Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/11998 E. 2023/324 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/11998
Karar No
2023/324
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1 KARAR NO: 2024/88 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2023 DOSYA NUMARASI : 2023/327 D. İş - 2023/324 Karar TALEP: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 25/01/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; borçlu ... Ticaret Limited Şirketinin müvekkiline 09.10.2023 tarihli ... numaralı 215.937,67-TL bedelli, 09.10.2023 tarihli ... numaralı 63.039.367,74-TL bedelli, 03.10.2023 tarihli ... numaralı 1.327.259,24 TL bedelli, 02.10.2023 tarihli ... numaralı 47.074.265,10 TL bedelli iade faturaları nedeniyle 67.956.748,73-TL borçlu olduğunu, faturalara konu borcun vadesinin geçmiş olmasına rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu tarafa İstanbul ... Noterliğinden gönderilen 17.10.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile "yukarıda ayrıntısı zikredilen iade faturalar uyarınca müvekkile 67.956.748,73-TL borçlu olduğu, söz konusu tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkile ait ihtarnamede ayrıntılı bilgisi verilen banka hesabına nakden ve defaten ödenmesi, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde müvekkilin alacağının tahsili için yasal yollara müracaat edileceği" ihtar edildiğini, ihtarnamenin borçlu tarafa 19.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının rehin, ipotek vb.ile herhangi bir teminat altına alınmadığını, borçlunun üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek suretiyle mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığının bulunduğunu, bu nedenlerle borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, bankalarda bulunan tüm mevduatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi takdirde ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin borçluya yükletilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/10/2023 tarih ve 2023/327 D. İş - 2023/324 Karar sayılı kararı ile; " İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları gösterilmiştir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur. Alacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz isteyen vekili alacağına teminen İİK'nın 257 vd maddeleri uyarınca, karşı taraf yönünden ihtiyati haciz talep etmiş ise de borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları için ihtiyati haciz kararı verebilmek için hakimin somut sebepler göstermesi ve ihtiyati haciz kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirilmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gereklidir. Talep eden vekili tarafından 09.10.2023 tarihli ... numaralı 215.937,67 TL bedelli, 09.10.2023 tarihli ... numaralı 63.039.367,74-TL bedelli, 03.10.2023 tarihli ... numaralı 1.327.259,24 TL bedelli, 02.10.2023 tarihli ... numaralı 47.074.265,10 TL bedelli iade faturaları, İstanbul .... Noterliği 17/10/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye dayalı alacağın tahsili için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ancak fatura, tek taraflı bir belge olup, tek başına bir alacağın varlığını ve bunun ödenmediğini göstermez. Fatura ile birlikte faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin sunulduğunun da yaklaşık ispat ölçüsünde ispatı gerekir. Bu husus İİK 258/1 maddesinde "alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafından, alacağın varlığına kanaat uyandıracak şekilde İİK'nın 258.maddesi gereğince ispata yarar delil ve belgeler sunulmadığından, alacağın varlığı ve miktarına ilişkin iddialar, toplanan deliller üzerinden teknik ve mali incelemeler neticesinde belirleneceğinden, bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsü sağlanamadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşı taraf/borçlu aleyhine ihtiyati haciz talep etmiş olduklarını, taleplerinin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/327 D. İş dosyası nezdinde incelenmiş olup Mahkemenin 31/10/2023 tarih ve 2023/324 K. sayılı kararıyla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğunu, mezkur kararın 07.11.2023 tarihinde kendilerine elektronik olarak tebliğ edilmiş olup ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen bu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hâsıl olduğunu, şöyle ki; Karşı taraf/borçlunun müvekkile 67.956.748,73-TL borçlu durumda olduğu ve söz konusu borcun vadesinin geçmiş olduğu hususunun dava dosyasına sunmuş oldukları faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname ile sabit olduğunu, Dava dilekçeleri ve istinaf başvuru dilekçeleri ekinde ibraz ettikleri faturalardan görüleceği üzere; borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkile; - 09.10.2023 tarihli ... numaralı 215.937,67 TL bedelli - 09.10.2023 tarihli ... numaralı 63.039.367,74-TL bedelli - 03.10.2023 tarihli ... numaralı 1.327.259,24 TL bedelli - 02.10.2023 tarihli ... numaralı 47.074.265,10 TL bedelli iade faturalar uyarınca 67.956.748,73-TL borçlu durumda olduklarını, faturalara konu borcun vadesi geçmiş olmasına rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bunun üzerine borçlu yana İstanbul ... Noterliği' nden gönderilen 17.10.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile "yukarıda ayrıntısı zikredilen iade faturalar uyarınca müvekkile 67.956.748,73-TL borçlu olduğu, söz konusu tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkile ait ihtarnamede ayrıntılı bilgisi verilen banka hesabına nakden ve defaten ödenmesi, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde müvekkilin alacağının tahsili için yasal yollara müracaat edileceği" hususunun ihtar edildiğini, işbu ihtarnamenin borçlu yana 19.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, ancak borçlu tarafından ihtarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bu kapsamda karşı taraf borçlunun vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkil şirkete ödenmemiş olan borcunu gösterir ..., ..., ..., ... numaralı faturaların dava dilekçesi ve işbu dilekçe ekinde dosya kapsamına sunulmuş olup ekte yer alan faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname kapsamında karşı taraf/ borçlunun müvekkile 67.956.748,73-TL borçlu olduğu, söz konusu borcun muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düştüğü hususlarının açık olduğunu, müvekkilin işbu faturalara dayalı olan alacağının rehin, ipotek vb ile herhangi bir teminat altına alınmadığını, haricen edinilen bilgiye göre borçlunun üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek sureti ile mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığı mevcut olduğunu, Bu kapsamda karşı taraf/ borçlunun müvekkile borçlu olduğu ve söz konusu borcun vadesinin geçmiş olduğu hususlarının dava dosyasına sunmuş oldukları faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname ile sabit olduğu halde yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Öte yandan dilekçeleri ekinde sunulan borçlu ... Ticaret Limited Şirketi ile müvekkil arasındaki alacak-borç ilişkisini gösterir cari hesap ekstresi ile ekstrede görünen faturalara ait tasdik belgelerinin dilekçeleri ekinde sunulmakta olduğunu, (Ek-1: Cari hesap ekstresi ve ekstrede yer alan faturaları kapsayan aylara ait tasdik belgeleri) Tüm bu belgelerden açıkça görüleceği üzere müvekkilin borçludan, ihtiyati haciz talebine konu edilen 67.956.748,73-TL tutarında alacaklı olduğunu, buna rağmen ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.05.2015 Tarih, 2014/19730 Esas ve 2015/7448 Karar sayılı İlamında; “İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu alacağın varlığının yargılamaya tabi olduğunu, ihtiyati haczin dayanağı faturaların borcu yansıtmadığını, bu faturalara dayanarak İİK'nın 258. maddesi anlamında alacağın varlığına kanaat getirmenin mümkün olmadığını, yasal süresi içinde iade faturası düzenlenen 34.135,67 TL için ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen ve karşı tarafa keşide edilen ihtarnamede fatura bedellerinin şişirilmiş olması sebebiyle düzeltilmesinin talep edildiğini ve 27.091,21 TL nin kabul edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın kendilerinden satın aldıkları faturalara dayalı patlayıcı maddeleri sarf tutanakları ile de sabit olduğu üzere kullandıklarını ve patlatmaları jandarma eşliğinde yaptıklarını, taraflar arasında patlayıcı madde satışına ilişkin 23.12.2013 tarihli sözleşme ve teklif protokolü bulunduğunu ileri sürerek itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İİK'nın 258. maddesi hükmü uyarınca alacaklı tarafından alacak ve haciz sebepleri hakkında yeterli delil sunulmuş olduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihitiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA…” şeklinde karar verilmiş olduğunu, İİK’nun 257. maddesi gereğince vadesi gelen bir para alacağı için alacaklının ihtiyati haciz talep etme hakkı bulunmakta olup İİK’nın 258. maddesi kapsamında ise ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmadığını, dosyaya sunulan faturalar ile müvekkilin alacağının varlığı ve muaccel olduğu hususunun sabit olup söz konusu faturaların yakın ispat kuralları yönünden yeterli olduğunu, Yargıtay kararları kapsamında vadesi gelen bir para alacağı için ihtiyati haciz talep edilebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmadığı ve bu kapsamda "sadece faturalara dayanılarak ihtiyati haciz kararı istenemeyeceği, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve talebin dayanağı olan belgenin İİK’nun 68/I maddesindeki belgelerden olmaması" gibi nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilemeyeceği hususlarının açık bir şekilde ifade edildiğini, Bu kapsamda karşı taraf/ borçlunun müvekkile olan 67.956.748,73-TL borcunun vadesi geçmesine rağmen halihazırda borçlu tarafından ödeme yapılmamış olduğundan müvekkilin vadesi gelen söz konusu para alacağı bakımından ihtiyati haciz talep edilebileceğinin açık olduğunu, yapılan ihtiyati haciz talebinde ise kesin bir ispata ihtiyaç olmayıp, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, dosya kapsamına sundukları faturalar ile de müvekkilin söz konusu alacağının ispat edilmiş durumda olduğunu, Benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 02.11.2015 Tarihli 2015/11998 E. 2015/11370 K. Sayılı kararında; " ...Dava, ardiye ücretinden kaynaklanan faturalı alacağa dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Davacı, noter aracılığıyla tebliğ edilen fatura ve konişmento ile alacağını yaklaşık olarak ispat etmiş sayılacağından İİK 257 ve devamı maddelerini gözönüne almak suretiyle ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verildiğini, Mezkur karar kapsamında faturaya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği ve fatura ile alacağın yaklaşık olarak ispat edilmiş sayılacağı ve bu durumda ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiği hususlarının açık bir şekilde ifade edildiğini, fatura ile birlikte faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin sunulduğunun da yaklaşık ispat ölçüsünde ispatının gerektiğine ilişkin hiçbir ifade bulunmadığını, Bu hali ile yerel mahkemece alacağın varlığına kanaat uyandıracak şekilde İİK' nın 258. maddesi gereğince ispata yarar delil ve belgeler sunulmadığından bahisle bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsü sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ve talep edildiğini, İİK' nın 264. maddesi karşısında, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektireceğini, bu kapsamda yerel mahkeme tarafından alacağın varlığı ve miktarı teknik ve mali incelemeler neticesinde belirleneceğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarında da ifade edildiği üzere İİK’nun 264. maddesi karşısında, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektirebileceği dikkate alındığında yerel mahkeme tarafından "alacağın varlığı ve miktarına ilişkin iddialar, toplanan deliller üzerinden teknik ve mali incelemeler neticesinde belirleneceği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup yerel mahkeme tarafından verilen bu ret kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ve talep edildiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen takdir edilecek nedenlerle; - İstinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/327 D. İş- 2023/324 K. sayılı kararının kaldırılmasına, - İhtiyati haciz taleplerinin kabulü ile öncelikle teminatsız, aksi kanaat halinde ise uygun görülecek teminat mukabilinde alacağa yeter miktarda, borçlunun tüm menkul ve gayrimenkul malları ile bankalarda bulunan tüm mevduatları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları başta olmak üzere haczi kabil tüm malvarlığı değerleri üzerine ihtiyaten haczine ve menkullerin muhafaza altına alınmasına, - Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; talebe konu iade faturalarına dayanan alacağın muaccel olmasına rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 257/2 fıkrası; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut talepte; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı tarafa gönderilen ihtarnamede karşı tarafa yapılan ödemeler karşılığında ürün teslimi yapılmadığını ve bu sebeple talebe konu iade faturalarının düzenlendiği belirtilmiş, iade fatura bedellerinin muaccel olmasına rağmen karşı taraf tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilişkin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi ile somut talepte olduğu gibi iade faturası düzenlenmesi halinde dayanaklarının da faturayı düzenleyen tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından sunulan ve kendisi tarafından düzenlenen faturalar ve istinaf aşamasında sunulan cari hesap dökümü ve e-defter beratları karşı tarafa ödeme yapıldığına, ödemenin hangi amaçla yapıldığına, ödemenin mal teslimi karşılığında yapıldığına ve karşılığında mal teslim edilmediğine, alacaklı olduğuna, alacak miktarına ve alacağın muaccel olduğuna ilişkin bu aşamada tek başına yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak belge ve delil niteliğinde değildir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, ihtiyati haciz talep eden vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/11998, K. 2023/324, T. 02.11.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-11998-e-2023-324-k-7ec60f50c895