İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/365 E. 2024/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2013/365
- Karar No
- 2024/352
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2013/365 Esas KARAR NO : 2024/352 DAVA : Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2013 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/20241 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul Ticaret Sicilde kayıtlı .... sicil numaralı ..... Lojistik Uluslararası Nakliyat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'nin kurucu ortağı olduğunu, davalılardan ...'ın şirket kuruluşundan itibaren dava dışı ...'la şirket müdürü olduğunu, ... kayınbiraderi ...'nın, ...ın ise arkadaşı ......'ın daha sonra ...... 'in yeğeni ..... 'a 187.500,00-TL'lik hisse devrettiğini, ...'ın aynı zamanda davacının Bakırköy ..... Noterliğinden tanzimli 08/11/2010 tarih, .... yevmiye sayılı vekaletnamesi uyarınca şirketle ilgili işlerini yapmak üzere vekili olduğunu, bir alacağa ilişkin Konya-Ereğli .... İcra Müdürlüğünüün .... esas sayılı dosyasından ihtiyati hacizle takibe geçilmesi üzerine, davalıların zamansız yapıldığına inanılan takip nedeniyle davacıya kin beslediklerini ve davalıdaki vekaletnameyi kullanarak davacının hissesini önce ..... 'nin kayın biraderi, ... oradan da .... 'in ağabeyi ...... 'e devrettiklerini, ...nın şirketin ön muhasebesini yaptığını ve vekaleti nedeniyle bankalardan ve müşterilerden alacak verecek işlerini takip ettiğini, davalıların amacının davacının hisselerini bedelsiz olarak alıp, davacıyı şirket dışına çıkartıp denetimlerden kaçmak olduğunu belirterek, davaya konu ...'ın ...ndeki 166.000,00-TL hissesi üzerine başkalarına devri önlemek üzere teminatsız olarak ihtiyati tedbir konmasını, konulan tedbirin şirkete ve ticaret sicile müzekkere ile bildirilmesini, ...'ın ...ndeki 166.000,00-TL'lik hissesinin muvazaalı nedeniyle satış işleminin iptali ile davacı adına tesciline, şimdilik satış bedeli olan 166.000,00-TL maddi tazminat tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari ve yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının babasının davacı sermayesi 500.000,00-TL olan şirketin 250/500 payına sahipken 84/250 hissesini diğer davalı ...'ya 03/06/2011 tarihinde Büyükçekmece .... Noterliğinin ..... yevmiyen numarası ile bizzat devrettiğini ve şirkette 166/500 hissesi kaldığını, kalan hisseyi de ...'a verdiği talimat ve vekalet neticesinde 166.000,00-TL bedel karşılığında ...'ya devrettiğini, ...'nın da bedelini ödeyerek aldığı hisseleri ...'a devrettiğini, davacının talimatı ve aralarında anlaşma neticesinde hisse devirlerinin gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin 15/05/2017 tarihli duruşma da beyanında, müvekkilin 3. Kişi olduğunu, şirketi devraldığı sırada şirketin borca batık olduğunu, hissenin şirket borçlarının ödenmesine karşılık devralındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Ereğli(Konya) .... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası, Ereğli(Konya) .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle hisse devrinin işleminin iptali, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, hisse devri konusu tutar olan yaklaşık miktar üzerinden 166.000,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 23/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari ve yasal faizlerle davalılardan tahsiline ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından 17/03/2015 tarihinde ibraz edilen raporda özetle, Uyuşmazlık konusu hisse devrinin vekaletin kötüye kullanılması ve üçüncü kişinin de kötü niyeti sebebiyle iptali ve zararın vekilden sözleşmesel sorumluluk ve diğer katılanlardan haksız fiil sorumluluğu esasına göre müteselsilen tahsili gerekeceği görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından 11/04/2016 tarihinde ibraz edilen raporda özetle, Uyuşmazlık konusu hisse devrinin vekaletin kötüye kullanılması ve üçüncü kişinin de kötü niyeti sebebiyle iptali ve zararın vekilden sözleşmesel sorumluluk ve diğer davalılardan haksız fiil sorumluluğun esasına göre müteselsilen tahsili gerekeceği, somut olayın özelliklerine göre davalı ...'ın durumu bildiği veya bilmesi gerektiği, davacının zarar talebinin 166.000,00-TL hisse satış bedeline ilişkin olması ve taraflarınca hisse devrinin iptali gerektiğini kanaat edilmesi, davacının zarar iddiasına konu başkaca zarar konusunda iddia ve delilinin olmamasına göre, davacının hüküm altına alınacak bir zararının bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden (resen) gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (resen) gözetir. Az yukarıda değinildiği gibi taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hâllerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (resen) gözetilir (Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 234- 237). Bu aşamada muvazaa ve kesin hükümsüzlük davalarının özelliklerine de değinmek gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 19. Maddesinde; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz" şeklindeki hükmü ile genel muvazaa düzenlenmiştir. Türk Hukuku’nda doktrin ve uygulama açısından geniş bir yere sahip olan bu kurum, çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Bir tanım yapmak gerekirse muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte yaptıkları hukuki işlemin hiç hüküm doğurmaması ya da görünüşteki işlemin arkasına gizleyip gerçek iradelerine uygun olarak gerçekleştirdikleri işlemin hükümlerini doğurması yönünde anlaşmalarıdır (OĞUZMAN M. Kemal / ÖZ Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu’na Göre Güncellenmiş 9. Bası, İstanbul 2011, s. 136; TEKİNAY S. Sulhi / AKMAN Sermet / BURCUOĞLU Haluk / ALTOP Atilla, Borçlar Hukuku, Cilt I, İstanbul 1985, s. 547-548). Uygulamada ise 1953 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, açıklanan beyanlarının gerçek maksatlarına uymadıklarını bildikleri halde, tarafların kastettikleri durumdan başka bir ilişkide kendilerini anlaşmış gibi göstermeleri hali olarak tanımlanmıştır (YİBK., 07.10.1953 tarih, 8/7 sayılı). Muvazaa mutlak muvazaa ve nisbi muvazaa olarak ikiye ayrılmakta olup muvazaalı bir hukuki işlemden sözedilebilmesi, tarafların iradeleri ile beyanları arasında bilerek yaratılmış bir uygunsuzluk, muvazaa anlaşması ve üçüncü kişileri aldatma (muvazaa) kastı unsurlarını taşımasına bağlanmaktadır. Ayrıca muvazaaya dayalı davalar, işlemin tarafları veya menfaati bulunan üçüncü kişiler tarafından açılabilir. Dava konusu somut olayda, Davacının İstanbul Ticaret Sicilde kayıtlı ...... sicil numaralı .... Lojistik Uluslararası Nakliyat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'nin kurucu ortağı olduğu, davalılardan ...'ın ise Bakırköy .... Noterliği' nin ..... yevmiye numaralı ve 08/11/2010 tarihli vekaletnamesi ile kendisine vekil tayin edildiği, davacının, davalı ...' ın vekaleti kötüye kullanmak suretiyle hisse devri gerçekleştirdiği iddiasına karşılık, davacının babası ....' nın takibe konu ettiği senetlerden dolayı taraflar arasında husumet bulunduğu ve yine davalının senedin sahte imzalı olarak takibe konulduğu ve bu sebepler şirketin zarara uğradığı, davacının devrettiği hisselerin karşılığını babası aracılığı ile fazlasıyla aldığı yönündeki beyanları ile vekilin özen borcunu müvekkilini zarara uğratmak kastıyla ihlal ettiği sabit görülerek bu doğrultuda davalı ...' ın vekaleti kötüye kullanarak söz konusu devir işlemlerini yaptığı anlaşılmakla, yukarıda detayı verildiği üzere, işbu davaya konu talebin hisseleri devralana karşı yöneltilmesi gerektiğinden bahisle, Türk Ticaret Sicil Gazetesinin 002/08/2012 tarihli ... sayılı ilanında yayınlanan B.Çekmece ..... Noterliğinin 23/07/2012 gün .... sayılı hisse devir sözleşmesi ile hisselerin devredildiği davalı ... yönüyle davanın kabülü ile davalı ... adına olan hissenin iptali ile davacı ... adına tesciline, diğer davalılar yönüyle ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine, yine her ne kadar davacı maddi manevi tazminat taleplerinde bulunmuş ise de bu talepleri yönüyle yapılan yargılamada zararın somutlaştırılmadığı ve incelenen ticari belgeler nazarında bir zarar tespitinin yapılamadığı ve davacının ispata yarar delil ibraz edemediği sonuç ve kanaati ile bu taleplerin de reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; A-a-)Davalı ... yönüyle; Davanın Kabulü ile, Türk Ticaret Sicil Gazetesinin 002/08/2012 tarihli 8125 sayılı ilanında yayınlanan B.Çekmece ..... Noterliğinin 23/07/2012 gün .... sayılı hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olması nedeniyle davalı ... adına olan hissenin iptali ile davacı ... adına tesciline, b-) İspatlanamayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin Reddine, c-)Masrafları davacı tarafından karşılanmak üzere kararın ticaret sicil gazetesinde ilanına, B-Davalı ... ve davalı ... yönüyle; Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.688,75-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 3.261,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.655,30-TL kabul ve red oranına göre 1.327,65-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davanın kabul edilen kısmı yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalı ..... alınarak davacıya verilmesine, 5-Davanın reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 34.400,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...... verilmesine, 6-Davanın reddedilen kısmı yönünde AAÜT gereğince hesap edilen 34.400,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalı ... Mirasçılarına verilmesine, 7-Davalı ... tarafından harcanan 50,00-TL'nin davacıdan alınarak, davalı ...'a verilmesine, 8-Davalı ... tarafından harcanan 50,00-TL'nin davacıdan alınarak, davalı ... Mirasçılarına verilmesine, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı ... Mirasçılarının yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır