Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2012/7590 E. 2012/9546 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2012/7590
Karar No
2012/9546

T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/688 KARAR NO: 2024/409 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2022 NUMARASI: 2021/584 Esas 2022/922 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:01/03/2024 YAZILDIĞI TARİH:01/03/2024 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/584 Esas, 2022/922 Karar sayılı kararı davalılar vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde davalılardan ... Şti'nin işleteni ve maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...sevk ve idaresindeyken davacılar murisi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile içinde davacılarda bulunduğu halde ölümlü ve yaralamalı kaza meydana geldiğini,kaza nedeniyle davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, davacıların yaralandığını, davalı ...'nin Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/21 Esas sayılı dosyası ile ceza verildiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağına göre davalı ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunun, davacıların murisine kusur atfedilmediğini, kazaya karışan iş makinesinin ZMMS poliçesi yapan davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, kazaya karışan araç üzerine ve davalı şirket üzerindeki taşınır taşınmaz mallara ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davacı... için 100.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ'nin savunmasının ve dayanaklarının özetle;...Şirketinin tüm hak ve alacaklarıyla birlikte devralındığını, davalı gösterilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden ... AŞ'nin taraf ehliyeti bulunduğunu, davacıların taleplerinin haksız olduğunu, davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracın davalı şirket tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'ye kiralandığını ve dava dışı şirketçe aynı araç dava dışı Kayseri Su Kanal İdaresi Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Dairesi Başkanlığı-Kayseri Belediye Başkanlığına uzun süreli olarak kiralandığını, bu nedenle davalı şirketin araç üzerinde zilyetlik ve istifade hakkı ortadan kalktığını, kazaya sebebiyet veren aracın mülkiyetinin davalı şirket üzerinde olmasına rağmen aracı kullanan ...'nin dava dışı idarenin çalışanı olduğunu, işleten sıfatının dava dışı idare olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, davanın ...ne ihbarını talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...1-Davanın, davalı ... AŞ yönünden kısmen, davalılar ...AŞ ile ... yönünden tamamıyla kabulü ile; davacı ... için 100.000,00 TL davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... AŞ ile ...yönünden kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren, diğer davalı... AŞ yönünden 26/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 2-Davalı... AŞ'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olmakla adı geçen davalı yönünden davacıların fazlaya ilişkin isteminin (70.000,00 TL) REDDİNE, 3-Davalı ... Limited Şirketi yönünden açılan davanın HMK 114/1-d 115/2 m. uyarınca USULDEN REDDİNE," dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin esasında manevi tazminat miktarının kusura ve olayın niteliğine göre yüksek tespit edildiğini ayrıca mütevvefanın damadı açısından manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada müterafik kusuru nazara alınarak takdir edilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın son derece yüksek olup adalete ve ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeplerle davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın adalete ve ölçülülük ilkesine uygun takdir edilmesi gerektiğini, mahkemece müvekkili şirketin sigorta şirketini avans faizle sorumlu tutmasının kabulünün mümkün olmayıp hukuka aykırı olduğunu, başvuranın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi talep edebilmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirketin müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, faiz borcunun asıl alacaktan ayrı fakat ona bağlı bir yan edim olduğunu, faiz borçlarının asıl alacağın varlığına bağlı olduğunu ve asıl alacak sona erdiğinde faiz borcunun da sona erdiğini, davacının taleplerinin ise poliçe kapsamında kalmadığından ve müvekkili şirkete eksik belge ile usule aykırı başvuru yapılmış olduğundan herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte müvekkili şirketin temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... AŞ. ve ...vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazının dikkate alınmadığını, uzun süreli kira sözleşmesi neticesinde araç üzerinde müvekkilinin aslında zilyetlik sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç ile ilgili olarak işleten sıfatının bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın mülkiyetinin müvekkili şirket üzerinde olmasına rağmen uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kullanımının ve tasarrufunun dava dışı idarede olduğunu, kazada aracı kullanan ...'nin dava dışı idarenin çalışanı olduğunu, bu nedenle işleten sıfatının dava dışı idarede olduğunu, müvekkili şirketin huzurda bulunan hukuki uyuşmazlığa konu ölümlü trafik kazasında bir sorumluluğunun bulunmadığını, aracın işleteni sıfatına diğer davalı belediyenin sahip olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin hükmedilen tazminatın 50.000,00-TL'si ile sınırlı tutulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihbara ilişkin cevap dilekçesinde davanın ... Ltd. Şirketi'ne ihbar edilmesini talep etmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda bu talebinden bahsedilmediğini,... Ltd. Şirketi'nin ihbar olunan olarak kaydedilmediğini ve talebi doğrultusunda ... İnşaat'a davanın ihbar edilmediğini, mahkemenin 06/03/2023 tarihli ek kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, ... Ltd. Şirketi'ne ihbar dilekçesinin gönderilerek ihbar olunarak kaydedilmesi gerektiğini, İdarenin ihbar talebinin kabul edilmemiş olmasının İdarenin hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olduğunu beyan ederek mahkemenin 06/03/2023 tarihli ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarih, 2021/584 Esas 2022/922 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı ...Aş. Vekili ile davalılar ... Aş. ve ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. A-) Davalı ... Aş. vekilinin İstinaf Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesinde;"(1) Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2) Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş olup, içtihatlarla kabul edilen bu durum, açık yasa hükmü haline getirilmiştir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu ölüm halinde müteveffanın yakınlarına manevi tazminata hükmedilebilecektir. Yargıtay 17.HD'nin 18/09/20212 tarihli 2012/7590 E. 2012/9546 K.sayılı ilamı gereğince "Borçlar Kanununun 47. maddesine göre ölenin ailesine dahil kişilerin zarar sorumlulularından manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmiştir. Ölenin ailesinden maksat, ölenle arasında eylemli, gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan kişilerdir. Ölenle davacılar arasındaki bağın niteliği ve derecesinin belirlenmesi ise mahkeme hakimine aittir. Hakim, her olayın özelliği ve koşulları içinde hakkaniyete uygun bir nitelendirme yapmak zorundadır. Ayrıcalıklı bir özelliği bulunmadıkça, ölenin yeğen, yenge, teyze, dayı gibi yakınlarının manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü hakkaniyet ilkelerine de aykırı düşecektir. Bu ayrıcalıklı durumun olup olmadığı da, hakim tarafından araştırılacak ve takdir edilecektir." Somut olayda, dosya içerisindeki bilgi, belge ve raporlardan, davaya konu trafik kazası neticesinde kurusu olmaksızın meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat eden ...'ın davacı ...'nın babası, davacı ...'nın ise kayınpederi olduğu, mahkemece kayınpederi ile davacı arasındaki ilişki yönüyle uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi isabetli olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren iş makinesi olup, dosya kapsamından aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşıldığından, mahkemece ticari avans faize hükmedilmesi isabetli olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. B-Davalılar ...Aş ve...Vekilinin İstinaf Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Somut olayda kazaya neden olan aracın dosya da mevcut trafik kayıt bilgilerinde ... plaka sayılı iş makinesinin kaza tarihi olan ... tarihinde maliki devreden ...Ltd. Şti. iken, şirketin tüm aktif ve pasifiyle ... Aş.'ye devredildiği dolayısıyla iş makinesinin malikinin... şirketi olduğu, dosya içerisinde davalı ... şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan, devredilen ...Ltd. Şti. ile dava dışı ...Ltd.Şti' arasında davaya konu iş makinesi konu alan "araç kiralama sözleşmesi" adı altında 01/01/2019-31/12/2021 tarihleri arasını kapsayan, dolayısıyla kaza tarihini kapsayan uzun süreli kira sözleşmesinin akdedildiği, kaza sırasında iş makinesinin sürücüsü ... ile dava dışı ...Ltd.Şti. arasında "süresi belirli iş sözleşmesi" adı altında 01/10/2019-31/12/2021 tarihleri arasını, dolayısıyla kaza tarihini kapsayan sözleşmenin akdedildiği, davalı tarafın cevap dilekçesine ekli deliller arasında bu sözleşmelerin sunulduğu anlaşılmakla birlikte, ... plaka sayılı iş makinesi üzerindeki fiili hakimiyetin uzun süreli kira vs. yollarla başka birisine devredildiğine ilişkin sözleşmeler dışında, vergi kaydı, fatura, defter kayıtları vs. gibi, ekonomik olarak ondan yararlanmış olduğunun üçüncü kişileri bağlayacak nitelikte ve güçte, aracın tescil kaydını bertaraf edecek derecede dosyaya delil sunulmadığı kanaatine varılmış olup, davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası gereğince sigortanın sorumluluğu, sözleşme gereğince belirlenen limit ile sınırlı olup, limiti aşan tazminattan sigorta sorumlu olmayacaktır. Somut olayda, davalı şirket ile davalı sigorta arasında yapılmış olan İİMS gereğince davalı sigortanın sorumluluğu 50.000-TL. ile sınırlı olup, mahkemece 50.000-TL.'nin üzerindeki tazminattan davalı sigortanın sorumlu tutulmaması isabetli olup, davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. C-) Davalı ... Aş. vekili ile Davalılar ... Aş ve ... vekilinin Ortak İstinaf Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine varılmış olup, davalılar vekillerinin hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşılmakla, davalı ... Aş. vekili ile davalılar ... Aş. ve ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-) Davalı ...Aş. vekili ile davalılar ... Aş. ve ...vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 8.197,20-TL istinaf karar harcından davalılar vekilleri tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan toplam 2.904,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.293,2‬0-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 2.205,50-TL ile sınırlı olmak üzere) 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf yargılaması bakımından davalılar tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2012/7590, K. 2012/9546, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2012-7590-e-2012-9546-k-8e7941b52e9c