Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2014/257 E. 2022/218 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2014/257
- Karar No
- 2022/218
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1671 KARAR NO: 2025/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/54 KARAR NO: 2024/357 TARİHİ: 15/04/2024 DAVA: Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ: 13/06/2014 KARAR TARİHİ: 15/01/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 27/03/2007 tarihinde ... Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı ile satış sözleşmesi yaptığını, 2. Etap 99m² dairelerden tarafına daire verileceği konusunda anlaştığını, toplamda 75.000-TL ödeme yaptığını, ödemelerin 37.000-TL'sinin davacı üzerinden yapıldığını, 37.000-TL'sinin de kardeşi olan ... üzerinden yapıldığnı, ödemelere 27.03.2007 tarihinden itibaren başlandığını, ödemeler bittikten sonra davacının oturduğu daireye yerleştiğini, bu dairenin davacıya özgülendiğini, kooperatifin borçları olduğundan içindeki eksikliklerin davacı tarafından tamamlandığını, bu nedenle davacının malik sıfatıyla yerleştiğini, yerleştiği zaman davalının da yanında olduğunu, kooperatifin ortakları arasında bazı sorunlar olduğundan dolayı emaneten bedelsiz olarak ...'ın üzerine geçirildiğini, davalının bu ev ile birlikte bir evi daha bila bedel üzerine geçirdiğini, eski kooperatif başkanı ...'ın bilgisi dahilinde olduğunu, davalının oturduğu daireye bedel ödemediği gibi üzerinde kayıtlı olan başka bir daireyi daha bedel ödemeden satın aldığını beyanla dava konusu İstanbul ili Silivri ilçesi ... Mah ... ada ... parsel ... BL ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tescilini talep etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, davacı tarafın davalının konutunu uzun süredir işgal ettiğini ve uyarılara rağmen konutu tahliye etmediğini, bu nedenle Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/631 Esas sayısı ile dava açıldığını, dava konusu taşınmazın değerinin esasen 80.000,00-TL olarak bilirkişi raporunda da belirtildiğini, mahkememiz dosyasında dava açılışta değerinin 20.000,00-TL olarak harç ikmal edildiğini, davalının taşınmazın tapusunu 2008 tarihinde aldığını, davacının iddia ettiği belgelerin tarihinin 2011 yılına ait olduğunu, davalının dava dışı kooperatifin kurucusu değil aksine sonradan ortak olmuş ve muhasebesini tuttuğunu, dava dışı kooperatifle 2. Etap 99 m² lik alanlı konut için ortak olduklarını, dava konusu konutun ise 1. Etap ve 99 m²den büyük olduğunu ve yine kendi içinde çeliştiğini beyanda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Yapı Kooperatifi cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescili davasında, davacı taraf dava konusu taşınmazın kooperatif temsilcileri tarafından ileride kendisine ait olacağı belirtilerek yerleştirildiğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu ve davalı adına tapu kayıtlı olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle tapu kaydının iptal ile adına tescili talebinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın ferdileşme işlemine istinaden resmi şekle uygun olarak davalı adına tescil edildiğinin anlaşılması, davacının kooperatife üye olma aşamasında kendisinin imzalı beyanı ile tahsisini talep ettiği taşınmasın dava konusu taşınmazdan farklı taşınmaz olması, tanık beyanlarından ve davacının cevabı ihtarnamelerinden dava konusu taşınmazın davacıya ait olan evin teslim edinceye kadar davacıya geçici olarak tahsis edildiğinin anlaşılması, dava konusu taşınmazın davacıya tesciline dayanak olacak taşınmaz vaadi veya kooperatifle düzenlenmiş yazılı belge sunulmaması karşısında davacının dava konusu taşınmazın kendisi adına tesciline ve tapu kaydının iptaline dayanak ispata elverişli belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sadece tanık ...'ın 14.6.2016 tarihli duruşma zaptında yer alan ifadesinin dahi muvazaa olgusunun gerçekleşmiş olduğunu gösterdiğini, yerel mahkeme bu kararını tesis ederken davalının tanığı olan ...'ın yalan beyanına üstünlük tanıdığının anlaşıldığını, bu tanığın ifadelerinin yalan bir düzmeceden ibaret olduğu olduğunun başta eski kooperatif başkanı ... beyanları ile çürütüldüğünü, müvekkilinin bu daireyi kaba inşaata iken kapı cam ve pencerelerini ve tüm ince işçiliğini yaptırarak ve öyle bu daireye yerleştiğini, müvekkilinin bu işçilikleri yaptırırken davalı ...'ın aylarca süren bu inşaat yapımını hiç mi görmediğini, müvekkilinin bu dairede yıllarca oturduğunu, otururkende kooperatif ödemeleri yaptığını, sonrasında davalı ...'ın ihya edilmiş dairenin kendisine ait olduğunu söyleyerek harekete geçtiğini, dosyadaki tüm eksikliklere rağmen iddialarının davalı ve vekil kardeşlerin beyanları ile eylemli davranışları ile de subut bulduğunu, muvazaaya dayalı tapu ve iptal davasının basit yargılama usulüne göre karara bağlamasınında ayrıca usuli bir bozma sebebi olduğunu, tüm iddialarını belgeye ve tanık ifadelerine dayalı olarak ispat ettiklerini, dava konusu daire için ödeme yerine geçmek üzere 103.000,00 TL'lik makbuz ile ödeme yaptığı beyan edildiğini, ancak yerel mahkemenin ısrarlı taleplerine rağmen ne bu ödeme makbuzu dosyaya getirttiğini, ne de kooperatifin hesaplarının bulunduğu ödeme ve masrafların sarfiyatını gösteren hesap döküm cetvelleri ilgili banka şubelerinden yerel mahkemece istemediğini, dava konusu dairenin kooperatifin yevmiye defterinde ödemesinin görünmediğini, davalı Kooperatif muhasebecisi ...'ın iş bu dava sırasındada kooperatifin bir süre başkanlığını yaptığını, kooperatifin defterlerini mahkemeye sunmadığını, ...'ın kooperatife bir üyeliğinin dahi bulunmadığını, dava konusu dairenin gerçekte davalı ...'ın olmadığı halde borca batık kooperafinin alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile bu dareyi ...'a geçirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava dosyasında ilk olarak Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemenin 2014/257 E. 2022/218 K. sayılı 23/06/2022 tarihli davanın reddine dair kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 18/01/2023 Tarih ve 2022/1902 E. 2023/95 K. sayılı:"...Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olup, ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmış olması nedeniyle istinaf sebebi olarak gösterilmese de görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına..." dair karar verildiği, ardından Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemenin 2023/45 E. 2023/110 K. sayılı 23/03/2023 tarihli görevsizlik kararının 27/12/2023 tarihinde kesinleşmesi üzerinde, dava dosyasının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/54 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği, davanın reddine dair verilen karara karşı da tekrar davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf 27.03.2007 tarihinde davalı kooperatif ile 2. Etap 99m² daire verileceği konusunda anlaştığını, toplamda 75.000-TL ödeme yaptığını, ödemelerin 37.000-TL'sinin kendisi 37.000-TL'sinin de kardeşi olan ... üzerinden yapıldığını, ödemeler bittikten sonra davacının oturduğu daireye yerleştiğini, bu dairenin kendisine özgülendiğini, dairenin içindeki eksikliklerin davacı tarafından tamamlandığını, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava basit yargılama usulüne tabi olmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Dava dosyası kapsamında 16.11.2018 tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu:"Davalı kooperatifin dosya ekinde bulunan yasal defterlerine göre; Davacı ... (...) ve davacının dava konusu taşınmazı satın aldığını beyan ettiği ...'ın 01.01.2010 tarihi itibariyle davalı kooperatife II. Etap 99,50m2 daireler için üye oldukları tespit edilmiştir. Rapor içerisinde de açıklandığı üzere ... Yapı Kooperatifi ...Blok ... Etap 2+1 ... Apartmanı 99,50m2 4 Nolu bağımsız bölüme ait hissesini davacıya devretmiştir. Davalı kooperatifin dosya ekinde bulunan yasal defterlerine göre;Davacı ... (...)'un 01.01.2010 tarihi itibariyle davalı kooperatife taahhüt ettiği 82.000,00.-FL ödemeden 39.580,00.-TL sini ödemiş olduğundan (82.000,00-39.580,00)= 42.420,00.-TL borcu kalmıştır. Davalı kooperatifin dosya ekinde bulunan yasal defterlerine göre;Davacı ... (...) dava konusu taşınmazı satın aldığını beyan ettiği ...” ın ise 01.01.2010 tarihi itibariyle davalı kooperatife taahhüt ettiği 82.000,00.-TL ödemeden 10.000,00.-TL sini ödemiş olduğundan(82.000,00-10.000,00)= 72.000,00.-TL borcu kalmıştır. Davacının dosyaya ibraz ettiği ödeme dekontları veya belgelerine göre rapor içerisinde belirtildiği üzere okunmayan belgeler hariç olmak üzere 27.03.2007-11.08.2011 tarihleri arasında 35.200,00.-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davacı ... (...) dava konusu taşınmazı satın aldığını beyan ettiği ... ise 06.08.2007-26.12.2008 tarihleri arasında davalı kooperatife üye olmasından dolayı 37.800,00.-FL ödeme yapmıştır." şeklindedir. Davacı vekili 25.11.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında:"Dava dilekçemizi tekrar ederiz, davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz, sulh olmak istemiyoruz, davalı şahıs kooperatifini kurucusu ve aynı zamanda muhasebecisidir, benim müvekkilim bu kooperatife üye olup, sana vereceğimiz daireyi teslim edemiyoruz bu daire kooperatifin dairesidir sen ödemelerine devam et en kötü ihtimal senin daireyi veremezsek bu daireyi sana veririz şeklinde vaadde bulunmuşlardır ancak bu vaade rağmen taşınmazı devretmemişlerdir ve davalı şahıs bu daireyi üzerinde olmasına rağmen devretmemiştir, bu konuda yani başka bir daire ile ilgili olarak Silivri 2.Asliye hukuk mahkemesinde 2012/631 esas sayılı dosya mevcut olup, karara çıkmıştır dosya halen temyiz incelemesindedir." şeklinde imzalı beyanda bulunmuştur. Davacı tarafça davalıya hitaben gönderilen Silivri ... Noterliğinin 23.07.2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi:"Tarafıma tebliğ olunan ihtarınıza süresi içerisinde cevap veriyorum. Şöyle ki Şahsım ... Kooperatilinde pay sahibidir. ... Kooperatifi tarafından ödemesini yağtığım ev süresinde tarafıma teslim edilmemiş, ... tarafından şu anda oturduğum ev teslim edileceği güne kadar mahsus olmak üzere bila bedel tarafıma tahsis edilmiştir. Söz konusu tahsisten aynı zamanda kooperatifin muhasebecisi okluğunuz şahsınızda bilgi sahibidir..." şeklindedir. Davacı tarafa dava konusu taşınmazın davalı kooperatif tarafından tahsis edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge ve delil bulunmadığı, davalı kooperatif defterlerinde de bu yönde bir kaydın bulunmadığı, yukarıda yer alan davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanı ve davacı tarafın ihtarnamedeki beyanları ile de kooperatif tarafından başka bir taşınmazın davacıya tahsis edildiğinin sabit olduğu, ancak tahsis edilen taşınmazın davacıya teslim edilmemesi nedeniyle davacının dava konusu taşınmazın kendisine kooperatif tarafından verildiği iddiasına dayandığı, bu iddianın da dava değeri itibariyle 6100 sayılı Kanunun 200 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca senet ile ispat edilmesi gerektiği, tanık beyanlarının kanun hükmü gereğince dikkate alınamayacağı anlaşılmakla davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediğinden dolayı İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik karar verilmiş olması usul ve yasaya uygundur. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/01/2025