Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2012/5835 E. 1979/80 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2012/5835
Karar No
1979/80
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2250 KARAR NO: 2024/59 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/367 KARAR NO: 2020/138 KARAR TARİHİ: 13/02/2020 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/01/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının enerji, inşaat, elektromekanik taahhüt sektörlerinde faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirkete 1124,76 kWp/1000 kWe gücünde güneş eneıjisi santrali teknik / statik çizim ve projelendirme hizmeti vermiş, hizmet bedeline istinaden 07.02.2017 tarihli 081629 numaralı fatura tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından ilgili fatura kabul edilmemiş, Kadıköy ... Noterliği'nin 14/02/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, fatura iadesine ilişkin düzenlenen ihtarname metninde; düzenlenen fatura bedelinin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen tarifenin çok üzerinde olduğu, müvekkili şirket tarafından verilen projelendirme hizmetinin ayıplı ve eksik olarak ifa edildiğini, bu sebeple düzenlenen fatura üzerinden bir indirim yapılırsa derhal ödeyeceklerini belirtildiğini, ayıp ve eksik ifa halinin kabul edilmediğini, uzlaşılarak dava yoluna gitmemek adına fatura bedelinde bir miktar tenzilat sağlanmış ancak davalı şirket tarafından bir dönüş olmaması sebebi ile de huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetin ayıpsız tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ... onay yazısı alındığını ve verilen hizmet neticesinde davalı tarafından bağlantı anlaşması yapıldığını, ... ili, ... İlçesi, ... Kasabası ... ve ... Mevkiinde ... no.lu parselde kurulu 1124,76/kWp/1000 kWe kurulu gücünde tesis edilecek olan ... projesine ilişkin verilen statik çizim ve projelendirme hizmeti neticesinde yapılan başvuru ile ... onay üst yazısı ve onaylı projeler alınmış, davanın kabul edilerek fatura bedeli KDV dahil 7.670,00 Euro karşılığı 30.323,17 TL karşılığında alacaklı olduğumuzun tespiti ile tahsili talep edilmekte olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, 07 Şubat 2017 tarih ve 081644 numaralı fatura karşılığı alacaklarının tespiti ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen herhangi bir şekilde yazılı sözleşme bulunmadığını, 2015 yılına ait EMO fiyat tarifesi üzerinden sözlü olarak anlaşma yapıldığını, davacı firma ile davalı şirkete ait olarak yapılması planlanan güneş enerjisi santrali için "1124,76 kWp/1000 kWe güneş enerjisi santrali teknik çizim-statik çizim ve projelendirme hizmeti bedeli" alımı işi hususunda EMO tarafından belirlenen 2015 yılına ait ücret tarifesi üzerinden ve Türk lirası olarak düzenlenecek fatura karşılığında ödeme yapılacağı hususunda sözlü olarak anlaşma yapılmış, davacı tarafından tespiti ve tahsili talep edilen dava konusu bedelin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı firma tarafından çizilen ve ...'a sunulan onaylı projenin; çağrı mektubu ve sistem bağlantı anlaşmasında belirtilen emredici hükümlere aykırı olduğu ve bu aykırılıkların onaylı projede tadil edilmesi gerektiği açık bir biçimde ifade edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde açıkça belirtilmesini, hangi vakıalardan dolayı doğduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yer almadığından ve talep kısmında alacak bedelinin ne kadar olduğu açıkça belirtilmediğinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Taraflar arasında eser sözleşmesi olarak güneş enerjisi santralleri teknik statik çizim projelendirme hizmeti için sözlü olarak anlaşma olduğu, dosyada mübrez deliller ve bilirkişi heyeti raporlarına göre davacı tarafın güneş enerji santrali projelerini hazırladığı, uygulama projelerinin onaylandığı, davalı tarafça dava konusu projenin eksik ve ayıplı olduğunun ileri sürülerek dava dışı firmalara ek projeler yaptırdığını ve ek projeler için ödemeler yaptığını savunmasına rağmen bu hususta herhangi bir belge ve tadilat projesi kapsamında ödemeye ilişkin dekont sunamadığı, davacı tarafın incelenen 2015-2016-2017-2018 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı tarafın fatura bedelini fatura tarihi olan 07/02/2017 tarihindeki 3.003,95 TL kur üzerinden çevrilerek 30.317,18 TL olarak ticari defterlerine kayıt ettiği, davalı tarafın incelenen 2015-2016-2017-2018 ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturanın davalı taraf ticari defterlerine kayıtlı olmadığının tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından işin bedelinin piyasa fiyatı olduğu, bilirkişi ek raporunda davacı tarafın dava tarihi itibari ile alacağının toplam 34.806,00 TL olduğunun bildirildiği, Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında sözlü olarak güneş enerjisi santrali proje çizimi hizmetinin yapılması işinde ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın eser sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirdiği, davalı tarafın eksik ve ayıplı hizmet iddiasını ispatlayamadığı, tadilat projesi için dava dışı firmalara ödeme yaptığı iddiasını belgeleyemediği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde davaya konu fatura alacağının kayıtlı olduğu, ticari defterdeki alacağın fatura tarihindeki kur üzerinden çevrilerek 30.317,18 TL olarak kaydettiği, bilirkişi heyeti tarafından ibraz olunan ek raporda piyasa fiyatına göre davacının alacağının 34.806,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafça yabancı para cinsinden düzenlenen fatura alacağının seçimlik hakkını kullanmak sureti ile yabancı para cinsinden dava ettiği, dava dilekçesi ile faiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının Kabulü ile, 7.670 Euro'nun davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Dosyaya süresinde sunulmayan belgelere muvafakatlerinin olmamasına rağmen hükme esas alınmasının yerinde olmadığı, emsal olarak sunulan faturanın 2016 yılına ait olduğunu, ENH hattı projesi ve trafo merkezi projelerinin dosyada bulunmadığı, projenin revize edildiği hususunu açık bir şekilde ortada olduğu ve ifanın ayıplı verildiği, bilirkişi raporuna yönelik sunulan itirazların değerlendirilmediği, ücreti piyasa fiyatlarının aksine EMO tarifesi üzerinden tespitimin yapıldığı, Projenin teslim edilme yükümlülüğüne dair maddi zararın tespitinin yapılmadığı, onaylı projenin teslim edilmemesinden kaynaklı zararların oluştuğu, anlaşma olmamasına rağmen çizilen tek hat şemasının çağrı mektubuna aykırı olduğu ve bu noktada ENH de tek aşaması yönünden ayrı ayrı kalemlendirme yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, davacının Euro cinsinden bir talebinin bulunmadığı, mahkemenin talep ve bağlılık ilkesine aykırı karar verdiği, muvafakatleri olmamasına rağmen iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına aykırı bir şekilde dosyaya sunulan ve dosyayla bağlantısı olmayan belgelerin bilirkişi heyeti tarafından değerlendirildiği, davanın açılmasından davanın sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama gider ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.İstinaf dilekçesine yönelik sunulan ek beyan dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğu ve davacının edimini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle ücreti hak kazanamayacağı, ...'ın kendisine sunulan projeyi onaylamakta olduğu ancak projenin uygulanabilirliğiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığı, davacının projesinin uygulanabilir olmadığından dağıtım şirketi tarafından kabul işlemlerine esas alınmadığı, Euro birimi olarak alacağa hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, güneş enerjisi santrali teknik/statik çizim ve projelendirme hizmetinden kaynaklı düzenlenen fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu 07.02.2017 tarih ve ... numaralı faturanın ''1124,76 kwp/1000kwe gücünde güneş enerjisi santrali teknik çizim - statik çizim ve projelendirme hizmet bedeli'' açıklamalı ve toplam 7.670,00 Euro bedelli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı şirketle güneş enerjisi santrali teknik/statik çizim ve projelendirme işinin yapılması konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, işin bitirilerek teslim edildiğini ve iş bu nedenle uyuşmazlığa konu faturanın düzenlendiğini belirtmiş ve davalı tarafça Kadıköy ... Noterliği vasıtasıyla 14.02.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, 07.02.2017 tarihinde düzenlenen faturanın herhangi bir hizmet karşılığı görülmediği, taraflar arasında 2015 yılına ait ücret tarifesi üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı ödeme yapılacağı konusunda anlaşmaya varıldığı, onaylı projenin şirkete gönderilmediği ve tarife ücretinin çok üzerinde fahiş meblağlı faturanın düzenlendiği, yapılan inceleme ve araştırma sonucunda ... A.Ş. tarafından çizilen ve ...a sunulan onaylı projenin çağrı mektubu ve sistem bağlantı anlaşmasında belirtilen emredici hükümlerine aykırı olduğu, bu aykırılıkların onaylı projede tadil edilmesi gerektiğini açık bir şekilde ifade edildiği dolayısıyla çağrı mektubunun bağlantı anlaşmasına aykırı proje çizimi, üretim tesisinin geçici kabul işlemlerini geciktirebilecek nitelikte olduğundan projenin çağrı mektubuna uygun bir şekilde revizyonun gerektiği, ayrıca inşaat öncesi işlerin tamamlanabilmesi için onaylı proje dosyalarının teslim edilmesi gerekirken ve defalarca bu hususta bilgilendirme yapılmasına rağmen proje onay dosyalarının teslim edilmediği, bu nedenle projede revizyonuna gidildiği ve ek bedel ödenmek zorunda kalındığı ileri sürülerek iade edilmiştir. TMMO Elektrik Mühendisleri Odası ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından 2015 yılına ilişkin düzenlenen proje bedeli-hizmet bedeli listesi dosya arasına alınmıştır. Mahkemece ...'a yazılan müzekkere ile davacının çizmiş olduğu davaya konu edilen projelere ilişkin onaylı proje dosyası ve revize proje dosyası ile bağlantılı aşmalarının yapılıp yapılmadığı yapılmış olması halinde bir suretinin mahkemeye gönderilmesi istenilmiştir.Dava dışı ... A.Ş. tarafından ...Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Yatırımlar İzleme Daire Başkanlığına gönderilen 13.03.2017 tarihli yazıda, elektrik piyasasında lisanssız elektrik üretime ilişkin yönetmelik kapsamında ... ili ... ilçesi ... mahallesi mevkinde tesis edilmesi planlanan yatırımcı ve proje bilgilerini ekteki tabloda belirtilen elektrik üretim tesisi projelerinin revize edilerek ekte sunulduğu ve projelerin onayı hususunda gereğinin yapılmasını talep edildiği belirtilmiştir.Davacı tarafça sunulan Dava dışı ... A.Ş. Genel Müdürlüğü Proje ve Tesis Dairesi Başkanlığı (... proje müdürlüğü) ... sayı ile ... Onayı Hakkında yazıyla ilgili 21.10.2015 tarih ve ... kayıtlı yazılı başvurunun onayına ilişkin yazıda ''ulusal elektrik sistemi ile paralele girmek için, dağıtım şirketi ile gerekli koordinasyonun sağlanması, ilgili kanunlara/yönetmeliklere, yapılan anlaşmalar uyulması, inşaatına başlanabilmesi dahil gerekli bütün izinlerin alınması, yapım ve işletme esnasında her türlü emniyet tedbirlerinin alınarak uygulanması, doğabilecek her türlü sorumluluğun yatırımcı firmaya ait olması kayıt ve şartıyla, ilgili yazı ekinde kontrol ve onayı için şirketimize gönderilen ... ili, ... ilçesi, ... kasabası, ... ve ... mevkinde ... nolu parselde 124,76 kwp/1000kwe gücünde tesis edilecek olan, ... (Güneş Enerjisi Santrali) uygulama projeleri, 22.10.2015 tarih ve ... sayı ile onaylanmış olup üç takımı yazımız ekinde gönderilmektedir'' ifadesi yer almaktadır. Elektrik Mühendisi ... , Hukukçu Prof. Dr. ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 22/11/2018 tarihli raporunda özetle; Davalı tarafça ilgili projenin kusurlu ve ayıplı olduğu yönünde ileri sürerek dava dışı firma veya firmalara ek veya düzenlemelere ait projeler yaptırdığını ve bu husus için ödemeler yaptığını savunmasına rağmen bu hususa yönelik herhangi bir belge, ek tadilat projesi veya ödemeye ait bir dekont sunulmamış olduğunu, davacı tarafa yapıldığı ihtilafsız olan GES projesine ait projelerin hazırlanarak ilgili kuruma sunulmuş ve projenin onaylanmış olduğunu, bu bakımdan bu hususun taraflar arasında da ihtilafsız olduğunun görüldüğünü, davacı tarafça hazırlanan projenin, bölgedeki yetkili kurum olan ... A.Ş. tarafından ilgili koşullar altında onaylanmış olduğu görülmekte olup, bu projenin ilgili koşullar altında uygulanmasının ve yürütülmesinin imkanı olduğunu, bu bakımdan davacı tarafça yapılan proje ve ilgili projenin ... A.Ş. sunularak onaylatılması işleminin gerçekleşmiş olduğu, artık projenin sahada uygulanma aşamasına geçilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, bu bakımdan davacı firma tarafından proje hazırlanmış olduğu ve ilgili makamdan onay alınarak işlemlerin takip edildiği, gerekli takip ve hizmetin verilmiş olduğu kanaatine varılmakta olduğunu, taraflarca projenin bir kopyasının sunulmamış olması bakımından, projenin tam içeriği ve özellikleri konusunda detaylı bilgiye ve incelemeye imkan olmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı her iki tarafça da beyan edilmiş ve ihtilafsız bir olarak görülmekte olduğunu, taraflar arasında sözlü bir anlaşma olduğunun anlaşıldığını, yapılan projenin ayıplı ve kusurlu olduğu yönünde davalı tarafın beyanları olduğunun görüldüğünü, projeyi onaylayan ... A.Ş. tarafından ilgili projenin bir takım değişiklikler ve koşullar altında onaylanmış olduğu, bu değişiklikler ve şartlar altında projenin uygulanması koşulu getirildiği anlaşıldığını, bu bakımdan onaylanan projeye eksik, kusurlu veya ayıplı olarak ifade edilmesi yanlış ve hatalı bir değerlendirme olduğunu, onay veren yetkili kurumca bu düzeltmeler ve değişiklikler ile enerji sistemin bağlantı şartları sunulduğunu, onay verilmesi ile, ilgili proje için uygulama imkanı direk doğmakta olduğunu, proje üzerinde ... A.Ş. yapılan değişlik ve koşullar ile uygulanması gerekmekte olduğunu, Türkiye genelinde ilgili dağıtım firmalarına sunulan projelere yetkili dağıtım Tırmalan tarafından illa değişiklik yapılması ve koşullar belirtilerek onaylanması hususu her zaman sıklıkla görülen bir durum olduğunu, bu hususun projenin hatalı veya ayıplı olması durumunu göstermemekte olduğunu, ilgili koşul ve şartlarla projenin uygulanmasına izin verildiğini, tekrar bir proje yapılmasına gerek olmaksızın verilen düzeltme ve koşullar ile onaylanan proje uygulanmakta olduğunu, bu bakımdan yeni proje yapmaya gerek olmadığını, 10kW’a kadar lisansız elektrik üretim uygulama projesi 990 kW için x 10,00 TL. - 9.900,00 TL olarak hesaplanmakta olduğunu, bu tutar içinde, enerji nakil projesi ile trafo merkezinde yapılan proje tutarlarının yer almadığını, söz konusu 10.950,00 TL. + %18 KDV tutarın ilgili proje için asgari uygulanması gereken tutar olduğu, bu tutarın üzerinde fiyat verilmesi serbest olup, altında fiyat verilmesi engellenmekte olduğu, ilgili EMO şubeleri tarafından vize verilmediği ve dolayısıyla proje ilgili dağıtım firmasına sunulmasının engellendiğini, onda vizesi olmayan projelerin dağıtım şirketlerin tarafından kabul edilmediğini, raporumuzun teknik kısmındaki tespitlere göre; sözleşme konusu işin piyasa fiyatı, ilgili makamlar tarafından yayınlanan bir tarifeye göre belirlenmekte olup, işin asgari piyasa fiyatı 10.950,00 TL + %18 KDV’dir. Davacı ise, “fazladan işler yaptığı için, bu fiyatın üzerinde bir iş bedeli talep etmeye hak kazandığını” iddia etmekteyse de, bu iddiasını ispat edecek deliller sunmamış olduğundan, bu iddiasını ispat edemediği ve bu nedenle davacının, işin asgari piyasa fiyatı olan 10.950 TL + %18 KDV (1.971 TL) = 12.921 TL’nin tahsilini talebe hak kazandığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle; ... tarafından mahkemeye gönderilen yazı cevabında onaylı proje dosyası (41 sayfa) onaylı tadilat proje dosyası sureti (55 sayfa) olarak sunulmuş ve gelen evraklar bakımından 1124,76 Kwp fotovaltaik enerji üretimi santrali, proje çizim tarihi: 10.09.2015, ... tasdik tarihi 22.10.2015 ve sayı ... olmak üzere 3 yıl muteber /geçerli olmak üzere projenin tasdik edilmiş olduğunun görüldüğü, ... firmasının projelerin tamamını hazırlayan firma olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı dolayısıyla dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafça sunulan 11.07.2016 tarih ve 11.210,00 TL tutarındaki faturanın incelendiği, sunulan faturanın 11.07.2002 tarihli olması bakımından davacı tarafça ilgili projelerin çizim tarihinin 10.09.2015 tasdik tarihinin 22.10.2015 olması bakımından işbu faturanın emsal olarak nazara alınabileceği ve bu bakımdan davacının projeye 9.500,00 TL +%18 KDV tutarında yaptırmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda serbest piyasa değerleri bakımından %30 ekleme yapılarak davalı tarafın sunması gerektiğinin takdir edildiği, bu haliyle statik projenin davalıya 11.210,00 TL x1,30=14.573,00 TL bedel verilmesine serbest piyasa rayiç değerleri bakımından uygun olduğu, davacı tarafça yapıldığı iddia olunan harcamalara ilişkin belge bulunmadığından o hususlar yönünden bir ücretin takdir edilmediği, sabit proje bedeli olarak 6.700,00 TL ve proje bedeli (2250mx0,24 TL) 612,00 TL olmak üzere toplam 21.885,00 ile davacının alacağının olduğu, ilgili kurum tarafından her aşamada birtakım değişiklikler ve revizyonu istenmesine olağan bir durum olduğu, zira heyette bulunan elektrik mühendisi tarafından yapılan tespitte bu durumun ortaya çıkmasının en büyük etkeninin söz konusu enerji talebinin sürekli artması nedeniyle tüm şebeke üzerinden yeni kullanıcıların veya üreticilerin dahil olması nedeniyle ilgili alanlardaki şartların değiştiği ve mevcut duruma göre verilen şartlardaki değişikliklerin olmasınında mecburiyetten doğduğu, yani herhangi bir tarafın kusuru veya ayıp hususu olarak görülmesi imkanının bulunmadığı, bu bakımdan değişiklik veya revizyonu normal bir durum olarak değerlendirildiği ve dava tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 12.921,00 TL + 21.885,00 TL olmak üzere toplam 34.806,00 TL olduğu görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan hizmetin ayıplı verildiği iddiası yönünden yasa hükümlerinin incelenmesi: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nin 477/3. (818 sayılı BK'nin 362/3.) maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nin 474 ( 818 sayılı BK'nin 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nin 477. (818 sayılı BK'nin 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nin 475. (818 sayılı BK'nin 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nin 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.) Öte yandan, YHGK'nin 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. (bkz Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1263 E. 2021/3148 K. sayılı ilam) İspat yükü yönünden inceleme:6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta dava konusu fatura davalı tarafça iade edildiğinden hizmetinin verildiği iddiasını ispatlamakla yükümlü olan tarafın davacı olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, yukarıda belirtilen ...A.Ş. Genel Müdürlüğü Proje ve Tesis Dairesi Başkanlığı (GES proje müdürlüğü) ... sayı ile ... Proje Onayı Hakkında yazıyla ilgili 21.10.2015 tarih ve ... kayıtlı yazılı başvurunun onayına ilişkin yazı cevabı uyarınca dava konusu edilen ... (güneş enerjisi santrali) uygulama projelerinin onaylanmış olduğu tespit edilmektedir. 22.11.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun 10. Sayfasında davacının hazırlamış olduğu bu projenin ilgili bölgedeki enerji dağıtım firması olan ... A.Ş.'ye 29.04.2014 tarih ve 250311 sayılı talepleri sunularak onay işlemlerinin başlatıldığı, ilgili bölgedeki yetkili kurum olan ... A.Ş. tarafından 31.10.2015 tarihinde yazılı cevabı ile projenin onaylandığı, ... A.Ş. tarafından projenin birtakım değişiklikler ve koşullar altında onaylanan projenin eksik, kusurlu veya ayıplı olarak ifade edilemeyeceği zira onay veren yetkili kurulunca düzeltme ve değişiklikler ile enerji sisteminin bağlantı şartlarına sunulduğu onay verilmesi ile projenin uygulama imkanının direk doğduğu tespitleri yer almaktadır. Bu haliyle hizmetin ayıplı verildiği iddiası yerinde değildir. Alacağın yabancı para birimiyle ödenmesine dair verilen karar yönelik sunulan itiraz:TBK 99 maddesinde ''Konusu para olan borç Ülke parası ile ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılması kararlaştırmışsa, sözleşme de aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme gündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenir'' hükümleri yer almaktadır. Somut davada TBK m. 99 uyarınca konusu para olan borcun TL olarak ödenmesi gerekmektedir. Bu yönüyle sunulan istinaf sebebinin yerinde olduğu açıktır. Sonradan sunulan delile muvafakat verilmesi halinde değerlendirmeye alınamayacağı yönünde ileri sürülen itiraz:Davacı tarafça emsal olarak sunulan (... firmasının ... numaralı ve 11.07.2016 tarihli) 11. 210 TL tutarındaki faturanın davacı tarafça projelerin çizim tarihi ve tasdik onay tarihi nazara alınarak emsal değer olarak kabul edilmesini uygun olduğunun kabulü ile statik proje çizimi 14.573,00 TL, EMO birim fiyatları kullanılarak trafo merkezi ve enerji nakil hattı (ENH) için projelendirme bedelleri ( 2015 yılı) 380/154 Kv 50 MVA güç trafosu sabit proje bedeli 6.700,00 TL, yüksek gerilim yer altı kabloları proje bedeli 612,00 TL olmak üzere toplam 21.885,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı tarafça sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde ENH hattı projesi ve trafo merkezi projesi bulunmamasına rağmen hesaplama yapılmasına itiraz edildiği belirtilmiştir. Ancak, 18.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun 6. sayfasında Kök raporu hazırlanan tarihte tarafo ve enerji nakil hatlarına ait projelendirme bedeli talep edilmiş ise de kök raporunun hazırlandığı tarihte buna ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığından dolayı hesaplama yapılmadığı, dava dosyasına bu konuyla ilgili sunulan belgeler incelendiğinde hesaplama yapıldığı ifade edilmiştir. Tarafların Kanun'da belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerine ilişkin kurala getirilen istisnalardan biri, HMK 145. maddesinde düzenlenmiştir.HMK'nun "Sonradan delil gösterilmesi" başlığını taşıyan 145. maddesi; "(1) Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir." hükmüne yer verilmiştir.Bu nedenle, davacı, davalının açık muvafakati ile iddiasını genişletip değiştirebileceğinden, davacının iddiasını genişletmesi üzerine, hakimin, davayı aydınlatma görevi gereğince davalıya iddianın genişletilmesine muvafakat edip etmediğini sorması ve davalının vereceği cevabı tutanağa yazdırması gerekmektedir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Cilt I, s.514)Somut davada, her ne kadar dava dosyası arasında trafo ve enerji nakil haklarına ilişkin projelendirme belgelerine dayanak kök rapordan sonra sunulan belgeler incelenerek davacının 21.885,00 TL alacağının bulunduğu yönünde tespiti yapılmış olup, sunulan belgeler yeni delil mahiyetinde olmayıp, uyuşmazlığın esasının incelenebilmesi ve tarafların iddialarının değerlendirilmesi amacıyla dosya arasına alınması gerekli olduğundan burada iddianın genişletilme yasağından bahsedilemez. Aynı zamanda yine davacı tarafça 09.01.2019 tarihli kök bilirkişi raporuna yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, emsal olarak ileri sürülen 11.07.2016 tarihli fatura bedeli nazara alınarak çizim tarihi 10.09.2015 ve tasdik onay tarihi 22.10.2015 olan projeler yönünden eşdeğer yani emsal olarak kabul edilmiş ve hesaplama bu miktar uyarınca yapılmıştır. İstinaf başvuru dilekçesinde yapılan hesaplamaya ilişkin de itiraz ileri sürülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasında yazılı bir sözleşme yer almamaktadır projeler yönünden EMO tarafından belirlenen 2015 yılı tarifesine göre değerlendirme yapılmış olmasına rağmen davalının muvafakatinin olmaması nazara alındığında sonradan dosyaya sunulan ve bilirkişi heyeti tarafından eşdeğer olarak kabul edilen fatura bedeli uyarınca davacının alacağının belirlenmesi yerinde değildir. Zira eş değer olarak kabul edilen fatura 2016 yılına ait olup davacı firmanın hizmet verdiği dönem 2015 yılı olduğundan emsal olarak kabul edilmesi mümkün değildir. 2015 yılı piyasa rayiç değerleri uyarınca (EMO'nin 2015 yılı için belirlediği değerler piyasa rayiç değerinin üzerinde ise EMO değeri nazara alınarak) hesaplama yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle istinaf sebebi yerindedir. Varılan sonuç itibariyle, dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nin 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/367 Esas, 2020/138 Karar sayılı ve 13/02/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17.01.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2012/5835, K. 1979/80, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2012-5835-e-1979-80-k-d5d6088bc154