İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1185 E. 2025/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1185
- Karar No
- 2025/356
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1185 Esas KARAR NO : 2025/356 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ve Hollanda'da mukim ..... şirketi ile ticari ilişkide bulunmakta olduğunu ve ..... şirketi için sipariş üzerine belirli ürünler satmakta olduğunu, davacı müvekkilinin işbu ürünleri konfeksiyon edebilmek için davalı taraftan %59 polyester %36 viskon %5 elastan kumaş satın aldığını, kumaşların alım nedeninin casual pantolon üretimi ve yurt dışına tesliminden kaynaklanmakta olduğunu, ancak, davacının davalı taraftan toptan kumaş almadan evvel, kumaştan numune aldığını, örnek ürün design edilip, dava dışı şirkete gönderildiği, akabinde, dava dışı şirketten onay alındıktan sonra verilen siparişe göre ürünler hazırlanıp, satışa hazır hale getirilerek yurtdışına gönderildiği, ancak, şikayetler gelmesi üzerine davalı tarafından hazırlanan ve onay alınan ilk numune ile toptan alınan kumaşlar arasında farklılıklar olduğunun sonradan fark edildiği, ticari ilişki neticesinde davacı tarafından satın alınan kumaşlar ile üretilen pantolonları teslim alan firma, ürünlerin ayıplı olduğunu, kumaşlarda file şeklinde kaçaklıklar olduğu, ürünün cep kısımlarında salma olduğu şeklinde şikayetler aldığını, başka bir deyişle, kumaşların gizli ayıplı olduğunun müşterilerden gelen şikayetlere istinaden ortaya çıktığını, dava dışı ve yurt dışında mukim olan şirket, unvanı ve piyasa değeri yüksek önemli bir şirket olduğundan ayıplı malları imha ederek, ayıplı malların bedelini ödemeyeceğini beyan ettiğini, Davacı müvekkilinin davalı şirkete derhal durumu bildirip, ayıp ihbarında bulunduğunu, davalı tarafın bu hususları kabul etmediğini, Davalı tarafın satmış olduğu ayıplı mallardan iade etmesi gereken meblağları ödemediğini ve ödemeyi kabul etmediğini, bu nedenlerle, davacı müvekkili şirketin davalı taraftan alacaklı olduğunu, işbu nedenle, öncelikle davalı tarafın borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.Şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir teminat karşılığı davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini ve fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500,00 avronun davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ikame edilen davanın, isnat edilen iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının davaya konu ticari ilişkiden evvel de davalıya ait, davaya konu edilen kumaşı sipariş ettiğini, davaya konu siparişten öncesinde de aynı kumaşı sipariş edip söz konusu kumaşlar bakımından hiçbir itirazı olmayan davacının huzurdaki davayı ikame etmekte haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından kumaşların teslim edilmesi akabinde pantolon üretimi gerçekleştirdiğini, dava dışı ..... Şirketinin gönderilen numuneler ile toptan alınan kumaşlar arasında fark olması sebebiyle pantolonların ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu sebeple teslim edilen ayıplı malların imha edilerek bedelinin teslim edilmediğini ifade edildiğini, toptan teslim edilen kumaşların, davacıya gönderilen numuneler ile birebir aynı ve ayıpsız olduğunu, Davacının bu gerçeklikten aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, zira ürünlerin tamamının imha edilmesini gerektirir bir ayıbın ürünlerin teslim alınması akabinde süresi içerisinde incelenerek tespit edilmesi halinde ayıp ihbarında bulunulması gerektiği her türlü izahtan vareste olduğunu, davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanmasının hukuken olanaklı olmadığından tüm bunlara rağmen açılan haksızlığı sabit olan davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Beyoğlu ...... Noterliği, Yenibosna vergi dairesi, ..... Bankası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Davacı şirket ile davalı tarafın ticari ilişkileri neticesinde davalı taraftan ayıplı mal satımından kaynaklanan zararların meydana gelmesi hasebiyle talep edilen alacağın istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 20.09.2023 tarihli raporunda; 10.05.2023 tarihinde mahkeme duruşma salonuna davacı tarafından getirilen kumaş numunesi ve 2 adet pantolon ve 1 adet şort ve dosya içeriğinde dava dilekçesi ekinde bulunan .... yazışmaları ve yazışma içeriğinde bulunan ürün görselleri de incelenmiştir. Davacı davalı tarafa %59 polyester %36 viskon %5 elastan içerikli kumaş sipariş etmiş, teslim edilen kumaşlarla pantolon ve kısa şort pantolon imal ettirerek ihraç etmiştir. Tarafıma incelenmek üzere teslim edilen 1 adet lacivert kısa pantolonun arka iki cep ağzı arasında deformasyon, ön kısmında iplik çekmesi bulunduğu, 1 adet siyah pantolonun arka iki cep ağzı arasında deformasyon bulunduğu tespit edilmiştir. 1 adet lacivert pantolonda ise herhangi bir ayıp olmadığı tespit edilmiştir. İncelenen iki cep arası deformasyonların çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme kaynaklı olabileceği kanaatine varılmıştır. Kısa pantolon ön kısmında bulunan iplik çekmesi, bir yere takılması (kullanım kaynaklı kusur) sonucu oluşabilecek bir ayıp olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya ekinde bulunan ..... yazışmalarında tespit edilen Fotoğraflarda bulunan ayıp kumaş kaynaklı açık ayıp olduğunu, iki cep arası deformasyonların çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme kaynaklı olabileceği kanaatine varılmıştır. Etiket kalitesi kaynaklı muhtemelen yıkama sonrası oluşan gizli ayıp niteliğinden ayıplar olduğunu, iki cep arası deformasyonların çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir banttelayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme kaynaklı olabileceği kanaatine varılmıştır. Özetle incelenmek üzere mahkeme kalemine getirilen ürünlerdeki deformasyonun, kumaş kaynaklı olmadığı, bir tanesinin iplik çekmesi (sivri bir cisme takılması sonucu oluştuğu), diğerinin ise çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme işlemi sonucu olduğu kanaatine varılmıştır. ..... yazışması içeriğinde bulunan 10 görselde incelenen 11 adet üründen 6 adedinin çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme kaynaklı, 1 adet üründe kalın ince iplik kumaş kaynaklı açıp ayıp ve 1 adet üründe yıkama sonrası pilling kumaş kaynaklı gizli ayıp olduğu, 3 adet üründe etiketteki harfin ayrıldığı, yıkama işlemi sonrası ortaya çıkan etiket kaynaklı gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir. Buna göre toplam 14 adet (3 adet incelenmek üzere sunulan (1 adeti hatasız) ve 11 adet ..... yazışma görsellerinde bulunan) ürün içinde 2 adet ürünün kumaş kaynaklı olduğu, 1 adedinin açık, 1 adedinin gizli ayıp niteliğinde olduğu belirlenmiştir. İTÜ test raporunda Laboratuvara hatalı ve hatasız olarak teslim edilen kumaşların tamamında hataya rastlandığı, ipliklerin kumaş içerisinde hareketli olması nedeniyle sınırlı mekanik etkiyle bile hatanın ortaya çıktığının tespit edildiği, ürünlerin imalatında kullanılan kumaşların bu türden imalat için uygun olmadığının değerlendirildiği, uzman kurulun söz konusu hatanın kumaştan kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Rapordaki ifadeler belirsizlik içermektedir. Şöyle ki “sınırlı mekanik etki” ile kast edilenin ne olduğu belirsizdir. Aynı şekilde “ürünlerin imalatında kullanılan kumaşın bu türden imalat için uygun olmadığı” ifadesi de doğru kabul edilse bile, bu durumda bu kumaşı pantolon imalatında kullanmak insiyatifinin kumaş satıcısında mı, kumaş satın alan imalatçıda mı olduğu belirsizliği sebebiyle tartışmaya açık bir ifade olduğu kanaati oluşmuştur. Şöyle ki, taraflar arasında bir sözleşme ile kumaşın sahip olması gereken performans kriterleri belirtilmiş olsa, bu kriterleri karşılayıp karşılamadığı değerlendirmesine göre, hatanın kumaştan kaynaklı olup olmayacağı net bir şekilde belirlenebilir. Örneğin tül perde için üretilmiş bir kumaştan tişört yapılırsa; kumaşın yetersiz olduğu değil, amaca uygun bir yerde kullanılmamış olduğu ortaya çıkacaktır. Davaya konu kumaşın pantolon imalatı için uygun olmadığının belirtilmesi, şayet aralarında bir sözleşme ile sahip olması gereken kriterler (sürtme haslığı, dikiş açması, kopma mukavemeti, yırtılma mukavemeti, ışık haslığı vb. testler) belirtilmemişse; kumaşın hatası olarak değerlendirilemez. Davaya konu pantolonlarda bulunan iki cep arasında görülen hatalı kısım, kumaşa uygulanan ütüleme, sürtme gibi fiziksel bir zorlama ile olmaktadır, çünkü dikişin her iki yanında devam etmektedir. Tarafımdan incelenen pantolonda ise iki cep arasında ve dikişin her iki tarafında devam eden hatalı bir kısım vardır. Bu durum mekanik bir zorlama sonucu ortaya çıkabilir. Ancak taraflar arasında kumaşın sahip olması gereken performans kriterlerine ilişkin bir sözleşme olmadığından, bu durumun kumaş kusuru olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Mali bakımdan yapılan değerlendirme sonucu; teknik bilirkişi tarafından ayıbın kumaş kaynaklı olmadığının tespiti sebebiyle hesaplama yapılamamıştır. Mahkeme aksi kanaatte ise; kumaş kaynaklı ayıplı ürün miktarının belirlenememiş olması sebebiyle hesaplama yapılamamıştır. SONUÇ:Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; İncelenen ikisi ayıplı 3 adet ürün ile WhatsApp mesajlarından görselleri incelenen 11 adet ürün olmak üzere 13 adet ayıplı üründen; 2 adet ürünün kumaş kaynaklı olduğu, 1 adedinin açık (Whatsapp 1. Fotoğraf), 1 adedinin (WhatsApp 6. Fotoğraf) gizli ayıp niteliğinde olduğuna, Tarafımdan incelenen pantolonda iki cep arasında ve dikişin her iki tarafında devam eden hatalı bir kısım olduğu, hatanın mekanik bir zorlama sonucu ortaya çıkabileceği, ancak taraflar arasında kumaşın sahip olması gereken performans kriterlerine ilişkin bir sözleşme olmadığından, bu durumun kumaş kusuru olarak kabul edilemeyeceğine, Mali bakımdan yapılan değerlendirme sonucu; teknik bilirkişi tarafından ayıbın kumaş kaynaklı olmadığının tespiti sebebiyle hesaplama yapılamadığına, Mahkeme aksi kanaatte ise; kumaş kaynaklı ayıplı ürün miktarının belirlenememiş olması sebebiyle hesaplama yapılamadığını bildirmiştir. Bilirkişi 01/04/2024 tarihli raporunda; Davacı vekili rapora itirazında numune kumaş ile üretim kumaşının karşılaştırılmadığını beyan etmişlerdir. Ancak bu karşılaştırmanın hangi esaslar çerçevesinde yapılabileceğine ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Kök raporda belirtildiği üzere; İTÜ test raporunda Laboratuvara hatalı ve hatasız olarak teslim edilen kumaşların tamamında hataya rastlandığı, ipliklerin kumaş içeresininde hareketli olması nedeniyle sınırlı mekanik etkiyle bile hatanın ortaya çıktığının tespit edildiği, ürünlerin imalatında kullanılan kumaşların bu türden imalat için uygun olmadığının değerlendirildiği, uzman kurulun söz konusu hatanın kumaştan kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Raporda hatalı ve hatasız olarak tanımlanan kumaşların tamamında hataya rastlandığı belirtilmiş, dolayısıyla numunede hatasız olan ürünün, üretimde hatalı olduğu anlamı çıkarılamayacağı da açıktır. Davacı vekili dava dilekçesinde müşterisinden gelen hatalı pantolon ve şort görsellerini esas dayanak almış ve incelemelerimiz de bu ürün görselleri ve dosyaya sunulan ürünler üzerinden yapılmıştır. Kök raporda belirtilen; incelenmek üzere mahkeme kalemine getirilen ürünlerdeki deformasyonun, kumaş kaynaklı olmadığı, bir tanesinin iplik çekmesi (sivri bir cisme takılması sonucu oluştuğu), diğerinin ise çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme işlemi sonucu olduğu kanaatine varılmıştır. .... yazışması içeriğinde bulunan 10 görselde incelenen 11 adet üründen 6 adedinin çok sıcak (teflon kullanılmamış) ütüleme işlemi veya yapışkan bir bant/telayı ısı etkisi ile yapıştırıp sökülmesi veya yoğun sürtünme kaynaklı, 1 adet üründe kalın ince iplik kumaş kaynaklı açıp ayıp ve 1 adet üründe yıkama sonrası pilling kumaş kaynaklı gizli ayıp olduğu (YIKAMANIN UYGUN ŞARTLARDA YAPILDIĞI KABÜLÜ İLE), 3 adet üründe etiketteki harfin ayrıldığı, yıkama işlemi sonrası ortaya çıkan etiket kaynaklı gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir. Buna göre toplam 14 adet (3 adet incelenmek üzere sunulan (1 adeti hatasız) ve 11 adet .... yazışma görsellerinde bulunan) ürün içinde 2 adet ürünün kumaş kaynaklı olduğu, 1 adedinin açık, 1 adedinin gizli ayıp niteliğinde (YIKAMANIN UYGUN ŞARTLARDA YAPILDIĞI KABÜLÜ İLE) olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla incelenen 14 adet üründen 1 adetinin açık, 1 adedinin gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. İncelenen ürünlerin üretimi yapılan ürünlerin tamamına ilişkin kanaat oluşturmaya yetecek miktarda olmadığı, sadece 14 adet ürün üzerinden kumaşların tamamına ilişkin kanaat oluşturulamayacağı tespit edilmiştir. Davaya konu pantolonlarda bulunan iki cep arasında görülen hatalı kısım, kumaşa uygulanan ütüleme, sürtme fiziksel bir zorlama ile olmaktadır, çünkü dikişin her iki yanında devam etmektedir. Dolayısıyla bu tür dikiş üzerinden her iki tarafa devam eden hatalı görünümün kumaş kaynaklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla kök raporda belirttiğimiz kanaatimizi değiştirecek bir veri bulunmadığı, İTÜ test raporunda Laboratuvara hatalı ve hatasız olarak teslim edilen kumaşların tamamında hataya rastlandığı, ipliklerin kumaş içerisinde hareketli olması nedeniyle sınırlı mekanik etkiyle bile hatanın ortaya çıktığının tespit edildiği, ürünlerin imalatında kullanılan kumaşların bu türden imalat için uygun olmadığının değerlendirildiği, uzman kurulun söz konusu hatanın kumaştan kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunduğu, yani numune kumaşla üretim kumaşının tamamının aynı özellikte olduğunun tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Zira numune kumaşı farklı özellikte ve daha kaliteli olsa idi, test sonucunda bu durumunda ortaya çıkacağı değerlendirilmiştir. Tarafımızca kök raporda da ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere, davalı tarafından davacıya teslim edilen kumaşların ayıplı olduğu kanaati oluşturacak ürün üzerinde inceleme yapılmadığı, bu bakımdan kumaşların ayıplı olarak değerlendirilememiş, Mahkeme aksi kanaatte ise; kumaş kaynaklı ayıplı ürün miktarının belirlenememiş olması sebebiyle hesaplama yapılamamıştır. SONUÇ: Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Kök raporda belirtildiği üzere; İTÜ test raporunda Laboratuvara hatalı ve hatasız olarak teslim edilen kumaşların tamamında hataya rastlandığı, ipliklerin kumaş içerisinde hareketli olması nedeniyle sınırlı mekanik etkiyle bile hatanın ortaya çıktığının tespit edildiği, ürünlerin imalatında kullanılan kumaşların bu türden imalat için uygun olmadığının değerlendirildiği, uzman kurulun söz konusu hatanın kumaştan kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunduğu, raporda hatalı ve hatasız olarak tanımlanan kumaşların tamamında hataya rastlandığı belirtilmiş, dolayısıyla numunede hatasız olan ürünün, üretimde hatalı olduğu anlamı çıkarılamayacağının da açık olduğu, İTÜ test raporunda Laboratuvara hatalı ve hatasız olarak teslim edilen kumaşların tamamında hataya rastlandığı, ipliklerin kumaş içerisinde hareketli olması nedeniyle sınırlı mekanik etkiyle bile hatanın ortaya çıktığının tespit edildiği, ürünlerin imalatında kullanılan kumaşların bu türden imalat için uygun olmadığının değerlendirildiği, uzman kurulun söz konusu hatanın kumaştan kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunduğu, yani numune kumaşla üretim kumaşının tamamının aynı özellikte olduğunun tespitinin yapıldığı, zira test kumaşı farklı özellikte ve daha kaliteli olsa idi, test sonucunda bu durumunda ortaya çıkacağı, İncelenen 14 adet üründen 1 adetinin açık, 1 adedin gizli ayıplı olduğu, incelenen ürünlerin üretimi yapılan ürünlerin tamamına ilişkin kanaat oluşturmaya yetecek miktarda olmadığına, 11 adedi ürün görseli üzerinden olmak üzere, sadece 14 adet ürün üzerinden kumaşların tamamına ilişkin kanaat oluşturulamayacağını bildirmiştir. Bilirkişi 09/10/2024 tarihli raporunda; Davacı vekili 25.09.2024 tarihli beyan dilekçesindeki beyanları ile Mahkeme kalemine teslim edilen numuneler tekstil mühendisi bilirkişi tarafından alınmak suretiyle inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Davacı tarafından numune kumaş ile yapıldığı beyan edilen pantolon kumaş deseninin üretim kumaş deseninden farklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafımdan yapılan ölçümlerde numune kumaş gramajının (208+211)/2=210 gr/metre kare üretim kumaş gramajının (207+211)/2=209 gr/ metre kare, numune kumaş atkı sıklığının 48 tel/cm. Çözgü sıklığının 83 tel/cm. Olduğu üretim kumaş atkı sıklığının 57 telcm. Çözgü sıklığının 98 tel/cm. Olduğu tespit edilmiştir. Kumaş desenlerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Numune kumaş olduğu beyan edilen kumaş üzerinde ön yüzde balık sırtı dağınık bir desen ve arka yüzünde çeşitli renklerde desen mevcut iken, üretim kumaşının sadece ön yüzünde simetrik kare desenli olduğu, arka yüzünde baskı olmadığı tespit edilmiştir. Numune kumaşta hatalar belli olmaz iken, üretim kumaş deseninin en ufak hatayı bile gösterdiği tespit edilmiştir. Üretim kumaşı sıklık değerlerinin numune kumaşından fazla olduğu, her iki kumaşın armürlü double face teknik ile dokunduğu, S veya Z dokuma olmadığı, gramajının aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu veriler göz önüne alınarak üretim kumaşı olduğu sonucunun çıkarılamayacağı kanaatine varılmıştır. Şayet davacı tarafından sunulan ve üretim kumaşından farklı desen baskılı olan kumaş sayın mahkeme tarafından numune kumaş olarak kabul edilse dahi, üretim kumaşının değerler itibari ile çözgü ve atkı sıklığının daha fazla olduğu, bu bakımdan kumaş kalitesinin daha iyi olduğu, ancak üzerine yapılan baskının farklı olması sebebiyle kumaşların fiziksel zorlanma karşısında üzerinde oluşan deformasyonların üretim kumaşı baskısında daha belirgin görüldüğü tespit edilmiştir. Tekstil sektöründe davaya konu üretim kumaşında olduğu gibi, simetrik desenli baskıların in aynı desenle yapılması gerektiği, zira hatayı çok net gösteren bu tür baskıların yüksek riskli desenler olduğu tespit edilmiştir. Ek inceleme ve değerlendirme görev kapsamı gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, her türlü hukuki niteleme ve takdir ile değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Kumaş desenlerinin farklı olduğu, numune kumaş olduğu beyan edilen kumaş üzerinde ön yüzde balık sırtı dağınık bir desen ve arka yüzünde çeşitli renklerde desen mevcut iken, üretim kumaşının sadece ön yüzünde simetrik kare desenli olduğu, arka yüzünde baskı olmadığı, numune kumaşta hatalar belli olmaz iken, üretim kumaş deseninin en ufak hatayı bile gösterdiği, Üretim kumaşı sıklık değerlerinin numune kumaşından fazla olduğu, her iki kumaşın double face teknik ile dokunduğu, S veya Z dokuma olmadığı, gramajının aynı olduğu, bu veriler göz önüne alınarak üretim kumaşının numune kumaşından düşük kalitede olduğu sonucunun çıkarılamayacağı, şayet davacı tarafından sunulan ve üretim kumaşından farklı desen baskılı olan kumaş, sayın mahkeme tarafından numune kumaş olarak kabul edilse dahi, üretim kumaşının değerler itibari ile çözgü ve atkı sıklığının daha fazla olduğu, bu bakımdan kumaş kalitesinin daha iyi olduğu, ancak üzerine yapılan baskının farklı olması sebebiyle, kumaşların fiziksel zorlanma karşısında, üzerinde oluşan deformasyonların üretim kumaşı baskısında daha belirgin görüldüğü, Tekstil sektöründe davaya konu üretim kumaşında olduğu gibi, simetrik desenli baskıların numunesinin aynı desenle yapılması gerektiği, zira hatayı çok net gösteren bu tür baskıların yüksek riskli desenler olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacı tarafından üretimi yapılan ve ihraç edilen malların yurt dışındaki şirket tarafından ayıplı olduğu iddia edilerek imha edildiğinin davacı tarafından beyan edildiği fakat bu hususu ortaya koyan herhangi bir tespit ve delil dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen ve dosyaya sunulan kumaş numunesi, 2 adet pantolon, 1 adet şort ile .... yazışmaları içeriğinde bulunan ürün görselleri üzerinden inceleme yapılmış ise de, incelenen ürünlerin üretimi yapılan ürünlerin tamamına ilişkin kanaat oluşturmaya yetecek miktarda olmadığı, davalı tarafından, numune ile teslim edilen ürünlerin aynı olduğu ve davacı tarafından mahkemeye teslim edilen ürünler ile ...... üzerinden görselleri bildirilen kumaşları kabul etmediklerinin, kendileri tarafından satılan ürünler olmadığının savunulması karşısında davalı tarafından satılan ürünlerde ayıp olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 170,19 TL harcın mahsubuyla bakiye 445,21 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 9.965,20 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ..... Hakim .....