İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/596 E. 2023/1180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/596
Karar No
2023/1180
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/596 Esas KARAR NO : 2023/1180

DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalının 16.03.2018 tarihinde İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı ... Karar sayılı evrakı ile "sahte imza" "sahte evrak" düzenlemek ve kullanmak suretiyle ürettiği senet vasfında görünen keşidecisi ..., Lehdarı ..., 30/06/2017 tanzim tarihli, 28/02/2018 vade tarihli, 10.000,00 TL'lik senet için ihtiyati haciz kararı alındığını, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haczi tatbik eden ve esasa geçen davalıya usuli yönden takip kesinleştiği için tüm ödemelerin icra kanalından yapıldığını, davalıya İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 18/06/2019 tarihinde 17.706,66 TL, 18/06/2019 tarihinde 240,94 TL, 24/11/2020 tarihinde 1.296,95 TL olmak üzere toplam 19.244,55 TL sebepsiz ve hukuksuz yere ödenmek zorunda kalındığını, davalının, aynı şekilde müvekkili adına sahte imza kullanarak ve sahte evrak düzenleyerek özel evrakta sahtecilik suçuna vücut verecek şekilde İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından da 4 adet senetten dolayı takibe girişmiş ancak açılan menfi tespit davası sonrası senetlerdeki imzaların sahte olduğu ve müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, işbu menfi tespit davası İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... karar sayılı evrakı ile karara çıktığını ve senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmiş olduğunu, aynı zamanda davalı hakkında ceza davası da açıldığını ve bu dosyada da alınan bilirkişi raporu ile imzaların müvekkilene ait olmadığının ortaya konulduğunu, gelinen aşamada davalının sahte imza kullanarak ve sahte evrak düzenleyerek müvekkilinden tahsil ettiği 19.244,55 TL'nin rayiç alım gücü değerinin tespiti ile davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, 30/06/2017 tanzim, 28/02/2018 vadeli ve 10.000 TL tutarlı bono dayanak yapılmak suretiyle aleyhlerine başlatılan İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına 18/06/2019 tarihinde 17.706,66 TL, 18/06/2019 tarihinde 240,94 TL ve 24/11/2020 tarihinde ise 1.296,95 TL olmak üzere toplam 19.244,55 TL ödemek zorunda kaldıklarını, bilahare takip dayanağı bono altındaki imzanın işbu davanın davacısı borçluya ait olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle bu kez yersiz ödenen tutarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine ve denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanması suretiyle faizleri ile birlikte ödenmesini talep etmesinin, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, eldeki dava, İİK’nun 72. maddesine ve özellikle de aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.” hükmüne göre açılmış olan İstirdat Davası olup, istirdat davasının koşullarının oluştuğu durumlarda davaların sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığından, Yüksek Mahkeme uygulaması doğrultusunda en son ödemenin yapıldığı ve dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı 24/11/2020 tarihini takip eden 1 yıl içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre itirazı doğrultusunda davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, davalı tarafından aleyhine başlatılan icra takip dosyasına ödediği bedelin, denkleştirici adalet ilkesi gereği tespit edilerek iadesi talebi sübut ve miktarı istemine ilişkindir. İİK 72/7'de düzenlenen istirdat davasında; kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibi ile ve menfi tespit davası da açmaması sonucu, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. İstirdat davası, İcra İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı, maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası, normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. İcra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakten, gerekse malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır. (İİK.m.72/VII) Burada BK.m.62’dekinin (TBK'nun 77) aksine, davacı (borçlu) yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup, bu parayı hataen, kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir. İstirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Dolayısıyla, borçlunun bu parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelinin icra dairesine ödendiği tarihte, 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kanunda öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süre olduğundan taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen göz önüne alınır. İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde öngörülen ve yukarıda özellikleri açıklanan istirdat davası, BK.m.61 (TBK'nun 77) ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler taşır. Tüm dosya kapsamı, yapılan genel açıklamalar ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında davalının 16.03.2018 tarihinde İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı ... Karar sayılı evrakı ile "sahte imza" "sahte evrak" düzenlemek ve kullanmak suretiyle ürettiği senet vasfında görünen keşidecisi ..., Lehdarı ..., 30/06/2017 tanzim tarihli, 28/02/2018 vade tarihli, 10.000,00 TL'lik senet için ihtiyati haciz kararı alındığını, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haczi tatbik eden ve esasa geçen davalıya usuli yönden takip kesinleştiği için tüm ödemelerin icra kanalından yapıldığını, ödemenin yapıldığı tarihten dava açıldığı tarihe kadar davacı tarafça hukuki yollara başvurulmadığı, davanın 14/06/2023 tarihinde açıldığı da dikkate alındığında İİK 72/7'de düzenlenen hak düşürücü sürenin sona ermiş olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve e-duruşma ile bağlanan davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/11/2023

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/596, K. 2023/1180, T. 14.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-596-e-2023-1180-k-23a45046d3c3