İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/723 E. 2024/12 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/723
Karar No
2024/12
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/723 Esas KARAR NO : 2024/12 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2022 KARAR TARİHİ : 08/01/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında akdedilmiş 23/12/2011 tarihli "Tutanak ve Ödeme Taahhüdü" başlıklı protokole dayanarak müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla öncelikli olarak İstanbul .... İcra Dairesi nezdinde ..... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ardından ilgili takibe yetki itirazı yapılması üzerine dosyanın yetkili olan Küçükçekmece ..... İcra Dairesi'nde .... esas kaydı ile tekrar açıldığını ve akabinde borçluya bir ödeme emri daha gönderildiğini, gönderilen ödeme emrine davalı şirket tarafından kötü niyetli ve süreci uzatmak maksadı ile itiraz edildiğini ve itiraz neticesinde takibin durduğunu, taraflarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduysa da arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek; borçlu tarafından yapılan borca itirazın 25.320,78 TL üzerinden iptalini, takibin devamını, itiraz edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında daha önce iş ortaklığı bulunduğunu ancak ortaklığın uzun yıllar önce sona erdiğini, davacının davalı ile önceleri ticari ilişkisinin bulunduğu .... Mukavva Ltd. Şti.nin ortağı ve müdürü iken 11/02/2010 tarihinde hisseleri bir başkasına devrederek ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığını, ancak buna rağmen daha sonra şirket müdürü sıfatı ile avukata vekalet vermek suretiyle davalı aleyhinde haksız takip başlattığını, davalının kalp rahatsızlığı olduğu dönemde takibin kesinleştiğini ve haciz işleminin gerçekleştiğini, bu duruma karşı davalının davacı aleyhine resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan şikayette bulunduğunu, Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından .... Esas ve ..... Karar sayılı karar ile davacının şirket yetkilisi olmadığı halde avukata verilecek vekaletname içeriğinde şirket yetkilisi gibi hareket ederek yalan beyanda bulunması sebebiyle cezalandırılmasına karar verildiğini, ancak kararın yalan beyanda bulunma suçu sabit olsa da birtakım sebeplere dayanarak sonrasında bozulduğunu; her ne kadar dava dilekçesinde taraflar arasında akdedildiği belirtilen "Tutanak ve Ödeme Taahhüdü" başlıklı protokolde ..... Mukavva Ambalaj San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından birtakım faturaların düzenlenip kesildiği ileri sürülerek davalı şirkete verildiği ifadesi yer alsa da, söz konusu faturaların davacıya ait başka bir şirketten kesilen faturalar olduğunu, ilgili protokolde faturaların ... Mukavva San. Tic. Ltd. Şti. tarafından değil ... Döküm tarafından düzenlendiğinin görülebileceğini, 2006 yılında ... Mukavva San. Tic. Ltd. Şti.'nin henüz kurulmamış bir şirket olduğunu, protokol tarihinin dahi düzenlenen ilk faturalardan 5 yıl sonrasına tekabül ettiğini, faturaların tüm KDV'leri ile birlikte ödenmesine karşın davalının hastalığının fırsat bilindiği ve aslında var olmayan bir alacak kalemi çıkarıldığını iddia ederek; Alacağın varlığını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle 10 yıllık zaman aşımı süresi söz konusu olduğundan zamanaşımı yönünden, akabinde protokolün şarta bağlı bir protokol olması bakımından da esasa ilişkin itirazda bulunmuş olup, davacı yanın varlığını iddia ettiği alacağın müvekkil şirketin kusuru bulunmaksızın imkansız hale geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nde .... Esas sayılı dosyası, faturalar, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Küçükçekmece ..... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 25.320,78TL asıl alacak, 17,144,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.465,38 TL ile asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve icra dosyası içeriğine göre; Uyuşmazlıkta davacı tarafça davalı aleyhine 23/12/2011 tarihli "Tutanak ve Ödeme Taahhüdü" başlıklı protokole dayanarak ilamsız icra takibi başlatılmış olup, mahkememizce yapılan yargılama esnasında İkitelli vergi dairesine müzekkere yazılarak 23/12/2011 tarihli protokolde belirtilen faturalara ilişkin olarak KDV iadesinin yapılıp yapılmadığı ve ya şirketin borcuna mahsup edilip edilmediğinin sorulduğu, cevabi yazıda 2007/07 dönemi için 9.476,51TL KDV iadesinin yapıldığı, ilgili yıllar iade dosyalarının 05/06/2018 tarih .... sayılı tutanak ile imha edildiğinin bildirilmesi üzerine, vergi dairesine bu cevabi yazıdaki ödemenin hangi faturalara ilişkin olduğunun sorulduğu, iadeye ilişkin fatura bilgisinin bulunmadığı şeklinde cevap verildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla kdv iadesinin dava konusu faturalara ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdii kararı verilmişse de bilirkişi ücreti davacı vekili tarafından dosyaya yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamış olup dosyanın mevcut hali ile davacının davasını kanıtlayamaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, davacının talebinde kötü niyetli bulunduğu hususu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 306,42 TL harcın mahsubuyla bakiye 121,18 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/723, K. 2024/12, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-723-e-2024-12-k-58d25fe6d401