İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1002 E. 2025/353 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1002
- Karar No
- 2025/353
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1002 Esas KARAR NO : 2025/353 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ''karar defteri'' iş yerinde masa altında bulunan çift bölmeli çekmecenin kilitli bölümünde iken çalındığını, müvekkili şirket yetkilisi ..., şirkete ait karar defterini bilgisayar çantasına koyduğunu, çantayı da çalışma masasının altında yer alan kilitli çekemece sakladığını, ancak kasım ayında yağan yoğun yağmur ve iş yerinin yokuşun sonunda bulunması sebebiyle su bastığını, daha sonra 15/11/2024 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ... ve yeğeni ...'in iş yerini temizleyeme çalıştıkları sırada masa altında yer alan kilitli çekmecenin kırılmış olduğunu fark ettiklerini, çekmecede saklanan bilgisayar çantasının çalınmış olduğunu, içerisinde bulunan şirket karar defterinin de bu şekilde çalındığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisinin, polis merkezine giderek şikayette bulunduğunu, ayrıca ...'in tanık olarak dinlenmesini ve dava konusu karar defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini dava ve talep etmiştir. DELİLLER : Bağcılar Kaymakamlığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası, İstanbul ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, Vergi dairesi kayıtları,kolluk kayıtları, Sosyal güvenlik kurumu kayıtları, Balıkesir ... Noterliği yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; TTK 82. Md gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olduğu tespit olundu. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen otuz günlük süre hak düşürücü süredir. Davacının anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyağa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması zorunludur. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması zorunludur. Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğüne verilen şikayetçi ifade tutanağında ; "çantam nasıl kayboldu bilmiyorum, muhtemelen su basması sonucunda kayboldu, ben çantamı ve evraklarımı tüm aramalarıma rağmen bulamadım, çantamın ve evraklarımın bulunması halinde tarafıma verilmesini, istiyorum," şeklinde davacı tarafından ifade verilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında; "Olay günü müştekinin eşinin adına kayıtlı iş yerinin su bastığı, yapılan temizlik esnasında müştekiye ait bilgisayar çantasının yerinde olmadığını çanta içerisinde iş yerine ait evrakların bulunduğu, çantanın bulunması halinde tarafına iade edilmesini beyan ettiği, Salt eşya kaybetmenin adli yönden takibi gereken bir suç oluşturmadığı , kaldı ki müştekiye ait bilgisayar çantasının başkaları tarafından bulunarak kullanılması durumunda kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun oluşacağı ancak bu suçun da takibinin şikayete tabi olduğu , müştekinin olay nedeni ile şikayetinin bulunmadığı tüm evrak kapsamından anlaşılmakla ,Olayın adli soruşturmayı gerektiren bir suç oluşturmaması ve müştekinin konu ile ilgili olarak şikayetinin bulunmaması nedeni ile olay hakkında kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına, " karar verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça şirketin karar defterinin defterin bulunduğu iş yerini su basması nedeniyle temizlemeye çalıştıkları sırada masa altında yer alan kilitli çekmecenin kırılmış olduğunu fark ettiklerini, çekmecede saklanan bilgisayar çantasının çalınmış olduğunu, içerisinde bulunan şirket karar defterinin de bu şekilde çalındığından bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Talebe konu defterlerin, basiretli tacir ilkesine uygun şekilde saklaması gerektiği, buna rağmen gerekli özen ve ihtimam gösterilmediği, dava dilekçesinde talebin hırsızlık sebebine dayandığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında "...müştekinin konu ile ilgili olarak şikayetinin bulunmaması nedeni ile olay hakkında kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına..." şeklinde karar verildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/13932 Esas- 2013/20907 Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/1026 2025/1519 Karar sayılı kararı)(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/387 Esas 2025/382 Karar sayılı 11/03/2025 tarihli kararında "Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan da ziyanın iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, talebe konu ticari defterin çalındığı ileri sürülmüştür. Hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamında davacı şirketin ticari defterlerin çalındığı beyanından başkaca bir delil ,tesbit bulunmamaktadır. Davacı vekili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin hırsızlık olayının meydana gelmediğine kanıt teşkil etmeyeceğini ileri sürmüş ise de ;hırsızlık olayının meydana geldiği hususunda davacı şirketin iddiası dışında hiç bir delil bulunmamaktadır.Zayii olayının kanunda yazılı sebeblerle ,davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeble meydana geldiği ispatlanamamıştır.Zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacının ticari defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirlenmekle zayi belgesi talep edemeyeceği, zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.") HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde açıkça okunup,usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸