İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1030 E. 2024/989 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1030
- Karar No
- 2024/989
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1030 Esas KARAR NO : 2024/989 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2021 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe konu bononun incelenmesinde; Keşidecisinin ..., Lehtar: ... , lehtar ....'ın cirosu ile hamilin ... olduğu, borç miktarının 50.000,00TL düzenleme tarihinin 05.06.2017 vade tarihinin 30.06.2018 tarih olduğunun anlaşıldığını, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkili aleyhine alacaklı davalı tarafça kambiyo senetle icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibi ile ödeme emrinin usulsüz biçimde tebliğ edildiğini, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini, dava açılırken icra dosyasında müvekkiline tebliğ yapıladığına ilişkin dosya kapsamında tebliğ mazbatası olmadığından dava taleplerinde usulsüz tebliğe ilişkin talepleri olmadığından usulden redde karar verildiğini, davaya konu senedi müvekkilinin düzenlenmediğini, senet tarihinde müvekkilinin yurt dışı adresinde ikamet ettiğini ve senedin düzenlendiği tarih olduğu iddia edilen 05/06/2017 tarihinde T.C. Karlsruhe Başkonsolosluğunun cevabi yazısının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, takibe konu senedin vade tarihinde sene kısmında tahrifat yapılarak yapılarak 2018 yılı olarak düzeltildiğini, 6100 sayılı HMK'nun 207. Maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin düzenleyen tarafından paraf edilmesi gerektiğini, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmünde olduğunu beyan ederek; öncelikle dava sonuna kadar dava konusu bononun ödenmemesi için İcra ve İflas Kanununun 72/2. Maddesi gereğince (HMK 209) teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını ve takibin durdurulmasını, akabinde iptalini, takibe konu senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığı beyanıyla senet üzerinde imza incelemesi yapılarak imza itirazlarının kabulü ile senet ve takibin iptalini, takibe konu senette vade tarihinde tahrifat yapıldığından tespitiyle tahrifat nedeniyle senet kambiyo vasfını yitirdiğinden senet ve takibin iptalini, müvekkilinin takip tarihi itibariyle muaccel bir borçlarının da bulunmaması dikkate alınarak dava konusu senede ve takip yapılan icra takibine borçlu olmadığının tespitini, kambiyo vasfı taşımayan senedin iptalini, kötü niyetle hareket ettiği beyanıyla müvekkilinin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in dava konusu senedi ciranta silsilesi içerisinde kendisinden önce ciro eden ....'tan aldığını, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi ile takibin kesinleştirilerek alacağa karşılığı olarak 47.839,00-TL'lik miktara davacının banka hesabına haciz koydurulduğunu, burada müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi durumunda olduğunu, senedi düzenleyen ciro silsilesine sunan kişilerin haksız ve hukuka aykırı işlemler yaptığını bilme şansının olmadığını, yapmış olduğu alışveriş neticesinde eline geçen senedi tahsil için icraya koyduğunu, burada usul yönünden davacının istirdat davasını sadece müvekkiline karşı açıp ...'a karşı açmamasının manidar olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli alacağının tahsili için 3.kişi olarak icra takibi yaptığını, senetlerdeki imzanın kendisine ulaştığı anda sahte olduğunu anlama imkanına sahip olmadığını, bu nedenle ciro silsilesi içerisinde davacının kendisinden önceki cirantalara müracaat etmesinin hukuka ve hakka uygun olan olduğunu beyan ederek; mahkememizde menfi tespit davası olarak açılan davada açılan davada davacının alacaklıya ödediği 5.600,63-Euro'nun Türk Lirası karşılığı 47.839,00-TL'lik kısmı yönünden davanın istirdat davası olarak devamına yönelik talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu beyanıyla reddini, her türlü yargılama gider ve vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı icra takip dosyası ve icra kasasındaki senet aslının celbi, Bakırköy ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe dayanak senetteki imzanın ve yazının davacıya ait olup olmadığı, davacının bu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 26/02/... tarihli raporunda; "İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı). Bu kapsamda, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 26/02/... tarihli raporunda, dava konusu senetteki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda, imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, ispat yükü üzerinde olan davalının yemin deliline de dayanmadığı, dolayısıyla davalının ispat yükünü yerine getiremediği cihetle, davanın kabulüne, yargılama sırasında 47.839,46-TL'lik kısmın davacı tarafından ödenerek, bu kısmı yönünden istirdada dönüştüğünden istirdat talebinin kabulüne eldeki delillere göre davalının kötüniyeti ispatlanamadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit DAVASININ KABULÜNE, Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına konu 05.06.2017 düzenleme tarihli, 30.06.2018 vade tarihli, 50.000,00-TL bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yargılama sırasında talebin 47.839,46-TL'lik kısmı istirdada dönüştüğünden istirdat talebinin kabulüne, davacı tarafça icra dosyasına ödenen 47.839,46-TL'nin ödeme tarihi olan 06.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 3.415,50-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 853,88-TL harcın mahsubuyla bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 853,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 913,18-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 496,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2024 11:47:16 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır