İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/732 E. 2023/958 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/732
Karar No
2023/958
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/732 Esas KARAR NO : 2023/958 DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2022 KARAR TARİHİ : 03/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 24/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, simsarlık sözleşmesi kapsamında ödenmeyen komisyon alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalidir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; şirketlere finans, muhasebe ve yöneticilik danışmanlığı yaptığını, davalı şirketin bankalar ile çok fazla kredi ilişkisinin olmaması sebebiyle 20.03.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığını ve davalıya kredi danışmanlığı yapmaya başladığını, sözleşme kapsamında bankalar ile işlemler yapması neticesinde kredi limiti tahsis edilmesi halinde komisyona hak kazanacağını, 15.06.2021 tarihinde ikinci bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında KGF/Kredi Garanti Fonu Teminatlı, şahsi kefalet teminatlı ve diğer bankalar kaynaklı özellikli kredi limitleri üzerinden %2 komisyon ve ... kaynaklı krediler ve bu kredilerin kullanımı için çıkarılacak teminat mektubu limitleri üzerinden %1 komisyona hak kazanacağı yönünde anlaştıklarını, komisyona hak kazanmanın tek şartının kredi limiti tahsisi olduğunu, şirketin krediyi kullanması şartının bulunmadığını, sözleşme kapsamında tahsis edilen krediler kapsamında komisyon alacağının bulunduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ve haksız şekilde komisyon alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, bu kapsamda itirazın iptali ile enflasyon ve davalının tacir olması nedeniyle icra inkar tazminatı olarak %80 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; davacıya kısmi ödemeler yapıldığını, defterlerindeki kayıtlar ile davacı talebinin uyumlu olmadığını, sözleşmelerin komisyon değil simsarlık sözleşmesi olduğunu, kredi sözleşmelerinin kurulması için aracılık ettiğini, bu sebeple banka ile kendileri arasında imzalanan bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle ücrete hak kazanamayacağını, 15.06.2021 tarihli sözleşmenin 2 numaralı paragrafında ödemenin kredi kullandırımı sonrasında yapılacağının belirtilmiş olması kapsamında davacının kredi kullanımı halinde ödemeye hak kazanacağının açık olduğunu, kredi kullanımlarının olmadığını,ipotek karşılığı temin edilen kredilerin verilmesinde davacının etkisi olmadığını zira kredilerin teminat karşılığında verildiğini, yüksek bir teminata karşılık verilen kredi limitinin düşük kalması sebebiyle kredinin kullanılmasının kendilerinden beklenemeyeceğini, davalının fayda sağlamadığı krediler nedeniyle davacının komisyon talep etmesinin hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacının, davalı ile imzaladığı komisyon sözleşmesi şartlarına uygun şekilde edimini ifa edip etmediği, bu kapsamda komisyon alacağının mevcut olup olmadığı ile icra takibine itirazın yerine olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Somut olayda, taraflar arasında 26.03.2020 tarihli ve 15.06.2021 tarihli iki sözleşme imzalandığı, sözleşmeler uyarınca davacının davalıya kredi danışmanlığı hizmeti vereceği ve bu kapsamda da kredi miktarı dikkate alınarak kendisine komisyon ödemesi yapılacağı yönünde anlaşma bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. 26.03.2020 tarihli sözleşmenin 2.maddesi ile davalı ile bankalar arasında çıkarılan KGF/Garanti fonu teminatlı veya şahsi kefaletli limitler üzerinden herhangi bir sözleşme imzalama şartı aranmaksızın %3 komisyon ile teminat mektubu limitleri üzerinden %1 komisyonun davalıya ödeneceğinin, 15..06.2021 tarihli sözleşmede ise sözleşme imzalanma şartı aranmaksızın kredi limitleri üzerinden %2, . kaynaklı krediler için %1 komisyon ödemesinin davacıya yapılacağının düzenlendiği görülmüştür. Davalı, davacının sözleşmenin kurulmasına aracılık ettiğini, kullanılmayan kredilerin mevcut olduğu bu halde fayda sağlanmayan kredi tahsisleri kapsamında alacak talep edemeyeceğini ve 15.06.2021 tarihli sözleşmenin 2 numaralı paragrafında ödemenin kredi kullandırımı sonrasında yapılacağının kararlaştırıldığını iddia etmişse de; her iki sözleşmede de herhangi bir sözleşme imzalanma şartı aranmaksızın tahsis edilen krediler kapsamında komisyon ödemesi yapılacağı hususunun açıkça düzenlendiği görüldüğünden bu itirazlar yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda, ilgili bankalara müzekkere yazılarak, davalı adına tahsis edilen krediler ve bu kredilerin limitleri sorulmuş olup; taraf defterleri üzerinde de bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmıştır. Bilirkişi raporu ile davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacının defter tutmakla yükümlü olmadığı tespit edilmekle, davalının, 25.03.2022 tarihinde davacıya 60.000-TL ödeme gereçekleştirdiği, davacının ise davalıya ... Bankası aracılığı ile tahsis edilen 3 ve 7 milyonluk krediler ve .... Bankası tarafından tahsis edilen 5 milyonluk kredi kapsamında toplam 180 Bin TL komsiyon alacağının olduğu, bu halde davacının bakiye alacağının icra takibi ile talep edilen miktar olan 120 Bin TL olacağı değerlendirilmiş, fakat ... Bankası yazı cevabında ilgili bankanın kredi tahsisinin belirtilmemesi sebebiyle bu krediye ilişkin net tespit yapılamadığı belirtilmiştir. ... Bankasının 06.10.2023 tarihli yazısı ile davalı adına 12.01.2021 tarihinde 1 Milyon TL, 25.05.2021 tarihinde ise 4 Milyon 750 Bin TL kredi tahsis edildiği yönünde müzekkere cevabı kapsamında, davacının 5 Milyon TL bedel üzerinden talep ettiği %1 komisyon bedelinin de 50 Bin TL olacağı ve bu talebin yerinde olduğu değerlendirildiğinden, davanın kabulüne karar verilmiş, tahsis edilen kredi bedelleri ile sözleşmeler kapsamında uygulanacak komisyon oranının belirli olması kapsamında alacağın likit olduğu anlaşıldığından ve davalı itirazında haksız çıktığından itirazın iptaline ve davalının tacir olması nedeniyle alacağa avan faizi işletilmesine karar verilmiştir. Davacı, icra inkar tazminatının %80 oranı üzerinden verilmesi gerektiğini iddia etmişse de, icra inkar tazminatının amacının borçlunun borca haksız şekilde itiraz etmesinin önüne geçmek olması, alacaklının zararını karşılama amacını içermemesi ile tazminata hükmedilirken kanuni alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmaması kapsamında, salt enflasyon artışı gerekçesiyle tazminat oranının %80 olarak belirlenmesi yönündeki talep yerinde görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 120.000,00-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen 120.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davalılar itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 120.000,00-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 24.000,00-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.197,2‬0.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.643,75.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 6.553,45‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 1.643,75.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 3.792,5‬0.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair e duruşma aracılığı ile katılan davacı vekilinin ve huzurda bulunan davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2023 10:03:37 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/732, K. 2023/958, T. 03.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-732-e-2023-958-k-e4a4ea09b03d