İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1162 E. 2024/207 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1162
Karar No
2024/207
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1162 KARAR NO : 2024/207 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 23/02/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin, davacıya sipariş geçip yaptırdığını; fason işleme bedelleri, takım maliyetleri gibi faturaları her iki firmanın kabulünde ve kayıtlarında olduğunu, davacı tarafından tamamlanan hizmetlerin bedelinin ödemediğini, ödenmeyen faturaların 07.06.2021 tarihli, .... No'lu 2.655,00 EUR tutarlı kdv dahil fatura ve 16.08.2021 tarihli, ..... No'lu 445,45 EUR tutarlı kdv dahil fatura olduğunu, söz konusu faturanın alacaklar ödenmeyince, davalı aleyhine icra takibi başlatılma gereği doğduğunu ve davalının başlatılan bu takibe (Büyükçekmece .... İcra Müd. .... E.) haksız ve mesnetsiz bir şekilde uzatmaya yönelik itiraz ettiğini, iş bu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi üzerine Arabuluculuk Bürosuna başvurularak arabuluculuk süreci de tamamlanmış olup: arabulucuda taraflarca anlaşılamadığına- İlişkin son tutanağın düzenlendiğini belirterek davanın kabulüne, davalı borçlunun vaki itirazlarının iptali ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın ikame etmiş olduğu davasında davalı ile üzerinde anlaşılan Ürünlerin hazırlandığı faturalandınldığını ancak davalı tarafından bedellerinin ödenmediğini iddia ettiğini, önemle belirtildiği üzere; davacı taraf ürünlerinin teklif edilen ve kabul edilen tarihte tamamlayamadığını, aylarca davalının telefonlarına dahi dönülmediğini, en nihayetinde hazırladığı (sözleşmeye aykırı şekilde geciken) numunelerin dahi boyutları istenilen şekilde yapılmadığını, bu nedenle davacı tarafın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kaldı ki davalıya teslim edilen bitirilen bir ürünün de söz konusu olmadığını, davalının davacı firma yetkilisi .... Bey ile defaten geç teslim hususunda konuştuğunu, aradığını telefonlarna dönülmediğini, davalının bundan sonra İlgili firma yöneticisine 05. 07.2021 tarihinde "günaydın .... Bey mesajımı görünce arar mısın” şeklinde mesaj çektiğini, ilgili mesaja firma yetkilisi tarafından | ay boyunca cevap verilmediğini, bunun üzerine 03.08.2021 tarihinde acil bilgi bekleniyor şeklinde mesaja “geç kaldık biliyorum kusura bakmayın” şeklinde cevap verildiğini, ilgili mesajlardan anlaşılacağı üzere 03.08.2021 tarihinde halen numunelerin dahi hazır olmadığını, oysaki firma ile yapılan teklif sürecinde tarihin çok daha önde olduğunu, zira ilgili ürünlerin davalı tarafından 3. Kişilere satılmak üzere hazırlatılmak istendiğini ancak süre fahiş olarak aşılınca 3. taraf firmanın da davalı ile olan sözleşmesini iptal ( tazminat hakkımız saklı kaymak kaydıyla) ettiğini, öte yandan garip bir şekilde, daha numunelerin dahi temmuz ayında hazır olmadığı halde, davacı firma tarafından 07.06.2021 tarihinde ürünler tamamlanmış ve teslim edilmiş gibi fatura kesildiğini, sadece bu hususun dahi davacı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu belirterek davacı tarafından taraflarına yöneltilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talap etmiştir. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 3.127,10 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 19/04/2023 tarihli raporda özetle, davacı şirketin, incelemeye 2021 yılında e.defter mükellefi olduğu, ilgili defterlerin GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI e.defter beratlarının alındığı, bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı İlkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TIK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunun görüldüğü, davalı şirketin incelemeye sunulan 2021 yılı ticari deftelerinin noter taşdikine tabi defterler olduğu, incelenen 2021 yılı ticari defterlerinin. yasal zorunluluk arz eden noter tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerin kayıtlarının bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı İlkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunun görüldüğü, taraflar ticari defter kayıtları, dava dosyası içeriği ve icra takip dosyası karşılaştırmalı incelemesi sonucunda: tarafların BA-BS Beyanlarının birbirini doğruladığı, buna göre, davacı şirket tarafından düzenlenen satış faturaları BS Beyanı ile alıcıya gönderilen malaların satış faturaları olarak kayıt altına alınmasına karşılık, aynı faturanın davalı şirket tarafından, BA beyanı ile satın alınan mallara ilişkin alış faturası olarak kaydedildiği, dava konusu alacağa dayanak teşkil ettirilen faturalara ve içeriği ticari emtianın teslim alınmadığı şeklinde davalı tarafından beyanda bulunulması ve icra takibine konu borca itiraz edilmiş olmasına karşın, 07/06/2021 ve 13/08/2021 tarihli faturalara davalı şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edilmediği, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereği, alınan faturaya, faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunulmamışsa fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerektiği, davalı tarafça fatura içeriği ticari emtianın teslim alınmadığı beyanında bulunulmuşsa da, davacı şirket tarafından düzenlenen satış faturalarına itiraz edilmeksizin bu faturoların alış faturası olarak kaydedilerek, davacı şirket lehine alacak kaydı yapılmış olmasının, davalı savunma beyanları ile önemli çelişki oluşturduğu, davacı tarafından başlatılan icra takibine, davalı tarafından 05/05/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi ile itiraz edilmiş olmasına karşın, fatura tarihleri olan 07/06/2021 ve 13/08/2021 tarihlerinden itibaren geçe sürede, davalı şirketin bu faturaları ticari defter kayıtlarında, beyannamelerinde ve bilançosunda sürekli olarak gider gösterme, KDV'leri indirilecek KDV olarak gösterme avantajlarından faydalandığı, yukarıdaki tespitler doğrultusunda davalı şirketin, davacı tarafından icra takibine konu edilen Euro(döviz) bazlı düzenlenmiş 2.655,00Euro ve 445,45Euro fatura bedelleri toplamı 3.100,45-euro davalı şirketin borçlu olduğu, mahkememiz tarafından bilirkişiye verilen görev kapsamında “...icra dosyasında talep edilen miktarda asıl alacak ve faiz(temerrüt oluşmadığı kanaatinde olunsa dahi talep bulunduğundan faiz hesaplaması yapılması) miktarında davacının alacağı olup olmadığı hususlarında ticari defterlerin incelenerek rapor düzenlenmesi istendiğinden işlemiş faizinin hesaplanması gerektiği, buna göre 3095 sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt Faizine İlişki Kanun' un 4/a maddesi uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir(1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının esas alınacağı düzenleme altına alındığı, asıl alacak tutarının: 3.100,45 Euro + işlemiş faiz alacağının: 42,80 Euro olmak üzere toplam: 3.143,25-EURO olduğu, davacı şirketin, icra takibine konu etmiş olduğu 3.100,45 EURO ve icra takip tarihi itibariyle işlemiş faizi 42,80-EURO olmak üzere toplam 3.143,25-EURO tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu tespiti ve hesaplaması yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLER Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalıya fason işleme hizmeti verdiğini, takım sattığını ve takibe konu faturaların düzenlendiğini ileri sürmüş, davalı ise davacı tarafça faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini dolayısıyla davacıya borcu bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru dava şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Dava itirazın iptali davası olarak açılmış ise de yargılama sırasında sunulan 08/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 3.143,25-EUR alacağın davalıdan tahsili talep edildiğinden davaya alacak davası olarak devam edilmiştir. HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Somut olayda; davaya konu faturalardan 2.665,00Euro ve445,45 Euro bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafça bu faturalar yönünden ürün teslimi ve alacağın varlığının ispatlandığı, dava konusu faturalarda yer alan ürünlerin teslim edilmediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça ürünlerin teslim edilmediğinin ispatlanmadığı, bu durumda davalının ödemeyi ispat etmesi gerektiği ancak ödeme savunmasında da bulunulmadığı ve ticari defterlerde ödeme kaydı bulunmadığı dolayısıyla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.100,45 Euro alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile 3.100,45 EURO alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.207,07.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 809,45.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 247,94.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.149,68.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ile 809,45-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 2.300,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.277‬,00.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 529,38‬ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.544,4‬0.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 23/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1162, K. 2024/207, T. 23.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1162-e-2024-207-k-5d8a2c774fcb