İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/861 E. 2023/1324 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/861
Karar No
2023/1324
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/861 Esas KARAR NO : 2023/1324 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10/03/2017 tarihinde .... sözleşme no.lu 80.000 kg gliserin ilişkin satış sözleşmesinin imzalandığını ve davalı şirket tarafından müvekkili şirkete proforma fatura düzenlendiğini ancak sözleşmede kararlaştırılan toplam üründen sadece 26.760 kg'ın teslim edildiğini, kalan 53.240 kg ürünün teslim edilmemesi sebebiyle cari hesap ekstresinde belirtilen alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin borçlu şirkete 10/03/2017 tarihinde 61.360 USD yatırdığını, bahsi geçen sözleşmeye istinaden davalı şirketin 20.525,05 USD bedelli 25.760 kg gliserini 25/03/2017 tarihinde müvekkili şirkete teslim ettiğini ancak davalı şirketin ürünün stoklarında olmadığını, en erken 26/05/2017 tarihinde tedarik edebileceklerini bildirdiklerini, bunun üzerine 25/05/2017 tarihinde davalı şirket ile yapılan görüşmede kalan ürünün teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından teslim alınamayan ürünler kapsamında birim fiyatı 970 USD, 880 USD, 890 USD olarak farklı 3 firmadan tedarik sağladığını, müvekkili şirket tarafından teslim alınamayan ürünler tedarik edilirken davalı şirket tarafından peşin alınan bedelden kalan kısma istinaden 03/08/2017 tarihinde 20.000 USD, 19.9.2017 tarihinde 5.000 USD olmak üzere toplam 25.000 USD müvekkilinin hesaplarına gönderildiğini, süresinde teslim edilmeyen mallara ilişkin ortaya çıkan vade ve kur farkından kaynaklanan likit alacağın sözleşme kapsamında muaccel hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere, 15.384,95 USD kalan bakiye, 5.363,10 USD vade farkı, 15.015,50 USD fiyat farkı olarak toplamda 36.213,55 USD tutarında davalı şirketten asıl alacağı bulunduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının vade farkı ve fiyat farkı taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını, vade farkının, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabileceğini, vade farkının sözleşmede kararlaştırıldığı ya da sonradan sürekli uygulama sebebiyle sözleşmenin bir unsuru kabul edildiği durumlarda alacaklının bu yöndeki istemini doğrudan sözleşmeye dayandıracağını ancak somut olayda; müvekkili şirket ile davacı arasında, vade farkına yönelik bir sözleşme ya da ticari teamülün bulunmadığını, dolayısıyla davacının vade farkına dayalı alacak talebinin reddi gerektiğini, diğer taraftan, davacının fiyat farkı talebinin de yerinde olmadığını, davacının, müvekkili şirketin tedarik edemediğini iddia ettiği ürünleri başkasından satın almak zorunda kaldığını beyanla aradaki farkı istemekte ise de davacının başka firmalardan tedarik sürecinde hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak objektif iyi niyet kurallarına uygun davranmadığını, belirtilen rakamların, fahiş olduğunu ve piyasa fiyatında olmadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen 10/03/2017 tarihli satış sözleşmesinin eksik ifa edildiği iddiasına dayalı olarak kalan bakiye, vade farkı ve fiyat farkından oluşan cari hesap ve sözleşme alacağının tahsili talebiyle başlatılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 36.213,55 USD asıl alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 25/10/2021 havale tarihli raporunda; taraflar arasında 80 ton gliserinin davalı tarafından davacıya satışı hususunda 10.03.2017 tarihli sözleşmenin imza edildiğini ve 80 ton ürün karşılığı 61.360 USD'nin davacı tarafından ödendiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafından 26.760 kg ürün teslim edildiğini, bakiye 53.240 kg. ürünün teslim edilmediğini, davalı şirket tarafından karşılıksız kalan peşin tutar ödemesi için 3.8.2017 tarihinde 20.000 USD karşılığı 70.880,00 TL geri ödeme ( avans iadesi ) yine 19.9.2017 tarihinde 17.459,50 TL (5.000 USD) ve 22.11.2017 tarihinde 3.369,57 TL tutarında ( 849,51 USD) olmak üzere toplam iade yapıldığını 25.849,51 USD iade yapıldığını, kalan peşin avansın iadesinin yapılmadığını, ürün karşılığı olmayan peşin avanstan dolayı davacının talep edebileceği tutarının 14.985,44 USD olarak hesap ve tespit edildiğini, davacının bir diğer talebinin ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle vade farkına ilişkin olduğunu, sözleşmede satış bedelinin zamanında ödenmemesi halinde aylık % 2 vade farkı ödeneceğinin belirtildiğini, ancak ürünün teslim edilmemesi halinde vade farkı ödenmesine ilişkin sözleşmede bir düzenlemenin bulunmadığını, burada Sayın Mahkemece satış bedeli için belirlenen aylık % 2 vade farkının kıyasen ürün tesliminin gecikmesi durumunda iade edilmesi gereken tutara da uygulanması gerektiği yönünde kanaat hasıl olması durumunda, talep edilebilecek tutarın 837,54 USD olarak hesap ve tespit edildiğini, sözleşmede cezai şart bedeli olarak, ürünün başka firmadan temin edilmesi durumunda oluşacak her türlü fiyat farkı ve zararlar olarak tanımlandığının görüldüğünü, bu minvalde davacının piyasadan temin ettiği ikame ürün için katlanmış olduğu ek külfet nedeniyle talep edebileceği tutarın 15.015,50 USD'den ibaret olduğunu, neticede, davacının iadesi gereken peşin avans bakiyesi, vade farkı ve cezai şart bedeli kapsamında davalıdan talep edebileceği toplam tutarın 30.838,48 USD olarak hesap ve tespit edildiğini, bu tutarın takip tarihindeki kura göre harca esas TL karşılığının ise 117.935,60 TL olarak hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir. Bilirkişi 16/05/2022 havale tarihli raporunda; davacı sözleşme kapsamında 40.834,95 USD alacağı 53.240 kg gliserini 57.707,39 USD maliyetle başka firmalardan almış olduğundan talep edebileceği fark tutarı 57.707,39 USD - 40.834,95 USD = 16.872,44 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, ancak davacı talebinin 15.015,50 USD olduğunu, buna göre taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, 15.015,50 USD dikkate alınacağını, hukuki nitelik arz eden hususlarda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafından talep edilebileceki, karşılığı olmayan peşin avansın iadesi yönünden 14.985,44 USD olduğunu, eksik ifa nedeniyle vade farkı tutarının 837,54 USD olduğunu, cezai şart kapsamında ikame ürün maliyetinin 15.015,50 USD ile toplam 30.838,48 USD olduğunu, bu tutarın takip tarihindeki kura göre harca esas TL karşılığı 30.838,48 USD x 3,8243 TL/USD = 117.935,60 TL olduğunu, mahkemece davacının delil olarak dayandığı whatsapp ve e-posta kayıtlarının yazılı delil olarak kabul edilmemesi halinde ise, cezai şart bedeli için talep şartı oluşmadığından, davacının talep edebilecek alacaklar ise; karşılığı olmayan peşin avansın iadesi yönünden 14.985,44 USD olduğunu, eksik ifa nedeniyle vade farkı tutarının 837,54 USD olduğu ve toplam 15.822,98 USD olarak hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir. Bilirkişi 24/09/2023 havale tarihli ek raporunda; davacı tarafından talep edilebilecek; karşılığı olmayan peşin avansın iadesi yönünden 15.834,95 USD olduğunu, eksik ifa nedeniyle vade farkı tutarının 885,02 USD olduğunu, cezai şart kapsamında ikame ürün maliyetinin 15.015,50 USD olduğunu ve toplam 31.735,47 USD olduğunu, bu tutarın takip tarihindeki kura göre harca esas TL karşılığının 31.735,47 USD x 3,8243 TL/USD = 121.365,96 TL olduğunu, mahkemece, davacının delil olarak dayandığı ... ve e-posta kayıtlarının yazılı delil olarak kabul edilmemesi halinde ise, cezai şart bedeli için talep şartı oluşmadığından, davacının talep edebilecek alacaklar ise; karşılığı olmayan peşin avansın iadesi yönünden 15.834,95 USD olduğunu, eksik ifa nedeniyle vade farkı tutarının 885,02 USD olduğunu ve toplam 16.719,97 USD olarak hesap ve tespit edildiğini, bu tutarın takip tarihindeki kura göre harca esas TL karşılığının 16.719,97 USD x 3,8243 TL/USD = 63.942,18 TL olduğunu, davalı vekilinin Alacaklılar Kurulu Toplantı Tutanağı gereği borcun 66.169,11 TL olarak kabul edilmesi yönündeki talebin Sayın Mahkemece kabul edilmesi durumunda ise, talep edilebilecek tutarın 66.169,11 TL'den ibaret olacağını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalının 80 kg gliserinin ücretini almasına rağmen 26.760 kg ürün teslimi yaptığı, davalının ayrıca 25.849,51 USD'yi iade ettiği, davacının ödemiş olduğu miktardan kendisine iade edilmeyen ve ürün olarak da teslim edilmeyen kısmın 15.834,95 USD olduğu, vade farkının para borcunun zamanında ödenmemesine bağlı olarak istenebileceği, ürünün zamanında teslim edilmemesinin sözleşmede düzenlenmiş olan vade farkı alacağını doğurmayacağı, bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede zamanında teslim edilmeyen ürünlere ilişkin cezai şarta ilişkin hükümlerin olduğu, davacının piyasadan ikame ettiği ürünler için yaptığı masrafları ceza şart olarak talep edebileceği buna ilişkin bildirimlerin mail ve .... üzerinden davalıya gönderildiği, bilirkişi raporunda teknik incelemenin yapıldığı ve raporun denetime olduğu anlaşılmakla 15.834,95 USD'lik avans ödemesi likit olduğundan bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 30.850,45 USD asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen (15.834,95 USD avans) alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 12.251,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 13.445,18 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.329,10 TL peşin harç ve 1.676,70 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 9.439,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.329,10 TL peşin harç ve 1.676,70 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.041,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.788,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.023,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 31.492,14 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/861, K. 2023/1324, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-861-e-2023-1324-k-9a9f2e7d76b4