Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/1068 E. 2020/170 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/1068
Karar No
2020/170
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1721 KARAR NO: 2023/1825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13.02.2020 NUMARASI: 2015/1068 E. - 2020/170 K. BİRLEŞEN İSTANBUL 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/350 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından davalı ... aleyhine, taraflar arasında akdedilen 24.02.2015 tarihli sözleşme dayanak yapılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyada 130.000,00 TL'lik ilamsız icra takibi yapıldığını, davacının bu takipte yetki ve borca itiraz etmesi üzerine, takibin itiraz doğrultusunda İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya üzerinden devam ettirildiğini, ancak buradan gönderilen ödeme emrine de , davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibin bu nedenle durdurulduğunu, müvekkili davacı ile davalı ... arasında 24.02.2014 tarihli şirket hisseleri Devir Mutabakat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 1. maddesi gereğince davalının, devreden sıfatı ile ortağı ve yetkilisi olduğu ...San. Tic. Ltd. Şti.'deki şirket hisselerinin tamamını, şirketin tüm varlığını, fikri ve sınai haklarını, markasını ve benzeri tüm aktifini ve şirket bünyesindeki portföydeki bütün haklarını ve her türlü ve her şekildeki sözleşme haklarını, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilmiş ... merkezi adı altında birleşme hakkı aldığı ... ve ... müesseseleri ile 1 adet kadın doğum hastalıkları ve 1 adet İnfeksiyon Hastalıkları kadrosuna haiz ... Polikliğinin Uygunluk Belgeleri ni "devralan" sıfatı ile müvekkili davacıya veya yazılı olarak bildireceği diğer kişilere belirttiği oranlarda devretmeyi kabul ettiğini, sözleşmenin akdinden sonra, müvekkili davacıya, şirket muhasebe kayıtlarının elektronik posta ile gönderildiğini, yapılan incelemede ilk bakışta, giderilmesi gereken kira bedelinin Özel Maliyetler kalemi içinde gösterildiğini, şirketin hiçbir borcunun bulunmadığının taahhüt edilmesine rağmen, satıcıların şirkette 582.455,28 TL alacaklı göründüğünü, keza şirketin ödemesi gereken 120.666,61 TL senet borcunun bulunduğu, 850,50 TL SGK borcunun bulunduğunun görüldüğünü, davalının böylece, iş bu sözleşmede şirketin borçlu olmadığını gerçeğe aykırı olarak beyan ettiğini ve sözleşmeyi akdettiği gibi aynı zamanda 30.000,00 TL tutarında müvekkilden kaparo aldığını, müvekkilin tüm bu hususları davalıya şifahi olarak bildirdiğini ve devrin gerçekleşmesi için şirket borçlarını ödeyerek ve sözleşmedeki diğer taahhütlerini yerine getirmesi beklerken, davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından müvekkili davacıya Kadıköy ... Noterliğinin 13.03.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar tebliğ edildiğini, bu ihtarnamede davalının, şirket hisselerinin devri ile ilgili müvekkil ... ile 24.12.2014 tarihli Şirket Hisseleri Devir Mutabakat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile tüm şirket hisselerinin aktifleri ile birlikte transfer edileceğinin düzenlendiği ve sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girdiğini, ancak bu güne kadar devralma işlemine ilişkin herhangi bir işlemin nedensiz olarak yapılmadığını, bu nedenle zor durumda bırakıldığını, sözleşme uyarınca ihtarın tebliği tarihinden itibaren 3 iş günü içinde devralan sıfatı ile gerekli işlemin yapılması ve devir işleminin tamamlanmasının aksi halde sözleşmenin feshedilerek sözleşmeye aykırı davranışlardan ötürü 100.000,00 TL cezai şart bedeli olmak üzere, uğradığı/uğrayacağı her türlü mevcut ve müstakbel zararların faizi ile birlikte talep edeceğinin haksız olarak bildirildiğini, müvekkili tarafından davalı yana, Bakırköy ... Noterliği'nin 20.03. 2015 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin keşide edildiğini ve İhtarnamede belirtilen hususların ve taleplerin tamamının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine ve yasaya aykırı olduğu kadar, Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunun belirtildiğini, yukarıda özetlendiği şekilde, şirketin taahhüt edilen şekilde borçsuz bulunmadığı ve diğer sözleşmeye aykırı durumlar belirtilerek davalının şirketin gerçek ve fiili durumu düzelteceğini ve tüm şirket borçlarını ödeyerek, sözleşmeye uygun şekilde şirket hisselerini devredeceğini, bu aşamada şirket aktiflerini azaltmayacağını ve bu şirketi borçlandırıcı herhangi bir işlem tesis etmeyeceğini beyan ettiğini ve şirket hisselerini bu şekilde devredeceğini belirttiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak, bu işlemlerin yapılarak şirket hisselerinin devredilmesi için beklerken, belirtilen ihtarnameye muhatap olduğunu, keza ihtarnamenin tebliğinden sonra, Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde davacının yaptığı sorgulamada, davalı şirkette sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmesi gerekirken tam aksine, şirkette sermaye artışına gittiği, sözleşmenin akdinden sonra 27.03.2015 tarihinde yapılan bu işlemin 09.03.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmış olduğunu, şirket sermayesinin 830.000,00 TL'ye çıkarıldığını, yukarıda özetlenen tüm durumlar karşısında, müvekkilin halen iyi niyetle davalı şirket yetkilisinin 15 gün içinde sözleşmeye uygun şekilde gerçeğe aykırı beyan ve taahhütlerini düzeltmesi ve şirketin borçlarını ödeyerek devre uygun hale getirmesi için ihtarname ile 15 gün süre tanımasına rağmen, bu kez davalının müvekkil aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı 70.315,48 TL'lik ilamsız icra takibi yaptığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığı gibi, sözleşmeye aykırı davrananın davalı şirket yetkilisi olduğunu, bu nedenle anılan icra takibine müvekkilince itiraz edildiğini ve aynı zamanda borçlu olmadığının tespiti için İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/478 E, sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davanın hala derdest olduğunu, müvekkilin de davalının sözleşmeden sonra aldığı 30,000,00 TL kaparo için ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken 100.000,00 TL cezai şart için icra takibi yapmış ise de bu takibe itiraz edilmesi üzerine, işbu itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğunu, sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşme gereğince taahhütlerini yerine getirmediğini iddia ederek, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, bu nedenle de sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemiş olduğunu iddia ettiğini, ancak ne var ki müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı bir tutum ve davranışı olmadığı gibi birçok kere şirket hisselerinin devri için işlemlerin yapılmasını talep etmiş ise de davacı tarafın iyi niyetli davranmayarak devralma işlemlerini geciktirdiğini, hiçbir gerekçe olmaksızın şirketin devrini almadığını, tüm bunlara rağmen haksız ve mesnetsiz iddialarını dayanak göstererek davacı tarafın başlattığı, sözleşmedeki cezai şartı lehe kullanma çabalarıyla girişilen icra takibi sonucu gönderilen ödeme emrine itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, taraflar arasında 24.02.2014 tarihinde şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin devreden, devralan davacıya şirket hisselerinin tamamının devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davacı tarafın devralacağını iletmesine rağmen müvekkilini oyaladığını, çeşitli bahanelerle devir işlemine yanaşmadığını, davacı tarafın, önce müvekkiline ait şirketi almak istediğini beyan ederek teklifini sunduğunu ve müvekkilinin ... Hastanesi ile yapmış olduğu ön sözleşmeden vazgeçmesini sağladığını, akabinde ise davacının elinde bulunan başkaca bir tıp merkezi ruhsatının ... Hastanesine satışını gerçekleştirdiğini, müvekkile ait şirketin hisselerinin devrini de bu işlemden sonra sürüncemede bıraktığını, devredilecek şirkete ait olumlu-olumsuz tüm bilgilerin, davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmeden sonra değil aksine sözleşmeden önce davacıya ilettiğini, esasında davacının sözleşmenin akdi sırasında bilmediği herhangi bir işlem tesisi gerçekleştirilmediğini, şirketin borçlandırmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşme öncesi görüşme neticesinde de davacı tarafın yeterli bilgiye ulaştığına kanaat getirdiği ve tamamen emin olduğu için müvekkiline kapora dahi verdiğini, bu hususun davacının esas amacının hisselerin devri işlemini geciktirmek olduğunun ve kendi kusuru ile edimini ifa etmekten kaçınmasına karşın müvekkilinin zor durumda bırakmak istediğinin açık bir göstergesi olduğunu, davacı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeni ile feshedilen sözleşmenin akabinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait şirket hisselerinin başkaca bir şirkete devrolduğunu, bu hususun da davacı tarafın iddialarının ne denli mesnetsiz olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, müvekkilinin davacı ile akdedilen sözleşme uyarınca taraf olmakta birlikte artık sözleşme konusu ... Ltd. Şti.' nin sahibi olmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/350 E. Sayılı dosyası ile açılan ve asıl dava ile birleştirilmesine karar verilen davada, Davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi imzalandığını , bu sözleşmeye göre müvekkili devreden, devralan davalıya şirket hisselerinin tamamını devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini , ancak davalı tarafIN devralacağını iletmesine rağmen müvekkilini oyaladığını çeşitli bahanelerle devir işlemini yapmadığını , İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi üzerine müvekkilinin sözleşmedeki yükümlüklerine aykırı davranışlarda bulunduğunu iddia ederek, davalı tarafın , müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafın önce müvekkiline ait şirketi almak istediğini beyan ederek teklifini sunmuş ve müvekkilinin ... Hastanesi ile yapmış olduğu ön sözleşmeden vazgeçmesini sağladığını , akabinde ise davalı elinde bulunan başkaca bir tıp merkezi ruhsatının ... hastanesine satışını gerçekleştirmiş, müvekkiline ait şirketin hisselerinin devrinin de bu işlemden sonra sürümcemede bırakıldığını, davalının kendi lehine işlem tesis etmek için müvekkiline ait şirketin hisselerinin devrini talep etmiş olup, işlemi gerçekleştirmesinin hemen ardından da müvekkili hisse alımını her fırsatta yerine getireceğini beyan ederek oyaladığını, böylelikle davalı tarafın kötü niyetli davrandığını, davalı - borçlu ... tarafından takibe konu borcun olmadığını tespiti amacı ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/478 E. Sayılı dosyasından menfi tespit davası açtığını, davanın aynı tarihli sözleşme ve aynı cezai şarta ilişkin olması ve mahkememizdeki davanın daha sonradan ikame edilmiş olması nedeniyle , dosyanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesini 2015/478 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, itirazının iptaline , davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğününü ... Es. Saylı dosyası ile icra takibi başlatıldığını , yasal süresi içerisinde taraflarınca icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, taraflar arasında 24/02/2015 tarihli şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi akdedildiğini , sözleşmeye göre davacı şirketin şirket hissselerini devredeceği ancak müvekkilinin devralacağını iletmesine rağmen davacı tarafı oyaladığı gerekçesiyle İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını , yasal süresi içinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu , davaya konu anlaşmazlık için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/478 E. Sayılı dosyasından menfi tespit davası açtığını, aynı tarihli sözleşme ve cezai şarta ilişkin olması sebebiyle dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin dava konusu sözleşmenin tarafı olmasa da devreden ..., müvekkili ile imzaladığı şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi gereği yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediğini. buna rağmen , davacı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak cezai şart bedelinin tahsili için iş bu davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini , müvekkiline karşı açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanını reddine, ayarıca davacı aleyhinde reddedilen alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... kesinleşmiş İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada davacı ile davalı arasında hisse devir sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda ödenen kapora bedelinin iadesi ve cezai şart istemli takip başlatıldığı anlaşılmış, hisse devir sözleşmesinin TTK 595. Maddenin geçerlilik koşullarını sağlamadığı, şekil şartı eksikliği nedeniyle sözleşmenin hükümsüz olduğu anlaşılmış, geçersiz sözleşmede düzenlenen cezai şartın da geçersiz olması sebebiyle cezai şart talebi uygun bulunmamış, ancak sözleşme geçersizliği nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca herkesin aldığını geri vermesi gerektiğinden, davacı yanda ödenen 30.000,00-TL kapora bedeline yönelik takibe itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, birleşen davada kesin hüküm ve sözleşmenin tarafı olmayan davacının takip başlatması nedeniyle takip haksız olduğundan davanın reddine karar verilmiş ..." gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve asıl dava davalısı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı- Birleşen dosya davalısı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava süreci özetlendikten sonra, müvekkili tarafından ödenen 30.000,00 TL yanında sözleşme ile kararlaştırılan 100.000,00 TL nin müvekkiline ödenmesini gerektiğini, birleşen dosya davacısının sözleşme ile kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini, mahkemece yazılan müzekkereye cevaben Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından herhangi bir yapı ruhsatı ve projeye rastlanmadığı şeklindeki yazı ve diğer cevabı yazılarda davalı birleşen dosya davacısının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığını ayrıca sözleşme anında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun anlaşıldığını, müvekkili tarafından süre verilmesine rağmen edimler yerine getirilmediğini, sözleşmenin akdinden sonra devreden tarafın şirketin borçlu olmadığını, gerçeğe aykırı olarak beyan etmişse de şirketin borçlu olarak görüldüğünü, müvekkilinin şirket borçlarının ödenmesini ve diğer edimlerin yerine getirilmesini bekler iken 2015 yılında ihtarname ile karşılaştığını, cezai şart bedeli talep edileceğinin haksız olarak bildirildiğini, müvekkili tarafından cevabı ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin iyi niyetli imzalanan sözleşmeye sadık kalarak davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesini sabırla beklediğini, müvekkili tarafından tanınan 15 günlük süreye rağmen edimlerin yerine getirilmediğini, hiçbir edimin yerine getirilmemesine rağmen müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/478 Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın davalı dosya birleşen davacısından davalı dosya davacısından tahsilinin gerektiğini, sözleşmenin 5.7.maddesi gereğince edimlerinin nedensiz olarak yerine getirmeyen tarafın 100.000,00 TL cezai şart ödeyeceğini, bu hususun bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, raporda her ne kadar şirket sermayesinin artırılmasının Sağlık Bakanlığından gelen yazı cevabından birleşmeye engel bir hal bulunmadığının beyan edildiği, sonuç olarak davalının edimlerini yerine getirmediğinin ispat edilemediğinden cezai şart talep edilemeyeceği belirtilmişse de davalı tarafın birleşme hakkı aldığını, birleştirme işlemlerini gerçekleştirmediğini, binanın proje onayını almadığını iddia ederek ,takibin asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ,kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl dava davalısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden kabul edilen bedele avans faizi uygulanmasını hatalı olduğunu, devredilecek şirkete ait olumlu olumsuz tüm bilgilerin davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmeden sonra değil sözleşmeden önce davacıya iletildiğini, davacının kendi kusuru ile edimini ifa etmekten kaçınmasına karşılık müvekkilini zor durumda bırakmak istediğinin açık bir göstergesi olduğunu, asıl davada davacısı tarafın iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, noter onayı olmayan ve TTK 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlemeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve buna bağlı olarak da sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın asıl dava dosyasının davacısına ait cezai şart talebinin reddedildiğini, kararın hukuka uygun olduğunu iddia ederek, kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın reddine ve kötü niyet tazminat talebinin karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi kapsamında ödenen sözleşme bedeli ile cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali, birleşen dava, sözleşme gereğince cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı/birleşen dosya davalısı vekili asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı vekili, vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesinin gerçekleştirildiği konusunda herhangi bir ihtilaf mevcut değildir. Uyuşmazlık, sözleşmenin yerine getirilmemesi neticesinde davacının cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı, mahkeme kararının ve kabul edilen alacağa uygulanan faizin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, 24.02.2014 tarihinde devreden ..., devralan ... olan "şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesi" imzalandığı, hissesi devredilen şirketin birleştirilen dosyada davacı olan ... San. Tic. Ltd. Şirketi olduğu, devredenin yükümlülüklerinin 4.maddede düzenlendiği, 5.maddede devredenin ve devralanın teminatları başlığı altında 5.7.maddede, sözleşmenin akdi anında, devralanın devredene 30.000,00 TL kapora ödediği bu bedelin noterde şirket hisse devri yapıldığı anda ödeneceği, 1 milyon TL'den mahsup edileceği, sözleşme gereğince nedensiz olarak edimini yerine getirmeyen tarafın diğer tarafa cezai şart olarak 100.000,00 TL ödeyeceği hususlarına yer verildiği, şirket tarafından devralan davacı ...'a Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen 13.03.2015 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği, ihtarnamede sözleşme uyarınca devralan sıfatıyla gerekli edimin yerine getirilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek sözleşmeye aykırı davranışlardan ötürü sözleşmenin 5.7. Maddesinde düzenlenen 100.000,00 TL cezai şart bedeli olmak üzere zararların tahsil edileceğinin belirtildiği, davacı ...'ın şirkete Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen 20.03.2015 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, söz konusu cevabı ihtarnamede ,müvekkilinden 30.000,00 TL kapora alındığı, sözleşmenin 3.maddesi gereğince devralanın devredenin beyan ve belgelerinin doğru çıkmaması veya ifade edilene uygun olmaması durumunda herhangi bir tazminat ödemeksizin sözleşmeyi iptal etme, devir gerçekleşmiş ise zararını talep etme hakkına sahip olduğunu, şirketin gerçek ve fiili durumunun gerçeğe aykırı olarak beyan edildiğini ve bu şekilde sözleşmenin akdedildiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde yapılan sorgulamada karşı tarafın edimlerini yerine getirmesi gerekirken tam aksine şirkette sermaye artışına gittiği, sözleşme akdinden sonra yapıldığı, şirket sermayesinin artırıldığının öğrenildiğini, sözleşmeye aykırı davranıldığını belirterek şirket hisselerinin tamamının 15 gün içerisinde taahhüt edildiği üzere devredilmesi aksi halde kaparo olarak alınan 30.000,00 TL iadesi yanında sözleşmenin 5.7.maddesinde belirtilen 100.000,00 TL cezai şartında talep edileceğinin belirtildiği, birleştirilen dosya davacısı şirket tarafından asıl dosya davacısı, birleştirilen dosya davalısı ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada 18.04.2015 tarihinde 70.000,00 TL cezai şart alacağı ile işlemiş temerrüt faizi olmak üzere 70.315,48 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun icra takibine itirazı üzerine iş bu dava dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/350 Esas, 2017/500 Karar sayılı dosyada İİK 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasının açılmış olduğu, 11.07.2017 tarihli kararla dosyaların birleştirilmesine karar verildiği, asıl dosya davacısı tarafından davalı ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyada 22.04.2015 tarihinde 100.000,00 TL cezai şart ile 30.000,00 TL kaparo alacağı olmak üzere toplam 130.000,00 TL alacağın yıllık %10,5 faiziyle birlikte tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, icra takibine itiraz üzerine İİK 67.maddesi gereğince iş bu davanın açılmış olduğu, davacı ... tarafından birleştirilen dosya davacısı şirket hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle 27.04.2015 tarihli dava dilekçesiyle İİK 72.maddesi gereğince menfi tespit davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. 12.09.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının edimlerini nedensiz olarak yerine getirmediğinin somut olarak dosya kapsamında ispat edilemediği, bu nedenle davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ile talep ettiği 100.000 TL cezai şart alacağının yasal normlarda bulunmadığı, sözleşmesel edimlerin karşılıklı olarak yerine getirmediği, sözleşmenin feshi ve davalının dosya kapsamında ispatlanabilmiş bir zararının bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından davalıya ödenen 30.000 TL kaporanın iadesi gerektiği, buna göre davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı İcra takibi ile talep ettiği 30.000 TL kaparo alacağının yasal normlarda bulunduğu, netice itibariyle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine karşı davalı yanın yaptığı itirazın 30.000 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilebileceği belirtilmiştir. Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunarak dilekçelerini dosyaya ibraz etmişlerdir. 26.12.2017 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök raporda asıl dava yönünden cezai şart talebine ilişkin yapılan değerlendirmelerin birleşen dava bakımından da bir ve geçerli nitelikte olduğunu, asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerindeki alacak istemlerinin dayanağını sözleşmenin 5.7 maddesi ile kararlaştırılan cezai şart bedeli oluşturduğu, sözleşmenin 5.7. maddesinde “.. iş bu sözleşme gereğince nedensiz olarak edimini yerine getirmeyen tarafın, diğer tarafa cezai şart olarak 100.000 TL ödeyeceği..” kararlaştırılmıştır. Kök raporda açıklandığı üzere gerek asıl davanın davacısı, gerek ise birleşen dava davacısı tarafından sözleşmenin konusunu teşkil eden şirket devir işleminin hangi tarihte ve/veya nihal olarak hangi tarihe kadar yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, buna bağlı olarak devir bedelinin henüz ödenmediği, buna mukabil devam eden süreçte asıl dava davalısının şirket hisselerinin tamamını üçüncü bir kişiye devrettiği, hisse devri işlemi yapılacak ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. bünyesindeki ... Fizik Tedavi Müessesesi, ... Fizik Tedavi Müessesesi ve ... Polikliniğinin birleşerek İl Sağlık Müdürlüğünün 21.07.2016 tarih ve ... sayılı yazısına göre “Esenyurt ilçesi ... mahallesi ... Bulvarı no:...” adresine taşındığı ve “... Tıp Merkezi” adi altında B tipi tıp merkezi statüsünde faaliyet göstermeye başladığı, dolayısıyla birleşmeye engel bir halin de bulunmadığının görüldüğü, birleşen dava davacısının şirket devrinin nedensiz ve haksız olarak devir alınmadığımı belirtmiş ise de devir konusunda devir vaadini içeren bir sözleşme aktedilmiş olmasına rağmen daha sonra şirket ana sermayesinde artışa gidilmiş olması, devir tarihinin somut olarak sözleşmede belirtilmemiş olması ve devam eden süreçte şirket hisselerinin sözleşme dışı üçüncü bir şahsa devri karşısında sözleşmenin 5.7. maddesine dayalı olarak istenen cezai şart isteminin yasal normlarda bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, asıl dava yönünden; asıl dava davalısının edimlerini nedensiz olarak yerine getirmediğinin somut olarak dosya kapsamında ispat edilemediği, bu nedenle davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ile talep ettiği 100.000 TL Cezai şart alacağının yasal normlarda bulunmadığı ancak edimlerin karşılıklı ifade edilmemesi nedeniyle herkesin aldığını iade etme yükümlülüğü bulunmakla; İstanbul Anadolu .... lera Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ile talep ettiği alacağın 30.000 TL kaparo alacağı için takibin devamına karar verilebileceği, birleşen 2016/350 esas sayılı dava yönünden; birleşen dosya davalısının, edimlerini nedensiz olarak yerine getirmediğinin somut olarak dosya kapsamında ispat edilemediği, bu nedenle davacının İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile talep edilen ve 70.000 TL Cezai şart alacağı ile 315,48 TL işlemiş avans faizi toplamından oluşan 70.315,48 TL.alacağın yasal normlarda bulunmadığı belirtilmiştir. 22.05.2018 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda; asıl dava yönünden; davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ile talep ettiği 100.000 TL Cezal şart alacağının yasal normlarda bulunmadığı, ancak edlmlerin karşılıklı ifa edilmemesi nedeniyle herkesin aldığını iade etme yükümlülüğü bulunmakla; 30.000 TL kaparo alacağı yönünden takipte haklı bulunduğu, birleşen 2016/350 esas sayılı dava yönünden; birleşen dosya davacısınca, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile talep edilen 70.000 TL cezai şart alacağı ile 315,48 TL işlemiş avans faizi toplamından oluşan 70.315,48 TL.alacağın yasal normlarda bulunmadığı, tarafların hukuki değerlendirme ve bu kapsamdaki talepleri hakkındaki nihai takdir ve değerlendirmenin 6754 sayılı yasanın 3/2. madde hükmü de gözetilerek mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir. Davacı ... tarafından birleştirilen dosya davacısı şirket hakkında icra takip talebinden sonra ,İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/478 Esas, 2017/175 karar ve 14.02.2017 tarihli davada borçlu olmadığının tespitine dair açılan dava dosyasının Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği hususu mahkemece duruşma zaptına geçirilerek yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Şirket hisseleri devir mutabakat sözleşmesine konu olan şirket limited şirkettir. TTK'nın 595.maddesi gereğince esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran sözleşmeler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı, ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, ön alım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullarda belirtilir. Limited şirket hisse devir işlemlerinde bedel veya alacak bakımından ayrı bir sözleşmenin yapılabileceği ve bu sözleşmenin TTK'nın 595. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılma şartı aranmamaktadır. Taraflar arasında yapılan 24.02.2014 tarihli adi yazılı sözleşme davalı tarafça inkar edilmemiştir. Limited şirket hisse devir bedeli ve bunun ödeme şekline ilişkin sözleşmenin ayrı olarak, adi yazılı şekilde düzenlenebileceği, devir bedeline ve ödeme şekline ilişkin hisse devir şekli olan noterde imzaların onaylanmasının bir geçerlilik şartı olmadığı, yüksek yargı kararlarında içtihat edilmiştir (Yargıtay 11.HD'nin 16.09.2013 tarih ve 2012/1847 K -2013/15799 K). Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/3050-19136 E.K. sayılı ilamında da resmi şekilde düzenlenen pay devrinden ayrı olarak pay bedelinin ve ödeme şeklini düzenleyen bu tür sözleşmelerin düzenlenmesinin mümkün olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda ise yukarıda yer verilen yasal düzenleme kapsamında noterde onanan pay devri sözleşmesi mevcut değildir. Asıl ve birleştirilen dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart talebi ve kaparo alacağına ilişkin icra takibine karşı 6 itirazın iptali davasıdır. Yukarıda yer verildiği üzere limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. O halde, TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlenmeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak da sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğu gözetilerek cezai şart alacağının ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan geçersiz sözleşme nedeniyle taraflarca sözleşme kapsamında ifa edilen edimler sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gerektiğinden mahkeme tarafından asıl dosya davacısı yönünden sözleşme kapsamında ödenen kaparo alacağına dair talebin kabulünde ve hisse devir sözleşmesinin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK 8.maddesi kapsamında avans faizi işletilmesi ile birleşen dava yönünden ise şirket sözleşmede yer almasa dahi menfi tespit davası kesinleşmiş olduğundan verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun redde gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. KARAR Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı ... vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 215,45TL istinaf karar harcının bu davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 1.482,57 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.11.2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/1068, K. 2020/170, T. 16.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-1068-e-2020-170-k-81f6aacb05a4