İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/809 E. 2023/425 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/809
- Karar No
- 2023/425
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/809 Esas KARAR NO : 2023/425 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 05/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, bonodaki imzanın inkarına ve tahrifat iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı ,dava dilekçesi ile özetle; aleyhlerine kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, itirazları üzerine senetteki imzanın taraflarına ait olmadığı yönünde karar kurulduğu fakat istinaf aşamasında kararın süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle kaldırıldığı, davalıdan 2010 yılında iki büyükbaş hayvan aldığını, 6 ay vade ile ödemesini yaptığını ve senedi aldığını, yeni bir senet düzenlendiğini veya eski senedin verilmeyerek tahrifat yolu bedelin 6.500 yerine 65 bin tl yapıldığını, senet tarihinin de değiştirildiğini, senet nedeniyle borçlu olmadıklarını bu hususun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; imza incelemesi neticesinde imzanın kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, senette tahrifata rastlanılmadığını, davacının borcunu ödediği yönünde bir belgeyi dosyaya sunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dava konusu bononun incelenmesinde, vade tarihinin 12.12.2016 olduğu, senet keşidecisinin davacı ..., lehtarın davalı ... ve senet bedelinin altmışbeşbin tl olduğu, keşideci adresinin ise Yeşilyayla köyü olarak belirtildiği, senette düzenleme tarihinin bulunmadığı görülmüştür. Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda, bono üzerindeki imzanın ...’in eli ürünü olmadığının, Adli Tıp Kurumundan alınan 03.06.2020 tarihli raporda ise bonodaki imzanın kuvvetle muhtemel ...’in eli ürünü olduğu, senet vadesinde tahrifat yapılmadığı, senetteki rakamla gösterilen bedelin 5 rakamından sonra 0 rakamının ve sol baştan dördüncü 0 rakamından sonra da 0 rakamının eklendiği, Altmışbeşbin yazısının imzalardan farklı bir kalemle yazılmış olduğu yönünde tespit yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile; imzaların davacı ...’in eli ürünü olduğu, rakam kısmının farklı bir kalemle, altmışbeşbin yazısının ise farklı bir kalemle yazıldığı, rakamla gösterilen değerin birler basamağına daha sonra farklı bir kalemle 0 rakamının eklendiği tespit edilmiştir. Somut olayda; davacı aleyhine davalı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının dava konusu 65.000-TL bedelli ve keşidecisi davacı olan bono olduğu görülmekle, söz konusu bononun, bononun zorunlu unsurlarından olan keşide tarihi ile bir diğer zorunlu unsur olan keşide yerinin de duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık bir şekilde bulunması koşullarını taşımadığı, dolayısıyla bono vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Kural olarak menfi tespit davalarında alacağın varlığını ispat yükü davalı alacaklı da olup, alacağın dayanağının bir kambiyo senedi olması halinde ispat yükünün yer değiştirmesi ile davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerekmekte olup, işbu davada alacağın dayanağı olarak sunulan bononun kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşıldığından ispat yükünün davalı alacaklı da olduğu değerlendirilmiştir. Davalının cevap dilekçesi ile birlikte alacağını ispata yarar herhangi bir delili dosyaya sunmamış olması ve yemin deliline dayanması nedeniyle bu husus kendisine hatırlatılmış, davalıca yemin deliline dayanılmamıştır. Bu halde davalı alacağını ispat edememiş olup; davacının davasının kabulüne karar verilmiş, takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığının ispat yükü davacıda olmakla birlikte, belgedeki imzanın davacıya ait olması ile kötü niyeti ispata yarar delilin dosyada bulunmaması nedeniyle şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davacının Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinden dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.440,15.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.110,04.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 3.330,11.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ve 1.110,04.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan 180,50 TL posta masrafı ve 950,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.130,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.400,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/05/2023 14:36:16 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Davacı tarafından 180,50 TL posta masrafı ve 950,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam : 1.130,50 TL masraf.