İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/824 E. 2023/1156 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/824
- Karar No
- 2023/1156
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/824 Esas KARAR NO : 2023/1156 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2022 KARAR TARİHİ : 09/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2023 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; Gümrük mevzuatı uyarınca; Dış ticaret faaliyetleri kapsamında Türkiye’ye giriş veya Türkiye’den çıkış yapacak olan eşyanın gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için, bu eşya ve yapılan dış ticaret işlemi hakkında gümrük idaresine detaylı bir bildirimde bulunulması gerektiğini, bu bildirime de “gümrük beyanı” denildiğini, yazılı gümrük beyanının, “gümrük beyannamesi” düzenlenerek yapıldığını; gümrük beyannamesi düzenlenmesinin gümrük mevzuatı da dikkate alındığında oldukça karmaşık ve önemli bir husus olduğunu ve uzmanlık gerektirdiğini, bu itibarla da ithalat ve ihracat yapan firmaların gümrük mevzuatı uyarınca işbu işlemlerinden dolaylı temsil yetkisi ile gümrük müşavirleri aracılığıyla gerçekleştirmek zorunda olduğunu, Gümrük Kanunu’nun 5. maddesinin son fıkrasında gümrüklerde dolaylı temsilci olarak iş takibinin sadece gümrük müşavirleri tarafından yapılabileceğinin hüküm altına alındığını, işbu hükmün anlamının gümrük işlerinin yürütülmesi ve takibi için kişiler temsilci olarak sadece gümrük müşavirlerine yetki verebildiklerini, gümrük mevzuatı ve gümrük beyanının önemi ve uzmanlık gerektiriyor olmasının ihracat ve ithalat şirketlerinin gümrük işlerinin yürütülmesi, beyanname hazırlanması için gümrük müşavirlerine yetki verilmesini zorunlu hale getirdiğini, davacı şirketin gerçekleştirilecek olan ithalat, ihracat ve gümrük kanunu ile yönetmelikten doğan tüm iş ve işlemleri yapılması ve yürütülmesi, beyanname hazırlanması, gümrük işlemlerinin takip edilmesi ve sonuçlandırılması amacıyla; 18.12.2020 tarihi ile 31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı gümrük müşavirliği'ne Samsun ..... Noterliği’nin ..... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile yetki ve sorumluluk verdiğini, vekaletname incelendiğinde de görüleceği üzere; davacı şirket tarafından belirlenerek bildirilen eşyanın serbest dolaşımı ile ilgili gümrük işlemlerinin tamamının yapılmasının, beyanname düzenlemesinin, ilgili kurumlara sunulmasının, gümrük beyannamelerinin ilgili kutularının ve gümrük kıymet bildirim formunun doldurulmasının ve imzalanmasının, her türlü gümrük işleminin takip edilip sonuçlandırılması için davalı gümrük müşavirliğine yetki verdiğini, davacı şirketin 08.09.2021 tarihinde daha öncesinde de ticaret yaptığı .... merkezli şirket ile arasında, davacının satıcı, ... şirketinin ise alıcı konumunda bulunduğu anlaşma ile ürün satılması konusunda mutabık kaldıklarını, saışa ilişkin ödeme yönteminin; “mal mukabili 120 gün vadeli” şeklinde belirlendiğini, , davacı şirket tarafından düzenlenen gerek Türkçe gerekse İngilizce faturalarda bu hususun açıkça yer aldığını, davacı şirketin, dava dışı 3. Kişi konumundaki işbu alıcı .... isimli şirket ile gerçekleştirdiği bütün satış işlemelerinin ödeme yöntemi Mal Mukabili 120 gün vadeli şeklinde olduğunu, davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ihracata ilişkin ödeme şekli “Mal Mukabilinde 120 Gün Vadeli” şekilde belirtilmesine ve bildirilmesine rağmen mevzuat ve vekaletname uyarınca davalı Gümrük Müşavirliği tarafından düzenlenmesi zorunlu olan gümrük beyannamesinde davalı şirket tarafından müvekkil ile .... arasındaki satış işleminde ödeme şeklinin “Peşin” olarak belirtildiğini ve ihracatın tamamlandığını, davacının .... bank’a yaptığı başvuru sonrasında bundan haberdar olduğunu, ürünler yola çıktıktan sonra alıcı ..... şirketinin Ukrayna merkezli olması ve Rusya-Ukrayna arasında çıkan savaş nedeniyle alıcı şirketten alacağınının tamamını tahsil edemediğini, .... bank yazısında da belirtildiği üzere davacıü şirketin 57.661,16 USD bakiye alacağının kaldığını ve işbu alacağını tahsil edemediğinden mağdur olduğunu, alacağını tahsil edebilmek için 'Alacak Sigortası/Kısa Vadeli İhracat Sigortası' kapsamında .... bank'a başvurduğunu, ilgili şirket tarafından davalı Gümrük Müşavirliği tarafından düzenlenen beyannamenin esas alınmasından kaynaklı olarak; bahse konu sevkiyata ilişkin prim tahakkuk etmediği ve teminat dışı kaldığı ifade edilerek .... bank tarafından davacı şirketin başvurusunun reddedildiğini ve dosya kapsamında işbu ihracattan kaynaklanan alacak hakkının kapsam dışı bırakıldığını, düzenli olarak her ay ..... bank’a ihracat bildirimlerinde bulunmakta olan davacı şirkete, gerçekleştirilen ihracatın teminat dışı' denildiğini ve ödeme yapılmadığını, davalı müşavirlik tarafından düzenlenen beyannamede ödeme yönteminin hatalı olarak davacu şirketin bildirdiğinden farklı belirtilmesinden kaynaklı olarak sigorta şirketinden de alacağını tahsil edemediğini, davalı müşavirliğinin özen yükümlülüğü ve vekalet verenin emir ve talimatlarına uygun hareket etme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davacı şirketin belirttiği gibi ödeme yönteminin “Mal Mukabili 120 Gün Vadeli” olarak değil de müşavirliğinin hatası ve kusurlu davranışı ile “Peşin” olarak girilmesinden kaynaklı davacının bahse konu ihracattan kaynaklı alacağını sigorta şirketinden tahsil edemediğini, yetki verildiği günden itibaren davacı şirketin gümrük işlerini davalı gümrük müşavirliği yürüttüğünü, davacı şirketin dava dışı 3. kişi konumundaki alıcı .... şirketi ile hiçbir zaman ödeme şekli peşin olan bir satımı olmadığını, gümrük müşavirinin taşıması gereken şartlar Gümrük Kanununda belirtilmekte olup; gümrük müşavirleri temsile ehil, uzman ve yetkin kişiler olduğunu, nitekim işbu sıfata erişmek için sınava tabi tutulduklarını, hem cezai sorumluluklar hem de özel hukuk açısından sorumluluklarının mevcut olduğunu, sorumlulukları değerlendirilirken hem cezai hem de özel hukuk sorumluluklarında uzman kişiler olduklarının, bilgi ve birikimlerinin dikkate alınması gerektiğini, davalı Müşavirlikçe yapılan hatalı işleminx davalı şirketin kusurunun bulunduğu Ticaret Bakanlığı Derince Gümrük Müdürlüğü tarafından ....... sayılı ceza kararı ile de ortada olduğunu, kararda; “08.09.2021 tarihli ..... sayılı beyannamede ödeme şeklinin “mal mukabili” olarak beyan edilmesi gerekirken sehven “peşin” şeklinde beyan edildiği belirtilmiş olup, sorumlu firmaya Gümrük Kanunu’nun 241’inci maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca usulsüzlük cezası tatbik edilmiştir” açıklamasında bulunduğunu, davalı müşavirlik tarafından düzenlenen beyannamenin hatalı olduğunun ortaya konulduğunu,. ceza kararı neticesinde davalı müşavirlik tarafından beyanname düzeltme evrakları hazırlandığını, her ne kadar yeni hazırlanan beyannamede ihracatın “Mal Mukabili” yapıldığı ifade edilmiş olsa da, davalı müşavirlik tarafından yapılan işbu kusurlu davaranış nedeniyle davacı şirketin ihracatı ..... bank tarafından sigorta kapsamı dışında bırakıldığını, davacının ihracat nedeniyle kendisine sağlanması gereken korumadan yararlanamayarak, kalan bakiye alacağını tahsil edemediğini, 24/08/2022 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağından da anlaşıldığı üzere Anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla davacı şirketin, davalı şirketin kusurlu davranışı nedeniyle uğradığı 57.661,16-USD zararın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı ..... Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık Lojistik Ltd. Şti. (“.... Gümrük”), 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 225 vd. ile Gümrük Yönetmeliği’nin 563 vd. maddeleri kapsamında faaliyet gösteren bir gümrük müşavirlik şirketi olduğunu, gümrük müşavirlik şirketlerinin, firmalardan aldıkları vekâletnamelere istinaden, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tâbi tutulmasına ilişkin faaliyetleri dolaylı temsil yoluyla yürüten özel hukuk tüzel kişileri olduğunu, somut olayda, davalı şirketin gümrük müşavirlik hizmeti verdiğini, davacı ..... Çelik Oksit İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (“.....”) tarafından, Ukrayna’da ...... firmasına yapılan, 2 konteyner, net 50.585 kg “galvanize çelik levha rulo” cinsi eşyanın ihracat işlemine ilişkin ihracat beyannamesinin, davalı ..... Gümrük tarafından Ticaret Bakanlığı Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı Derince Gümrük Müdürlüğü nezdinde tescil edildiğini (08.09.2021 tarih ve ..... sayılı ihracat beyannamesi), ihracat beyannamesinde alıcı firma olan ..... ’nin davacı .... ’a yapacağı “ödeme şeklinin”, peşin olarak yazılmış ise de, 08.03.2022 tarihinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 63 üncü maddesi kapsamında, davalı .... Gümrük tarafından Derince Gümrük Müdürlüğüne yapılan düzeltme başvurusu sonucunda, aynı tarihli 173,00 TL’lik .... sayılı Ceza Kararı’nın da gümrük idaresine ödenmesi akabinde, anılan beyannamedeki ödeme şeklinin, “mal mukabili” olarak düzeltildiğini, davadan önce davacı tarafından keşide edilen ihtarnamesinde, ihracat bedelinin alıcı ..... firmasından tahsil edilememesine gerekçe olarak adı geçen firmanın “iflâs ettiği” hususunu öne sürdüğünü, dava dilekçesinde bu durumdan bahsetmediğini, tahsil edilememe gerekçesi olarak Ukrayna’da başlayan savaştan söz ettiğini, Ukrayna’daki savaşın 24.02.2022’de başladığının genel olarak kabul edildiğini, davacı tarafça iddia edilen tarihlerde Ukrayna’nın başkenti (ve alıcı firmanın merkezinin bulunduğu) Kiev’de herhangi bir çatışma durumunun bulunmadığını, Ayrıca, haricen edinilen bilgilere göre, adı geçen firmaya Türkiye’den başka firmaların da hâlen ihracat yapmaya devam ettiğini, bu hususta gümrük idaresine müzekkere yazılarak ortaya çıkabileceğini, dava dilekçesindeki çelişkili açıklamalar bulunduğunu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan yabancı dilde tanzim edilmiş olan ve tercümesi olmayan belgelerin, işbu davada delil olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını, HMK.’nın 223 üncü maddesinin; “Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinin ekinde bu hükme aykırı olarak tercümesi yapılmamış İngilizce belgeler sunduğunu, bu belgelerin huzurdaki davada delil olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalı şirketin, vekâlet görevini yüksek derecede özen ve sadakat ile gerçekleştirdiğini ve ihracat beyannamesini, davacı tarafın kontrolü ve gözetimi altında düzenleyerek gümrük idaresi nezdinde tescil ettiğini, ödeme şeklinin “peşin” olarak kayıtlı ihracat beyannamesinin, davalı şirket tarafından, gümrük kanunu’nun 63 üncü maddesinin bu hususta verdiği imkâna dayanılarak, ödeme şeklinin “mal mukabili” olarak düzeltildiğini, ortada hukuken mevcut tek bir beyanname bulunduğu ve bu beyannamenin de ödeme şekli “mal mukabili” olan beyanname olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin alacak sigortası kapsamındaki başvurusunun..... bank tarafından “ihracat beyannamesindeki ödeme şeklinin ‘mal mukabili’ olması gerekirken ‘peşin’ olması gerekçe gösterilerek reddedildiği” iddiasının kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin, davacı şirket dışında ithalat ve ihracat işlemi gerçekleştiren pek çok firmaya gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini ve bu hizmeti verirken de vekâlet ilişkisinin gerektirdiği özen ve sadakat yükümlülüğünü layığıyla yerine getirdiğini, şirketlerin gümrük beyannamelerinin taslak olarak hazırladıktan sonra söz konusu beyannamenin ilgili şirkete kontrol ve denetim amacıyla gönderildiğini, 08.09.2021 tarihli faturaya ilişkin taslak beyannamenin, davalı şirket tarafından hazırladıktan sonra 08.09.2021 tarihinde saat 13:47’de elektronik posta yoluyla davacı şirkete yine kontrol ve denetim amacıyla gönderildiğini, davacı şirket tarafından söz konusu beyannamenin yanlış, yahut eksik düzenlendiği konusunda bir geri dönüş olmaması üzerine gümrükteki işlemlere devam edildiğini, dolayısıyla söz konusu beyannameden dolayı davalı şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, somut olayda, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin, davacı şirketin bilgi, denetimi ve onayı altında yapıldığından davalı şirketin özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı herhangi bir davranışı davranışı bulunmadığını, bahsi geçen e-postanın davacı tarafa iletilmesi ve ihracat beyannamesinin ödeme şekli “peşin” olarak tescil edilmesi sonrasında, davalı firma tarafından davacı tarafa kesilen ve müşavirlik hizmet bedelini içeren 08.09.2021 tarih ve ...... sıra no’lu fatura tutarı da, davacı tarafça davalı firmaya sorunsuz bir şekilde ödendiğini, ayrıca “peşin” ifadesi geçen ihracat beyannamesi tanzim edildikten sonra davalı şirketin, beyannamenin tescil edildiği Derince Gümrük Müdürlüğünün Gümrük Kanunu’nun 241 inci maddesi uyarınca kesmiş olduğu idarî para cezası tutarını peşin olarak ödeyerek resmî bir kayıt niteliğinde olan “düzeltme beyannamesi” düzenlediğini, söz konusu düzeltme beyannamesinde “mal mukabili” ifadesinin yer aldığını, Gümrük Kanunu’nun 63 üncü maddesi uyarınca; başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verildiğini, Gümrük Yönetmeliği’nin 193/1 maddesi uyarınca da, beyanın kontrolü sonucunda fark tespiti hâlinde, sistemde gerekli düzeltmeler yapılarak idare amirince beyan sahibine tebliğ edildiğini, söz konusu düzenlemeler uyarınca, beyannamede düzeltme yapılmasının, mevzuat uyarınca yükümlülere tanınan bir olanak olduğu ve gerekli şartları taşıması durumunda beyannamede yer alan bir veya birden fazla bilginin düzeltilmesi taleplerine gümrük idarelerince izin verileceğinin anlaşıldığını, davalı şirket tarafından tanzim edilen 08.09.2021 tarih ve .... sayılı ihracat beyannamesi hakkında da, 08.03.2022 tarih ve ..... sayılı e-dilekçeyle Derince Gümrük Müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunulmuş ve “peşin” olarak yazılan ödeme şeklinin “mal mukabili” olarak düzeltilmesinin talep edildiğini, bu talebe binaen, Derince Gümrük Müdürlüğünce davalı firma adına tanzimli Gümrük Kanunu’nun 241/1 maddesine istinaden ..... sayılı Ceza Kararı tebliğ edilmiş; bahse konu idari para cezasının, 09.03.2022 tarih ve .... seri sıra no’lu Gümrük Vergi Tahsil Alındısı ile ödendiğini ve bu suretle beyanname hakkındaki düzeltme işlemleri tamamlanarak ödeme şekli “mal mukabili” olarak düzeltildiğini, gümrük beyannamesinde düzeltme yapılmasının, yeni bir beyanname tescil edilmesi anlamına gelmediğini, tescil edilmiş olan beyannamede hatalı olarak yer almış olan bir veya birden fazla bilginin düzeltilmesi olarak mütalâa edildiğini, davacı ..... adına tescilli ödeme şekli “peşin” olarak kayıtlı beyanname ile ödeme şekli “mal mukabili” olarak düzeltilmiş olan beyannamenin tarihi (08.09.2021) ve sayısı (....) aynı olduğunu, ortada hukuken varlığı gereçli olan tek beyanname olduğunu ve onun da ödeme şekli “mal mukabili” olarak düzeltilmiş olan beyanname olduğunu, davalı firmanın herhangi bir kusuru ya da sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından, vekâlet ilişkisi uyarınca tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğinin açık olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zarar ile davalı şirketin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı şirket tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olan carî hesap ekstresinde; uyuşmazlık konusu 08.09.2021 tarihli ve 67.074,25- USD tutarlı faturanın bakiye alacağı olan 57.661,16- USD tutarını ödemediği iddia edilen Ukrayna merkezli .... şirketinin 08.09.2021 tarihinden sonra davacı şirkete ödemeler yapmaya devam ettiği ve davacı şirketin de bu şirkete mal satışı yapmaya devam ettiği ve mal satışına ilişkin; 25.10.2021 tarihli ve 39.016,75- USD tutarlı, 04.11.2021 tarihli ve 68.018,40- USD tutarlı, 19.11.2021 tarihli ve 35.183,25- USD tutarlı, 10.12.2021 tarihli ve 70.361,50- USD tutarlı,12.01.2022 tarihli ve 74.642,50- USD tutarlı, 11.02.2022 tarihli ve 36.280,50- USD tutarlı, faturaları keşide etmiş olduğu, cari hesap ekstresi uyarınca ...... tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin hangi faturaya mahsup edileceği hususunda TBK.’nın “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” şeklindeki 102 nci maddesi yol gösterici olacağını, davacı .... ile ...... şirketi arasındaki carî hesap ekstresinde ...... şirketinin davacıya 12.09.2022 tarihi itibariyle 90.745,44- USD borçlu olduğunun görüldüğü, TBK. m. 102 gereğince ...... tarafından davacıya yapılan ödemelerin, vadesi en eski olan borçlara mahsuben yapılmış sayılacağının, dava tarihindeki 90.745,44-USD borcun, vadesi en geç olan faturalara konu borç olduğu kabul edileceğinin, sonuç olarak 90.745,44- USD tutarlı borcun, vade tarihinin 11.06.2022 olarak görünen 11.02.2022 tarihli ve 36.280,50- USD tutarlı fatura ile vade tarihi 12.05.2022 olarak görünen 12.01.2022 tarihli ve 74.642,50- USD tutarlı faturalardan kaynaklandığını, bir başka deyişle ......, huzurdaki uyuşmazlığa konu 08.09.2021 tarihli, 25.10.2021 tarihli, 19.11.2021 tarihli ve 10.12.2021 tarihli faturaların tamamını davacıya ödediğini, buna ilişkin örnek Yargıtay kararı olduğunu, davacı şirket tarafından ...... şirketine ilişkin dosyaya sunulan carî hesap ekstresi ve Tbk. m. 102 uyarınca, davacı şirketin, 08.09.2021 tarihli mal satışına ilişkin tanzim edilen 08.09.2021 tarihli fatura miktarının tamamını ......’den tahsil ettiğinin izahtan vareste olduğunu, davacı şirketin, tamamını tahsil edemediğini, huzurdaki davayla uzaktan yakında ilgisi olmayan 12.01.2022 tarihli, 74.642,50- USD tutarlı ve 11.02.2022 tarihli, 36.280,50- USD tutarlı faturaların bedelini haksız olarak davalı şirketten tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davalı şirketin tahsil edilemeyen faturalara ilişkin hiçbir kusuru yahut sorumluluğunun bulunmadığını, bu tutarları “alacak sigortası” kapsamında ..... bank’tan talep etmek için hiçbir hukukî yola başvurulmadan davalı şirketten talep edilmesinin haksız kazanım elde etmek manasında olduğunu, şirketler arasındaki vekâlet ilişkisi davacının ticarî riskini davalıya yüklemesini gerektirmeyeceğini, davacı şirketin, ..... bank’a söz konusu başvuruyu yaparken “mal mukabili” ibaresi taşıyan ve resmî kayıt teşkil eden düzeltme beyannamesini ibraz etmediğinin açık olduğunu,davacı şirket tarafından tanzim edilen 08.09.2021 tarihli faturaya ilişkin düzeltme beyannamesi .... bank’a 08.09.2021 tarihli fatura ile sunulmuş olsaydı ..... bank, davacı tarafın 15.03.2022 tarihli tazminat başvurusunu reddedemeyeceğini, düzeltme beyannamesi, davacı şirket tarafından ... bank’a 15.03.2022 tarihinde ibraz edilmediyse sorumluluğun davacı şirkette olacağını, davanın ...... bank’a ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan tarafından usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen dosyaya bir beyan sunulmamıştır. DELİLLER: 07/07/2022 tarihli ihtarname, Samsun ..... Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaletnamesi,.... bank'ın 22/10/2013 tarihli, 12/04/2022 tarihli ve 17/03/2023 tarihli yazı cevapları, Derince Gümrük Müdürlüğü'nün ceza kararı, ticaret sicil kayıtları, 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı gümrük müşavirliğinin yasal ve vekaletnameden kaynaklı yükümlülüğü yerine getirip getirmediği, bundan kaynaklı davacı şirketin bir zararının olup olmadığı ve zarar miktarının belirlenmesi ve davalıdan bu zararın tahsili istemine ilişkindir. Sorun: asıl konunun 08/09/2021 tarihin dava dışı.... firmasına yapılan ihracat isteminin ödeme yöntemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK, Gümrük Kanunu bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Taraflar arasında; davacı tarafından gerçekleştirilecek olan ithalat, ihracat ve Gümrük Kanunu ile Yönetmelikten doğan tüm iş ve işlemleri yapılması ve yürütülmesi, beyanname hazırlanması, gümrük işlemlerinin takip edilmesi ve sonuçlandırılması amacıyla davacı tarafından 18.12.2020 tarihi ile 31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı müşavirliğe Samsun .... Noterliğinin .... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile yetki ve sorumluluk verildiği anlaşılmıştır. Davacı ile dava dışı ihbar olunan ..... bank arasında Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigorta poliçesi bulunduğu anlaşılmıştır. ..... bank'ın davacı şirkete göndermiş olduğu 12/04/2022 tarihli yazısıyla, davacının Ukrayna'da yerleşik .... firmasına gerçekleştirmiş olduğu sevkiyat ile ilili 15/03/2023 tarihli tazminat başvurusuna ilişkin, poliçe kapsamında peşin tahsil edilmiş sevkiyatların poliçe kapsamına alınmayacağının hükme bağlandığını bildirdiği, bu nedenle prim tahakkuk etmediği ve teminat dışı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu ..... sayılı beyannamenin incelenmesi; davalı .... Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık Loj. Ltd. Şti. firması Gümrük Kanununun 5 maddesi hükümleri ile kendi adına davacı .... Çelik Oksit İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hesabına dolaylı temsilci sıfatıyla Samsun ..... Noterliği'nin .... yevmiye nolu ve 18.12.2020 tarihli vekaletnamesinden yetki alarak TPS-E-FATURA ..... tarih sayılı faturaya istinaden her ne kadar fatura alt satırında ödeme şeklinin ‘120 gün vadeli’ olarak gösterilmiş olduğu mevcut ise de sehven ihracat beyannamesinde ‘peşin’ olarak beyan edildiği ve fiili ihracatın bu şekilde gerçekleştirildiği, beyan edici tarafından sehven hatalı beyan edilen ödeme şeklinin Gümrük Kanununun 63, Gümrük Yönetmeliğinin 121’nci maddelerine istinaden fiili ihracat gerçekleşmiş olsa dahi beyanname eki faturasında ödeme şeklinin 120 gün vadeli bilgisine istinaden Gümrük Kanununun 241/1 maddesi Ek 82/54 gerekçesi ile her zaman düzeltilebilmektedir. T.C. Ticaret Bakanlığı Derince Gümrük Müdürlüğünün .... sayılı ceza kararının incelenmesinde, kararın; "....Müdürlüğümüz kayıtlarına 18.03.2022 tarihinde, .... say ile intikal eden e-dilekçede, Müdürlüğümüzce onaylı 08.09.2021 tarihli .... sayılı beyannamede ödeme şeklinin mal mukabili olarak beyan edilmesi gerekirken sehven peşin" şeklinde beyan edildiği belirtilmiş olup sorumlu firmaya Gümrük Kanununun 241 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca usulsüzlük cezası tatbik edilmiştir..." şeklinde olduğu görülmüştür. Dolaylı temsilcinin yükümlülük ve sorumlulukları Gümrük Kanununun 181/2,225,229 maddeleri ve Gümrük Yönetmeliği'nin 561 ve 563’ncü maddeleri ile hüküm olarak tarif edilmiş, müteselsil sorumluluk ise Gümrük İdaresine karşı sınırlandırılmıştır. Taraflar arasındaki mevcut dolaylı temsil yetkisi verilen vekâletnamede ise ihracat işlemlerinden sonra ..... bank ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin olarak dolaylı temsilcinin yetkilendirilmediği görülmüştür. Dolaylı Temsilciler, Gümrük Kanunu ve Yönetmeliği dahilinde, gümrük işlemlerine esas tutulan beyanname ile ilgili Gümrük İdaresine karşı yükümlü ve sınırlı sorumlu tutulmuşlardır. Gümrük İdaresince, dolaylı temsilcinin sonradan her daim düzeltilebilecek sehven hatasına karşılık olarak müteselsilen ve iştiraken usulsüzlük ceza kararı vermemişlerdir. Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No: 2) (21.01.2014 t. 28889 s. R.G.) madde 6’da; (1) Gümrük Kanununun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü doğrultusunda dolaylı temsilcinin, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumların tespitinde; "dolaylı temsile yetkili kişiler müştereken ve müteselsilen sorumludur" hükmünden dolayı düzeltme ile ilgili işleme karşılık 5326 sayılı Kanun madde 14'e göre uygulanmamış olmasının Gümrük İdaresince dolaylı temsilcinin ‘..beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumunun tespit edilmediğinin delaleti olarak kabul edilebilir. 10.10.2021 tarihine kadar .... bank’a sevkiyat bildiriminin nasıl yapıldığı, bu bildirimde hangi beyannamelerin olduğu, aynı dönem içerisinde bildirilen sevkiyatlarda sigorta priminin ne zaman tahakkuk ettiği ve yatırıldığı, konu sevkiyata ait sigorta priminin en geç hangi tarihe kadar firmaya bildirilip yatırılması gerektiği hususlarında dosyada mevcut deliller içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; Davaya konu beyanname, ihbar olunan ...... bank yazışmaları, gümrük müdürlüğü'nün ceza kararı, tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı incelendiğinde, somut olayda; Tarafların alacak ve borçluluk açısından herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, dosyaya dava dışı .... şirketinin iflas ettiğine dair bir belgenin sunulmadığı, dolaylı temsilcinin, ihracat beyannamesindeki her zaman düzeltilebilecek olan ödeme şeklinin sehven beyanı ile ilgili olarak; beyannamenin Gümrük İdaresindeki işlemlerinden sonraki ve davacının kendisi tarafından yapılan .... bank işlemleri esnasında gerek sevkiyat bildiriminde, gerekse sigorta priminin tahakkuk etmemesini takip etmeyerek prim ödemesi gerçekleşmediğinden kaynaklı hak kaybından tamamen davacı olan eşya sahibinin yükümlü ve sorumlu olduğu, .... bank iş ve işlemlerinde, davaya konu sevkiyata ait sigorta ettirme ve oluşan primi ödeme yükümlülüğü ile sorumluluğunun davacıya ait olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harç peşin alınan 18.027,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.757,92 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 146.120,84 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansların kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine, 8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır