Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/308 E. 2022/497 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/308
Karar No
2022/497
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2022 NUMARASI : .... ASIL VE KARŞI DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.04.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl ve karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirketin ... ... işinin yapımını asıl iş sahibi sıfatına sahip olan ... ... ile imzaladığı sözleşme ile üstlenen yüklenici olduğunu, müvekkilinin, ... ... Havalimanı terminal ... işi kapsamında bulunan, zemin döşeme kaplama yapılması, zemin bordür kaplama yapılması, kolon kaplama taş montajı için profil karkas hazırlanması işçiliği, kolon kaplama-profil karkas üzerine taşların mekanik montaj işçiliği, duvar kaplama ve yapıştırma taş montajı için profil karkas hazırlanması işçiliği ve duvar kaplama, yapıştırma iş kalemlerinin ifası için davalı şirket ile 29/05/2013 tarihinde alt istisna sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin söz konusu işlerin yapımında sadece işçiliği üstlendiğini, davalının sözleşme konusu işlerin yapımı sırasında asıl sözleşmede kararlaştırılan zemin döşeme işinin işçiliğinin yapımına ek olarak ... Havalimanı ... ... Döşeme İşinin malzemelerinin de sağlanmasını 14/03/2014 tarihli proforma fatura ile üstlendiğini davalının bu şekilde imzalamış olduğu alt istisna sözleşmesi ile zaten işçiliğini yapacağı bu işin ayrıca malzemelerinin de sağlanmasını kabul ettiğini, söz konusu işin yapımı esnasında müvekkiline davalı tarafça ... ... Bankasının 17/03/2014 tarihli 250.000,00TL tutarlı avans teminat mektubunun verildiğini, müvekkilince teminat mektubu alınmasından sonra 18/03/2014 tarihinde 80.000 Euro nakit avans ödemesi yapıldığını, sözleşme konusu işlerin yapımı devam ederken taraflar arasında 1 nolu hakediş hususunda mutabakata varıldığını ancak daha sonra düzenlenen 2 ve 3 nolu hakedişlerin davalı tarafça imzalanmadığını, davalının sözleşme konusu işi tamamlamadan bıraktığını, müvekkili alacaklarının ödenmediğinden müvekkilinin davalıdan ne kadar alacağı olduğunun tespiti için 24/06/2014 tarihinde düzenlenen 4 nolu tasfiye hakedişinde müvekkili alacağının 295.432,46 USD olarak tespit edildiğini, ayrıca işin süresinde tamamlanması amacı ile davalının tamamlamadığı kısmın malzemesinin sağlanması hususunda başka firma ile anlaşma yapıldığını, davalının kestiği 14/03/2014 tarihli proforma faturada birim fiyatın 205 Euro olmasına karşın, davalının işin tamamlamadığı kısmın yapımında kullanılacak malzeme hususunda dava dışı ... .... ile yapılan 04.07.2014 tarihli sözleşmede birim fiyatın 210 Euro olduğunu aradaki farktan dolayı müvekkili şirketin uğradığı toplam zararın 3.435,00 Euro(4.649,27 USD) olduğunu, ayrıca tamamlanmayan iş için tasfiye hakedişinden sonra yapılan işçilik bedelinin ne olduğunun henüz kesinleşmediğini, bu hususta delil sunma ve talep haklarının saklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. kısmında “...'un yükümlülükleri” başlıklı 7. maddesinde “ ... tarafından ... Havalimanında görevlendirilecek personelin sadece vize, konaklama ve yemek harcamaları ... tarafından karşılanacak, bedeli hakedişten kesilecektir. Söz konusu personellerin diğer her türlü sorumluluğu (maaş, pasaport masrafları vb.) ...'a ait olacaktır. ..., ... Havalimanında görevlendireceği personellerin maaşlarının da yer aldığı listesini ve personellerin vize için gerekli her türlü evrakını, iş bu sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 gün içinde ...'ya teslim edecektir” düzenlemesi yer almasına karşın, davalının personellerin maaş ödemelerini yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, muhasebe kayıtları incelendiğinde personelin maaş ödemelerinin müvekkili şirketçe yapıldığının görüleceğini, davalının üstlendiği işi tamamlamadan bıraktığından işin halen müvekkilince tamamlanmaya çalışıldığını, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilince sözleşmenin feshedilerek davalının vermiş olduğu 250.000,00 TL tutarındaki avans teminat mektubunun 23/06/2014 tarihli nakde çevrilip irat kaydedildiğini, davalının 25.06.2014 tarihli ihtarnamesi ile ödemelerin zamanında yapılmadığını, haklı neden olmaksızın teminat mektubunun nakde çevrildiğini iddia ederek müvekkili şirketten cari hesap ekstresi uyarınca 175.390,75 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin avans teminat mektubunu nakde çevirme işleminin sözleşmenin 4. kısmında “...'un yükümlülükleri” başlıklı 7/2. maddesi hükmüne uygun olduğunu, davalı ihtarnamesindeki iddia edilen tüm hususların dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek ve fazla hakları saklı olarak, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili şirketin en son düzenlenen 4 nolu tasfiye hakedişinden kaynaklı 295.432,46 USD hakediş alacağı ile müvekkilince alınan malzeme nedeniyle uğranılan zarardan kaynaklı 4.649,27 USD olmak üzere toplam 300.081,73 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa doğrultusunda işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Taraflar arasında 29/05/2013 tarihli 90 gün süreli ve işveren tarafından en fazla 45 gün uzatılabilecek bir alt istisna sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden 19/06/2013 tarihinde davacı tarafından müvekkiline avans olarak gönderilen ancak daha sonrasında ... yapılan faturalı işlerden dolayı cari hesapta mahsup edilen 50.000 USD karşılığı olarak müvekkili tarafından davacıya ... Bankasının 10/06/2013 tarihli avans teminat mektubunun verildiğini, müvekkili şirketin sözleşme koşulları doğrultusunda gerekli elemanları temin ederek 01-02/06/2013 tarihinde sözleşme şartları doğrultusunda ... AŞ üzerine resmi olarak girişlerini yaparak şantiye bünyesine katıp gerekli ekipmanları şantiyede hazır ettiğini, sahada şapı dökülüp müvekkiline teslim edilebilen çok az bir bölümde 04/06/2013 tarihinde 13 usta ve 10 yardımcı ile zemin döşeme kaplama yapılması işine başlandığını, imalat yapılması için müvekkiline teslim edilen giriş katının üstünde ve binanın birçok yerinde karot ile sulu beton kesim işleri yapıldığı ve şapın kuru olması gerektiği için bu gibi yerlerde çalışma yapılamadığını, davacının ... temin ettiği kuvars ürünlerin özel uygulamalar gerektiren malzemeler olup, zemin döşeme kaplaması yapılacak alanların istenen standartta ( kottan 22-25 mm arası düşük ve şapın nemsiz- kurumuş olması) hazırlanması davacının sorumluluğunda olmasına rağmen, istenilen hassasiyetin gösterilmemesi, şapı yapan taşeronun kontrol edilmemesi ve işin teslim süresinin kısalığından dolayı önem verilmemesi gibi sebepler sonucu, zemin döşeme kaplaması imalatlarında süre-metraj kalite konusunda sorunlar baş göstermeye başladığını, şap atıldıktan sonra 1 hafta beklenmesi gerekirken müvekkili şirketten uygulamanın devamının talep edildiğini, davacı tarafından hazırlanması gereken bozuk alt yapı nedeni ile işin sürdürülebilirliğinin giderek imkansız hale geldiğini ve şaptaki yüksek ve düşük yerlerin düzeltilmesinin davacıdan istenildiğini, ancak bu konuda çözüm üretilmediğini, yüksekliklerin giderebilmesi için müvekkilince 2 adet beton zımpara makinesi alındığını ve kendi ustaları ile 4-5 bin m2 alanda beton kazıma işlerinin yaptırıldığının, ayrıca davacının defter kayıtlarında da görüleceği gibi normal şartlarda projedeki tüm yapıştırma işleri (zemin+duvar) için 250 ton olarak öngörülen yapıştırma malzemesinin zemin şapının olması gereken biçimde hazırlanmaması ve bir çok yerde 1-2 cm düşük olması nedeni ile işi yetiştirebilmek için fazladan satın alınan malzeme kullanılması nedeni ile haksız bir biçimde maliyeti yükselten iş kayıplarına neden olduğunu, bu suretle standartın 3 katı yapıştırıcı kullanılması ve toplamda 4-5 bin m2 alanın müvekkili ustaları tarafından zımparalanması sonucunda da müvekkilinin büyük bir işkaybı ile beraber yaklaşık 200-250. 000 USD zarara uğradığını, şantiye içerisinde yer döşeme işçiliği devam etmekte iken aynı anda şantiyedeki diğer işlerin iş planlaması da doğru yapılmadığı için, her ne kadar müvekkiline işe başlama görevi verilmişse de aynı anda şantiyede diğer taşeronların da imalatlarına devam ediyor olmaları, henüz kaba ... tamamlanmamış olan sahada müvekkiline yer teslimi yapılamamasına veya imalat yapılmasına uygun olmayan alanların teslim edilmesine neden olduğunu, bir yandan iş gecikirken diğer yandan işi yetiştirmek için müvekkilinden ve bütün taşeronlardan fazla işçi isteme taleplerinin yoğunlaşmış olduğunu, keza sözleşmede belirtilen usta ve yardımcı sayısını Temmuz ayı sonunda sağlanarak şantiyedeki birçok olumsuzluğa rağmen özveri ile iş sürdürülmüşse de, davacının lüzumsuz personel isteme talepleri ve zorlamalarının bitmediğini, Temmuz ayı sonunda şantiyede 1mühendis, 2 mimar , 1 formen, 50 Türk usta ve 45 .... yardımcı ile 100 kişilik bir personele ulaşıldığını ve testim edilen yerlerde imalata özveriyle devam edildiğini, bu şartlarda dahi Ağustos ayı başında çıkartılan 1.hakedişin müvekkilince kabul edilip imzalandığını, Ağustos, Eylül, Ekim ayında işverenin zorlaması ile yapılan lüzumsuz personel takviyelerinin faydası değil, maddi zararı olduğunu, bütün bu süreç içerisinde şantiyenin diğer bütün taşeronlarının kendi alanlarına ilişkin işlerini tamamlayamamaları ve bu nedenle müvekkiline sağlıklı ve yeterli yer teslimi yapılamaması ve şantiyede bulunan 65 ustaya yeterince randımanlı iş verilemediği halde, Ağustos ayının 10’unda ... ....., müvekkil şirketin proje sorumlusu olan ...'dan en az 25-30 usta daha getirmesini istediğini, şantiyenin komple bitmesi gibi imkansız olan bir hedefin yanlış bir planlamayla gerçekleşmesi adına bütün taşeronlara personel getirtmek suretiyle (müvekkil şirkette dahil olmak üzere) 55- 60 olması gereken usta sayısının 92'ye çıkartıldığını ve bütün taşeronların aynı şekilde işçi sayısını arttırmak zorunda kalması sonucu şantiyenin tabir-i caizse bir panayır-savaş yerine döndüğünü, aynı anda birçok işin yapıldığı-yapılamadığı, iş kalitesinin her geçen gün düştüğü, yer döşemesi yapılırken asma tavan ustalarının, mobilya ustalarının ve iş makinalarının çalıştığı, bir yandan yapılan işin makinalarının çalıştığı, bir yandan yapılan şeylerin diğer yandan bozulduğu ve yeniden yapıldığını, bu durumun müvekkilinin yaptığı işlerin uzamasına sebebiyet verdiğini, bunun sonucunda da zarara uğramasına neden olduğunu, tüm bunların sonucunda Temmuz ayındaki müvekkilince onaylanan 1. hakedişten sonra davacı tarafından getirtilen, sözleşmede müvekkilince taahhüt edilen personel sayısı dışındaki extra personelin maaliyetlerinin kabul edilmesinin söz konusu olamayacağını, bu maliyetlerin hakedişdeki maliyetleri haksız biçimde şişirdiğini, davacı tarafından gönderilen 2. ve 3. hakedişlerin müvekkilince kabul edilmediğini, davacının sözleşmeye uymayan, taraflar arasında yapılan 4 ayrı işten 2. iş olarak adlandırılan ....bulunan otel inşaatının ... montaj işçiliği işlerinin herhangi bir sözleşme yapmadan, teklifin onayını müteakip güvene dayalı olarak Eylül 2013 tarihinden itibaren müvekkili tarafından ayrı bir ekip gönderilerek yapılıp Mart 2014 tarihinde teslim edildiğini, 307.478 USD kesin hakedişi olan, 8.683 USD (20.000,00TL) müvekkilinin alacaklı olduğu hususunu davacının gözardı ettiğini, Haziran 2013 tarihinde başlayan ve her ne kadar bir sözleşmeye dayanmış olsa da, yapılan işle ilgili herhangi bir faturanın Türkiyede kesilmediği, ve bütün ödemelerin .... alındığı, 1.ve yukarıda tanımladıkları 2. işin haricinde 3.iş olarak adlandırdıkları taraflar arasındaki ..... ... ... Şantiyesi için çeşitli kalemlerde; teklifi verilen, teklif onayından sonra imalatı yapılan, irsaliye ve fatura ile sevk edilip, ...’de montajı yapılan ve ödemeleri ...’de banka kanalı ile alınan, malzemeli işlerin de gerçekleştirildiğini, bu işlerin defter kayıtları ve faturalarının ekte sunulduğunu, müvekkilinin kayıtlı bu işlerden dolayı, ekstreden de anlaşılacağı üzere 21.02.2014 tarihi itibarı ile 123.951,00TL davacıdan alacaklı olduğunu, ayrıca birinci iş olarak verilen avans olan 50.000 USD'nin faturalı yapılan işlerle kapatıldığının da ekstrelerden anlaşıldığını, bahsedilen işlerle ilgili süreç devam ederken 4. iş olarak adlandırdıkları Aralık 2013 başlarında havaalanı terminal binasının dışarısında yer alan ön bölümün zemin kaplamasının yapılması için, proje mimarı ... firmasına müvekkilince ... ürünlerin önerildiğini ve yine üç renk yapılacak proje için ... ürünlerin işveren tarafından beğenildiğini, ilk projede yaklaşık 9.000 plaka-6.200m2 döşenmiş alan için teklif verildiğini ve buna göre İspanyol ... firmasından fiyat alındığını, taş kaplanacak alanın çeşitli sebeplerle azaldığını ve nihayetinde Mart başında 3500m2 plaka- 2000m2 döşenmiş alan olarak şu andaki mevcut şekline kavuştuğunu, buna göre tekrar fiyatlandırmalar yapıldığını, düşen metraja rağmen ödemenin peşin yapılması şartı ile 14/03/2014 tarihli proforma faturada yer alan 205 Euro/m2 birim fiyatla işin yapılmasını davacının kabul ettiğini, bu işle ilgili olarak 17/03/2014 tarihinde ikinci bir teminat mektubu verildiğini ve bunun karşılığında müvekkiline 18/03/2014 tarihinde 80.718,00 Euro avans ödemesinin yapıldığını, bu çerçevede müvekkilince bu özel ürünlerin İspanya'daki ... firmasından sipariş verildiğini, işin aciliyeti de belirterek bir an önce işin yapılmasının istenildiğini, avans olarak davacıdan alınan 80.000 Euronun üzerine 24.000 Euro da müvekkili tarafından eklenerek 104.000 Euronun 18/04/2014 tarihinde ...'ya gönderildiğini, müvekkilinin aynı gün 4. iş ile ilgili planlamayı yapmak ve bitince birinci işin hakedişi konusunda şantiye yetkilileriyle görüşerek ...'ye gittiğini, 19/03/2014 tarihinde müvekkiline şantiye şefi ve proje müdürü tarafından bu işin 10 Nisan'da yapılacak genel açılışa yetişemeyeceği için işverence iptal edildiğinin bildirildiğini, buradan da çok net anlaşılacağı gibi bu projenin başından beri plansız, programsız yürütüldüğünü, davacının 1.işin devamı gibi göstermeye çalıştığı bu 4. işin birbirinden tamamen bağımsız olduğunun bu anlık iptal durumu ile de sabitlendiğini, bu andan itibaren müvekkilinin siparişi iptal ettirmek için ... yetkilileri ile görüştüğünü, ... yetkililerince sipariş verilen malzemenin hemen üretilmeye başlandığı ve avans iadesinin çok zor olduğunu bildirildiğini, bu durumdan dolayı müvekkilinin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kaldığını, 20/04/2014 tarihinde Azeri yetkililerle yapılan görüşmelere sonucunda işin şimdilik iptal edildiği ve yeniden başlayacağı noktasına dönülmüş ise de ... firmasınca siparişin bir kere iptal edildiği ve sonrada bundan vazgeçildiğinin söylenmesi dolayısıyla muhatabı olan müvekkiline bu tutarsız davranış sebebi ile, bundan sonraki süreçte sevk edeceği tüm ürünlerin bedelini peşin ve nakit olarak istediğini belirtip müvekkilinden taahhütname talep ettiğini, ilk başta genel açılışı 02/10/2013 için planlanan ... Havalimanı ... ... açılışının 23/04/2014 tarihinde yapılabildiğini, bu tarihten sonra müvekkilinden davacı ile 4. ana iş olarak anlaştığı, dış mekan zemininin ... kaplanması işini havalimanı ön tarafının üçe bölünerek, Haziran ayı başında başlanarak Haziran sonuna kadar yapılmasını şantiye yetkilileri ve müvekkilinin beraber planladığını, İspanyadan temin edilen ... marka porselen zemin kaplama malzemelerinin bir çeşidinin müvekkilince ebatlanarak 25/04/2014 tarihinde ilk parti olarak 702m2 malzemenin tır ile ...'ye gönderildiğini, davacıya faturalandırıldığını ve fatura tutarının tahsil edilerek ...'ya gönderildiğini sonrasında üç konteyner daha malzemenin gümrükten çekilip ebatlanarak 15/05/2014 tarihinde bir tır malzemenin daha ...'ye gönderildiğini, 28/05/2014 tarihinde İzmir İnka firmasından müvekkilince satın alınan ve işin %120 fazlası olan 20.500 kg çift kompenantlı ... yapıştırıcısının ...'ye gönderildiğini, gümrükte bulunan son parti üç konteynır ... malzeme için, gönderilen son malzemelerin faturası karşılığı yapılması gereken ödeme davacı tarafından yapılmayıp malzemenin müvekkilince çekilmesi ve işlenilip gönderilmesinin istenildiğini, üç bölüm olarak planlanmış olan şantiye alanının ikiye bölünerek yapılacağının bildirilmesi sonucu gönderilen bir renk malzemenin, büyüyen alanı kapatmaya yeterli olmayacağından dolayı ve buranın eksik kalmaması için bu ürünün bulunduğu bir konteynırın müvekkili imkanları ile gümrükten çekildiğini, ancak e- postalardan da anlaşılacağı üzere ne hakedişle alakalı, ne de kesilen ... faturaların ödenmesi ile ilgili görüşülmesi gereken davacı .... telefonlara çıkmadığını, randevu vermediğini, müvekkilinin 6 Haziran'da ...’ye gittiğini, sahada bu şahısla karşılaştığını, sonrasında müvekkiline gerekli malzemenin en kısa sürede çekilmemesi durumunda teminat mektubunun nakte çevrileceğinin e posta ile bildirildiğini, başlangıçtan itibaren basiretli bir tacir gibi davranan ancak şantiyede herkesin kabul edeceği makul hakediş zararı haricinde, personel uçak paraları, sarf malzemeleri, migrasya cezaları ve diğer masraflarla ilgili 200.000 USD zarar eden ticari itibarı zedelenen ve haketmediği tehdite maruz kalan müvekkilinin artık bu iş için ...’de ve montaj için sahada olmayacağını bildirerek ...’den ayrıldığını, son tarihi 15/06/2014 olan teminat mektubunun süresinin 23/06/2014 tarihine kadar uzatıldığını, gümrükten çekilen bir konteynır malzemenin ebatlandığını ve davacının ödeme yapmamasına istinaden 17/06/2014 tarihinde davacının kabul etmediği montaj bedeli düşülerek kesilmiş olan faturanın davacıya gönderildiğini, davacının ise ödeme yapmadan kalan malzemenin gönderilmesi konusunda ısrarcı olduğunu, müvekkilince keşide edilen 25.06.2014 tarihli ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, açıklandığı üzere taraflar arasında mevcut 4 farklı ve birbirinden bağımsız aşamada gerçekleştirilen işlerin birbirine karıştırılarak müvekkilinin doğan zararları göz ardı edilerek açılan davanın haksız olduğunu belirterek reddine karar verilmesini istemiş, karşı davasında ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, birinci işe ilişkin olarak 10.000,00 TL, ikinci iş nedeni ile 20.000,00TL, üçüncü iş nedeni ile 123.940,00 TL alacakları ile dördüncü iş nedeni ile 51.439,00 TL ve 250.000 TL değerindeki teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 455.379,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir. Karşı davalı vekili:Karşı tarafın cevap dilekçesinde sözleşme konusu işi süresinde tamamlayamadığını kabul ettiğini, yapılacak işin zemininin işin yapılmasına müsait olmaması halinde müvekkiline ihtar da çekilerek sözleşmenin feshedilmesi ve tespit yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin personel artırılması talepleri sözleşme hükümlerine uygun olup, dava konusu işi yapan personellerin ücretlerinin ve diğer giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı-karşı davacının sözleşme konusu işi bir bütün olmaktan çıkarıp, birbirleri ile alakası olmayan dört farklı iş olduğunu iddia ederek yaptığını iddia ettiği her bir işle ilgili ayrı ayrı alacak talep ettiği karşı davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, davalı- karşı davacının ... Havaalanı ... ... ile ilgili yaptığı tüm işlerin sözleşme konusu iş olmaktan çıkarıp 3 farklı iş gibi gösterildiğini yine ...'ın farklı bir semtinde ...'da yapılan otel inşaatı ile ilgili hakediş alacağı olduğu iddiası ile müvekkili tarafından onaylanmayan ve kabul edilmeyen hakedişin sunulduğunu, 3. iş olarak tanımlanan ve sözleşme dışı işler gibi gösterilmeye çalışan faturalar incelendiğinde yapılan tüm işçiliklerin sözleşme konusu işçilikler olduğunun görüleceğini, 4. iş olarak adlandırılan asıl sözleşmeye bağlı dava dilekçesinde izah edilen sözleşme konusu işlerin yapımının devamı sırasında asıl sözleşmede kararlaştırılan zemin döşeme işinin işçiliğinin yapımına ek olarak ... ... Döşeme işinin malzemelerinin de sağlanmasını kapsayan 14/03/2013 proforma fatura ile üstlendiği iş olup, davalı-karşı davacı şirketin burada, imzalamış olduğu alt istisna sözleşmesi ile zaten işçiliğini yapacağı bir işin, ayrıca malzemelerinin de sağlanmasını kabul ettiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 17/03/2014 tarihinde 80.718 Euro avans ödemesi yapılıp 250.000,00 TL tutarlı avans teminat mektubunun alındığını, davalı- karşı davacının sözleşme konusu ... ... Döşeme işini tamamlamadan bıraktığı için halen müvekkili tarafından tamamlanmaya çalışıldığını belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Taraflar arasında 29/05/2013 tarihli alt istisna sözleşmesinin ve 14/03/2014 tarihli proforma faturanın varlığının ihtilafsız olduğu, 29/05/2013 tarihli "Alt istisna sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin incelenmesinden ... ... ve ... A.Ş.'nin yüklenici sıfatıyla iş sahibi ... ... (...) ile imzaladığı sözleşme kapsamında yapımını üstlendiği ...-... hava limanı terminal binasının, zemin döşeme, kaplama yapılması, zemin bordür kaplama yapılması, kolon kaplama - taş montajı için profil karkas hazırlanması işçiliği, kolon kaplama - profil karkas üzerine taşların mekanik montaj işçiliği, duvar kaplama - yapıştırma montaj işlerinin, onaylı proje ve şartnamelere tamamen uygun olarak alt yüklenici sıfatıyla ... ... .... ... Şirketi tarafından işçilik birim fiyat esaslı yapımının sözleşmede kararlaştırılan süre, bedel ve koşullarla üstlenildiğinin anlaşıldığı, davalı-karşı davacı ... ... ... …....Şti’nin ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 23/08/2016 tarihli raporda, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulünce tutulmakla sahibi yararına delil olma özelliği taşıdığı ve kendi kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı-karşı davacı ... ... ... …..., davacı-karşı davalı ....A.Ş.'den 423.999,09 TL alacaklı olduğu tespitinin yapıldığı, mahkemece ... mühendisi, nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavirden oluşturulan bilirkişi kurulunca, davacı-karşı davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, dosyaya sunulan belge ve yazışmalar ve dosya kapsamı bütün olarak incelenmek suretiyle, davacı- karşı davalı ....A.Ş.'nin kendi kayıtlarına göre, davalı-karşı davacı ... ... .... ... Şirketi'nden 176.104,80 TL bakiye alacağı bulunduğunun belirtildiği ve taraflar arasında birden fazla ticari ilişki bulunmakla her bir iş bakımından...şeklinde görüş belirtildiği, söz konusu rapora karşı taraf vekillerinin itirazı üzerine, itirazları karşılar şekilde düzenlenen 27/11/2018 tarihli birinci ek raporda, taraflarca 05/12/2017 tarihli ara karar doğrultusunda yeni bir belge sunulmadığı için 02/11/2017 tarihli bilirkişi raporundaki görüşlerde herhangi bir değişiklik olmadığı sonucuna varıldığı, tarafların bu rapora yönelik itirazları sonrasında sunulan belgeler de değerlendirilmek suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede, davalı alt yüklenicinin yapmış olduğu iş nedeniyle, sözleşme kapsamında yapılan ve yapılması gereken kesintiler ile davacı- karşı davalının yaptığı ödemeler de dikkate alındığında davacı- karşı davalı yüklenicinin 39.058,23 USD borcunun bulunduğu, yine davacı- karşı davalının proforma fatura kapsamında edimin ifa edilmemesi nedeniyle nama ifa nedeniyle fiyat farkından kaynaklı zarar isteminde bulunup bulunamayacağı tespitinin yapıldığı, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, karşı davacı tarafından gerçekleştirilen iş bedeli ve keşide edilen proforma faturanın iş sonu tasfiye hak edişinde hesaplamaya dahil edildiğinden ... ... ... .... Şirketinin yaptığı iş nedeniyle bakiye alacak tutarının karşı dava tarihi itibariyle 39.058,23 USD x 2,4424 TL = 95.395,82 TL olarak hesaplanıp buna göre davacının birinci ve dördüncü talebine ilişkin talep edilebilecek tutarın 95.395,82 TL olarak hesaplandığı, ikinci talep olan Naftalanda bulunan otel inşaatının ... montaj işçiliğiyle ilgili 20.000,00 TL alacak istemi ile ilgili yapılan değerlendirmede, davacı-karşı davalı şirketin bu istek kalemi ile ilgili kendi kayıtlarında yer alan 2.734,65 TL borç dışında, alacaklı olduğu kanıtlanamadığı için alacak olarak talep edilebilecek tutarın 2.734,65 TL olduğunun değerlendirildiği, yine davalı-karşı davacı taşeronun üçüncü talebi, ... ... ... şantiyesi için çeşitli kalemlerde; teklifi verilen, onaydan sonra imalatı yapılan, fatura ve irsaliye ile sevk edilip, ...'de montajı yapılan ve ödemeleri ...'den banka aracılığıyla alınan malzemeli işler nedeniyle 123.940,00 TL olup, davacı - karşı davalı yüklenici şirketin ticari defter kaydında bu işe ilişkin 79.930,75 TL borç bulunmakla, fazlaya ilişkin istem kanıtlanamamakla bu tutarda alacaklı olduğunun değerlendirildiği, davalı - karşı davacı taşeronun beşinci talebinin, 14/03/2014 tarihli proforma fatura kapsamında oluşan sözleşme nedeniyle verilen 250.000,00 TL bedelli avans teminat mektubu nakde çevrilerek irat kaydedildiğinden, 250.000,00 TL alacağın tahsiline ilişkin olup, davacı-karşı davalı yüklenici tarafından sözleşmenin feshedildiği ileri sürülmüş ise de, davalı-karşı davacı taşerona gönderilen yazılı bir fesih ihbarı bulunmadığı, teklif şeklinde hazırlanan proforma faturada avans teminat mektubunun irat kaydı ile ilgili bir düzenleneme bulunmadığından, avans teminat mektubunun nakde çevrilerek irat kaydının sözleşmeye uygun olmadığı ve iade edilmesi gerektiğinin belirtildiği, söz konusu rapora yönelik yine tarafların itirazı sonrasında bilirkişi kurulunca sunulan üçüncü ek raporda Ankara 7. Asliye ... Mahkemesi'nin 2015/382 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve yine taraflarca sunulan belgeler 45 sayfalık ek raporda ayrıntılı olarak incelenip değerlendirilmek suretiyle, davacı - karşı davalı şirketin alacak talebinde bulunamayacağı, davalı- karşı davacı taşeron şirketin iş ve emtia bedeli olarak 176.104,80 TL, teminat mektubu bedeli olarak 250.000,00 TL olmak üzere toplam 426.104,80 TL alacak talebinde bulunabileceğinin belirlendiği, davalı karşı davacı ... ... ... ... .... Şti. vekilinin yargılamanın değişik aşamaların da üçüncü ek rapor doğrultusunda karar verilmesi yönünde istemde bulunduğu, mahkemece ... yüksek mühendisi ve mali müşavirden oluşturulan bilirkişi kurulundan 14/09/2021 tarihli esas rapor itirazları karşılanması amacı ile 09/05/2022 tarihli ek rapor aldırılmış ise de söz konusu raporların, önceki bilirkişi kurulunca işin ağırlıklı olarak ...'da yapılması, kayıtların düzgün tutulmaması, yapılan işle ilgili fiziki anlamda herhangi bir tespitin yapılmaması nedeni ile yoğun bir çalışma sonucu, eksik belgeler belirtilerek taraflarca tamamlanmasının sağlanmasına çalışılarak ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde mümkün olduğu kadar hakkaniyete uygun olarak 1. 2. ve 3. ek rapor sunularak aldırılmış olup, ikinci heyet tarafından ise, ağırlıklı olarak önceki rapor değerlendirilerek, farklı sonuca varılan istek kalemleri ile ilgili değerlendirmenin takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilerek ancak yapılan her bir iş bakımından maliyetlerin belirlenebilmesinin mümkün olmadığı, yapılan ödeme veya transferlerin tamamının malzeme bedeli olmayıp bunların işçilik, sosyal güvenlik kurumu giderleri vb giderlere ait harcamalar da bulunduğu bütün giderlerin iş iş ayrılmadığı, taraf defterlerin de de bir ayrıma girilemediği bu sebeple harcama ya da maliyetlerin iş bazlı olarak ayrıştırılamadığının ifade edildiği, yukarıda açıklanan nedenle, ikinci raporda ağırlıklı olarak sadece birinci rapordaki tespitlerden yola çıkarak, yorum yolu ile sonuç itibari ile yine işin yapım maliyeti, ödemeler ve diğer hususlarda netlik ve yapılan işlere ilişkin araştırma yapılamadığı ifade edilip, ilk rapordan farklı sonuca varılan istek kalemlerine ilişkin olarak ise yine netlik olmadığı için takdirin mahkemeye bırakıldığı ifade edilmekle yani ikinci rapor da birinci bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarındaki gerekçe ve denetime elverişli olmadığı için iki rapor arasında çelişki olduğu kabul edilmemiş ve bu nedenle özellikle davanın açıldığı tarih, yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkesi gözetilerek, ilk bilirkişi kurulu rapor ve ek raporları gerekçeli ve denetime elverişli olduğu için üçüncü bir bilirkişi kurulu rapor aldırılmasına gerek duyulmadığı, iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme ve proforma fatura içeriği, dosyaya sunulan ve temin edilen belgeler, gerekçeli ve denetime elverişli olan ve itirazların karşılandığı birinci bilirkişi kurulu rapor ve ek raporları ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı karşı davalı ... ...AŞ'nin TTK'nın 18/3 maddesindeki koşulları taşıyacak şekilde davalı-karşı davacı ... ... ...... Şti ile arasında mevcut 29/05/2013 tarihli alt istisna sözleşmesini, 14/03/2014 tarihli proforma fatura kapsamında yapılması üstlenilen işlere ilişkin sözleşmeyi fesih etmediği, kendi ticari defter ve kayıtlarına göre karşı davacıya kısmen borçlu olduğu, davalı- karşı davacıdan gerek sözleşme kapsamında fazla ödeme yaptığı gerekse nama ifa nedeni ile alacaklı olduğunu iddia etmesine karşın bu iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla ve yine mahkemece de bu yönde vicdani kanaat oluşmakla davanın reddi cihetine gidildiği, karşı davacı sıfatı ile ... ... .... .... Şirketi tarafından yine aynı sözleşme, proforma fatura ve sözlü yapılan anlaşmalara dayalı işlerden kaynaklı alacak istemi ile açılan davada, yukarıda açıklanan nedenler ile ve özellikle 1. bilirkişi kurulu raporu ile tarafların itirazlarını karşılar şekilde düzenlenen 1. 2. ve özellikle 3. ek rapor gerekçeli ve denetime elverişli olmakla mahkemece de yapılan hesaplama ve varılan sonuç açısından benimsendiği, davacı- karşı davalının sözleşme ile ilgili davalı- karşı davacıya usulünce fesih ihtarı bulunmadığı gibi , teklif şeklinde hazırlanan proforma fatura kapsamında verilen avans teminat mektubunun irat kaydı ile ilgili düzenleme de bulunmadığından, davacı- karşı davalının 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu nakde çevirmesi haksız olduğundan, bu bedelin tazmini gerektiği gibi yine davalı-karşı davacıya iş ve emtia bedeli olarak 176.104,80 TL eksik ödeme nedeni ile borçlu olduğu anlaşılmakla, fazlaya ilişkin istemin reddi ile karşı davanın ( 250.000,00 TL için TBK 117. madde anlamında keşide edilen ihtarname nedeni ile 26/02/2014 tarihinde karşı davalının temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla) 426.104,80 TL için kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 426.104,80 TL'nin (250.000,00 TL'lik bölümü için faiz başlangıç tarihi 27/06/2014, 176.104,80 TL'lik bölümü için faiz başlangıç tarihi 06/02/2015 olmak kaydıyla) yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı- karşı davalı istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece sözleşme hükümleri ile sözleşmeye uygun olarak hazırlanan hakedişler ve tasfiye hakedişi dikkate alınmadan verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili alacaklarının temelini oluşturan kalemlerin işçilik bedelleri ve diğer kesintiler toplamından oluştuğunu, her iki tarafın onayladığı 1. hakediş belgesinde davalı-karşı davacının işçilik bedelleri ve diğer kesintiler bedelinin müvekkili şirketçe karşılandığını kabul ettiğini, mahkemenin bu hususu değerlendirmeden yalnızca ...'de bulunan muhasebe kayıtlarını ve cari hesap kayıtlarını dikkate aldığını, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşme doğrultusunda düzenlenen hakedişlerin yok sayılması olduğunu, karşı tarafın sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmede kararlaştırılan işleri tamamlamadığını ve müvekkili şirketin alacağını ödemediğini, karşı tarafın gerek sözleşme doğrultusunda ve gerekse sözleşme dışında ne iş yapmışsa, yapılan işlerin tamamının tasfiye hakedişinde yer aldığını, davacı-karşı davalının sözleşme doğrultusunda yaptığı işçilik bedelleri ve ...’de faturalandırılan malzemelerin KDV hariç bedelleri toplamının 1.466.079,18 USD olarak hakedişe girdiğini, sözleşme dışı işler bedeli ile birlikte tasfiye hakedişi tahakkuk tutarının 1.772.228,12 USD olduğunu, dolayısıyla davacı- karşı davalı ne iş yapmışsa ve ne malzeme fatura etmişse bunların tamamının hakedişte yer aldığını, mahkemenin sözleşme ve hakediş belgelerine ilişkin değerlendirmelerde 23.08.2016 tarihli bilirkişi incelemesinde yapılan tespitleri esas aldığını, söz konusu bilirkişi heyetinin asıl rapora itirazları sonrasında 3 adet ek bilirkişi raporu tanzim ettiğini, aynı tespitlerin ek raporda da tekrar edildiğini, özellikle sözleşme hükümleri, personel giderlerinin taraflarınca karşılandığının kabulü ile hakediş belgelerinin dikkate alındığı yeni bir bilirkişi heyetinden inceleme talep ettiklerini, mahkemenin 29.09.2020 tarihli duruşmasında, düzenlenen asıl bilirkişi incelemesi ve ek bilirkişi raporlarının hüküm kurulmaya elverişli olmadığını, ...'de çalışan işçiler için ... Bankası'nda bulunan ve işçilere ait hesaplara ödemeler yaptıklarını bu hesaplardaki tüm kayıtlarır yazı yazılarak temin edildikten sonra yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, 29.09.2020 tarihli ara kararda bilirkişi raporlarına yaptıkları itiraz dilekçesindeki personel ödemelerine ilişkin sunmuş oldukları ... bankası kayıtlarının istenmesine, biri asıl 3 tanesi ek rapor olmak üzere 4 kez bilirkişi raporu alınmış asıl davada davacı ... vekilinin tüm raporlara karşı teknik itirazlarda bulunduğu anlaşılmakla ... mühendisi ve mali müşavirden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, yeni bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 14.09.2021 tarihli raporda yapılan değerlendirmede müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespit edildiğini,Tarafımızca 14.09.2021 tarihli uyap çıkışlı bilirkişi raporuna karşı 28.09.2020 tarihli beyan ve itirazlarında alacak talebinin eksik hesaplanmasının tüm gerekçelerini gösteren sözleşme hükümleri ve özellikle tasfiye hakedişi ekindeki belgeleri tek tek açıklayarak, beyan ve itirazlarını karşılayan bir ek rapor tanzimi talebinde bulunduklarını, 28.09.2020 tarihli itiraz dilekçesinde yapılan hesaplamanın eksik olmasının gerekçesi olarak tasfiye hak edişinin tüm unsurlarının tek tek açıklandığını, tasfiye hakkedişinde davalı- karşı davacının alt istisna sözleşmesinde yer alan birim fiyatlar doğrultusunda işçilik bedellerinin ...’de ticari kayıtlarda müvekkili şirkete kesmiş olduğu tüm faturaların bedellerinin söz konusu bedellerin KDV’si ve davalı- karşı davacının sözleşme dışı yaptığı işlerin bedellerinin de hakkedişte yer aldığının görüleceğini, sonuç olarak sözleşme doğrultusunda işçilik ve faturalı malzeme bedelinin toplamının 1.466.079,18 USD yapılan imalat tutarı olarak tasfiye hakedişine girdiğini, dolayısıyla davacı-karşı davalının sözleşme doğrultusunda yaptığı işçilik bedelleri ve ...’de faturalandırılan malzemelerin KDV hariç bedellerinin toplamının 1.466.079,18 USD olarak hakedişe girdiğini, tasfiye hakedişi kapak sayfası incelendiğinde; sözleşme dışı yapılan işler bedeli olarak 208.907,52 USD ve ...’den faturalandırılan malzemelerin KDV bedelleri toplamı olan 97.241,43 USD’nin de hakedişe dâhil edildiğini, bu haliyle tasfiye hakedişinin tahakkuk tutarının 1.772.228,12 USD olduğunu, müvekkili şirketin davalı-karşı davacının sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 1.472.817,83 USD giderler, yemek, sigorta, işçilik, barınma vs. ödemek zorunda kaldığını, personellerle ilgili yapılan tüm ödemeleri gösterir belgeleri dosyaya sunduklarını, tasfiye kesin hesabındaki teminat kesintisi, ...'a ödenen bedel, avans mahsubu, şantiye kesintileri ve diğer tüm kesintiler toplandığında davalı- karşı davacının tasfiye hakkedişinde yer alan kesintiler toplamının 2.067.660,58 USD olarak yer aldığını, dolayısıyla davalı- karşı davacının tasfiye hakedişi borcunun 295.432,46 USD olduğunu, bilirkişi raporunda kesintilere ilişkin değerlendirmenin eksik yapıldığını, ... merkez ofis kesintileri miktarı olan 428.620,74 TL'nin müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ...’de kesilmiş ve ödemesi yapılmış olan fatura bedelleri olmasına rağmen bu ödemenin dikkate alınmadığını, itirazları sonrasında tanzim edilen 15.05.2022 uyap çıkış tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişi heyetinin, özellikle Türk personel giderleri hususunda tasfiye hakedişi ekindeki belgeleri yanlış ve eksik değerlendirerek önceki raporlarında değiştirilecek bir husus olmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, bu rapora itiraz ettiklerini, bilirkişi heyetinin tasfiye hakediş belgesi ve ekindeki belgelerin eksik değerlendirilmesi ve söz konusu değerlendirme yapılırken davalı-karşı davacının müvekkili şirkete 326.000 USD borçlu olduğunu ikrar ettiği 04.06.2014 tarihli mailin de dikkate alınmaması olduğunu, iş sonu tasfiye hakedişinde yer alan 828.602,81USD tutarının davalı-karşı davacı işçilerine ödenen toplam bedel olduğunu, mahkeme tarafından yalnızca davalı- karşı davacının iddialarına itibar edilerek müvekkili şirket ile aralarında 4 farklı ticari ilişki tespiti ile ...’da bulunan otel inşaatının ... montaj işçiliğine ilişkin değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu, davalı-karşı davacının sözleşme konusu işi bir bütün olmaktan çıkarıp, birbiri ile alakası olmayan 4 farklı iş olduğunu iddia ederek, yaptığını iddia ettiği her işle ilgili ayrı ayrı alacak talep ettiği karşı davasının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, mahkemenin davalı-karşı davacının yapmış olduğu ayrıma itibar ederek kararındaki değerlendirmelerini söz konusu ayrıma göre yapıp, bu husustaki beyanlarını değerlendirilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, davalı- karşı davacının ... Havaalanı ... ... ile ilgili yaptığı tüm işleri sözleşme konusu iş olmaktan çıkarıp 3 farklı iş gibi gösterdiğini, ayrıca yine ...’ın bir başka semtinde ...’da yapılan otel inşaatı ile ilgili hakediş alacağı olduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirketin onaylamadığı bir hakediş sunduğunu, davalı- karşı davacının 3. iş olarak tanımladığı ve sözleşme dışı işler gibi göstermeye çalıştığı faturalar incelendiğinde yapılan tüm işçiliklerin sözleşme konusu işçilikler olduğunun görüleceğini, yine davalı- karşı davacının 4. iş olarak adlandırdığı işte asıl sözleşmeye bağlı dava dilekçelerinde izah ettikleri sözleşme konusu işlerin yapımının devamı sırasında asıl sözleşmede kararlaştırılan zemin döşeme işinin işçiliğinin yapımına ek olarak ... ... Döşeme işinin malzemelerinin de sağlanmasını kapsayan 14.03.2014 tarihli proforma fatura ile üstlenmiş olduğu iş olduğunu, davalı-karşı davacı firmanın burada, imzalamış olduğu alt istisna sözleşmesi ile zaten işçiliğini yapacağı bir işin, ayrıca malzemelerinin de sağlanmasını kabul ettiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından 17.03.2014 tarihinde davalı-karşı davacıya 80.718,00 Avro avans ödemesi yapıldığını, avans karşılığı olarak da davalı-karşı davacıdan ... ... Bankası’nın 17.03.2014 tarihli 250.000,00 TL tutarındaki avans teminat mektubu alındığını, dolayısıyla, bu işin asıl sözleşme kapsamında kalan bir iş olduğunun davalı-karşı davacı tarafından da kabul edildiğini, mahkeme tarafından yalnızca davalı-karşı davacı tarafın iddialarına itibar edilerek müvekkili şirket ile aralarında 4 farklı ticari ilişki tespiti ile havaalanı terminal binasının dışında yer alan ön bölümünün zemin kaplamasının yapılması için 14.03.2014 tarihli proforma faturada yer alan 205Euro/m2 birim fiyatlı işin yapımı başlıklı değerlendirme ve söz konusu değerlendirme içinde yapılan sözleşmenin TTK'nun 18/3 maddesine uygun feshedilmemesi ile 250.000,00 TL tutarındaki avans teminat mektubuna ilişkin değerlendirmenin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin avans teminat mektubunu teslim aldıktan sonra davacıya 18.03.2014 tarihinde 80.000,00 Euro nakit avans ödemesi yaptığını, mahkemenin teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi hususundaki değerlendirmesini sözleşme hükümlerini dikkate almadan yaptığını, karşı tarafın sözleşme konusu ... ... döşeme işini tamamlamadan bıraktığını, eksik bırakılan işin müvekkili şirket tarafından tamamlandığını, ayrıca kalan işin yapımında kullanılacak malzemelerin temini için başka bir firma ile sözleşme yapıldığını, ilgili işlerin süresinde yapılmamasından kaynaklı müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilince sözleşmenin feshedilerek, karşı tarafın müvekkiline verdiği ... ... .. 17.03.2014 tarih ve 250.000,00 TL tutarındaki avans teminat mektubunun 23.06.2014 tarihinde nakde çevrildiğini ve irat kaydedildiğini, müvekkili şirketin avans teminat mektubunu nakde çevirmesinin sözleşmenin dördüncü kısım ...’un yükümlülükleri başlıklı 7/2.maddesindeki hükme uygun olduğunu, mahkeme tarafından müvekkili şirketin TTK’nun 18/3 maddesine uygun olarak sözleşme fesih ihbarında bulunmadığına ilişkin tespitinin de hukuka aykırı olduğunu, edimlerin yerine getirilmemesi halinde müvekkili şirketin sözleşmenin 8. maddesi hükmü gereğince ihtar ve süre tayinine gerek kalmaksızın akdi feshedip teminat kesintilerini de kendi lehine gelir kaydedebileceğini, bu madde gereğince %6 oranında teminat kesintisinin gelir olarak kaydedildiğini, tüm bu hususlar karşısında davaya ilişkin tüm beyan ve itirazlarını tekrarla, tasfiye hakedişi, sözleşme hükümleri ve davalı-karşı davacının 04.06.2014 tarihli mailindeki müvekkili şirkete 326.000 USD borçlu olduğunun açık ikrarı dikkate alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve karşı dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı- karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır . Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve denetime elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Somut olayda; mahkemesince yapılan yargılamada alınan 02.11.2017 tarihli birinci bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına karşı tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda mahkemenin 29.09.2020 tarihli ara kararı ile, asıl ve karşı davadaki talepler, taraflar arasındaki ilişkinin temelini oluşturan sözleşmeler, taraf kayıtları incelenerek hazırlanan raporlar, raporlara yönelik itirazlar dikkate alınarak asıl dava ile karşı davada davacı tarafın alacaklı olup-olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu konusunda ... mühendisi ve mali müşavirden oluşan yeni bir heyetten teknik itirazların karşılanması yönünde bilirkişi incelemesinin yapılmasına karar verildiği, başka bir anlatımla itirazları da değerlendirecek nitelikte, denetlenebilir nitelikte olmadığı kabul edilerek yeni bir heyetten rapor alınması yönünde ara karar oluşturulduğu, oluşturulan ikinci bilirkişi heyetinin taraf itiraz ve beyanları doğrultusunda teknik incelemeleri içermeyen görüş ve tespitlerle mahkemenin takdirine dayalı görüş beyan ettiği görülmüştür. Mahkemesince ikinci bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunda yorum yoluyla işin yapım maliyeti, ödemeler ve diğer hususlarda netlik ve denetime elverişli olmadığı için iki rapor arasında çelişki olduğu kabul edilmeyerek ilk bilirkişi heyeti raporu ve ek raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle yeniden bilirkişi raporu alınmamış ise de bu durumda oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, tarafların teknik itirazlarını karşılamadığı bu nedenle denetlenebilir olmadığı kabul edilen, yeterli görülmeyen birinci bilirkişi heyetinin raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmayıp hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden tarafların iddia, savunma, ilk alınan bilirkişi heyeti raporu ve ek raporlarına yönelik yapılan teknik itirazları da değerlendirilecek şekilde denetime elverişli, ayrıntılı ve dayanakları da gösterilecek şekilde rapor alınarak, iki rapor arasında farklılık bulunması durumunda bu farklılığın giderilmesi yönünde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, teknik itirazları karşılamadığı ve denetlenebilir nitelikte olmadığı kabul edilen bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 9. Asliye ... Mahkemesi'nin 13.09.2022 gün ve 2014/308 E., 2022/497 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı- karşı davalı tarafça yatırılan 80,70 TL ve 7.276,80 TL olmak üzere toplam 7.357,5‬0 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı- karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderleri ve ödediği istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 22.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/308, K. 2022/497, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-308-e-2022-497-k-8ee287273188