Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2005/7175 E. 2020/4970 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2005/7175
- Karar No
- 2020/4970
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2022 NUMARASI ... DAVANIN KONUSU :Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi-Manevi Tazminat, Hükmün İlanı Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2022 tarih ve 2021/147 Esas - 2022/356 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin, 2019/64474 sayılı ve “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, 02/10/2017 tarihinde bu logoyu ... isimli bir kişiye özel olarak tasarlattığını, 2019 yılına kadar tescilsiz olarak kullandığını ve akabinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin, 11.09.2019 tarih ve 06/275227 sicil numarası ile .... kayıtlı olduğunu ve kendisi adına tescilli markasıyla 2017 yılından itibaren mevcut işletmesinin de bulunduğu mahallede faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin, 2017-2019 yılları arasında davalının iş yeri ve ikamet adresi olan..... adresinde, sonrasında ise başka bir yerde mesleki faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalının, müvekkilinin daha önce faaliyet gösterdiği iş yerinde müvekkilinin logosunu ve markasını kullanmaya devam ettiğini, davalının bu kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili tarafından davalının kullanımlarını sonlandırması yönünde uyarıldığını, iyi niyetli olarak beklendiğini, ancak davalının bu süreç içerisinde gereğini yapmadığını ve kullanımlara devam ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, SMK'nın 150/2 maddesi uyarınca 1000 TL itibar tazminatının, SMK'nın 151/2-...maddesi uyarınca şimdilik 1000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 46.763,61-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacının haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze dayalı zarar ve tazminat iddialarının zamanaşımına uğradığını, logonun müvekkili tarafından kullanılmasına 2017 yılından itibaren davacının açık izni olduğunu, 2019 yılında markanın tescilini alan davacının, 2017 yılından beri müvekkilin bu isimle iş yaptığını bildiğini, maddi tazminatın şartlarının oluşmadığını, davacının, müvekkilinin eyleminden kaynaklanan bir zarara uğradığına ilişkin somut veri bulunmadığını, davacının markası ile müvekkilinin kullanımı arasında iltibas bulunmadığını, işaretlerin karıştırılmayacağını, zira kuaförlük mesleğinin müşteriyle birebir ilişki kurulan bir meslek olduğunu, müşterilen markaya bağlı olarak değil kuaförün mesleki beceri ve niteliği için hizmet almayı tercih ettiklerini müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava dışı .... adresinde bulunan işyerini 01.10.2017 tarihinde dava dışı ...'dan kiraladığı, bu iş yerinde 2017 ve 2018 yıllarında ".... .... ..." adıyla kuaförlük hizmeti verdiği, 2018 yılının 3.ayına ilişkin sigortalı hizmet listesine göre davacının, dava dışı ...'nin işçisi olarak yukarıda yer verilen adreste çalıştığı, esasen davacının kuaförlük işi ile iştigal ettiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, 01.02.2019 tarihinde "... adresinde bulunan iş yerini bu kez davalının kiraladığı, davalının iş yerinde bir süre "......" olarak kullandığı hususunun instagram paylaşımları ile sabit olduğu, davalının bu markasal kullanımlarının davacıya ait 2019/64474 sayılı marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olduğu, zira; davalı markasal kullanımlarında yer alan "..." ibarelerinin tertip tarzı ve yazı stilinin davacı markasında bulunan "..." ibaresi ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, buna göre; dava tarihi itibariyle, davalı yanın, davacıya ait 2019/64474 sayılı markaya tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte; yargılama safahati içinde, davalının, marka hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşturan eylemleri ortadan kaldırdığı anlaşıldığı, dosya kapsamına göre; maddi tazminatın SMK'nın 151/2-...maddesine göre belirlenmesinin mümkün olmadığı, TBK'nın 50/2 maddesine göre 4000 TL maddi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun olduğu, davalının, davacıya ait marka ile iltibas oluşturan markasal kullanımlar ile vermiş olduğu kuaförlük hizmetinin kötü şekilde sunulduğu veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sunulduğu ve buna bağlı olarak davacıya ait markanın itibarının zarara uğradığının nesnel deliller ile ispatlanamadığından itibar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, davalının markaya tecavüz eylemi nedeniyle manevi tazminat koşullarının da oluştuğu, ihlale konu markasal kullanımların süresi, yoğunluğu ve niteliği, ihlale konu hizmetin türü, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; 4.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait 2019/64474 sayılı markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, ı haksız rekabet eylemlerinin önlenmesine, tecavüz eylemlerinin durdurulması, giderilmesi, ortadan kaldırılması, tecavüz oluşturduğu iddia edilen araçlara el konması ve bu araçlara davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması, tecavüz oluşturan şekillerin değiştirilmesi, silinmesi, imha edilmesi istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına,"......reli alan adına erişimin engellenmesi isteminin reddine, 4.000,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin maddi-manevi tazminat istemi ile itibar tazminatı talebinin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tanık ve davalının beyanları ile davalının müvekkilinin markasını kullandığı ve bu kullanıma dava dilekçesinin tebliğinden sonra son verildiğinin sabit olduğunu, buna rağmen mahkemenin yerinde inceleme tarihinde dava konu iş yerinde davacıya ait markanın kullanılmadığı kabul edilmesinin çelişkili olduğunu, davalının dava tarihine kadar müvekkiline ait markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya aykırı olarak maddi tazminat hükmedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük bulunduğunu, ayrıca davanın kabul oranının % 10 olarak kabul edilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava ya konu markanın davada tanık olarak dinlenen ve müvekkilinin dava konusu iş yeri devraldığı ...'ye ait olduğunu, davacının anılan kişinin yanında sigortalı işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş yerini devraldıktan sonra tabelada yer alan "..." ibareleri muhafaza edilerek "... ..." ibaresinin çıkarıldığını, yerine "..." ibaresini yazarak kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin logolu iş yeri tabelasını davacıya teslim etmek için davacı ile anlaşmaya çalıştığını ancak davacının buna olumsuz cevap verdiğini, davacının kendisine ait olmadığını bildirdiği logoyu marka olarak tescil ettirdiğinin müvekkiline bildirmediğini, davadan önce uyarmadığını, davacının müvekkilinin 2017 yılından beri aynı logo ile iş yaptığını bilmesine rağmen 2019 yılında logoyu marka olarak tescil ettirip işbu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, davacının marka tescilinin de kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili bulunduğunu kuaförlük mesleğinin müşteriyle birebir ilişki kurulan bir meslek olduğunu, müşterilen markaya bağlı olarak değil kuaförün mesleki beceri ve niteliği için hizmet almayı tercih ettiklerini, müvekkilinin davalının terk ettiği dükkanda kendi çevresini oluşturduğunu ve tanındığını, tarafların ortak olarak kullandığı logonun ayırt ediciliği haiz olmadığını, bu logo nedeniyle taraflara ait kuaförlerin karıştırılmayacağını, müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat hükmedilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi-manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere davacı taraf “...” ibaresini 02/10/2017 tarihinden beri tescilsiz olarak kullandığını, 2019 yılında da anılan ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasını haksız şekilde kullandığını, davalının bu kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş, davalı vekili de dava konusu edilen ibarelerin 2017 yılından beri kullanıldığını, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını savunmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2016 tarih, 2005/7175 E.- 2006/10558 sayılı “... ...” kararı ile bu karardaki ilkeleri tekrar eden 11.11.2020 tarih, 2019/5145 E.-2020/4970 K. sayılı kararında açıklandığı üzere gerçek hak sahipleri yasal süreler içerisinde sonraki tarihli marka başvurusuna itiraz etmemiş veya hükümsüzlük davası açmamış olsalar bile, markayı tescil ettiren kişiler, gerçek hak sahiplerinin önceye dayalı kullanımına karşı çıkamazlar. Aynı kararlarda, "bir markanın tescilinden önceki dönemde bu markanın aynısı veya benzerinin bir başkasınca tescilli marka aynı sınıf mal veya hizmetlerde sürekli bir şekilde kullanımı halinde, sırf sonradan tescil olunan markaya dayanarak, önceden beri var olan kullanımların önlenmesi “kazanılmış haklar” ilkesine ve TMK’nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. Keza Türkiye’nin de tarafı olduğu ... ... Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları) Sözleşmesinin 16. maddesinde, marka sahiplerinin tescilli haklarına dayanarak üçüncü kişilerin markaya konu işareti veya benzerini tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kullanmalarını önleme yönünde üstün hakka sahip oldukları belirtilmiş, ancak tescile dayalı bu üstün hakların, başkalarının daha önceye dayalı haklarını etkilemeyeceğine vurgu yapılmıştır." açıklamasına da yer verilmiştir. Bu durumda bir markayı tescil ettiren kişi, bu markanın aynısını ya da benzerini, tescil ettirdiği markanın koruma tarihinden önce fiilen kullanan ve bu suretle marka üzerinde hak sahibi olan kişinin kullanımına karşı çıkamayacaktır. Somut olayda da davacının markaya tecavüzü iddiasına mesnet markası 08.07.2019 başvurusu yapılan ve 06.05.2020 tarihinde tescil edilen 2019/64474 sayılı ve “...”ibareli markasıdır. Her ne kadar mahkemece davalının "... ... & ..." ibareli ve "..." ibaresindeki "..." ibaresinin davacaının mesnet markasında yer alan ve özel şekilde tasarlanmış "..." ibaresi ile aynı olduğu gerekçesiyle bahsi geçen kullanımların davacının markaya tecavüz oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmişse de, dosyaya bizzat davacı tarafından sunulan delillerden, davalının bahsi geçen kullanımlarının, davacının markasının başvuru tarihinden önce 31.05.2019 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının dava konusu markasal kullanımlarının davacının mesnet markasının başvuru ve tescil tarihlerinden önce başladığı anlaşıldığından davacının adına sonradan tescil ettirdiği benzer ibareli markaya dayalı olarak davalının kullanımına karşı çıkması mümkün değildir. Her ne kadar davacı tarafça, davalı eylemlerinin haksız rekabet de teşkil ettiği belirtilerek, "..." ibaresinin marka tescilinden önce de kullanıldığı ileri sürülmüş ise de, davacı delilleri arasında bu iddiayı destekleyen bir delil bulunmamaktadır. Zira davacının bu kapsamda sunduğu delil, davacının sigortalı işçi olarak çalıştığı, davada davalı tanığı olarak da dinlenen ...'ye ait olduğu anlaşılan ... salonundaki kullanımlara ilişkindir. Nitekim, tanık olarak dinlenen ...'de davacının kendi yanında sigortalı işçi olarak çalıştığını, ... salonunu kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. Bu itibarla davacının dava konusu ibareyi kendi işi ürünü olarak davalının dava konusu kullanımın başladığı tarihten önce kullandığını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından, davacının haksız rekabet iddiası da yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2022 gün ve 2021/147 Esas - 2022/356 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca maddi olmayan istemler yönünden alınması gereken 615,40.TL maktu, maddi tazminat talebi yönünden 615,40-TL, manevi tazminat talebi yönünden 615,40-TL maktu olmak üzere toplam 1.846,20-TL karar ve ilam harcından, peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan 1.728,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 117,34-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi olmayan talepler yönünden hesaplanan 40.000,00-TL maktu, maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 40.000,00-TL, manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 40.000,00-TL olmak üzere toplam 120.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 200,00-TL posta masrafı ve 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamından oluşan 692,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 10-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...