İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/441 E. 2024/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/441
Karar No
2024/64
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/441 Esas KARAR NO : 2024/64 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... Şirketi ile mal alımına ilişkin yapılan mutabakat neticesinde, müvekkilinin davalı firmaya 2.540.000,00-TL bedelli, 20.09.2024 keşide tarihli, ... numaralı çeki keşide ettiğini, çekin keşide edilmesi sonrasında, davalı firma anlaşmaya konu ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin, davalı .... Limited Şirketi yetkililerine ulaşmaya çalıştığını ancak, herhangi bir kimseye ulaşamadığını, yaptığı araştırmalar neticesinde, davalı şirketin, bir fabrikası olduğunu ve üretim yapıyor gibi kendisini tanıttığını, bir çok yan paravan şirket kurarak, iş piyasasında çeşitli anlaşmalar yaptığını ve bir çok firma ve şahsı bu yolla dolandırdığını öğrendiğini, davalı şirket ve yetkileri hakkında onlarca dolandırıcılık şikayeti ve bir çok icra takibi olduğunu öğrenen müvekkilinin, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E sayılı dosyası ile, keşide edilen çek için ödemeden men kararı alındığını öğrendiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında olduğunu, tedbiren olası ihtiyati hacizlerin de durdurulması yönünde taleplerinin olduğunu, müvekkilinin ihtiyati haciz tehdidi altında olması nedeni ile, arabulucuk sürecinin başlatılmasının geri dönüşü olmayan ve telafisi imkansız sonuçlara neden olacağını, taraflarının, icra tehdidi altında olduğu, alacaklıların bir çok firmayı ve şahsı dolandırdığı ve bu konuda birden fazla Savcılık dosyası olduğu dikkate alındığında, arabulucu dava şartı bu dava için usul kuralı olarak kabul edilemeyeceğini, iş bu nedenle, öncelikli olarak teminatsız şekilde, mahkeme aksi kanatte ise, %15 teminat mukabilinde veya mahkemece resen belirlenecek teminat mukabilinde, olası icra ve ihtiyati haciz karar ve işlemlerinin durudulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticede 2.540.000,00 TL bedelli, 20.09.2024 keşide tarihli , ... numaralı çek için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanında; "arabulucuk sürecinin başlatılmasının geri dönüşü olmayan ve telafisi imkansız sonuçlara neden olacağını, taraflarının, icra tehdidi altında olduğu, alacaklıların bir çok firmayı ve şahsı dolandırdığı ve bu konuda birden fazla Savcılık dosyası olduğu dikkate alındığında, arabulucu dava şartı bu dava için usul kuralı olarak kabul edilemeyeceğini," şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı) 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk aslını mahkememize sunmadığı ve dava dilekçesinde de arabuluculuğa başvurulmadığına ilişkin beyanda bulunulduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce dava dilekçesinde özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığına dair beyanda bulunulduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, bu nedenle arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 43.376,85-TL peşin harçtan mahsubu ile 42.949,25‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen oy birliği ile verilen açıkça okundu. 25/09/2024 Başkan .... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/441, K. 2024/64, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-441-e-2024-64-k-181b2815343f