İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/350 E. 2024/172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/350
Karar No
2024/172
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/350 KARAR NO : 2024/172 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 19/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın, Antrepo hizmeti vermekte olup, Antrepo- gümrük mevzuatına tabi olan eşyaları, gümrük gözetimi altındayken muhafaza edildiği ve ilgili dış ticaret işleminin tamamlanabilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığı bir tür özel depo olduğunu davacı firma ile davalı arasında belirtilen faaliyete yönelik kiralama ilişkisinin doğduğu ve bu ilişki neticesinde davalı taraftan alacaklı olduğunu, davacının alacağını tahsil amacıyla davalı firma ile iletişime geçtiğini ancak, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı Dosyası ile takip başlatarak borçlu şirkete ödeme emri tebliğ gönderildiğini, ödeme emrinin yetkili icra müdürlüğünce 25.02.2023 tarihinde davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalının icra takibine vekili vasıtasıyla yaptığı 02.03.2023 tarihli itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğu, Arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak arabuluculuk görüşmesine davalının katılmadığı ve anlaşamama ile sonuçlandığını , borçlu şirketin, itiraz dilekçesinde;" müvekkil şirketin böyle bir borcu yoktur" diyerek borca itiraz ettiklerini beyan etmişlerse de bu beyanlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacağa konu 29.08.2022,26.09.2022,31.10.2022.29.11.2022.14.12.2022 - tarihli faturaları ve 2023 yılı 16.01.2023 tarihli alacak, .... No ile Ticari faturaya dayalı olup fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın sabit olduğunu ve davalının herhangi bir itirazının bulunmadığını, faturayı alan kişinin 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmemişse kanun hükmünde faturayı alan kişinin fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı belirtildiğinden bu durumun fatura düzenleyen lehine karine teşkil edeceğini belirterek öncelikle vaki itiraz nedeniyle dava sonunda ihtiyati hacze dönüşecek şekilde davalı şirket malvarlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava sonunda yapılacak yargılama neticesinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesine, haksız itiraz sebebiyle davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan davanın, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak davalı şirket aleyhine başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, davalı şirket tarafından icra takibine itirazda bulunulması üzerine huzurdaki dava dosyasının ikame edildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen hizmet sözleşmesine karşın davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak edimlerini yerine getirmediğini, hukuka aykırı olarak davalı şirket aleyhine irsaliye ve faturaları düzenlediğini, davalının edimlerini yerine getirdiğini, yapmış olduğu kısmi ödemeler sonrası dava aşamasında mahkememizce davanın esasına ilişkin irdelenmesi gerekenin “fazlaya ilişkin taleplerin gerçeğe uygun olup olmadığı” olduğunu, ,sadece faturanın düzenlenmiş olmasının, dayanağı hizmet sözleşmesi olan bir alacak için yeterli düzeyde ispat sağlamadığını, taraflarca anlaşma sağlanan hizmet sözleşmesinde davacı tarafın antrepo hizmeti kapsamındaki edimlerinin davacı tarafça yerine getirilmediğini, bu duruma istinaden davalı şirket tarafından da ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalının ticari defterlerinde fatura kaydının bulunması durumunda dahi faturayı düzenleyen tarafın alacaklı görülse de, bu durum faturada yer alan mal veya hizmetin sağlandığını göstermediğini, faturayı düzenleyen kişinin faturada yer alan mal veya hizmeti sağlamış olduğunu kanıtlaması gerektiğini, Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2004/7832 - Esas ve 2005/4738 Karar 05.05.2005 tarihli kararında "Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar, Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydının taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır." şeklinde hüküm kurulduğunu, Süresi içinde faturaya itiraz edilmemekle birlikte, uyuşmazlık söz konusu ise, sözleşmenin varlığını ve kural olarak, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü , bir menfaatin sağlandığını ispat, yükü, bu hususları iddia eden konumundaki faturayı düzenleyip gönderen davacı tarafın üzerinde olduğunu, uyuşmazlık konusunun davalı şirkete antrepo hizmetinin verilmediği yönünde olduğu için karşı tarafın faturaya dayanak oluşturan hizmet sözleşmesine uygun olarak edimleri yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak. mesnetsiz şekilde ikame edilen huzurdaki davanın reddinin gerektiğini belirterek davacıdan davalı şirkete faturalara konu antrepo hizmetinin veri işkin belgelerin dosyaya sunulmasının istenmesine, itirazlarının kabulü ve davanın reddine, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasının düşürülmesine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle takip alacağının %20 sinden aşağı olmayacak şekille kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 27/11/2023 tarihli raporda özetle, davacı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı , Yevmiye, Defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin mahkememizin takdirinde olduğu, davalı tarafin uyuşmazlıkla ilgili yıllara ait defter, kayıt ve belgelerini incelemeye iş bu rapor tarihine kadar ibraz etmediği, davacı tarafin takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e-arşiv fatura olduğu, fatura üzerinde teslim alan isim ve imzalarının mevcut bulunmadığı, ancak, davalı tarafın fatura veya muhteviyatlarına herhangi bir itirazınm bulunmadığı, tüm faturaların kaydını tutarak/ıttıla ederek Ba formu ile Vergi Dairesine beyan ettiği, zira, tarafların karşılaştırmalı Ba/Bs formlarının örtüştüğü, davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan; İcra Takip tarihi olan 18.01.2023 - tarihi itibarı ile: 74.340,00TI alacaklı olduğu, Davacı tarafın faturasının açık, bedeli tahsil edilmemiş €- arşiv fatura olduğu, takip ve dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu, Vergi dairelerine beyan edildiği, Ba/Bs formlarının örtüştüğü, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından süresinde herhangi bir itiraz/iade yapılmadığı, ayıp vb. İhbarında bulunmadığı, T.T.K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığı, Davalı tarafça dava dosyasına, bu yönde bir belge sunulmadığı, davalı taraf defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden, davacı taraf defter ve kayıtları ile faturasına itibar edilmesi gerektiği, bu duruma göre; Davalı tarafın incelemeye defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması hususunda HMK.222 Maddesi hükmünün takdir ve değerlemesinin mahkememize ait olduğu, taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi olmadığı, davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin bulunmadığı, Temerrüdün takip tarihi (18.01.2023) itibarıyla oluştuğu, takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek yıllık 9615,75 ticari avans faizi talep ettiği, uygulanacak faiz oranının 10.75 olacağı ve (24.06.2023 tarihinden itibaren 16.75 oranı) değişen oranlarda uygulanabileceği, alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olduğu, icra takibine rağmen hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri sürülmediği gözetildiğinde, tarafların %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek, %20 icra inkar tazminatı taleplerinin mahkememizin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının İİK 67 uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya antrepo hizmeti verdiğini ve takibe konu faturaların düzenlendiğini ileri sürmüş, davalı ise davacı tarafa borcu bulunmadığını, düzenlenen faturaların verilmeyen hizmete ilişkin olduğunu savunmuştur. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 74.340,00TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 25/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/03/2023 tarihinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru dava şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Davalı tarafça 1. Celse 6 nolu ara karara rağmen defter inceleme gün ve saatinde defterlerini hazır etmediği , aynı gün yerinde inceleme talebinde bulunduğu , yerinde inceleme talebinde herhangi bir iletişim numarası bildirilmediği gibi rapor düzenleninceye kadar mahkememize herhangi bir başvuruda bulunulmadığından taraflarca getirilme ilkesi de dikkate alınarak davalı defterlerinin incelenmesi yönünde ara karar tesis edilmemiştir. Somut olayda;dava konusu fatura içeriğinde yer alan antrepo hizmetinin verildiği ve karşılığında oluşan bedellerinin davacı tarafça davalıya fatura edildiği hususunun davaya konu faturaların taraflarca vergi dairesine BA-BS formu ile bildirilmesi neticesinde davacı tarafça fatura alacağının ispatlandığı, davalı tarafça dava konusu antrepo hizmeti verilmediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça antrepo hizmeti verilmediğinin ispatlanmadığı , ödeme savunmasında da bulunulmadığı, dolayısıyla takip tarihi itibariyle faturalar nedeniyle davacının davalıdan 74.340,00-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı ile sabit olan 74.340,00-TL fatura alacağının likit ve davalının itirazının haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen 74.340,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olması nedeniyle 74.340,00-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.078,16.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.269,55.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 371,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.436,91‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 1.269,55.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 2.569,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 19/02/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/350, K. 2024/172, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-350-e-2024-172-k-a33ef4ae37e4