Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/19305 E. 2015/10792 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/19305
Karar No
2015/10792
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1075 KARAR NO:2024/1342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/772 KARAR NO:2024/36 DAVA TARİHİ:16/02/2015 KARAR TARİHİ:18/01/2024 DAVA:İtirazın İptali (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı ... davalı kooperatifin üyesi olduğundan, kooperatifin gerek otobüs alımlarında gerekse cari giderlerde sıkıntıya düşmesi üzerine borç olarak ve 1 yıl içerisinde ödenmek kaydıyla ortağı olduğu müvekkili şirketin banka hesabından 520.000,00 TL'yi davalının hesabına 16/10/2012 tarihinde gönderdiğini, son ödeme tarihi olan 16/10/2013 tarihinde borç ödenmeyince, sözlü olarak ödenmesinin talep edildiğini, paranın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu, yetki itirazının kaldırılması için Malatya 1.İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davanın reddedilmesi üzerine dosyanın ... numarasına tevzi edildiğini, davalı vekilinin borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının itirazının iptaline, alacağa yıllık %11 oranında kısa vadeli mevduata uygulanan faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilerek, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatife borç para verilmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı şirketin 26/05/2012 tarihinde kooperatife başvurduğunu, 12 adet C bölgesi ve 11 adet A bölgesi olmak üzere kooperatife üye olmak istediğini, 26/05/2012 tarihli 72 no.lu kooperatif kararı ile talebin kabul edilerek davacının ortaklığa kabulüne ve sermaye payının davacı tarafından yatırılmasına karar verildiğini, taraflar arasında 12 aracın devri konusunda anlaşma yapıldığını, 01/07/2012 tarihli karar ile anılan hat ve otobüslerin tüm hak ve yükümlülükleri ile davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını ve anlaşma gereği 12 adet otobüsün davacıya devredildiğini, araç devir bedellerinin toplam 4.176.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin devre konu araçları ... A.Ş.'den kredi kullanarak aldığını, davacı ile yapılan anlaşmaya ve alınan karara göre devralan davacı şirketin bu kredi borçlarını tam ve eksiksiz kapatacağını ayrıca kredinin erken kapama komisyonununda davacı tarafından ödeneceğini, davacının otobüslerin bedellerini müvekkili kooperatif yerine... A.Ş.'ye gönderdiğini, fakat bu miktarın İstanbul ... A.Ş. tarafından "Sözleşme fazlası iadesi" kaydıyla müvekkili kooperatife havale edildiğini, anılan bedelin müvekkili tarafından devri yapılan 12 araca ilişkin kredi borcunun kapatılması amacıyla... Şubesi hesabına gönderildiğini, akabinde bankanın belirlediği 520.000,00 TL erken kapama komisyon bedelinin davacı şirket tarafından müvekkili kooperatifin hesabına aynı gün yaklaşık 5 dakika içerisinde havale edildiğini, dolayısıyla davacının komisyon bedelinden haberdar olup bu bedeli rızaen yatırdığını, müvekkili kooperatif ile davacı şirket arasında bu hat devir işleminden farklı bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, 72 no'lu kooperatif kararı ile de sabit olduğu üzere davacı şirkete 23 adet hat-araç devri yapılarak bedellerinin davacı şirket tarafından ödenecek olmasına rağmen, davacının bu araçların sadece 12 adedinin bedelini ödeyerek devrini aldığını, kalan 11 adet araç için hiçbir ödeme yapmadığını, icra takibine konu edilen meblağın iddia edildiğinin aksine borç olarak verilmediğini, taraflar arasında araç satımlarına ilişkin olarak ödenmesi sözleşme ile belirlenmiş erken kapama komisyon bedeli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI: Mahkemenin 14/03/2019 tarihli kararı; "...Dava konusu edilen paranın erken kapama ücreti olarak gönderildiği bu şekilde sübuta ermekle bu kez çekişme konusu erken kapama komisyonundan tarafların hangisinin sorumlu olduğu noktasında toplanmıştır. Bu noktada bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere; bankalarca tahakkuk ettirilen erken kapama komisyon bedelinin, araçların davacı tarafça devrinin talep edilmesi ile devrin yapılması sonucu doğmuş olması, devir işlemi olmasaydı davalı kooperatifin erken kapama komisyon bedeli gibi bir külfetle karşılaşmayacak olması, ayrıca davacı yanın 520.000,00-TL'yi davalı kooperatife borç olarak verdiğine dair herhangi bir kanıtı ortaya koyamamış olması ve nihayet kredinin erken kapatılmasından doğan mali avantajdan yine davacı tarafın yararlanacak olması göz önünde bulundurulduğunda, erken kapama komisyon bedelinden davacı tarafın sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira hatların biran evvel kendisine devrini talep eden davacı olup, ayrıca dava dışı ... A.Ş. ile devir alan ... ile devreden davalı kooperatif arasında bağıtlanan 16/10/2012 tarihli protokolde açıkça "devir konusu 12 adet aracın tüm hak ve borçları ile birlikte gayrikabili rücu olmak üzere İstanbul Büşükşehir Belediyesi iştirak şirketi... A.Ş. nezdinde devir almış ve temellük etmiş bulunduğumu" cümleleri ile tüm yükümlülükleri üstlendiği, ancak başlangıçta dava dışı banka tarafından yaklaşık olarak 520.000-TL olarak belirlenen ve davacı tarafından derhal davalı hesaplarına gönderilen erken kapama komisyon bedelinin dava dışı banka tarafından sadece 490.199,58-TL olarak tahsil edildiği ve bu miktarın davalı kooperatifin bankadaki hesaplarından çekildiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davacının bakiye 29.800,42-TL miktarın iadesini isteyebileceği anlaşılmakla takipte itirazın bu miktar üzerinden iptaline, yatırılan ve bankadan çekilen miktarlar likit olmakla davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, ancak davacı yanın takibe girişmekte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiştir. " karar verilmiştir.Karara karı her iki taraf vekili istinaf yoluna başvurmuştur.Dairemizin 02/11/2022 tarihli kararı; "...Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2015 tarihli 2014/19305 E. 2015/10792 K. sayılı ilamı; "...Davacının davasına dayanak yaptığı banka makbuzu, davalı hesabına yapılan havaleyi göstermektedir. Havale üzerinde bu paranın borç olarak verildiğine dair bir bilgi yoktur. Somut olayda davacının dayandığı belge yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu davacı ispat etmelidir. Zira havalenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp bu uyuşmazlıkta miktar itibari ile tanık dinlenilemez. Öyle ise Davacı davasını kanıtlayamamıştır..." (yine aynı mahiyette Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2019 tarihli 2016/25309 E. 2019/10330 K., 25/13/20158 tarihli 2013/16301 E. 2013/29220 K. sayılı ilamları). Somut olayda da davacının dayandığı havale dekontu yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Kural olarak havale bir ödeme aracı olup havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin açıkça belirtilmesi gereklidir.Dava dilekçesinde dava konusu paranın davalı kooperatifin gerek otobüs alımlarında gerekse cari giderlerde sıkıntıya düşmesi üzerine borç olarak ve 1 yıl içerisinde ödenmek kaydıyla verildiği, cevaba cevap dilekçesinde ise kredi borçları kapatılmadan devrin gerçekleştirmeyeceği beyan edildiğinden hatların tesliminin gerçekleşmesi için dava konusu bedelin kooperatife borç olarak verildiği iddia edilmiş ise de bu iddiaları ispatlar mahiyette bir delil sunulmadığı gibi dekontta ise paranın borç olarak gönderildiğine dair bir ibare yer almamaktadır. Bu durumda dava konusu 520.000,00 TL'nin, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca, devre konu araçların kredi ödemelerinin yapılması amacıyla gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece "banka tarafından 490.199,58-TL' nin erken kapama ücreti olarak davalı kooperatifin... nolu hesabından çekildiği anlaşılmaktadır." tespiti yapılarak, bu bedelin devre konu tüm araçlara yönelik çekilen kredilerin erken kapama ücreti olduğu ifade edilmiş ise de banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde, "..." numarasının davalıya ait hesap numarası değil, kredi numarası olduğu ve yukarıda da ifade edildiği gibi "... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 490.199,58 TL" tahsil edildiği tespit edilmiş olup hatalı değerlendirme yapıldığı açıktır. Davalı kooperatif tarafından 07/10/2011 tarih ve 51/52/53/54/55/56/57/58/59/60/61 no.lu sözleşmeler ile hak sahibi olduğu İstanbul dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 11 adet, 07/10/2011 tarih ve 42 no.lu sözleşme ile hak sahibi olduğu Anadolu dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 1 adet olmak üzere toplam 12 adet hattın devri davacıya yapılarak, protokol gereğince davacı tarafından bu araçlara ilişkin tüm hak ve borçlar devir ve temlik alındığı için mahkemece devre konu araçlara/hatlara ait tüm kredi sözleşmeleri ile her bir kredi yönünden ödenen asıl borç, faiz, erken kapama komisyonu, masraf vs gibi bankaca tahsil edilen tüm bedellere ilişkin kayıtların celp edilmesi, bankacı bir bilirkişi görevlendirilerek gerekirse banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak davacı tarafından yatırılan 4.176.000,00 TL + 520.000,00 TL = 4.696.000,00 TL'nin hangi araçların kredi ödemelerinde kullanıldığının ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan tespit ve açıklamalar uyarınca mali müşavir ve kooperatif uzmanı bilirkişi heyetinden alınan rapor hükme elverişli olmadığından eksiklikler ikmal edildikten sonra bankacı bir bilirkişiden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." karar verilmiştir. Mahkemenin 18/01/2024 tarihli kararı; "...İstinaf dairesinin kararı sonrasında davalı kooperatif tarafından 07/10/2011 tarih ve 51/52/53/54/55/56/57/58/59/60/61 no.lu sözleşmeler ile hak sahibi olduğu İstanbul dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 11 adet, 07/10/2011 tarih ve 42 no.lu sözleşme ile hak sahibi olduğu Anadolu dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 1 adet olmak üzere toplam 12 adet hattın devrine konu araçlara/hatlara ait tüm kredi sözleşmeleri ile her bir kredi yönünden ödenen asıl borç, faiz, erken kapama komisyonu, masraf vs gibi bankaca tahsil edilen tüm bedellere ilişkin kayıtların celbi için ... şubesine yazılmış, ayrıca ... Aş’den devir kayıtları celp edilmiş, akabinde dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilerek inceleme yaptırılmıştır. Hükme elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre; davalı kooperatifin 24.08.2011 tarihinde açılan ihale ile Dar Bölge Hat Kiralama işletme işini kazandığı, dava konusu 12 hattaki işlemler için dava dışı ... A.Ş. ile 07.10.2011 tarihli kiralama sözleşmeleri imzalandığı, söz konusu kiralama işlemi için davalıya dava dışı ... Bankası tarafından 16.02.2012 tarihinde bir yılı ödemesiz toplam 60 ay vadeli yıllık % 14,40 faiz oranı üzerinden eşit taksitli toplam 4.176.000,00 TL. Tutarında taksitli ticari kredi açıldığı tespit edilmiştir. Açılan kredilerin kiralanan hatların kira ücreti üzerinden alınan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalıya kullandırıldığı, söz konusu kredilerin ödemesiz dönemde iken davalı tarafından hat kiralama işleminin dava dışı... (sonraki unvanı... ) AŞ'ne devir ve temlik edildiği, dava dışı.. A.Ş.'nin de temlik aldığı hat kiralama işlemini davacıya aynı koşullara devir ettiği ve 16.10.2012 tarihinde hat kiralama sözleşmeleri imzalandığı anlaşılmıştır. Devir bedeli olarak 4.176.000,00 TL.nin 16.10.2012 tarihinde dava dışı ... A.Ş.nin... Şubesi nezdindeki ... İban hesabına gönderildiği, dava dışı... A.Ş.de söz konusu 4.176.000,00 TL.yi davalı kooperatifin ... Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabına sözleşme fazlası açıklaması ile havale ettiği görülmüştür. Bu arada davacı şirket tarafından ... Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabından 16.10.2012 tarihnde 520.000,00 TL tutarın davalı kooperatifin ... Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabına havale açıklaması ile aktarıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı şirket söz konusu hatların devir alınması için 4.176.000,00 TL ve 520.000,00 TL olmak üzere davalı kooperatife toplam 4.696.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.Davalı ... Bankası ... Şubesi nezdindeki 12 adet kredinin kapatılması için dava dışı banka tarafından davalı hesabından 4.176.000,00 TL ana para ve 519.999,97 TL işlemiş faiz, erken kapama komisyonu ve ... vergisi olmak üzere toplam 4.695.999,97 TL.yi tahsil ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre; Her ne kadar davacı yanca davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ise de; davalı adına Türkiye ... Şubesi nezdinde 16.02.2012 tarihinde açılan 12 adet kredinin kapatılması için davacı tarafından 4.176.000.00 TL ana para ve 520.000,00 TL olmak üzere toplam 4.696.000,00 TL ödeme yaptığı, söz konusu 4.696.000,00 TL tutar karşılığında davalıya açılan kredilerin ana para, işlemiş faiz, erken kapama ücreti ve Gider vergisi-Bsmv olmak üzere toplam 4.695.999,97 TL olarak kapatılarak tasfiye edildiği, dolayısıyla, 4.176.000,00 ana para dışında yapılan 520.000,00 TL ilave ödemenin söz konusu 12 adet kredi hesabının kapatılması için dava dışı banka tarafından bankacılık kurallarına uygun olarak hesaplanan işlemiş faiz, erken kapama komisyonu ve gider vergisini kapsadığı, bu tutarın bir erken kapama ücreti olduğu dosya kapsamına göre davacı tarafından da bilindiği, davacının komisyon bedelinden haberdar olduğu ve bu bedelin davacı tarafından rızaen yatırıldığı, taraflar arasında bu hat devir işleminden farklı bir ticari ilişkinin bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bilgi ve bulgunun söz konusu olmadığı, davalının takibe itirazında haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine, davacının dava konusu tutarın erken kapama ücreti olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı kanaati oluştuğundan takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin yatırılan paranın kredi kapatma komisyonu olduğu yönündeki kabulünün BAM kaldırma kararına dayandığını, kaldırma kararının kesin olmasının bu kanaati kabul ettikleri anlamına gelmediğini, para gönderme dekontunda kredi kapama komisyonu açıklamasıyla para gönderilmediği için müvekkilinin kredi komisyon ödemesi olarak yatırdığını söylemenin ancak kanaat bildirmek olacağını bu durumda da müvekkilinin kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun 4.sayfasında "Ç) Davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan devir sözleşmeleri" başlıklı bölümde dava dışı... A.Ş tarafından 10/03/2023 tarihli yazısı ekinde 16/10/2012 tarihinde müvekkili ile yapılan devir protokolüne göre sözleşme yapılan hatların ve sözleşme bedellerinin gösterildiği tabloda yer alan ..., ..., ..., ... Araç kodlu araçlar haricindeki diğer araçların başka kooperatif üyelerinin araçları olup müvekkiline devredilen araçlar olmadığından bu hususa itiraz edildiğini, bu nedenle yapılan ödemelerin biran için borç olarak ödendiği kabul edilmese dahi bu miktarın ancak dört araçlık kısmının kredi kapama komisyonu olarak kabul edilebileceğini, kaldı ki devir yapılırken banka kredilerinin kapatılması hususunun devir şartı olmadığının davalı kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararında görüleceğini, araç devri için sadece teminat vermenin yeterli olduğunu, teminatın bankaya gelirlerden elde edilecek hasılat temlik verilerek sağlandığını, müvekkiline ait olmayan araçların kredilerinin müvekkilinin ... A.Ş'ne ödediği miktardan kapatılması ve müvekkilinden erken kapama komisyonu alınması ve bu durumun müvekkilinin kabulü ile yapıldığı kanaatine varılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davalı Kooperatif'e sadece 520.000,00 TL gönderildiğini, kalan 4.176.000,00 TL'nin müvekkilinin devrini aldığı hatların % 30 peşinatı ve kira bedeli olduğunu, davalıların kendi aralarında muvazaalı işlem yaptığını, dava dışı ... A.Ş'nin müvekkili tarafından gönderilen parayı kooperatifin başka araçlar için kullandığı krediler için ve yeni kredi limiti açtırmak amacıyla davalı kooperatife gönderdiğini, müvekkilinin kendine devredilen araçlardan 4 tanesinin kredisinin kapatıldığını yargılama sırasında öğrendiğini, yine bilirkişinin hangi araç için kredi çekildiğinin belli olmadığı, kredinin genel olarak kullanıldığı ve 4 defa yeni krediler çekildiği beyanı dikkate alındığında müvekkilinin davalı ve dava dışı ... A.Ş ne gönderdiği paraların devir aldığı araçların borcuna karşılık alındığının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, müvekkilinin en azından hakkaniyet gereği 8 araç koduna bağlı kredilerin kapatma komisyonundan sorumlu olmayacağının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından 520.000,00 TL asıl alacak, 67.033,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 587.033,70 TL alacağın tahsili için 01/10/2013 tarihinde... sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takibe girişildiği, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine dosyanın ... sırasına tevzi edildiği, ödeme emrinin 27/10/2014 tarihinde tebliği üzerine, davalı borçlunun 30/10/2014 tarihinde süresinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Takibe dayanak belge olarak 16/10/2012 tarihinde ... Şubesinden davalı hesabına gönderilen 520.000,00 TL bedelli dekont eklenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin gerek otobüs alımlarında gerekse cari giderlerde sıkıntıya düşmesi üzerine borç olarak ve 1 yıl içerisinde ödenmek kaydıyla davalıya 520.000,00 TL borç verildiğini ifade etmiş, cevaba cevap dilekçesinde ise davalı kooperatif ile C bölgesinde 12 adet A bölgesinde 11 adet olmak üzere toplam 23 adet hat üzerinde anlaşma yapıldığını, hat bedelleri ve araç kredi bedellerinin ödendiğini ancak davalı kooperatif tarafından araçların hat devirlerinin gerçekleştirilmediğini ve kredi borçları kapatılmadan devrin gerçekleştirmeyeceği beyan edildiğinden hatların tesliminin gerçekleşmesi için dava konusu bedelin kooperatife borç olarak verildiğini, kooperatif tarafından kredi kapatma bedeli olarak kullanıldığını ve 12 hattın tesliminin gerçekleştirildiğini iddia etmiştir. Davalı ise anlaşma gereği davacıya devredilen 12 adet otobüsün devir bedelinin toplam 4.176.000 TL olduğunu, kooperatif devre konu araçları ... A.Ş.'den kredi kullanarak aldığı için davacı şirket tarafından bankaya olan kredi borcunun tam ve eksiksiz olarak kapatılacağı ve kredi erken kapama komisyonunda devralan davacı tarafından ödeneceğini hususunda tarafların anlaştıklarını ve devri yapılan 12 araca ilişkin kredi borcu ile bankanın belirlediği 520.000,00 TL erken kapatma ücretinin davacı tarafından ödendiğini savunmuşlardır.Davacı şirketin 26/05/2012 tarihli ortaklık talebi; Davacı ...AŞ adına yönetim kurulu başkanı ..., kooperatif başkanlığına yazdığı 26/05/2012 tarihli dilekçe ile kooperatif bünyesinde boş bulunan 23 adet pay ve hat, 12 adet C bölgesi, 11 adet A bölgesi olmak üzere kooperatife ortak olmak istediklerini beyan etmiştir.Davalı kooperatifin 26/05/2012 tarih 71 no.lu yönetim kurulu kararı ile; Kooperatif üyelerinden ...'in üyelikten ayrılması ve ...AŞ'nin üyelik talebi hakkında karar verilmesi için yapılan toplantı neticesinde, 1-Yönetim kurulunun 17/01/2012 tarihine 69 no.lu kararıyla ...'in dilekçesinde talep ettiği 6 adet A bölgesi, 3 adet C bölgesi olmak üzere toplam 9 adet kodları ve plakaları belirtilen hatların intikalinin iptaline, 2-Kooperatif ortaklığı için müracaat eden ...AŞ'nin şirkete 23 pay (hat) 12 adet C bölgesi, 11 adet A bölgesi olmak üzere ortaklığa alınması ana sözleşme gereği sermaye payı olan 2.300,00 TL'nin bankaya yatırılmasına oy birliği karar verilmiştir.Davacı şirketin 26/05/2012 tarihli ortaklıktan ayrılma talebi; Davacı ...AŞ adına yönetim kurulu başkanı ..., kooperatif başkanlığına yazdığı 26/05/2012 tarihli dilekçe ile kooperatif bünyesinde 23 adet pay ve hat, 12 adet C bölgesi, 11 adet A bölgesi olmak üzere hisseleri ile kooperatif ortaklığından ayrılmak istediklerini beyan etmiştir. Davalı kooperatifin 30/06/2012 tarihinde yapılan 2011 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 7 no.lu kararda; kooperatif ortaklığından ayrılmak isteyen ve yönetim kurulunca karara bağlanan...AŞ'nin 23 adet paya karşılık 12 adet C bölgesi, 11 adet A bölgesi olmak üzere hisselerinden dolayı kooperatif ortaklığından ayrılması kararının genel kurul onayına sunulması neticesinde oybirliği ile kooperatif ortaklığından ayrılmasına karar verilmiştir.Davalı kooperatifin 01/07/2012 tarih 73 no.lu yönetim kurulu kararı ile; yönetim kurulunun 26/05/2012 tarih 72 no.lu kararıyla ...AŞ'nin dilekçesinde talep ettiği şirketin 23 pay (hat) 12 adeti C bölgesi, 11 adeti A bölgesi olmak üzere toplam 23 adet kooperatif ortaklığından bütün hak ve vecibeler ile hatların intikalinin iadesi istemi ile ilgili dilekçesi okunarak hatların kendisine iadesi ve yatırmış olduğu 2.300,00 TL'lik sermaye payının ödenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.İstanbul ve Anadolu dar bölge hat kiralama işi devir sözleşmeleri ek protokolünde; devir ve temlik eden davalı kooperatif 07/10/2011 tarih ve 51/52/53/54/55/56/57/58/59/60/61 no.lu sözleşmeler ile hak sahibi olduğu İstanbul dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 11 adet, 07/10/2011 tarih ve 42 no.lu sözleşme ile hak sahibi olduğu Anadolu dar bölge hat kiralama işinde işlettiği 1 adet olmak üzere toplam 12 adet aracın işletilmesi ile ilgili tüm haklarını, kooperatifin 30/06/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar gereği ortaklıktan ayrılmasına karar verilen ...AŞ'ye tüm hak ve borçları ile birlikte devretmiş, Devir ve temlik alan ...AŞ "Devir konusu 12 adet aracın bütün hak ve borçları ile birlikte gayri kabili rücu olmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ... A.Ş. nezdinde devir almış ve temellük etmiş bulunduğumu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ... A.Ş. İstanbul ve Anadolu Dar Bölge Hat Kiralama İşi nezdinde ana sözleşme ve ilgili mevzuat ahkamından doğacak bütün mükellefiyet ve vecibelerin muhatabı olduğumu ve yerine getireceğimi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ... A.Ş, İstanbul ve Anadolu Dar Bölge İşindeki bütün yetkili kurul kararlarının tamamına kayıtsız ve şartsız uyacağımı, devir edenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ... A.Ş.'ye karşı taahhüt ettiği, tüm vasıflara sahip olduğumu, devir edenin ... A.Ş. nezdinde imzalamış olduğu tüm belgelerdeki şartları kabul ettiğini beyan ve taahhüt ederim." beyanı ile tüm hak ve borçları ile 12 aracın işletme hakkını devralmıştır.16/10/2012 tarihli devir belgesinde; devreden ..., devralan ...AŞ'nin yer aldığı ayrıca devrin İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki ... AŞ tarafından onaylandığı anlaşılmıştır.Türkiye ....A.O. ... Şubesinden gelen davalı kooperatife ait hesap kayıtları incelendiğinde; dava dışı ... AŞ hesabından, davalı kooperatif hesabına 16/10/2012 tarihinde "sözleşme fazlası iade" açıklaması ile 4.176.000,00 TL havale işlemi yapılmış, yine 16/10/2012 tarihinde davacı şirket tarafından, davalı kooperatif hesabına 520.000,00 TL havale işlemi yapılmıştır.Yine bankadan gelen kayıtlara göre; -... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 490.199,58 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL, -... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL,-... no.lu kredinin erken kapatılması nedeniyle toplam 382.345,49 TL olup, toplam bedelin ise 4.695.999,97 TL olduğu hesap edilmiştir. Söz konusu bedellerin anapara, erken kapama komisyonu, faiz ve bsmv dahildir.Kaldırma kararından önce mahkemece kooperatif uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlarda özetle; Davacı tarafça 520.000,00 TL'nin davalı kooperatife borç olarak verildiği iddia edilmekle birlikte bu konuda herhangi bir yazılı belgeyi dosyaya sunulmadığı,Davalı kooperatif ticari defterlerinde 11 adet hat kapatma bedeli olarak ...'tan gelen havalelere ilişkin 16/10/2012 tarih ve 192 sayılı yevmiye maddesi ile; -... kod.lu ... Şb.hesabına (Giriş olarak) 4.176.000,00 TL borç, -... kod.lu ...bank ... Şb.hesabına (...'tan gelen-giriş olarak) 520.000,00 TL borç,-... kod.lu .. . Şb.hesabına 11 adet hat kapatma bedeli 4.205.800,39 TL borç,-... kod.lu ... Şb.hesabına 11 adet hat kapatma Kredi faizi 490.199,58 TL borç,-... kod.lu satıcılar hesabında ... A.Ş.'ye 4.176.000,00 TL alacak,-400.02 kodlu ... Şb.hesabına 11 adet hat kapatma hesabına 5.215.999,97 TL alacak,Kaydedildiği, hesaba gelen 4.178.000,00 TL ve 520.000,00 TL'nin 4.205.800,39 TL'sinin 11 adet hat kapatma bedeline, 490.199,58 TL'sinin ise 11 adet hat kapatma kredi faizi borcuna mahsup edildiği,... Şubesi'nden gelen 05/11/2015 tarihli 1129 sayılı cevabi yazı ekinde yer alan ekstre ve dekontların tetkikinden davalı kooperatifin hesabına 16/10/2012 tarihinde saat 17.34'de 4.176.000,00 TL'nin sözleşme fazlası iadesi olarak ... A.Ş.tarafından havale edildiği, 16/10/2012 tarihinde saat 17.41'de 520.000,00 TL'nin ... hesabından havale edildiği, 16/10/2012 tarihinde saat 17.44'de 490.199,58 TL'nin Kooperatife ait ... no.lu kredinin 0 no.lu taksitten sonra erken kapatılması olarak hesaptan çekildiği, yani araç devir bedelleri toplamı 4.176.000,00 TL'nin davalı kooperatifin hesabına yatmasından 7 dakika sonra ... tarafından 520.000,00 TL'nin davalı kooperatifin hesabına havale edildiğinin tespit edildiği, davalı kooperatifin ticari defter kayıtlarında davacı yandan alınan erken kapama komisyon bedelinin kredi faizi borcuna mahsup edildiğinin görüldüğü, Yargıtay kararları ile de haklı bir uygulama olduğu kabul edilen bankalarca tahakkuk ettirilen erken kapama komisyon bedelinin, araçların davacı tarafça devrinin talep edilmesi ile devrin yapılması sonucu doğmuş olması, devir işlemi olmasaydı davalı kooperatifin erken kapama komisyon bedeli gibi bir külfetle karşılaşmayacak olması ayrıca davacı yanın 520.000,00 TL'yi davalı kooperatife borç olarak verdiğine dair herhangi bir kanıt ortaya koyamamış olması ve nihayet kredinin erken kapatılmasından doğan mali avantajdan yine davacı tarafın yararlanacak olması göz önünde bulundurulduğunda, erken kapama komisyon bedelinden davacı tarafın sorumlu olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Kaldırma kararının ardından mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda; "...Davalı kooperatif 24.08.2011 tarihinde açılan ihale Dar Bölge Hat Kiralama işletme işini kazanmış ve dava konusu 12 hattaki işlemler için dava dışı ... A.Ş. İle 07.10.2011 tarihli Kiralama sözleşmeleri imzalandığı, söz konusu kiralama işlemi için davalıya Dava dışı ... Bankası tarafından 16.02.2012 tarihinde Bir yılı ödemesi toplam 60 ay vadeli yıllık % 14,40 faiz oranı üzerinden eşit taksitli toplam 4.176.000,00 TL.lık taksitli Ticari kredi açıldığı tespit edilmiştir. Açılan Krediler Kiralanan Hatların kira ücreti üzerinden alınan Genel Kredi sözleşmeye dayalı olarak davalıya kullandırılmıştır. Söz konusu krediler ödemesiz dönemde iken davalı tarafından hat kiralama işleminin dava dışı ... (sonraki unvanı ...-...) AŞ'ne devir ve temlik edildiği, dava dışı ... A.Ş. de temlik aldığı Hat kiralama işlemini Davacıya aynı koşullara devir ettiği ve 16.10.2012 tarihinde Hat Kiralama sözleşmeleri imzalanmıştır. Devir bedeli olarak 4.176.000,00 TL 16.10.2012 tarihinde dava dışı ... A.Ş.nin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki ... İban hesabına gönderilmiş, dava dışı ... A.Ş.de söz konusu 4.176.000,00 TL.yı davalı kooperatifin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabına sözleşme fazlası açıklaması ile havale etmiştir. Bu arada davacı şirket tarafından ... Bankası ... Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabından 16.10.2012 tarihinde 520.000,00 TL tutarın davalı kooperatifin ... Bankası Gayrettepe Şubesi nezdindeki ... İban no.lu hesabına havale açıklaması ile aktarılmıştır.Dolayısıyla davacı şirket söz konusu hatların devir alınması için 4.176.000,00 TL ve 520.000,00 TL olmak üzere davalı kooperatife toplam 4.696.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.Davalı Kooperatifin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki 12 adet kredinin kapatılması için dava dışı Banka tarafından davalı hesabından 4.176.000,00 TL ana para ve 519.999,97 TL işlemiş faiz, erken kapama komisyonu ve Bsmv-Gider vergisi olmak üzere toplam 4.695.999,97 TL tahsil etmiştir.....Yapılan incelemede, davalı adına ... Bankası ... Şubesi nezdinde 16.02.2012 tarihinde açılan 12 adet kredinin kapatılması için davacı tarafından 4.176.000.00 TL ana para ve 520.000,00 TL olmak üzere toplam 4.696.000,00 TL ödeme yaptığı, Söz konusu 4.696.000,00 TL tutar karşılığında davalıya açılan kredilerin ana para, İşlemiş faiz, erken kapama ücreti ve Gider vergisi-Bsmv olmak üzere toplam 4.695.999,97 TL olarak kapatılarak tasfiye edildiği, Dolayısıyla, 4.176.000,00 ana para dışında yapılan 520.000,00 TL ilave ödemenin söz konusu 12 adet kredi hesabının kapatılması için dava dışı Banka tarafından Bankacılık kurallarına uygun olarak hesaplanan işlemiş faiz, erken kapama komisyonu ve gider vergisini kapsadığı..." hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, davacı tarafından takibe konu edilen bedelin davalıya borç olarak verilip verilmediği, davalı tarafça söz konusu bedelin davacıya devredilen 12 adet hattın kredi borcunun kapatılması için kullanılıp kullanılmadığı ve bu bedelden davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiş, TMK'nın "İspat yükü" başlıklı 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" hükmüne yer verilmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/05/2023 tarihli 2022/3-1076 E. 2023/494 K. sayılı kararında HMK 190.maddesi kapsamında havale işleminde ispat yükü; "...Madde metninde geçen "karine" sözlük anlamıyla bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olguyu anlamaya yarayan çıkarımlardır ve her şeyden önce süregiden hayat seyrini düzene koyan hukukta doğabilecek belirsizlikleri gidermek için kullanılırlar (Türk Hukuk Lügatı; Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1, s. 664). Karineler bir hukuki durumun aydınlanması, bir hukuki görüşe güvenin korunması veya muamele hayatının özel gereklerinin karşılanması şeklinde bir ispat zorunluluğunu kaldırması yahut kurumların varlığının korunması gibi çeşitli amaçlara hizmet eder. Açıkça kanun koyucu tarafından öngörülebilecekleri gibi (kanuni karine), tarafların olay iddialarının doğruluğu veya bir delilin güvenilebilirlik derecesi hakkında insanlar ve yaşam konusundaki tecrübelerden yararlanılarak hâkimin belli olmayan vakıalar hakkında sonuç çıkarması (fiili karine) suretiyle de gerçekleşebilir (Bilge Umar/Ejder Yılmaz: İsbat Yükü, İstanbul 1980, s.165). İspat yüküyle ilgili olarak uyuşmazlıklarda belirsizliğin önüne geçmeye yarayan karinelerden biri de havale konusunda karşımıza çıkar.Sözlük tanımında havale, bir kimsenin kendi hesabına, başka birine para ya da değerli belge ya da başka misli şeyler vermeye bir üçüncü kişiyi yetkili kılmasından doğan sözleşmelerdir (Türk Hukuk Lügatı, s. 475).Havale, somut olayda uygulanması gereken BK'nın 457 ve devam maddelerinde düzenlenmiş olup kanun koyucu 457 nci maddede havaleyi "bir akittir ki onunla muhalünaleyh, bilvekale kendi namına kabza salahiyettar olan muhalünlehe muhil hesabına nakit veya kıymetli evrak veya sair misli şeyler itasına mezun kılınır" şeklinde tanımlamıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 555 inci maddesi düzenlemesi de buna paralel olarak "Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir" şeklindedir.Yerleşik içtihatlara göre havale, kural olarak bir ödeme vasıtasıdır. Bir başka anlatımla, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karineten kabul edilir ve bu karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.Günümüzde sıklıkla bankalar aracılığıyla havaleler gerçekleştirilmektedir ve banka havalelerinde havale eden kişi havale evrakına paranın gönderiliş nedenine dair bir açıklama eklenmesini sağlayarak bunun bir borç ödemesi olmadığını vurgulayabilir. Bu niteliği haiz bir açıklamaya rağmen havale eden ile havale alıcısı arasında paranın gönderiliş nedenine ilişkin ihtilaf doğması hâlinde ispat yükünün kimin üzerinde olduğu, her somut olayın özelliğine göre ve bilhassa havale alıcısının açıklamalı gönderi üzerine gerçekleşen hareket şekli de dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenmelidir..." şeklinde açıklanmıştır.Dairemizin kaldırma kararında da, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin "havale işlemi" yönünden emsal kararlarına yer verilerek; kural olarak havalenin bir ödeme aracı olup havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği açıklanmıştır.Somut olayda davacının dayandığı havale dekontunda bu yönde bir açıklamaya yer verilmemiştir. Dava dilekçesinde dava konusu paranın davalı kooperatifin gerek otobüs alımlarında gerekse cari giderlerde sıkıntıya düşmesi üzerine borç olarak ve 1 yıl içerisinde ödenmek kaydıyla verildiği, cevaba cevap dilekçesinde ise kredi borçları kapatılmadan devrin gerçekleştirilmeyeceği beyan edildiğinden hatların tesliminin gerçekleşmesi için dava konusu bedelin kooperatife borç olarak verildiği iddia edilmiş ise de bu iddiaları ispatlar mahiyette bir delil sunulmadığı gibi dekontta ise paranın borç olarak gönderildiğine dair bir ibare yer almamaktadır. Bu durumda, davalı tarafın dava konusu bedelin kredilerin erken kapama komisyon bedeli olduğuna dair savunması da dikkate alındığında, dava konusu 520.000,00 TL'nin, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca devre konu araçların kredi ödemelerinin yapılması amacıyla gönderildiğinin kabulü gerektiği açıktır.Kaldırma kararının ardından, davacı ile dava dışı... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeler, banka kayıtları celp edilmiş ve bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan raporda ise davacı tarafından davalıya havale olarak gönderilen 520.000,00 TL'nin, dava konusu hatlara ilişkin kullanılan kredilerin erken kapatılmış olması nedeniyle erken kapatma ücreti, faiz, bsmv ve gider vergisi olarak ödendiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında, davacının 12 adet hattın devrini bu araçlara ilişkin tüm hak ve borçlar ile devir ve temlik aldığı anlaşıldığından, söz konusu bedellerden davacı sorumlu olup verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekili bilirkişi raporunda belirtilen devre konu olan araçlardan sadece 4 tanesinin müvekkili tarafından devralındığını, diğer araçların müvekkiline devredilen araçlar olmadığını ifade etmiş ise de, devir sözleşmeleri ile bilirkişi raporu karşılaştırıldığında, araç numaralarının raporda hatalı olarak yazıldığı tespit edilmiştir.Bilirkişi raporunun 4.sayfasında "Ç)Davacı ile Dava dışı ... A.Ş. Arasında imzalanan Devir Sözleşmeleri" başlıklı kısımda yer alan tablo aşağıdaki gibidir; Sözleşme No Araç Kodu Sözleşme Tutarı TL % 30 Kira bedeli1-...,... 622.854,00 ,186.856,20 2-...,...,486.201,00, 145.860,30 .3-...,...486.201,00,145.860,30 4-...,...486.201,00,145.860,305-..., ...486.201,00,145.860,30 6-..., ..., 486.201,00,145.860,307-...,...,486.201,00, 145.860,308-..., ...,486.201,00, 145.860,30 9-...,...,486.201,00 145.860,30 ,10-..., ..., 486.201,00 ,45.860,30 ,11-...,...,486.201,00 ,145.860,30,12-..., ...,486.201,00,145.860,3Tablodaki kayıtlar ile sözleşmeler karşılaştırıldığında; 1, 2, 3 ve 4 no.lu araç kodları ile sözleşmelerin uyumlu olduğu ancak diğer araç kodlarının hatalı yazıldığı anlaşılmaktadır. Zira sözleşmeler incelendiğinde diğer araç kodlarının aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir; Sözleşme No Araç Kodu Sözleşme Tutarı TL% 30 Kira bedeli 5-...,...,486.201,00,145.860,30 6-...,...,486.201,00,145.860,30, 7-.... 486.201,00,145.860,30, 8-...,...486.201,00,45.860,30, 9-....,...486.201,00, 145.860,30, 10-...,...486.201,00, 145.860,30,11-...,...,486.201,00, 145.860,30, 12-...,...486.201,00, 145.860,30.Bu durumda raporda maddi hata yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 4 araç dışında diğer araçların müvekkiline devir yapılan araçlar olmadığı ve bu nedenle dava konusu bedelin sözleşme konusu olmayan kredilerin ödenmesi için kullanıldığına dair itirazları yerinde görülmemiştir.Yine davacı vekili istinaf dilekçesinde 4.176.000,00 TL'nin devrini aldığı hatların % 30 peşinatı ve kira bedeli olduğunu, kredi ödemesinden müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de cevaba cevap dilekçesinde "...Müvekkilim sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğe uygun davranarak araçlara ait hat bedellerini ve araç kredi ücretlerini ödemiştir... kredi erken kapama komisyonunun müvekkilce ödeneceğine dair bir anlaşma mevcut değildir. Anlaşmanın içeriği sadece kredi borcunun ödenmesine yöneliktir erken kapama komisyonu kredi borcunun kapsamı dışındadır. Banka kredi erken kapama komisyonunun ... A.Ş. tarafından ödeneceğine ilişkin bir sözleşme mevcut değildir olduğunu iddia eden davalı kooperatif iddiasını ispatla mükelleftir..." şeklinde beyanı ve 02/05/2016 tarihli dilekçesinde (dilekçe üzerine 02/05/2015 yazılmış ise de 2016 tarihli) "Davalı kooperatif ile müvekkil şirket arasında kredi borcunun ödenmesine ilişkin anlaşma mevcuttur. Bu anlaşma gereğini müvekkil yerine getirmiş ancak davalı "erken kapama komisyonunun" ödenmesi gerektiğini bunu da kendisi müsait olmadığından müvekkilin ödemesini istemiştir." beyanı ile ödenen 4.176.000,00 TL bedelin kredi bedeli olduğunu ve dava konusu 520.000,00 TL'nin ise erken kapama komisyonu olduğunu açıkça ifade etmiştir. Bu nedenle istinaf dilekçesinde beyanları iddianın genişletilmesi mahiyetinde olup itibar edilmemiştir.İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli değildir ayrıca alacaklının takibi başlatmakta kötü niyetli olması gerekmektedir. Alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Davacının, kredi bedellerinden sorumlu olduğu, kredinin kapatılması için bankaların erken kapama komisyonu tahsil ettikleri, söz konusu bedelin ödenmemesi halinde kredi borcunun tamamen kapatıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Bu durum karşısında erken kapama bedelinden davacı sorumlu olup davacının kendi yükümlülüğünde olan ödemenin iadesi istemiyle başlatmış olduğu takipte kötüniyetli hareket ettiği, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/19305, K. 2015/10792, T. 16.02.2012, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-19305-e-2015-10792-k-fe82d40ca5de