Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/384 E. 2025/3416 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/384
- Karar No
- 2025/3416
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/107 E., 2016/285 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin, toplu iş sözleşmelerinden doğan ücret ve ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan ilave tediye alacağı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve izin ücretlerinin toplu iş sözleşmelerine uygun şekilde hesaplanmadığını ve ödenmediğini ileri sürerek öncelikle toplu iş sözleşmeleri uyarınca ödenmesi gerekli yevmiyenin belirlenerek kıdem zammı, fark ücret, ikramiye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, yemek yardımı, giyim ve koruyucu eşya yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, sorumluluk zammı, 1 Mayıs ödemesi, birleştirilmiş sosyal yardımlar, iş barışı, asgari geçim indirimi, asgari ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uygulanması talep edilen faiz oranının kabul edilemeyeceğini, müvekkili İdarenin temerrüde düşürülmediğini, uyuşmazlık konusu yapılan alacaklarının çoğunun ödendiğini, kalan bakiyelerin ödenmesi için kredi başvurusunda bulunulduğunu ve kredinin onaylanması hâlinde ödeneceğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 1991 yılından itibaren çalışmaya başladığı, 1993 tarihinden itibaren sendikalı işçi olarak çalıştığı, çeşitli sendikalar ile toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı, davacının davalı işveren yanında çalışmış olduğu 23.03.1993-12.03.2013 tarihleri arası dönemlere ilişkin imzalanan toplu iş sözleşmeleri gereğince hak ettiği bir kısım alacakların davalı tarafça ödenmediğinin anlaşıldığı, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve denetime elverişli bulunarak itibar edilip hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini ve dikkate alınmadığını, 2. Müvekkili Belediye tarafından 2004-2013 yılları arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde 2 adet ek protokol imzalandığını, bilirkişinin hesaplamış olduğu ücret tabloları incelendiğinde ek protokollerin gözden kaçırıldığının anlaşıldığını, açıklamalarına dayanak evrakların mezkur bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulduğunu ancak dikkate alınmadığını, 3. Hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak fark ücret alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava dilekçesinde somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği ve davacının talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 194. maddesinde, somutlaştırma yükü düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrası uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaları, ispata elverişli bir şekilde somutlaştırmakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde, maddenin ihdas amacının, uygulamada genel geçer ifadelerle somut vakıalara dayanmadan davaların açılıp yürütülmesinin önüne geçmek olduğu belirtilmiştir. Gerekçenin devamında, "Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi sözkonusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanacaktır." şeklindeki ifadelere yer verilerek somutlaştırma yükünün anlam ve önemi vurgulanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, davacının bir kısım işçilik alacaklarının, toplu iş sözleşmelerine uygun şekilde hesaplanmadığı ve ödenmediği ileri sürülerek yevmiyesinin toplu iş sözleşmelerine uygun şekilde belirlenmesi, varsa işverence yapılmış ödemeler mahsup edilmek suretiyle dava konusu alacakların hüküm altına alınması talep edilmiştir. Dava dilekçesi, soyut ve genel anlatımlar içermektedir. Hangi toplu iş sözleşmesine dayanıldığı, ödenmeyen unsurların neler olduğu belirtilmemiştir. Davacının yevmiyesinin ne suretle eksik belirlendiği, işçilik alacaklarının hesaplanmasında ve ödenmesindeki toplu iş sözleşmelerine aykırılıkların neler olduğu ile ilgili maddi olgular ve olaylar hakkında bir açıklama yapılmamış, davanın dayandırıldığı vakıalar açık ve somut olarak ortaya konulmamıştır. Buna göre dava dilekçesinde, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşıldığından davacıya dava dilekçesinin açıklattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Diğer taraftan, 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında olan yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi ile ilgili olarak 01.07.2011 imza tarihli ve “Toplu iş sözleşmesi ek protokolü” başlıklı protokol düzenlenmiş ve her iki taraf temsilcisi de protokolü imzalamıştır. Bu protokol doğrultusunda aynı dönem (01.01.2011-31.12.2011) için düzenlenen yeni toplu iş sözleşmesi metni de yine her iki taraf temsilcisi tarafından imzalanmıştır. Buna göre 01.07.2011 tarihinden sonra sözü edilen protokol ile değiştirilen hükümlerin dikkate alınması gerektiği ve değiştirilen hükümlerin 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği de göz ardı edilmemelidir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.