet verdiğini, davacı şirketin müvekkilinin parasını peşin ödemiş olduğunu ve müvekkil şirkete kullandırmayı garantilediği odalarda dahi davacı şirkete ''...'' gönderdiğini, müvekkil şirketin müşterilerini oteline almayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkili tek yetkili olmasına rağmen başka acentelerle çalıştığını, müvekkil şirketin sözleşmeye dayalı haklı alacaklarının ödenmediği gibi sözleşmede açıkça yazılı olan 900.000 TL'ninde müvekkil şirkete ödenmediğini, bu sözleşme ve içeriğinin davacı şirket tarafından da koşulsuz-kayıtsız kabul edildiğini, davacı şirketin dava dilekçesiyle müvekkil şirket tarafından yapılan fesih ihtarının haklı sebeplere dayandığı varsayılsa bile sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapıldığını iddia ettiğini ve bu hususu bir ihtimal yapmış olduğu ihlaller hakkında bir çıkış yolu olarak görmekte olup davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 14/07/2020 tarihli kararı; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 Esas sayılı dosyası ile eldeki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilme kararı verilmiştir.2-Dairemizin 20/04/2022 tarihli kararı; "...eldeki dosya alacak istemine ilişkin olmasına rağmen, asıl dosya iflas istemine ilişkindir. Her iki davada yargılama usulü, mahkemece izlenecek yol, yapılacak işlemler, yargılama sonucu verilecek hüküm, yasa yollarındaki süreler farklıdır. Bu nedenle iki davanın bir arada yürütülmesi mümkün olmadığından, iki davanın ayrı ayrı görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, birleştirme kararı hatalı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.5 maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 21/11/2024 tarihli kararı; "...davacı tarafça davalı ile aralarındaki sözleşmeyi belirlenenden fazla oda satışı yaparak sözleşmeyi ihlali ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı zarara ilişkin tazminat davası açılmış olup, davalı tarafça davacı tarafça sözleşmeye aykırı davranıldığı feshin haklı yapıldığı savunulmuştur.Taraflar arasındaki sözleşme koşulları, dosyaya sunulan deliller ve bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda; davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasıyla davacıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/11/2014 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı cezai şart ve tazminatın ödenmesi aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş sayılacağının bildirildiği, davacı tarafça davalıya gönderilen 11/12/2014 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarname ile sözleşmeye aykırı davranmadıkları beyan edilerek fesih ihtarının haksız olduğu belirtilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşme koşullarına bakıldığında sözleşmenin 6.4 maddesi gereği sözleşmeye aykırılık halinde davalı tarafça ihlalin giderilmesi için 7 günlük süre verilerek bu süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde davalının sözleşmeyi fesih hakkının doğacağının belirlendiği, davalı tarafça davacıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/11/2014 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde bu yönde iddia edilen sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda davacı tarafa sözleşme gereği belirlenen 7 günlük süre verilmeden fesih hakkının kullanıldığı bu haliyle davalının sözleşmeyi haksız feshettiği, ayrıca davalının fesih gerekçesi olan davacının başka acenteler kanalıyla satış yaptığına ilişkin hususu ispata elverişli delillerle ispatlayamadığı, sonuç olarak davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız feshettiği açık olup düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere taraflar arasında akdedilen tek satıcılık sözleşmesi kapsamında davalı yana verilecek oda sayısının 10.465 adet olarak kararlaştırıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtları ile misafir portfolyoları ve konaklama bedellerine ilişkin turizm defterinin de incelenmesinde, 9 farklı periyot içerisinde toplamda 1.189 adet oda satışı gerçekleştirildiği, kayıtlara göre 755 adet oda fiyatlarının sözleşmede kararlaştırılan bedelin altında hesaplanması suretiyle satışının yapıldığı, yine kayıtlarda belirlenen oda tipi ve fiyatları gözetilerek davacı şirketin bu noktada zararının mevcut olduğu, bunun yanında incelenen belgelere tetkikinde kayıt dışı olarak yapılan 58 adet oda satışı nedeniyle de davacının zararının oluştuğu, oda tipi ve sözleşme bazlı yapılan analiz, tespit ve değerlendirmede sözleşmede yer alan 3.600.000,00 TL garantili satış kotasını doldurmak ve düşük fiyattan fazla satış yapmak suretiyle toplamda 2.574.654,50 TL, kayıt dışı konaklamalar uyarınca 317.780,00 TL olmak üzere davacının toplamda 2.892.434,50 TL zararının doğduğu açık olup, sektörel olarak incelemeye göre ise sözleşmenin geçerli olması ve şartların uygulanması halinde davalının ödemesi gereken rakamın 10.465 oda/gece karşılığı 4.587.950,00 TL olması gerektiği, bu rakam üzerinden muhasebesel olarak satılan oda karşılığı fatura tutarı olan 1.749.630,92 TL'nin düşüldükten sonra davacının bakiye zararının 2.838.319,10 TL olduğu, bu zararın sonuç olarak davalının kayıt dışı satışı nedeniyle davacının uğradığı kar mahrumiyeti zararın olan 317.780,00-TL tespit edilen bakiye zarardan mahsubu sonrası (2.838.319,10-TL - 317.780,00-TL =) 2.520.539,10-TL zararının fazladan yapılan oda satışından kaynaklandığı anlaşıldığından, davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmaması, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının zarara uğradığı toplanan delillerle sabit olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yargılamanın çeşitli aşamalarında ve özellikle bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları dilekçelerinde itiraz edildiği üzere davacı şirket tarafından müvekkilinin fazladan satışını gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği 610 oda sayısının sözlesmeye ait periyotlar içerisinde giriş çıkış yapılacak odalara ait olduğunu, sözleşme uyarınca toplam oda sayısı olarak belirtilmiş olunan oda sayısının yanlış, hatalı ve kötüniyetli olarak ilgili oda sayıları kadar aşım yapıldığı iddiasıyla ilişkilendirildiğini, davacı tarafından terimsel hesaplama dışında yapılan yanlış bir hesaplama ile hukuk sistemini yanıltmaya yönelik asılsız iddialarda bulunulduğunu, dosyada mübrez raporlar sektör bilirkişilerinden alınmadığından hata silsilesinin devam ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen oda sayılarının toplamı ilgili periyot içerisinde giriş çıkış yapılacak toplam oda sayısını değil ilgili periyot içerişinde her güne satılabileceği planlanıp kabul edilen oda sayısını ifade ettiğini, sözleşmeye bağlı ek fiyat tablosundaki sezon ve gün sayılarının ise özellikle bu sebeple belirlendiğini, müvekkili şirketin toplam gün bazında hesaplanmış satılabilir oda sayısı 10.320 olmasına rağmen davacı tarafın kötü niyetli tutumları sebebiyle müvekkili şirkete sadece bu oda sayısının %10'unu kullandırttığını, müvekkilinin bu nedenle ciroya ulaşamadığını, Aksi iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacı şirket tarafından müvekkili şirketin rezervasyon konfirmelerinin kabul edildiği bir durumda tablo üzerinden sözleşmeye bağlı kalınarak/sözleşme hükümlerinin ihlal edilmediği bir durum düşünülürse hesaplamanın örnek olarak şu şekilde olacağını; l'nci Periyot içerisinde "talep edilen oda sayısı (dbl)" ibaresi ile belirtilmiş olunan 25 oda sayısının 24/04/2014-11/05/2014 tarih aralığında her güne kullanılacak olan oda sayısını ifade ettiğini, periyot içerisinde standart bir odada en az 2 kişi konaklayacak şekilde hesaplama yapılacağını, buna göre 25 (oda) X 2 (kişi) = 50 misafir olacağını, 50 kişi toplamda 18 gün boyunca konaklayacağı için 18 gün X 50 (kişi) = 900 gecelemeye tekabül ettiğini, bu konaklamalar tablo üzerinde de görüleceği üzere standart ücretlendirme olarak net 150 TL ücrete tabi olacak olup 900 geceleme X 150 TL = 135.000,00 TL ciroya ulaşılabileceğini ifade ettiğini, kaldı ki davacı şirket sözleşme hükümlerini ihlal ederek başka acentelere ve müşterilere satış yaptığını, davacının bu haksız fiili nedeniyle müvekkili şirketin ön ödeme yaparak garantilemiş olduğu odalar kendisine kullandırılmayarak, kazancı engellenerek, kazanılacak kardan yoksun kalmasının yanı sıra ödenmiş olunan garanti ücretinin dahi eritilemediğini,Cevap dilekçesinde sunulan tablodan anlaşılacağı üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme ile toplamda gün bazında her güne 85 oda olması öngörülen toplam oda sayısı; turizm sektöründe sezonun en yoğun zaman dilimi olan 01/07/2014-24/07/2014 tarihleri arasında bile davacı şirketin ... Otel'i sözleşme hükümlerine aykırı olarak farklı kanallardan satışa açmış olması sebebiyle maksimum 44 oda sayısına ulaşabildiğini, ortada böylesine sarih bir tablo mevcutken sektöre hakim olmayan bilirkişiler tarafından hatalı rapor düzenlendiğini ve itirazlarının gereği gibi değerlendirilmediğini, davacının hatalı yönlendirmesi sonucu somut olayla uyuşmayan bir kanaate ulaşıldığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "..sözleşmeye aykırılık durumunun oluşmuş olabileceği..." yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş ise de hukuki değerlendirmenin hakime ait olduğunu, gerekçede ise bu hususta mahkemece bir değerlendirme yapılmayarak salt bilirkişi raporundaki tespitlerin kopyalanması ile yetinildiğini, dosyada birden fazla rapor olmasına ve raporlar arasında çelişki olmasına rağmen çelişkiler giderilmeden, itirazları gereği gibi incelenmeden ve değerlendirilmeden, son rapora hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı kararda açıklanmadan, eksik ve hatalı inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini,Taraflar arasında imzalanan sözleşmede müvekkilinin reklam ve ilanlarında tek satıcılık yetkisi mevcut olmasına rağmen davacı tarafın satış yetkisi vermiş bulunduğu (touristica seyahat acentesi, tatil vitrini, tatilgo, mng turizm, booking.com....) bazı seyahat acentelerinin tespit edildiğini, bu savunmaya yönelik görseller cevap dilekçesinde sunulmasına rağmen delillerinin dikkate alınmadığını, açıklanan nedenlerle davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi ihlal edip müvekkili şirketin rezervasyonlarında kullanılmayan bedelin iadesini de gerçekleştirmeyerek müvekkili şirketi ciddi şekilde mağdur ettiğini, sözleşmedeki etkinlik taahhütlerini yerine getirmediğini, müşterilerin şikayetleri nedeniyle itibar kaybederek zarara uğradığını, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyası ile ikame edilen itirazın kaldırılması ve iflas davasının yargılamasında, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki yukarıda izah edilen eksiklikler tespit edilerek 02/07/2024 tarihli 3 no.lu ara kararla yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, eldeki dosyada da aynı itirazların ileri sürülmesine rağmen mahkemece değerlendirilmediğini, aynı sözleşmeden kaynaklı karşılıklı olarak alacak iddiasında bulunulan derdest dosyalarda böylesine farklı yargılamalar yapılmasının hukuk güvenliğini zedelediğini,Bilirkişi raporunda; "sözleşmenin 5.4 maddesinde yer alan cezai şart bedeli olan 500.000 TL tutarın mahsubuna yönelik değerlendirmenin mahkemeniz takdirinde" olduğu belirtilmiş olup bu tutara ilişkin mahkeme gerekçesinde herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, anılan bedelin tazminat tutarından düşülmesi gerektiğini,Davacı tarafça dava dilekçesinde; 10.000,00 TL yoksun kalınan karın tazmini ile 50.000,00 TL alacağın tahsili talebinde bulunulmasına rağmen ıslah dilekçesinde "2.838.319,10 TL tazminat bedelinin zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesi" talep edildiğini, dava dilekçesinde iki ayrı talep kalemi olmasına rağmen ıslahın tek kalem olarak "tazminat" şeklinde yapıldığını, bu kalem dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak gösterildiğinden ıslah harcının eksik yatırıldığını, ayrıca dava dilekçesinde talep edilen kalemlerle ıslah dilekçesindeki kalemler uyuşmamasına rağmen mahkemece bu hususun açıklattırılmadığını ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sözleşmeden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar istemlerine ilişkindir.Sözleşme;Taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacı "Otel", davalı "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin ilgili hükümlerine aşağıda yer verilmiştir; Sözleşmenin 3.maddesinde; sözleşmenin imzalandığı andan itibaren geçerli olup 30/12/2014 tarihine kadar yürürlükte kalacağı ve bu tarihte herhangi bir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden fesih olacağı düzenlenmiştir.Sözleşmenin Konusu başlıklı 4.madde; "İşbu Sözleşme'nin konusu, Otel'in Türkiye sınırları içerisinde diğer tüm acentelere pazarlama ve rezervasyon işlemlerinin yanı sıra ... tarafından EK-l'de belirtilen fiyat ve deadline politikasına göre yönetilmesi hususlarıdır. MetGlobal, bu pazarlama gereğince Otel'in Türkiye'deki tek pazarlama kanalı olmasına istinaden erken rezervasyon ve devamındaki rezervasyonlarda kullanılmak üzere Otel'e 4.500.000,00 TL ön ödeme yapacaktır. ...söz konusu ön ödemeyi çek ile aşağıdaki tarih ve miktarlarda gerçekleştirecektir. Ön ödeme tutarının %80'i olan 3.600.000,00 TL devredilemez garanti bakiye olarak belirlenmiştir. Aradaki 900.000,00 TL'lik ön ödeme mice organizasyonlarında kullanılmak üzere hedeflenmiş olup taahhüdü bulunmamaktadır. Ön ödeme tutarının üzerinde kalan satış bedelleri yine 2014 yılı içerisinde acente tarafından Otel'e çek ya da havale yoluyla ödenmesi acente tarafından işbu Sözleşme ile garanti edilmiştir...” Sözleşmenin Şartları başlıklı 5.madde; "5.1.Taraflar, işbu sözleşme ile üstlendikleri edimleri gereği gibi ve zamanında yerine getirmeyi kabul, beyan ve taahhüt etmektedir.5.2...., Otel'in iç pazarda Türkiye'deki yetkili tek pazarlamacısı olup Türkiye sınırları içerisindeki;a) Acentelere,b) Son tüketicilere,c) ... acentelerinin grup rezervasyonları ile yurt dışı online satış kanalları bu sözleşmenin dışındadır,Otel'in pazarlanmasını gerçekleştirecektir...5.4.Otel iş bu sözleşme süresi içerisinde başka hiçbir kurum kuruluş ya da kişiye bu sözleşmede ...'e sağlanan hak ve yetkileri daha az kapsamlı ya da daha genişini vermeyeceğini aksi halde kendisine 500.000,00 TL kadar cezai şart ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.5.5.Otel tarafından...'e ayrılan toplam kontenjanın opsiyon (release) süresi Ek-1'de belirtildiği gibi olup opsiyon süresi dolmadan önce ....belirtilen kontenjan oranında sonradan satış yapabilecektir. Opsiyon süresinden önce Otel belirtilen kontenjanın tamamına blokaj atacaktır. Otel opsiyon süresine sadık kalmakla yükümlüdür ve takibe otel ve ... tarafından yapılacaktır. Release (opsiyon süresi) son tüketicinin Otel giriş tarihine kadar kalan gün sayısını ifade eder...5.7.Otel önceden bildirilecek bir saatte info toplantısı için ücretsiz ...müşterilerine "hoşgeldin kokteyli" vermeyi kabul ve taahhüt eder...5.19.Otelin son tüketicilere kapıda vermiş olduğu fiyatlar ...'e vermiş olduğu fiyatlardan en az %15 yüksek olmak zorundadır... 5.23. Otel, her hafta bir etkinlik olmak üzere toplamda 11 etkinliği düzenleyeceğini ...'e taahhüt eder. Etkinlik tanımı moda etkinliği, konser etkinliği ve dj performansı olarak belirtilir. Ocak 2014'ün sonuna kadar etkinlik takvimini bildirmek ile yükümlüdür..."Sözleşmenin Feshi ve Sonuçları başlıklı 6.madde;"6.1.İşbu anlaşma aktinden itibaren ...pazarlama faaliyetlerine başlayacağından ve anlaşma ile birlikte otobüs, uçak gibi sözleşme taahhütlerine gireceğinden Otel anlaşmayı tek taraflı feshedemez ve kontenjan dahilindeki odaları iptal edemez ve başkalarına satamaz. Aksi halde ...'in oluşan, oluşacak ve üçüncü şahıslara taahhütlerinden kaynaklanan tüm zararlarını karşılayacağını kabul beyan ve taahhüt eder. Otel ve ...iş bu sözleşmeyi her zaman 30 gün önceden bildirmek kaydıyla tarafların ortak kararı ile feshedebilir.6.2.Otel'in bu sözleşmeyi haksız ve gerekçesiz olarak feshetmesi, pazarlama yetkisinin daha azının veya daha çoğunun başkaca bir acenteye verilmesi ve veya sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi ve veya ihlalin tespiti ile birlikte ...'in sözleşmeyi haklı neden feshetmesi halinde ...oluşan zararına karşılık Otel'e karşılıklı mutabık kalınacak olan bir düzeltme süresi tanır. Gereği halinde ön ödeme olarak o tarihe kadarki konaklama karşılığı olan bedel Otel'de kalır. Fesih tarihinden itibaren ileri tarihlere yapılmış olan satışlardan kaynaklanan meblağ Otel'e verilmiş ise geri iadesi Otel'in tek taraflı fesih tarihinden sonraki ileri tarihli çekler 10 gün içinde Otel tarafından acenteye iade edilir Bu halde ayrıca Otel, ... tarafından Otel'e verilmiş olan çek, senet gibi ödeme gereçlerinin ...'in ilk yazılı talebine istinaden ...'e iadesini eğer 3.kişilere ciro edilmiş ise bizzat bedellerini ...'e ödemeyi kabul ve taahhüt eder. 6.3.Otel, ...'e verilen kontenjanların herhangi bir nedenle dolu olması veya hazır olmaması ya da yoğun dönemlerde Otel'in,...in bilgisi dahili dışında oda tipinde shorta düşmesi durumunda... kontenjanına ait odaları müşterilerinin kullanımına sunamadığı takdirde Otel içinde bir upgrade ile misafir yönlendirir..6.4.Otel'in bu sözleşmedeki ...'in özel hakları, fesih hakları ve benzer hükümleri saklı kalmak kaydıyla sözleşmedeki beyan, taahhüt ve yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinde ...7 günlük süre vererek ihlalin giderilmesini talep edebilir. Bu aykırılığın süresi içerisinde giderilmemesinde MetGlobal için haklı nedenle fesih hakkı doğacaktır. 6.5.Sözleşmenin herhangi bir şekilde feshi halinde bu sözleşme ile satışı yapılan ciro dışında kalan bakiye kadarki Otel'e verilen tüm çekler ...'e iade edilecek olup iade edilemeyecek çeklere ilişkin ise bedeller nakten iade edilecektir."Dosya kapsamında yer alan taraflarca sunulan sözleşmenin okunaklı olmadığı, sözleşme eklerinin (sözleşmenin içeriğinde Ek-1, Ek-2 şeklinde ifade edilen) ise dosya kapsamına sunulmadığı anlaşılmakla, sözleşmenin okunabilen ve ilgili kısımlarına yukarıda yer verilmiş ise de, sözleşmenin tüm ekleriyle birlikte okunaklı bir suretinin öncelikle dosyaya ibrazı sağlanmalıdır. İhtarnameler;Davalı vekili tarafından Beyoğlu ... Noterliğinden keşide edilen 28/11/2014 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; muhatap şirketin defalarca uyarılmasına rağmen otelin görsellerini müvekkili ile paylaşmadığı, sözleşme gereğince sağlanması gerekli müşteri memnuniyeti aksine sürekli olarak sanal ortamdan, telefon yoluyla, mail aracılığı ile müşteri şikayetleri alındığı, müşteriler için verilmesi gereken karşılama kokteylinin verilmediği, her hafta bir defa olmak üzere toplam 11 etkinlik taahhüdü verilmiş olmasına rağmen yerine getirilmediği, müşterilerin book out edildiği, müvekkili tek yetkili satış acentesi olması gerekirken kapıdan gelen müşterilere ve booking.com adlı seyahat acentesi müşterilerine müvekkili saf dışı edilerek satış yapıldığı, tüm bu hususların sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğu, ihlaller nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı, bu ihlallere rağmen muhatap tarafından müvekkiline 31/10/2014 tarih ve ... no.lu 1.749.630,92 TL ve 31/10/2014 tarih ve ... no.lu 59.853,14 TL bedelli faturalar gönderildiği, faturaların sözleşme ve ticari ilişkiye uygun olmadığı, bu nedenle ihtarname ekinde iade edildiğini belirtilerek; sözleşmenin 5.2.maddesinin ihlali nedeniyle 500.000,00 TL cezai şart, diğer ihlaller nedeniyle maddi ve manevi zararlarına karşılık 1.500.000,00 TL tazminat ödenmesi talep edilerek sözleşmenin feshedildiği ihtar edilmiştir.Davacı vekili tarafından Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 11/12/2014 tarih ve ... yevmiye no.lu cevabi ihtarname; muhatabın gönderdiği ihtarnamedeki iddialarının asılsız olduğu, muhatabın... sitesinden otelin görsellerini paylaşılarak satış yaptığı, müşteri şikayetleri yönünden otelin müşteri hizmetleri ve satış-pazarlama departmanlarına gelen bir bildirim olmadığı, müşteriler için karşılama ve gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, karşılama kokteyli verildiği, sözleşmede belirtilenden fazla etkinlik yapıldığı, muhatap tarafından gönderilen tüm müşteriler otelde konakladığından müşterilerin book out edildiği iddialarının asılsız olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kapıdan satışa imkan verdiği, muhatabın Türkiye sınırları içinde tek satıcı olduğu ancak ... adlı internet sitesinin yurt dışında Amsterdan-Hollanda'da faaliyet gösterdiği, bu nedenle ... adlı internet sitesinden yapılan satışların sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, sözleşmenin bitmesine 1 aydan kısa süre kalan fesih bildiriminin kötü niyetli olduğu belirtilerek, sözleşmenin feshinin, cezai şart ve tazminat taleplerinin kabul edilmediği ihtar edilmiştir. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyası;Taraflar arasında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyası ile açılan dava derdest olup UYAP üzerinden inceleme talep edilerek dosya incelenmiştir. İşbu dosyada davacı (eldeki dosya davalısı)...Ltd. Şti., davalı (eldeki dosya davacısı)...A.Ş.'dir. İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalı tarafından 2.962.018,12 TL sözleşmeden kaynaklanan alacağın takip tarihinden itibaren %11,75 faizi ile birlikte tahsili istemiyle...Ltd. Şti. tarafından iflas yoluyla adi takip başlatılmış, takibe itiraz edilmesi üzerine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması ve iflas istemiyle dava açılmıştır.Dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği ... Şti.'in sahip olduğu tek yetkili seyahat acentesi olma hakkına aykırı davranılarak erken rezervasyon dönemlerinde dahi rızaları olmaksızın başka acentelerle çalışıldığı ve bu acentelere daha uygun fiyat teklifleri sunulduğu, sözleşmeye dayalı alacaklarının ödenmediği, bu eylemler nedeniyle sözleşmenin ihlal edildiği ve şirketin zarara uğratıldığı iddiaları ileri sürülmüştür. İşbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına aşağıda yer verilecektir.Bilirkişi raporları;1-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında Mali Müşavir ..., Çukurova Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... ve Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;...A.Ş.'nin defterlerine göre...Ltd. Şti.'ye 870.594,65 TL borcunun olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4 maddesinde sözleşmenin haklı nedenle feshinin düzenlendiği,...Ltd. Şti.'nin 28/11/2014 tarihinde gönderdiği ihtarnamenin 7 günlük süre verilmeden düzenlendiği, bu nedenle sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedilmediği, sözleşmenin ihlali iddiası yönünden kesin bir kanaate varılmadığı hususlarında kanaat bildirilmiştir.2-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında Mali Müşavir ..., Banka Müdürü ... ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;...Ltd. Şti.'nin defterlerine göre 1.143.862,50 TL alacaklı olduğu,...Ltd. Şti.'nin fazladan 611 oda satışı yaptığına yönelik iddianın tespitine yönelik bir veri bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4 maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde feshedilmediğine dair önceki bilirkişi raporundaki görüşün heyetlerince de benimsendiği hususlarında kanaat bildirilmiştir. 3-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında Mali Müşavir..., Turizm / Otel İşletmecisi ... ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;...Ltd. Şti.'nin defterlerine göre 1.143.862,50 TL alacaklı olduğu, ...A.Ş.'nin farklı tarihlerdeki rezervasyonları doluluk sebebiyle kabul etmemesinin turizm sektöründe yoğun dönemlerde olağan bir durum olduğu ve ayıp olarak görülemeyeceği,...Ltd. Şti.'nin alacak talebini neye dayandırdığı, bu iptallere dayandırıp dayandırmadığının, iptallere ilişkin talebinin ne olduğunun dayanakları ile ortaya konulması gerektiğini, 3.kişi konumundaki acentelerin faaliyetlerinin...A.Ş.'ye izafe edilmesi hususunun dosya kapsamında sabit olmadığı, bu bakımdan haklı nedenle fesih iddiasının ispat edilmiş olduğunun söylenemeyeceği, ayrıca fesih tarihi olan 28/11/2014 tarihinin neredeyse hiç satış olmayan ve turizmin durma noktasında olduğu bir dönem olduğu, bu nedenle haklı sebeple feshe özellikle bağlanacak bir sonuç bulunmadığı hususlarında kanaat bildirilmiştir. 4-Eldeki dosya kapsamında Mahkemece Mali Müşavir ...ve Turizm / Otel İşletmecisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/04/2023 tarihli raporun sonuç kısmında;Davacının 2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, Rapor tarihine kadar davalı yan vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair bilgi verilmediğinden davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı,Taraflar arasında 2014 tarihinde Tek Satıcılık Sözleşmesi akdedildiği, taraflar arasında akdedilen Tek Satıcılık Sözleşmesi kapsamında davalı yana verilecek oda sayısı 520 adet olarak kararlaştırıldığı,Söz konusu 520 oda için garantili satış 3.600.000 TL olup ilave satışlar için davalı ... Şti tarafından avans çeki ödemesi olarak 900.000 TL vadeli çek düzenlendiği,Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve turizm defteri göz önüne alındığı takdirde görüleceği üzere sözleşmede taahhüt edilen 520 oda olmasına rağmen toplamda 1.189 oda satışı yapıldığı, davacı tarafça buna istinaden davalı ... Şti. firmasının sözleşmede belirtilen oda kotalarını doldurması sebebi ile fazladan oda isteme hakkı bulunmadığından fazladan oda taleplerine yönelik davacı tarafından stop sale (Otelin acenteye belirtilen tarihlerde otel odalarını satma demesi) çekildiği,Gelinen durumda davacı yanın incelenen kayıtlarına göre, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında belirlenen oda sayısının haricinde davalı tarafından fazladan otel odası satışı yapıldığı ve ayrıca sözleşmede belirtilen 9 periyod için tanımlanan barem fiyatları (oda satış fiyatı) sözleşme gereği taraflar arasında kararlaştırılan fiyatların altında hesaplanarak sözleşmeye aykırılık durumunun oluşmuş olabileceği bu hususta takdirin mahkemeye ait olacağı,Taraflar arasında akdedilen Tek Satıcılık Sözleşmesi kapsamında davalı yana verilecek oda sayısı 520 adet olarak kararlaştırıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtları ile misafir portfolyoları ve konaklama bedellerine ilişkin turizm defterinin de incelenmesinde 9 farklı periyot içerisinde toplamda 1.189 adet oda satışı gerçekleştirildiği, kayıtlara göre fazladan 755 adet oda fiyatlarının sözleşmede kararlaştırılan bedelin altında hesaplanması suretiyle satışının yapıldığı anlaşıldığı, yine kayıtlarda belirlenen oda tipi ve fiyatları gözetilerek davacı şirketin bu noktada zararının mevcut olduğu, bunun yanında incelenen belgelere tetkikinde kayıt dışı olarak yapılan oda satışı 58 adet olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin bu yönden de zararının oluştuğu, diğer yandan davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının başka acenteler üzerinden satış yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini ifade etmiş olmakla bu yönde dosyaya sunulan bir belgenin görülmediği,Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı şirketin kayıtlarında göre rapor içeriğinde detayı açıklandığı üzere oda tipi ve sözleşme bazlı yapılan analiz ve tespit, değerlendirmede sözleşmede yer alan 3.600.000,00 TL garantili satış kotasını doldurmak ve düşük fiyattan fazla satış yapmak suretiyle toplamda 2.574.654,50 TL, kayıt dışı konaklamalar uyarınca 317.780,00 TL olmak üzere davacının toplamda 2.892.434,50 TL zararının olabileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. 5-Aynı heyete Turizm ve Otelcilik bilirkişisi ... eklenerek, bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2024 01/03/2024 tarihli ek raporda kök rapordaki mali tespitler yinelenerek; "3.1.Taraf İtirazları Bakımından Mali Yönden Değerlendirme;...Bu minvalde kök rapordan sonra dosyaya davalı tarafça yeni bir mali veri ibraz edilmediğinden kök raporda mali görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte bir husus görülmemiştir.... Mahkemenize aittir."...3.2 Sektörel Yönden İncelemeler; Dava dosyası incelendiğinde,Dava konusu otelin o günkü toplam oda sayısını bilmemekle birlikte aynı otelin web sitelerindeki bilgilerinden yararlanarak yaklaşık 200 odalı bir otel olduğu anlaşılmıştır. 200 odaya sahip otelin sözleşmede belirtilen sezonlardaki gece sayısına göre hesaplayarak toplam oda arzının 36.600 oda/gece olduğu, bu arzın 10.465 oda/gece satışının sözleşme ile acentaya verildiği görülmektedir. Sözleşmede tek satıcılık yetkisinin verildiği otel odalarının haricinde kalan odaların satışının nasıl yapılacağı konusunda satış yapılacak kanallar olan tüm acenta ve son tüketicilere satış yapma yetkisinin Davalıya ait olduğu sadece grup rezervasyonları ve yurtdışı satış kanallarının satışının otele bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır.Bazı satış yöntemleri konusu açıklanmaya ihtiyaç duymaktadır. Örneğin oteli telefonla arayan müşterilerin karşısına otel yetkilisi mi acenta yetkilisi mi çıkmaktadır? E-mailler kime ulaşmaktadır. Bu satışların takibi nasıl yapılmaktadır.Otelde tek satıcılık yetkisi verildikten sonra otelde sadece tek satıcının müşterisi olması beklenmelidir. Ancak sözleşmenin alt maddelerinde 5.12 ve 5.19 farklı kanallardan müşteri alınabileceği fiyatlarının daha yüksek olması gerekliliği belirtilmekte, ... müşterileri ve medglobal odaları gibi kelimeler, Otelde ... başka kanallardan müşteri kabul edilebileceği imajı bulunmaktadır. Sonuç olarak sözleşmenin tam kapsamı ve sürecin yönetilme şekli sözleşmede detaylı olarak anlaşılmamakta ve sözleşmede çelişkiler yaratmaktadır.Önceki bilirkişiye cevap dilekçelerinde, oda kontenjan sayısı net olarak anlaşılmadığı konusunda itirazlar bulunmaktaydı.Otelin 200 oda olduğu düşünülürse 183 günlük periyotta toplam geceleme sayısı 183 gece x 200 Oda= 36.600 oda/gece olacaktır. Sözleşmede tek yetkililik kavramının otelin satış ve pazarlamasının devri olarak değerlendirildiği görülmektedir. Ancak toplam 36.600 oda/gece arzı olan bir otelin %50 nin altında bir garanti ile tek satıcılık yetkisinin verilmesinin sakınca yaratmasının kaçınılmaz olacağı bir gerçektir.Sözleşmenin 5.4 maddesinde "Otel iş bu sözleşme süresi içerisinde başka hiçbir kurum, kuruluş yada kişiye bu sözleşmede med ... sağlanan hak ve yetkileri yada daha az kapsamı yada daha genişini vermeyeceğini aksi halde kendisine 500.000 TL kadar cezai şart ödeyeceğini kabul ve taahhür eder" denmektedir. Otel belirtilen sezon içinde sadece tarihlere göre belli sayıda kontenjan anlaşması yapmış ve aldığı odaların ön ödemesini peşin olarak ödemesi öngörülmüştür. Davada otel odalarının dolmadığını %50'nin altında bir dolulukla otelin gelir-gider dengesinin oluşmayacağı ve verilen hizmet kalitesinin yeterli olmayacağı aşikardır.Bu dengesizliğin giderilmesi için işbirliği içerisinde hareket edilmesi gerekirken, başka acentalarada fiyat vererek pazarı bölmek farklı fiyatlarla pazarda dengesizlik yaratmak yapılmaması gereken bir satış stratejisi olduğu kanaatindeyim. Sözleşmenin yukarıda bahsedilen sebepler nedeniyle işlemsel anlamda doğru olmadığı kanaati taşımaktayım...4) SONUÇ :....a)Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesi kapsamında davalı şirketin fazladan satışını yaptığı 610 adet odanın satış bedeli olan 1.080.000,00 TLnin davacı şirkete ödenmediği ve davalı yanın akdedilen sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiği iddiası ile şimdilik 610 oda için 50.000,00 TL ile yoksun kalınan kar davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı haksız fesihten kaynaklı yoksun kalınan kar için şimdilik 10.000,00 TLnin davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, b)Davacının 2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, c)Sayın Mahkemenizin 23.09.2022 tarihli Duruşma Tutanağında; Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiği, iş bu yetkiye istinaden tarafımdan davalı yan vekiline mail atılarak davalı şirkete ait ticari defter, belgelerin hazırlanması gerektiği yönden bilgi verilmesi akabinde davalı taraf ilgili maile 02.11.2020 tarihinde "... bey, firmanın avukatlığını artık tarafımızdan yapılmadığından irfan bey yardımcı olacaktır." şeklinde cevap vermiş olup rapor tarihine kadar davalı yan vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair bilgi verilmediğinden ve talep edilen verilerin tarafıma gönderilmediğinden davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı,d)Taraflar arasında 2014 tarihinde Tek Satıcılık Sözleşmesi akdedildiği,e)Taraflar arasında akdedilen Tek Satıcılık Sözleşmesi kapsamında davalı yana verilecek oda sayısı 520 adet olarak kararlaştırıldığı, söze konu 520 oda için garantili satış 3.600.000 TL olup ilave satışlar için davalı... Şti tarafından avans çeki ödemesi olarak 900.000 TL vadeli çek düzenlendiği, f)Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve turizm defteri göz önüne alındığı takdirde görüleceği üzere taraflar arası sözleşmede taahhüt edilen 10.465 oda olmasına rağmen toplamda 1.189 oda satışı yapıldığı, davacı tarafça buna istinaden davalı ... Şti. firmasının sözleşmede belirtilen oda kotalarını doldurması sebebi ile fazladan oda isteme hakkı bulunmadığından fazladan oda taleplerine yönelik davacı tarafından stop sale (Otelin acenteye belirtilen tarihlerde otel odalarını satma demesi) çekildiği, gelinen durumda davacı yanın incelenen kayıtlarına göre, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında belirlenen oda sayısının haricinde davalı tarafından fazladan otel odası satışı yapıldığı ve ayrıca sözleşmede belirtilen 9 periyod için tanımlanan barem fiyatları (oda satış fiyatı) sözleşme gereği taraflar arasında kararlaştırılan fiyatların altında hesaplanarak sözleşmeye aykırılık durumunun oluşmuş olabileceği bu hususta Hukuki Takdirin Mahkemenize ait olacağı, g) Taraflar arasında akdedilen Tek Satıcılık Sözleşmesi kapsamında davalı yana verilecek oda sayısı 10.465 adet olarak kararlaştırıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtları ile misafir portfolyoları ve konaklama bedellerine ilişkin Turizm defterinin de incelenmesinde, 9 farklı periyot içerisinde toplamda 1.189 adet oda satışı gerçekleştirildiği, kayıtlara göre fazladan 755 adet oda fiyatlarının sözleşmede kararlaştırılan bedelin altında hesaplanması suretiyle satışının yapıldığı anlaşıldığı, yine kayıtlarda belirlenen oda tipi ve fiyatları gözetilerek davacı şirketin bu noktada zararının mevcut olduğu, bunun yanında incelenen belgelere tetkikinde kayıt dışı olarak yapılan oda satışı 58 adet olduğu anlaşıldığı, davacı şirketin bu yönden de zararının oluştuğu, diğer yandan davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının başka acenteler üzerinden satış yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini ifade etmiş olmakla bu yönde dosyaya sunulan bir belgenin görülmediği, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı şirketin kayıtlarında göre rapor içeriğinde detayı açıklandığı üzere oda tipi ve sözleşme bazlı yapılan analiz ve tespit, değerlendirmede sözleşmede yer alan 3.600.000,00 TL garantili satış kotasını doldurmak ve düşük fiyattan fazla satış yapmak suretiyle toplamda 2.574.654,50 TL, kayıt dışı konaklamalar uyarınca 317.780,00 TL olmak üzere davacının toplamda 2.892.434,50 TL zararının olabileceği,h)Sektörel olarak incelemeye göre; Sözleşmenin geçerli olması ve şartların uygulanması halinde Davalının ödemesi gereken rakam 10.465 oda/gece karşılığı 4.587.950 TL olması gerektiği, bu rakam üzerinden muhasebesel olarak satılan oda karşılığı fatura tutarı olan 1.749.630,92 TL düşüldükten sonra kalan 2.838.919,10 TL miktarın davalıdan tahsilinin davanın sonucuna göre katkı sağlayacağı,Diğer yandan davacının başka acentalara daha uygun şartlarda sözleşme yaptığı dosya içeriğindeki belgelere göre ispat edilmediği, delillerle ispatlanması halinde ise sözleşmenin 5.4.maddesi uyarınca 500.000,00 TL'lik cezai yaptırımın 4.587.950,00 TL'den rakamdan düşülmesi, kalan 4.087.950,00 TL rakam üzerinden muhasebesel olarak satılan oda karşılığı kesilen fatura toplam tutarı olan 1.749.630,92 TL'den düşüldükten sonra kalan 2.338.319,10 TL miktarın davalıdan tahsilinin davanın sonucuna katkı sağlayacağı" belirtilmiştir.İstinaf sebeplerinin incelenmesi;Dava dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme uyarınca talep edilen oda sayısı ile davalı tarafından satışı yapılan ve konaklanan oda sayısı arasında 610 adet fark bulunduğu, davalının taraflar arasında yapılan sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle fazladan 610 odanın satışını yapması sebebiyle 1.080.000,00 TL borcu bulunduğu, ön ödeme tutarının üzerinde kalan satış bedellerinin 2014 yılı içerisinde ödeneceği garanti edilmiş olmasına rağmen davalı şirketin satışını gerçekleştirmiş olduğu 610 adet odanın bedeli olan 1.080.000,00 TL'nin ödemediği iddiasıyla şimdilik 50.000,00 TL, davalının sözleşmeyi fesih şartlarına uymadan süresinden önce feshetmiş olması nedeniyle kar kaybı olarak şimdilik 10.000,00 TL talep edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca 9 ayrı periyot ve her bir periyotta davalı tarafça satılacak oda sayısı ile odaların özelliklerine göre fiyatlar belirlenerek, bu bağlamda;1.periyot 23/04/2014-11/05/2014 tarihleri arası 18 gün için 25 oda, 2.periyot 12/05/2014-08/06/2014 tarihleri arası 27 gün için 40 oda,3.periyot 09/06/2014-29/06/2014 tarihleri arası 20 gün için 80 oda, 4.periyot 30/06/2014-27/07/2014 tarihleri arası 27 gün için 70 oda, 5.periyot 28/07/2014-23/08/2014 tarihleri arası 26 gün için 85 oda, 6.periyot 24/08/2014-06/09/2014 tarihleri arası 13 gün için 85 oda, 7.periyot 07/09/2014-04/10/2014 tarihleri arası 27 gün için 45 oda, 8.periyot 05/10/2014-14/10/2014 tarihleri arası 9 gün için 75 oda, 9.periyot 15/10/2014-31/10/2014 tarihleri arası 16 gün için 15 oda,Şeklinde kararlaştırılmıştır.1-Davacının ilk talebi fazladan satışı yapılan ve bedeli ödenmeyen odalara ilişkindir;Davacı taraf; sözleşmeyle belirlenen oda sayısının 610 adet üzerinde oda satışı yaptığını ileri sürmekte, ancak satılacak oda sayısına ilişkin net bir beyan sunmamaktadır. Davalı taraf ise; satılacak oda sayısının periyotlarda belirtilen oda sayıları toplamı olan 520 oda olmadığını, her bir periyotta gösterilen oda sayısının tek gün için belirlenen oda sayısı olduğunu yani 1.periyotta oda sayısının 18x25 = 450 oda olduğunu, her odada 2 kişinin kalacağı varsayımıyla 450x2 = 900 kişiye tekabül ettiğini, diğer periyotlarda da aynı şekilde hesaplama yapılması gerektiğini savunmaktadır.Mahkemece öncelikle, davacı tarafından fazladan 610 oda satışı yapıldığı yönündeki iddianın hangi gerekçelere dayandığının, bu sayıya nasıl ulaşıldığının, her bir periyot yönünden satılması gereken ve satılan oda sayılarının tablo halinde gösterilerek açıklattırılması gerekmektedir.Ayrıca ıslah dilekçesinde "...Neticeten dava dilekçesi içerisinde kısmi olarak belirtilen ve 60.000 TL üzerinden harçlandırılan sözleşmeye aykırılık neticesinde uğranılan ticari zararlara yönelik tazminat taleplerimizin 2.778.319,10 TL artırılmak suretiyle toplamda 2.838.319,10 TL olacak şekilde davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini talep etmekteyiz..." beyanı ile ıslah etmiş ise de, dava dilekçesinde iki ayrı talep kalemi olduğundan, ıslah edilen tutarın fazladan satışı yapılan ve bedeli ödenmeyen odalara ilişkin mi olduğu, kar kaybına ilişkin mi yoksa her ikisini de mi kapsadığı açıklattırılarak, her ikisi yönünden de miktar ıslah edilmiş ise de ayrı ayrı ıslah tutarlarının bildirilmesi istenilmelidir. Mahkemece alınan kök raporda; davacının sözleşme gereği satması gereken oda sayısının 520 olduğu buna rağmen 1189 oda satışı yaptığı belirtilmiştir.Ek raporda ise sektörel tespit kısmında herhangi bir açıklamaya yer verilmeden 10465 oda/gece olduğu belirtilmiş, bedelin hesaplama tekniği açısından bir açıklama yapılmamış, sonuç kısmının "e" bendinde oda sayısının 520 adet olarak kararlaştırıldığı belirtilmiş, "f" ve "g" bendinde bu kez 10465 oda/gece olarak belirtilmiştir. Hesaplamanın ise kök rapordaki verilere göre yani 520 adet oda baz alınarak yapıldığı, raporun kendi içerisinde çelişkili olduğu anlaşılmıştır.Davacının iddiası 610 adet fazla oda satışı yapılarak satış bedellerinin ödenmediği yönünde olduğuna göre; her bir periyotta satılması gereken oda sayısı belirlenerek, satılan oda sayısıyla karşılaştırılması ve fazladan satılan oda olup olmadığının varsa sayısının belirlenmesi, davalı tarafından yapılan ödemeler nazara alınarak, ödenmeyen tutar varsa tespit edilmesi gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında alınan rapor hükme elverişli değildir.Yukarıda yer verildiği üzere taraflar arasında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında görülen davada alınan bilirkişi raporları ile işbu dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Nitekim Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 Esas sayılı dosyasında yeni bir heyetten rapor alınmasına dair ara karar oluşturulmuştur. Ancak dosyanın yapılan incelemesinde Dairemizce istinaf incelemesi yapıldığı tarihte henüz bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Anılan dosya kapsamında alınacak bilirkişi raporunun da işbu dosya kapsamına alınması ve yeni bir bilirkişi heyetinden söz konusu raporlar da incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle davacının işbu dosya kapsamındaki talepleri nazara alınarak rapor düzenlenmesi talep edilmelidir. 2-Davacının 2.talebi kar kaybına ilişkindir;Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak davacı, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmelidir. Bu hususa, HMK'nın 194 üncü maddesinde (vakıaları) somutlaştırma yükü denilmektedir. Bir davada ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu şekilde somutlaştırma yükü yerine getirileceği gibi davalı da bu vakıalara göre savunmasını yapacaktır.Dayanılan bu vakıalara uygulanacak hukuki sebepler de HMK'nın 119/1-g bendinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Ancak hukuki sebepler dava dilekçesinin zorunlu olmayan unsurları arasındadır. Çünkü, Türk hukukunu resen uygulamakla görevli olan hakim (HMK m. 33) için dava dilekçesinde gösterilen hukuki sebepler bağlayıcı değildir. Buna karşılık, hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK m. 25). Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir.Bu vakıalar davanın sınırını çizmekte ve hakim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir. Davanın hukuki niteliği de bu vakıalara göre belirlenmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/02/2021 tarihli ve 2017/1-1216 E. 2021/60 K. sayılı kararı).Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan "taleple bağlılık ilkesi" 6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.HMK'nın "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/1. maddesinin c bendinde hükmün; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiş, 297/2 maddesinde ise "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi" gerektiği ifade edilmiştir.Mahkeme kararında "...3.600.000,00 TL garantili satış kotasını doldurmak ve düşük fiyattan fazla satış yapmak suretiyle toplamda 2.574.654,50 TL, kayıt dışı konaklamalar uyarınca 317.780,00 TL olmak üzere davacının toplamda 2.892.434,50 TL zararının doğduğu açık olup, sektörel olarak incelemeye göre ise sözleşmenin geçerli olması ve şartların uygulanması halinde davalının ödemesi gereken rakamın 10.465 oda/gece karşılığı 4.587.950,00 TL olması gerektiği, bu rakam üzerinden muhasebesel olarak satılan oda karşılığı fatura tutarı olan 1.749.630,92 TL'nin düşüldükten sonra davacının bakiye zararının 2.838.319,10 TL olduğu, bu zararın sonuç olarak davalının kayıt dışı satışı nedeniyle davacının uğradığı kar mahrumiyeti zararın olan 317.780,00-TL tespit edilen bakiye zarardan mahsubu sonrası (2.838.319,10-TL - 317.780,00-TL =) 2.520.539,10-TL zararının fazladan yapılan oda satışından kaynaklandığı anlaşıldığından, davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmaması, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının zarara uğradığı toplanan delillerle sabit olduğu..." gerekçesine yer verilmiş ise de davacının kar mahrumiyeti talebi sözleşmenin süresinden önce ve fesih şartlarına uyulmadan feshi nedeniyle mahrum kalınan kar tutarıdır.Yani davacının kayıt dışı satış nedeniyle kar kaybı talebi bulunmamaktadır. Bu kapsamda incelenmesi gereken husus sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, sözleşme haksız olarak feshedilmiş ise kalan sözleşme süresi nedeniyle davacının kar kaybının oluşup oluşmadığıdır.Oysa mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. İstinaf kanun yolunda asıl olan denetim olup, yargılamada hükmün ilk derece mahkemesince verilmesi esastır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.6 maddesinde belirtildiği üzere ve yukarıda sebepleri açıklandığı şekilde "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hali somut dosya yönünden gerçekleşmiştir.Ayrıca davalı taraf cevap dilekçesinde, sözleşme ile kendisine tek satıcılık yetkisi tanınmasına rağmen davacının farklı seyahat acentelerine, müvekkilinden daha uygun fiyatlarla satış garantisi verdiğini ileri sürerek bir kısım ekran görüntülerini ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunda davalının söz konusu iddialarını ispatlayamadığı belirtilmiş ise de, ileri sürülen hususlara ilişkin bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu savunmanın ve sözleşmeye aykırı davranıldığına dair sair savunmaların da sunulan deliller uyarınca sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı çerçevesinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece sözleşme ve eklerinin okunaklı suretlerinin işbu dosyaya ibrazının sağlanması, davacı tarafa yukarıda belirtilen hususlarda açıklama yaptırılması, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında düzenlenecek bilirkişi raporunun bir örneğinin işbu dosya kapsamına alınması, turizm ve otel sektöründe dava konusu sözleşme konusunda uzman bilirkişiler ile mali bilirkişinin de aralarında olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, dava dilekçesindeki talep kalemleri nazara alınmak ve davalı itirazları da incelenmek, dosya kapsamında alınan ve Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/123 E. sayılı dosyasında düzenlenen raporlar değerlendirilmek suretiyle, hükme elverişli bilirkişi heyet raporu alınması ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu gerekçeler doğrultusunda kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/308 E. 2024/756 K. Sayılı 21/11/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/06/2025