Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2004/1137 E. 2013/418 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2004/1137
Karar No
2013/418
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/703 KARAR NO: 2025/562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTARİHİ: 18/02/2025 ESAS NO: 2024/882 KARAR NO: 2025/151 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 14/05/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların davacı kooperatifin üyeleri olduklarını, bu üyelerin ödemekten imtina ettikleri edimler ve işleyen faiz olduğunu, 2003, 2004, 2005, 2006, kısmen 2007 ve 2015 yıllarına ait edimlerini davalıların yerine getirmemiş olduklarını, ilgili yılın Genel Kurul Kararlarında o yıla ait edimlerin belirlenmiş gerek üyeye bildirim yaparak gerekse de Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan etmek suretiyle duyurulmuş olduğunu, bu kapsamda Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... E. sayılı dosyaları ile müvekkili kooperatif tarafından takip yapılmış olduğunu, söz konusu takiplere davalı/borçlular tarafından itiraz edildiğini, davalıların tüm itiraz nedenlerinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borcun likit olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı asıllar cevap dilekçesinde; davacı kooperatife herhangi bir borçları olmadığı gibi kooperatiften alacaklı olduklarını, somut olayda dairelerinin kooperatif tarafından inşa ve itmam edilmiş olması ve kooperatifin kendilerine verdiği 10.06.1995 tarihli taahhütname gereği dairelerinin (... Blok Kat:... Bölüm:... Daire:... ve ... Blok Kat:... Bölüm:... Daire:...) 144,17/8650'er hisse olarak adlarına tapuda 1997-1998 yılında tescil ettirmiş olması gerektiğini, 22 yıldır aidat ödeyen 7 ve 8 nolu dairelerin mevcut tüm daire içi imalatlarını yaptıran ve masrafları ödeyenin kendileri olduğunu, yaptıkları daire içi imalatlara zarar verenin davacı kooperatif olduğunu, kooperatifin ödedikleri aidatların karşılığında diğer ortaklara yaptığı daire içi imalatları noter kanalıyla, yaptıkları tüm uyarılara rağmen kendilerine yapmamış olduğunu, ... Blok Kat:... Bölüm:... Daire:... ve ... Blok Kat:... Bölüm:... Daire:...'in mevcut tüm daire içi imalatlarının hatta bazı kaba imalatların 2000 yılında, kendilerince yapıldığını, daire içi imalatlar nedeniyle toplam 129.833.323.533,00 TL masraf yapıldığını, buna ilişkin açtıkları davanın kabul edildiğini (Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/1137 E. 2013/418 K.) kooperatifçe eksik bırakılmış işler için yaptıkları harcamaların hesaplarına alacak olarak mahsup edilmesi mümkün iken yapılmadığını, cari hesapta dikkate alınmadığını ve hala paralarının da ödenmediğini, Genel Kurul kararlarında daire içi imalatların ortaklar tarafından yapılacağına ilişkin bir karar olmadığını, dairelerinde hala kullanıma engel teşkil edecek nitelikte eksik imalatlar bulunduğunu, 01/03/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında, genel kurulca bir ortak için belirlenen yıllık ödenti tutarı 350,00 TL olduğunu ve aidatın tamamının ... Beylikdüzü Şubesine ödenmiş olduğunu, aynı genel kurulda iki ayrı ödeme planının karara bağlanmayacağını, 2. Ödeme planı için (30.000,00 TL) Kooperatifler Kanunu 52/1 ek ödemeye ilişkin 3/4 çoğunluğun sağlanmadığını, diğer kooperatif üyelerinin de ödeme yapmadığını, bunun talep edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklardan gecikme bedeli alınması yönünden ana sözleşmede hüküm bulunmadığı gibi, aidatlarını geç ödeyenler için genel kurulca faiz yönünden bir karar verilmemiş olduğunu, dolayısıyla kooperatif ortaklarından faiz istenemeyeceğini, faiz oranının fahiş olduğunu, kooperatifin kendilerini dolandırdığını, verebileceği konut olmadığını, arsa sahiplerine karşı açılan tapu iptal tescil davasından kooperatifin feragat ettiğini, gerçek dışı borçlar yüklenerek icra takibi yapılmış olduğunu, bir kısım ödeme yaptıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23/03/2021 Tarih ve 2016/135 E. 2021/311 K. sayılı kararı ile, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, davalıların davacı kooperatifin üyesi oldukları, davacı kooperatifin 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2015 tarihli genel kurul kararına dayalı ve bu genel kurul kararlarına uygun olarak alacakların tahsilini davalılardan talep ettiğinden 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırılığın bulunmadığı, davalıların icra takibinde alacak dayanağı gösterilen 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2015 tarihli genel kurul kararlarının davalıları bağlayacağının kabul edilmesi gerekeceği, davalıların edimlerden sorumlu olması gerektiği, davacı kooperatifin, her bir icra dosyasında 22.12.2015 takip tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacak 36.781,00 TL, 14.267,85 TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam 51.048,85 TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalılar tarafından davacısı oldukları İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. Sayılı dosyası ile davalı kooperatiften eksik imalat bedelinin talep edildiği dosya ile iş bu dosyada takas mahsup talep edilmiş ve bu yönde ek bilirkişi raporlarının alındığı görülmüş ise de, dosyada yansıyan bilgi ve beyanlardan anlaşıldığı üzere davalıların İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. 2017/117 K. sayılı ilamının takibe konulmuş olduğu, iş bu dosyanın henüz karara çıkmış olması ve İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. 2017/117 K. sayılı dosyanın kesinleşmiş olması nedeni ile takas mahsuba karar verilmesi halinde uygulamada tereddüte mahal verebileceği, takas mahsup taleplerinin yerinde olmadığı, icra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı teknik incelemeyi gerektirdiğinden likit olmadığı gerekçesiyle Açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, Davalı ...'nun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, Davalı ...'nun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir. Davalıların kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 25/09/2024 Tarih ve 2021/1108 E. 2024/1163 K. sayılı kararı ile:"Somut olayda istinaf sebeplerine göre ihtilaf; davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı ve davalıların daire içi imalatlar için yapmak zorunda kaldıkları masrafların davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Mahsup, bir alacağın gerçek miktarının belirlenebilmesi amacıyla yapılan bir hesap işlemidir, itiraz niteliğinde olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaz.Mahsup, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Takastan farklı olarak, mahsupta iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Yani mahsupta indirilecek olan değer, farklı bir alacak olmayıp aynı alacak üzerinden tenzil edilmesi gereken değerdir. Davacı kooperatifin davalılardan aidat alacağı mevcuttur, kooperatif eşitlik ilkesi gereği davalıların dairelerinde yapması gereken imalatları yapmamış, bu imalatlar davalılar tarafından yaptırılmış ve ödedikleri bedelin kooperatiften tahsili için açtıkları dava kabul edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda davacı kooperatif tarafından yapılması gerektiği halde yapılmadığından davalıların yapmak zorunda kaldığı masraflar kadar davacının borcundan kurtulacağı, davalılar tarafından yapılan ödemenin davacı kooperatif alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacı vekilinin de 22/02/2021 tarihli beyan dilekçesi ile mahsup talebini kabul ettiği açıktır. Mahkemece mahsup yapılmadan hüküm kurulması hatalı olmuştur. Her ne kadar davalılar, tapu devrinin olmadığını, taşınmazların bedelinin ve 2000 yılında yaptıkları diğer masraflardan kaynaklanan alacakları da olduğunu ileri sürmüş ise de taşınmazların bedeline ilişkin açılmış bir dava olmadığı, diğer imalat masraflarına ilişkin açılmış Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/559 E. 2023/145 K. sayılı davanın zaman aşımından reddedildiği ve dairemizin 2023/883 esas 2023/1310 karar sayılı ilamı ile istinaf itirazının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla davalıların diğer mahsup taleplerine itibar edilmemiştir. Davalılar kooperatif ortağı olup, davacı kooperatif ile aralarındaki ortaklık ilişkisine göre ve kesinleşen mahkeme kararında yasal faize hükmedilmesi karşısında davalıların alacağına yasal faiz işletilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Ancak yasal faiz yıllara göre değişiklik göstermesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda her sene için %9 yasal faiz işletilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece faiz hesaplaması ve TBK 100. Maddesi dikkate alınarak mahsup yapılması için ek rapor alınması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 18/02/2025 Tarih ve 2024/882 E. 2025/151 K. sayılı kararı ile, davacı kooperatifin davaya konu her bir icra dosyasında takip tarihi olan 22/12/2015 tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacağının 36.781,00 TL, işlemiş faizin 14.267,85 TL olduğu, bu haliyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle asıl alacağının 102.097,70 TL olduğu davalıların ise yine takip tarihi itibariyle mahsuba konu edilebilecek alacağının faiziyle birlikte toplam 89.027,78-TL olduğu, ancak her ne kadar kaldırma kararında mahsup talebi de dikkate alınarak davacının alacağının belirlenmesi istenilmiş ise de davalıların mahsuba konu ettiği ve mahkeme kararına dayanak alacaklarını mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden tahsil ettikleri, işlemiş faiziyle birlikte davalıların toplam 104.594,18 TL tahsil ettikleri, bu haliyle kaldırma kararında belirtildiği şekilde mahsuplaşma imkanının ortadan kalktığı, iş bu davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde takip ve dava tarihi itibariyle alacak - borç durumunun önem arz ettiği, mahsuba konu edilen miktarın davalılarca tahsil edildiği nazara alındığında davacıların dava ve takip tarihi itibariyle alacak durumunun gözetilerek karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere her bir davalı yönünden davacının 36.781,00 TL asıl alacak, 14.267,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.048,85 TL alacağının bulunduğu, iş bu miktarın dava tarihi itibariyle de geçerli olduğu sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı ...'nun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, Davalı ...'nun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı asıllar istinaf dilekçesinde; dosyada istinaf mahkemesinin kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmesine ilişkin hükmüne uyulmadığını, dosyaya mübrez ödemelerine ilişkin kesin delillerinin dikkate alınmadığını, taraflı, eksik incelemeler sonucu yanıltıcı yorumlar içeren, kesin delilleri ile ters düşen, varsayımlara dayanarak tanzim edilen 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun yerel mahkemenin ilk kararında direnmesine gerekçe yapıldığını, 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ..., 2021/23767 ve 2020/5379 E. sayılı dosyalarının celp edilerek incelenmediğini, davacı kooperatifin mahsuben yapmış olduğu tahsilatlara ilişkin reddiyat makbuzlarının dikkate alınmadığını, Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/846 E. 2021/1562 K. sayılı kararında sevhen davanın dayanağı olarak sadece alacaklısı olduğumuz ... E. sayılı dosya gösterildiğini, bu dosyada davacı kooperatifin borçlu taraf olduğunu, kooperatif alacağını kendilerinin alacağından tahsil ederek alacağı kalmadığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, yaptıkları ödemeyi tekrardan ödemeleri yönünde karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davacının davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin yukarıda yer alan karar özeti doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince önceki rapor veren bilirkişi heyetinden aldırılan 10.01.2025 tarihli ek raporda:" önceki raporlardan belirtildiği üzere davacı kooperatifin her bir icra dosyasında 22.12.2015 takip tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacağının 36.781,00 TL ve 14.267,85 TL işlenmiş gecikme faizi olmak üzere toplam 51.048,85 TL şeklinde alacağının olduğu hesaplandığı, iş bu raporda da hesaplandığı gibi davalıların davacı kooperatiften 22.12.2015 takip tarihi itibariyle 40.000,00 TL asıl alacak ve 49.027,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.027,78 TL faizli alacağı olduğu hesaplandığı, istinaf mahkemesince yapılan kaldırma sebebi olarak mahsuplaşma anın ve faiz hesabının doğru olmaması dolayısıyla yapıldığı, yine mahkeme tarafından verilen görevlendirme sonucunda yapılan mahsuplaşma hesabı sonucunda davalıların davacı kooperatife toplam 13.069,82 TL (kişi başı 6.534,91 TL) borçlu olduklarının hesaplandığı, diğer taraftan davacı kooperatif tarafından 12.11.2024 tarihinde verilen beyanlar kapsamında davalıların iş bu davadan mahsuplaşma konusu yaptıkları icra takibi ve mahkeme kararının ilamının sonucunda doğan alacağın yapılan icra takibi neticesinde davalı kooperatiften tahsilatının yapıldığı bu durumda davalıların davacıdan olan alacaklarını tahsil ettikleri anlaşılmaktadır davaların alacaklarını tahsil ettikleri durumda davacı kooperatifin iş bu davaya dayanak icra takipleri dolayısıyla yapılan alacak hesabından güncel durumda mahsuplaşma yapılmaması gerektiği, davacının alacağından herhangi bir mahsup yapılmaması durumunun mahkeme tarafından da kabul edilmesi durumunda; davacı kooperatifin davalılardan ayrı ayrı 22.12.2015 takip tarihi itibari ile asıl alacağının 36.781,00 TL ve 14.267,85 TL işlenmiş gecikme faizi olmak üzere toplam faizli alacağının (ayrı ayrı her bir takip dosyasından) 51.048,85 TL şeklinde alacağının olacağı," şeklinde kanaat bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince de davalıların Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden toplam 104.594,18 TL tahsil etmesi nedeniyle herhangi bir mahsup yapılmayarak ek raporda bildirilen tutarlar üzerinden önceki karar gibi davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş, davalılar tarafından tekrar istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası mahkemece celp edilmemiş ve esas numarasının değişmesi nedeniyle uyap sistemi üzerinden eklenememiş ise de taraflarca sunulan evraklar üzerinden yapılan incelenmede; takip alacaklıların ... ile ..., borçlunun ise ... Yapı Kooperatifi olduğu, toplam 121.617,17 TL üzerinden 17.06.2013 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2013 tarihli 2004/1137 E. 2013/418 K. sayılı ilamına dayanıldığı, 02.09.2021 tarihinde takip borçlusu tarafından 104.594,18 TL bedelinde icra dosyasına yatırıldığı, 30.09.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile paranın icra dosyasına haciz ekleyen Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ..., ... ve ... E. sayılı dosyalarına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince mahsup talebine konu edilebilecek dosyaların akıbetleri ve son durumları ile bir araştırma yapılmadan dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesi nedeniyle Dairemiz önceki kararında yer alan davacı vekilinin mahsup talebini kabul ettiği 22/02/2021 tarihli beyan dilekçesinde bildirilen İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. 2017/117 K. sayılı ilamına konu alacak değerlendirilmeden, bu dosya ile ilgisi bulunmayan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası yönünden bilirkişilerce inceleme yapılarak 10.01.2015 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi heyetinin 30.12.2019 tarihli ek raporunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. 2017/117 K. sayılı ilamı ile mahsup işlemi yapılmış ise de burada işletilen faizin önceki kararda belirtildiği üzere her sene için %9 yasal faiz işletilmesi hatalıdır. Mahkemece öncelikle İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 E. 2017/117 K. sayılı ilamına ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu alacakların akıbetleri tarafların beyanları da dikkate alınarak infaz edilip edilmedikleri hususu ile birlikte araştırılıp tespit edildikten sonra önceki kararımız doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince faiz hesaplaması ve TBK'nın 100. maddesi dikkate alınarak mahsup yapılması için ek rapor alınması gerekmekte iken bu eksiklikler giderilmeden tekrar hüküm kurulması isabetli değildir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/882 E. 2025/151 K. sayılı 18/02/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı asiller tarafça yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,4-Davalı asiller tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince ayrı ayrı iadesine,5-Davalı asillerin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2004/1137, K. 2013/418, T. 30.12.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2004-1137-e-2013-418-k-59edbfab7f4a