Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2013/6084 E. 2012/8309 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2013/6084
- Karar No
- 2012/8309
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/602 KARAR NO: 2024/994 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2022 NUMARASI: 2018/700 Esas - 2022/794 Karar DAVA: Ayıplı Malın İadesi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2024 İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ...A.Ş.'nin ithalatçısı ve Türkiye distribütörü olduğu 2017 Model, ... aracı, diğer davalı ...A.Ş.'den 04/07/2017 tarihinde satın aldığını, aracın tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığını, aracın garanti kapsamındayken ve aradan henüz bir yıl dahi geçmeden 02.06.2018 tarihinde hareket halinde iken titreme yapmaya başladığını, hemen akabinde müvekkilinin aracı sağa çekmek için yavaşladığını ve motorun kilitlendiğini, aracın çalışmadığını, müvekkilinin aracının 02.06.2018 tarihinde yetkili servise bırakıldığını, müvekkiline ikame araç verildiğini, yaklaşık 10 gün sonra yapılan görüşmede aracın motorunun açılmasının söylendiğini, ardından müvekkilinin onayı olmamasına rağmen aracın motor kısmının davalı tarafından söküldüğünü, aracın motorunun açılmasının değer kaybına yol açacağı ve yeni bir mağduriyete neden olacağının açık olduğunu, müvekkilinin ücretsiz onarımı bu nedenle kabul etmediğini, müvekkilinin otomobilin tüm periyodik muayenelerini yetkili servislerde yaptırdığını, motorla ilgili problemin yetkili servis tarafından dahi tespit edilmediğini, dava konusu aracın halen davalı ...A.Ş.'nin servisinden teslim alınmadığını belirterek aracın ayıpsız sıfır misli ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde karar tarihi itibariyle aracın sıfır değeri olan bedeli için; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000-TL bedelin her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayıplı aracın davalılara iadesine, değeri toplam 15.000-TL'yi bulan müvekkiline ait rüzgarlık, tampon eklentisi, demir basamak, navigasyonlu ses sisteminin araçtan sökülerek müvekkiline iadesine, ayıplı aracın davalılara iadesine, aracın kullanılamadığı her gün için kiralama ya da başka surette dava süresince araç kullanımı için yapılacak giderler için şimdilik 2.000-TL'nin her iki davalıdan ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 29/04/2022 harç tarihli ıslah dilekçesi ile misli ile değişim talebi yönünden aracın rayiç değeri olan 556.010-TL, ikame araç bedeli yönünden ıslah tarihine kadar işlemiş haliyle 230.000-TL olmak üzere dava değerini 786.010-TL'ye yükseltmiş olup, mahkemece, dava tarihinden sonra meydana gelen yeni durum ve olayların ıslah yolu ile davaya dahil edilemeyeceği gerekçesiyle ikame araç bedeli talebi davanın açıldığı tarihe kadarki döneme isabet eden 9.466-TL olarak dikkate alınmış, misli ile değişim talebi yönünden ise araç fatura değeri 97.284-TL esas alımıştır. CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili; davacının araçta üretim hatası bulunduğuna dair iddiasının yerinde olmadığını, aracın kusurlu ve kötü kullanım nedeniyle arızalandığını, davacının aracının motorunda gerekli onarımların yapılmasına müsaade etmediğini, davacı tarafından daha önce yaptırılan delil tespitinde alınan raporu ve rapordaki bilirkişinin kanaatini kabul etmediklerini, davacıya ait aracın yolda arızalandığı savı ile 02.06.2018 tarihinde çekici üstünde ...A.Ş. servisine getirildiğini, araçtaki arızanın tespiti ile onarılması için davacıdan onay istendiğini, ancak davacının onay vermediği için garanti kapsamında onarım yapılamadığını, 2017 Model araç imalatının takvim senesi ile sınırlı olduğunu ve durduğunu, artık 2017 model yılı bir araçla misli ile değişimin hukuken imkansız olduğunu, dolayısı ile davacının misli ile değişim talep hakkı bulunmadığını, arızanın giderilmesi için araç motorunun sökülmesine müsaade etmediği için garanti kapsamında bir işlem yapılamamış olmasının sorumlusunun davacı olduğunu, araca davacı tarafından sonradan taktırılan ve orijinal olmayan ek donanımların davacı tarafından istenirse bir tutanakla sökülüp alınabileceğini, öncelikle aracın satış ve tesliminden 11 ay sonra meydana gelen ve aracın çalışmasına mani olan arıza hakkında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak sureti arızanın aracın satışı anında var olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacıya aracını kullanmadığı süre için zorunlu olmadıkları halde ikame araç verildiğini, ancak davacının onarım için onay vermemesi sonrasında ikame aracın alındığını, dolayısı ile müvekkilinin üstüne düşeni fazlası ile yerine getirdiğini, onarım yapılmadan atıl bekletilen araç için ikame araç verme mükellefiyeti olmadığı gibi bu nedenle bir tazmin borçlarının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili; dava konusu aracın 05.07.2017 tarihinde trafiğe çıktığını, 02.06.2018 tarihindeki son servis kaydına göre 31.387 km yol kat ettiğini, servis kayıtlarının incelenmesinde aracın yaklaşık bir yıl ve 30.000 km boyunca kullanıldığını, bu süre boyunca toplam iki adet servis girişinin yapıldığını ve bunların ikisinin de "bakım" konulu olduğunu, aracın 02.06.2018 tarihinde arıza üzerinde yapılan incelemede motorda yanma kesintisi konulu veri sapması kayıtları olduğunun görüldüğünü, motorun açılarak tespit yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, davacının onayına istinaden motorun açılarak tespit yapıldığını, tahmini onarım raporunun çıkarıldığını, motor bloğu ve motoru oluşturan bazı parçaların değiştirilmesi yöntemi ile motor onarımı yapılabileceği sonucuna ulaşıldığını, davacının buna ilişkin onay verdiğini, davacıya tüm onarımın garanti kapsamında gerçekleştirileceğinin bildirildiğini, ayrca aracın serviste kaldığı süre boyunca davacının araç ihtiyacının karşılandığını, araçtaki arızanın onarılabilecek nitelikte olduğunu, motoru oluşturan parçaların yenilenmesi ile yapılacak motor onarımında orjjinalliğin bozulmasının söz konusu olmayacağını, yaklaşık bir yıl ve 30.000 km boyunca kullanılmakta olan dava konusu aracın motorunda imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalmasının teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, davacının taleplerinin afaki ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davaya konu edilen araçta imalat hatası bulunduğu, bu hatanın davacıdan kaynaklanmadığı, bu arızanın "motorda yanma kesintisi konulu veri sapması" nedeniyle ortaya çıkan gizli bir ayıp niteliğinde olduğu, aracın satın alınma sırasında fark edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu durumun söz konusu araçtan beklenen yararlanmayı kesin ve açık bir şekilde engellediği, değişim olsa dahi değer kaybının söz konusu olacağı, arızanın fark edilmesinden sonra aynı gün yetkili servise başvurulduğu, bu şekilde ayıp ihbarının yapıldığı, aracın iki yıllık garanti süresinin dolmadığı, tüm bilirkişi kurulu raporlarına göre yapılacak onarım sonrası aracın orijinal halini kaybedeceği, değerinde ciddi anlamda düşmenin söz konusu olacağı, motor değişimin fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılmasının teknik anlamda değer kaybının önüne geçemeyeceği, aracın gizli ayıplı olduğu ve değiştirilmesi şartlarının gerçekleştiği, aracın fiilen kullanılamadığı süre, kilometresi ve motorunun en önemli aksamı olması dikkate alındığında aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine, onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilmesinin hakkaniyet gereği doğru olmayacağı, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini tazminat olarak talep edebileceği, davacı vekilinin yargılama aşamasında 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesini sunarak dava tarihi itibariyle yapılan giderler dışında ve ayrıca dava tarihinden sonra ortaya çıkan giderler de dikkate alarak bu yöne ilişkin miktarı 230.000-TL'ye artırdığı, ancak davacının dava açıldıktan sonra ve dava tarihinden sonraki dönemde oluşan yeni durum ve olayları ıslah yoluyla mevcut davaya dahil edemeyeceği, davacının dava dilekçesinde belirttiği 2.000-TL dışında aracın servise bırakıldığı 02/06/2018 tarihinden davanın açıldığı 30/08/2018 tarihine kadar aylık 5.000-TL'den talebini ileriye sürdüğü, dava tarihi itibariyle ıslah edebileceği miktarın, bir ay ve 28 günlük süre ve aylık 5.000-TL dikkate alındığında sadece 9.466-TL olduğu, bunun dışında dava tarihinden sonraki dönemle ilgili ıslah talebinin dikkate alınabilmesinin usulen mümkün olmadığı, bu nedenle ikame araç bedeli olarak 9.466-TL dışındaki rakamın red ve kabul miktarına dahil edilemeyeceği, Yargıtay uygulamasına göre aracın serviste kaldığı süre içinde, makul süre için davacının ikame araç kirası bedeli isteyebileceği, bilirkişilerce aracın on beş günlük onarım süresinin makul sayılabileceğinin belirtildiği, davacının kendisi için araç kiralaması durumunda ise aylık giydirilmiş toplam bedelin 2.975-TL olduğunun ve on beş gün ile çarpımı sonucunda ise davacının ekonomik zararının 1.487,50-TL'ye tekabül ettiğinin bilirkişilerce saptandığı, 15.000-TL aksesuar bedeli talebi için harcın yatırılmadığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı, süresi içerisinde harç yatırılarak yenileme işlemi yapılmadığından davanın açılmamış sayılmasına dair koşulların oluştuğu gerekçesiyle davaya konu olan ... Ticaret A.Ş.'den 04.07.2017 tarihinde satın alınan 2017 Model, ... Marka modelli ... Şasi numaralı ... plakalı sayılı aracın her türlü takyidattan ari olarak davalılara, davacı tarafından iade olunmasına, davaya konu aracın ücretsiz olarak ve misli ile davalılar tarafından değiştirilmesine; bu suretle aracın adı geçen davalılar tarafından misli ile davacıya iade olunmasına, bu noktada tüm masrafların davalılar tarafından karşılanmasına, asli talebe konu ve özellikleri açıklanan aracın temin edilememesi halinde İİK m.24. hükmünün infaz aşamasında dikkate alınarak gerekli icrai işlemin uygulanmasına, davacının asli talebi kabul olunduğundan dolayı terditli davaya konu olan 556.010-TL alacağa ilişkin feri taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının, dava konusu aracın kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli olarak takdir olunan 1.487,50-TL bedelin dava tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ikame araç temin edilememesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği fazlaya ilişkin tüm zarar taleplerinin her iki davalı yönünden sübut bulmadığından reddine, davacının dava dilekçesine konu olup 15.000-TL bedelli olarak açıklanan aksesuar kalemlerine ilişkin ve işlemden kaldırılan talep yönünden üç aylık süre geçmiş olmakla, bu talebe yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili; aracın misli ile değişimine karar verilirken "sıfır misli" ile değiştirileceğinin kararda düzeltilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihten 5 yıllık zaman diliminde müvekkilinin aracından mahrum kaldığını, ikame aracın sadece 1 haftalığına verildiğini, müvekkilinin aracı kullanamaması nedeniyle hükmolunan bedelin çok düşük olduğunu, bu nedenle ıslah ile talep edilen miktara hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2- Davalı ...A.Ş. vekili; araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, yaklaşık bir yıl ve 30.000 km boyunca kullanılmakta olan dava konusu aracın motorunda imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalmasının teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, aracın ayıpsız misli ile değişimine ilişkin kararın taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini davacı yararına bozacak nitelikte olduğunu, kararın bu nedenle hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, araçta giderilemeyen bir arıza veya ayıp söz konusu olmadığını, aracın değiştirilmesini veya bedel iadesini gerektirir bir neden bulunmadığını, zararın davacının kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiğini ve arttığını, mahkemece ikame araç bedeline hükmedilmiş ise de aracın serviste kaldığı süre içerisinde davacının araç ihtiyacının karşılandığını, davacının ikame araç ile ilgili harcamaları kanıtlamadan ikame araç bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, araçta üretim hatası bulunmadığını, araçta giderilemeyen bir arıza söz konusu olmadığını, mahkemece yeterli inceleme yaptırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.3- Davalı ...A.Ş. vekili; araçta gizli ayıp ya da üretim hatası bulunmadığını, onarımın garanti kapsamında yapılacağının ve tüm motor değişim tescil masraflarının kendileri tarafından karşılanacağının bildirilmesine rağmen onarımının davacı tarafından kabul edilmediğini, taleplerin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, terditli talebin usule aykırı olduğunu, davacının aracı uzun süre kullanmakta olduğundan hakkaniyet gereğince kullanım bedelinin mahsubunun ve davacıdan kaynaklanan hasarın yarattığı değer kayıplarının da müvekkiline iadesinin gerektiğini, aracın rehinli ve hacizli olarak iade edilemeyeceğini, takyidatlardan ari bir şekilde teslimi gerektiğini, dayanaksız kiralama ve ikame araç masraflarına hükmedilmesinin doğru olmadığını, araçta üretim hatası bulunmadığını, araçta giderilemeyen bir arıza söz konusu olmadığını, mahkemece yeterli inceleme yaptırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu otomobilin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıpsız bir benzeri ile değişimi ve maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK m.223'e göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları, "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.Somut olayda; davacının davalılardan ... Otomotiv'in ithalatçısı ve Türkiye distribütörü olduğu dava konusu aracı, diğer davalı ...A.Ş.'den 04/07/2017 tarihinde satın aldığı, araç için 2 yıl / 100.000 km garanti verildiği, aracın 02/06/2018 tarihinde arızalandığı ve hareket etmediği, aynı tarihte davalıya ait servise müracaat edildiği, davalılarca aracın garanti kapsamında ücretsiz olarak onarımının kabul edildiği, davacının onarım yerine aracın misli ile değişimini talep ettiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 24/06/2019 tarihli rapora göre "motorda yanma kesintisi konulu veri sapması" arızasının üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği, farklı bir bilirkişi heyetinden alınan 26/06/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da arızanın "subapa gayd sarması", "subabın tırnaktan kurtulması", "kaynak bölgesinden kırılması" şeklindeki üç olasılıktan birinden kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının ihmalinden ve kusurundan kaynaklanan bir arıza söz konusu bulunmadığı, arızanın kısmen/komple motor bloku tamir veya motor ile değişimi ile giderilebileceği denetime elverişli bir şekilde belirlenmiştir. Arızanın henüz 31.387 km'de iken meydana geldiği, dosyadaki bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere yapılacak onarım işlemi sonrasında aracın orijinal halini kaybedeceği, değerinde ciddi anlamda düşme söz konusu olacağı, mevcut motor numarasının iptal edilmek suretiyle yeni bir motor numarası verilerek ve yeniden tescilinin gerekeceği dikkate alındığında, davacıdan sıfır km olarak aldığı aracı bu şekilde kullanmasının beklenemeyeceği, ayıpsız benzeri ile değişim hakkının kullanılmasının tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek aşırı bir dengesizliğe neden olmayacağı, buna bağlı olarak aracın benzeri ile değişimi yerine ücretsiz onarım veya satış bedelinden indirim yapılması şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, davalı tarafça aracın davacıya teslim edildiği tarihten iade edileceği tarihe kadar kullanımdan kaynaklanan yararların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de satış bedelinin de davalı satıcının uhdesinde ve tasarrufuna açık bulunduğu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2014 tarihli, 2013/6084 E.2014/3237 K; 17/05/2012 tarihli 2011/13713 E. 2012/8309 K. sayılı içtihadı) dikkate alındığında davalıların aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.İkame araç temini nedeniyle uğranılan maddi zarar yönünden; dava konusu araçta ortaya çıkan ayıp nedeniyle davacının araç ihtiyacı doğacağı ve bu süreçte ikame araç masrafı yapmak zorunda kalacağı açıktır. Bunun dışında davacı hem dava tarihi hem de dava tarihinden sonraki dönemi de kapsayacak şekilde ikame araç masrafı nedeniyle oluşan zararının tazminini talep etmekte ise de davacının, onarım talebini reddettiği, davalının bu süreçte araç tedarik zorunluluğu bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece makul onarım süresi ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme çerçevesinde tazminata hükmedilmesinde, ayrıca yine taraflar tacir olup, ikame araç nedeniyle oluşan zararın avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Araçta davacının kullanımından kaynaklanan ve aracın değerini düşüren başkaca bir hasar kaydı ileri sürülmemiş olup, yine mahkemenin aracın davalılara iadesine dair kararında aracın tüm takyidatlardan ari bir şekilde iadesi açıkça belirtildiğinden aksi yöndeki istinaf nedenlerinde isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, mahkemece TBK'nın 227/4 maddesi kapsamında "satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" seçimlik hakkına dayalı olarak misli ile değişime karar verilmiş olup seçimlik hakkın düzenlendiği kanun maddesinde değişime konu olacak aracın niteliği ile ilgili bir belirleme yapılmamıştır. Bu nedenle kararda aracın sıfır km olmasına dair bir ifadeye yer verilmesi mümkün olmadığından davacının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 359,80-TL harcın mahsubu ile kalan 67,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılardan alınması gereken 6.747,08-TL istinaf karar harcından yatırılan (davalı ... 1.686,77-TL ve davalı ... 1.686,77-TL) toplam 3.373,54-TL harcın mahsubu ile kalan 3.373,54-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Taraflar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024