İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/199 E. 2024/358 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/199
Karar No
2024/358
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/199 Esas KARAR NO : 2024/358 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından 12/09/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde Trafik Sicilinde davalı .... San. A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... Plakalı araç ile, müvekkil .... San. Ltd. Şti. adına Trafik Sicilinde Kayıtlı bulunan .... plakalı araç arasında 02.10.2022 tarihinde İstanbul ili Avcılar ilçesinde Maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğni, öz konusu kazada davalıya ait .... plakalı araç sürücüsünün müvekkiline ait araca vurup kaçtığını, söz konusu kaza kapsamında araç sürücüsü tespit edilemediğini, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre (TRAMER), davalı .... San. A.Ş. adına kayıtlı bulunan .... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği tespit edildiğini, araçta oluşan hasar tutarı parça+işçilik+ KDV dahil olmak üzere toplamda 30.687,45-TL olarak tespit edildiğini, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış olması nedeniyle müteselsil sorumluluk hükümlerine göre ... plakalı aracın sürücüsü ve araç sahibi tarafından 30.687,45-TL tutarındaki hasar bedelinin tazmin edilmesi gerektiğini, kusurlu araç sürücüsünün kazayı yaptıktan sonra olay yerinden kaçtığını, araç sürücü bilgilerine ulaşılamadığını ve huzurdaki davanın yalnızca araç sahibine yöneltildiğini, davalının uzlaşma, arabulucuğa başvurma gibi sulh olma yolunda hiçbir çaba ve hareketinin olmadığını bu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin davalıların mevcut tutum ve hareketlerinden anlaşıldığı kadarıyla güç bir hal alacağı açık olduğunu, somut olayda haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiğini, sadece maluliyet oranı ve kusur durumu çekişmeli haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olduğunu ve mahkemece davacı işçide meydana gelen yaralanmanın niteliği, dava değeri ve ihtiyati haciz istemi gözetilerek iik'nun 257/2. fıkrasına göre tedbirde orantılılık ilkesine uygun biçimde ihtiyati haciz isteminin kabulü gerekirken yetersiz gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olacağını bildirir talep sunmuştur. Davalı ... Sanayi Anonim Şirketi vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, meydana gelen kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, araç sahibi açısından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini ve kiracının işleten olarak sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiğini, davacının hatalı park yapmaması halinde gerçekleşecek olaylar silsilesinin farklı olacağını, bu durumin verilecek olan hükmü doğrudan etkileyeceğini, davacının kaza esnasında trafik güvenliğini tehlikeye atıp atmadığının, diğer bir anlatımla müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının herhangi bir ödeme alıp almadığı hususunun sorulması amacıyla ... (...) Sigorta, ... Sigorta ve ... Sigorta şirketlerine müzekkere yazılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, araç mahrumiyet bedeli, aracın onarımda kaldığı ve kalabileceğini, öncelikle dava konusu aracın gerçekte kaç gün onarımda kaldığının tespiti için gerekli evrakların dosyaya sunulmasının istenmesi gerektiğini, davacının hasar bedel hesaplanırken orjinal parça fiyatı dikkate alınarak kdv eklenerek hesap yapılması talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davanın henüz derdest olması nedeniyle talep edilen alacağın muaccel olmamasına rağmen alacağın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten muaccel olduğuna yönelik iddialar soyut ve dayanaksız olacağını, davacı vekilinin iddiası kuvvetli bir kanaat oluşması için yeterli bir nitelik taşımadığını, ortada muaccel bir para borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın .... Sigorta Anonim Şirketine davanın ihbarı, tazminata hükmedilecek olsa dahi aracın kaza tarihindeki sigorta şirketi hakkında hüküm kurulması ve müvekkil aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep eden vekili tarafından mahkememize 15/11/2024 tarihli dilekçesi ile davanın HMK.123 kapsamında geri alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce 18/11/2024 tarihli ara karar ile geri alma talebinin davalıya talebinin davalıya tebliğine, geri alma talebine muvafakat edip etmediği konusunda beyanda bulunması için davalı tarafa süre verildiği, davalı vekilince 13/12/2024 tarihinde davacının geri alma talebine muvafakat ettiği, vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’da “Davanın sehven açılması” adı altında bir düzenleme bulunmamaktadır. “Davanın geri alınması” başlıklı HMK’nın 123.maddesi “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir” hükmünü amirdir. Davanın geri alınması (HMK. m. 123), ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak davanın takibinden vazgeçilmesi olup burada, davacı talep ettiği haktan (talep sonucundan) feragat etmemektedir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davanın geri alınması durumunda, geri alınan dava ileride tekrar açılabilir. Somut olayda ; davacının davasını geri aldığı, davalının buna muvafakat ettiği ve vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasını geri almış olması nedeniyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Başlangıçta yatırılan 524,41 TL harçtan 427,60 TL karar harcının mahsubu ile fazla alınan 96,81-TL harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde sarfedilmeyen gider avansının davacı yana İADESİNE, 5-Tarafların vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.19/12/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/199, K. 2024/358, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-199-e-2024-358-k-fe44a39fedc4