İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/63 E. 2023/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/63
- Karar No
- 2023/808
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/63 Esas KARAR NO : 2023/808 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/01/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil Şirkete ... sayılı Nakliyat Emtea Sigortası Kati Poliçe ve ICC (A) Klozu hükümler Sözleşmesi kapsamında, sigorta ettiren /sigortalı ... adına sigortalı 6 kap 254 adet çelik radyotör/ havlupan emtiasının davalı akdi taşıyıcı ... Lojistik AŞ nin taşıma taahhüdü altında ... nolu 11.06.2021 tarihli navlun faturası tahtında, alt fiili nakliyeci firma ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. CMR taşıma belgesi tahtında davalı fiili taşıyıcı .... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından Manisa Türkiye’den Duiven /Hollanda ya ... plakalı araç ile taşınmak üzere tam ve sağlam teslim edildiğini, emtia yüklü araç Almanya Gümrüğü'ne vardığında verilen gümrük kararı gereği araçta yüklü tüm emtiaların kontrolüne karar verildiğinden araç tahliye edilmiş ve yapılan kontroller sonrası emtialar araca geri yüklendiğini, taşımada kullanılan söz konusu aracın Hollanda'da alıcı firmanın tesisine varışına müteakip emtiaların tahliyesi esnasında bir kısım emtianın hasarlı olduğu görülmüş, fotoğrafları çekilerek ve CMR üzerine "..." - "Gönderiler Hasarlı" şeklinde not düşülerek hasarın kayıt altına alındığını, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde hasarlı teslim edilen emtialar sebebiyle, 1.888,50 EUR hasar hesaplaması yapılmış; 101,36 EUR tenzil-i muafiyet düşülmesiyle belirlenen 1.787,14 EUR sigorta tazminatı 07.09.2021 tarihinde sigortalıya tediye edildiğini, müvekkil şirket, sigortalı ile arasında münakit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve T.T.K.'nın 1472 maddesinin amir hükmüne göre sigorta tazminatı ödediğinden sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı akdi ve fiili taşıyıcılar meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla alacağın tahsili için rücu talebine olumlu yanıt verilmediğinden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatılmış ancak davalılar/borçlular icra takibine itiraz ederek takibin durmasının sağlandığını, davalı borçlunun yaptığı itiraz haksız ve dayanaksız olup itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamını temin zımnında işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini, dava konusu uyuşmazlık sigortalı tacir ile davalı tacirin işletmelerine ilişkin ticari iş olması dolayısıyla ticari davalara ilişkin zorunlu arabuluculuk görüşmesine tabi olduğundan Bakırköy Arabuluculuk Bürosu D. No:... - Arabuluculuk D.No ... dosyasına kayden arabuluculuk görüşmesi yapılmış ise de uyuşmazlık çözümlenmediğinden işbu itirazın iptali davası ikamesi yoluna gidildiğini, izah edilen nedenlerle: davalıların/borçluların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takibin aynı koşullarla devamına, yargılama harç ve masrafları ile dava vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen delillerin kendilerine gönderilmediğini, bu nedenle aktif dava ehliyetinin mesnedini tetkik edemediklerini, HMK'ya göre davacının tüm delillerini ve bunların Türkçe tercümelerini dosyaya sunması zorunlu olduğunu, halefiyet hakkının ve dava hakkının mevcudiyetine ilişkin delillerini sunması halinde cevap vereceklerini, yine delillerimizi sunma hakkımızı da saklı tuttuklarını, aksi halde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacı yan öncelikle davada halefiyetini ispatlanamadığını, sigortalısına hasar bedelini ödediğini ve ibrananame- temlikname aldığını ispatlanması gerektiğini, dosyaya tek başına sunulan ibraname yeterli olmayıp hasarı ödediğini de ödeme dekontu ile ispat etmesi gerektiğini, dava konusu taşıma .... ile yapıldığını, yani ... (....)-taşıma bedeli ödenmiş şekilde araçta teslim bu teslim şeklinde satıcı malları bizzat kendisinin seçtiği ve anlaşma yaptığı taşıyıcıya, malların, ihracı ile ilgili gümrük işlemleri yapılmış, belirtilen varış yerine gönderilmesi için gereken taşıma sözleşmesi yapılmış vetaşıma masrafları ve sigorta ödenmiş olarak teslim ettiğini, alıcının yükle ilgili sorumluluğu, yükün satıcı tarafından ilk taşıyıcıya teslim edilmesinden itibaren başladığını, bu andan itibaren yükle ilgili tüm sorumluluk, risk ve doğabilecek masraflar alıcı tarafa devrolacağını, dava konusu taşıma .... yani taşıma bedeli ödenmiş olarak yapıldığını, malın mülkiyeti alıcıya malların taşıma aracına yüklenmesi ile geçtiğini, ancak davacı sigorta şirketinin dava dilekçesi ve taşıma evrakları incelendiğinde hasarın gönderici olan ....'a ödendiği görüleceğini, malın mülkiyeti taşıma aracına teslim ile alıcıya geçtiği için hasar bedeli alıcıya ödenmesi gerekirken göndericiye ödendiğini, bu durumda sigorta şirketi yanlış kişiye hasar ödediğini, davacı yanlış kişiye hasar ödediği için rücu talebinde bulunamayacağından davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı huzurdaki davayı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK m.1472 kapsamında halefiyet hükümlerine dayanarak ikame ettiğini belirttiğini, bu doğrultuda yasal halef sıfatına sahip olduğunu iddia eden sigorta şirketinin öncelikle selefi olan sigortalısının bir dava hakkı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, zira TTK m. 1472 uyarınca davacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için; geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunması, sigortalının dava hakkı bulunması ve sigorta bedelinin ödenmiş olması bunlardan bir tanesinin yokluğu, halefiyetin varlığını geçersiz kılacağını, davacının üç unsurdan ikinci ve üçüncüsü ispat edilemediğini, davacı taraf dava dışı sigortalısı ve hasarlandığı iddia olunan emtianın satıcısı konumunda bulunan ... firması adına Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi tanzim ettiğini beyan etiğini, o halde Türk Ticaret Kanunu m.1472 gereği davacı tarafın sigortalısından kaynaklı halefiyet hakkını elde edebilmesi için sigortalısının zarara uğraması gerektiğinden, sigortalısının işbu taşıma nezdinde zarara uğradığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, eğer davacının sigortalısı ... işbu mal faturaları neticesinde emtia bedelini tahsil ettiyse emtia üzerinde mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zarara katlanma yükümlülüğü bulunmayacak olup, emtia üzerinde korunacak herhangi bir menfaati de kalmamış olacağını, bu halde, yük ile hiçbir ilişkisi kalmayan davacının sigortalısının işbu taşıma ve meydana geldiği iddia olunan hasar nedeniyle hiçbir zarara uğramadığı sabit olacağından, sigortacıya intikal eden herhangi bir halefiyet hakkı da olmayacaktır. Emtia bedelinin davadışı sigortalısı tarafından tahsil edilmiş olması halinde, davacı tarafından kendi sigortalısına yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup davacı sigortacının yaptığı ödeme geçerli bir sigortaya dayanmadığından (menfaat yokluğu) söz konusu ödeme exgratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacak ve halefiyet söz konusu olamayacak ve rücu hakkı bulunmayacağını, bu sebeple davacının sigortalısı tarafından emtia bedelinin tahsil edilip edilmediği edildiyse tahsil edilen meblağın ne olduğu davacının sigortalısına ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak araştırılmaya muhtaç olduğunu, söz konusu tespitler neticesinde davacının sigortalısının hem mal bedelini tahsil edip hem de sigortadan lütuf ödemesi aldığının tespit edilmesi halinde davacının sigortalısının herhangi bir zararından söz edilemeyeceğinden davacı tarafın da halefiyet yoluyla elde ettiği aktif husumet ehliyetinin varlığından söz edilmesi mümkün olmayacağını, bu sebeple davacı tarafından öncelikle bu hususun ispat edilmesinin elzem olduğunu, bu husus ispat edilemediği takdirde huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre rücuan tazminat için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Söz konusu taşıma nedeniyle sorumluluğun kime ait olduğu, hasar miktarı noktasında davacının rücuan tazminat talebinde haklı olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.787,14 Euro asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, uluslararası taşıma olması ve taşımanın taraf ülkeler arasında gerçekleşmesi nedeniyle CMR Konvansiyonuna göre değerlendirilme yapılması gerekmektedir. Buna göre; CMR Senedine göre taşımanın ... olarak yapıldığı görülmektedir. Bu teslim şeklinin özellikleri ise şu şekildedir; bu teslim şeklinde satıcı sigorta primi, navlun ve yükleme masrafları ve riskleri üstlenerek malları yükleyeceği limana getirir. Satıcı gemi acentesi ile anlaşır ve temin eder. Satış sözleşmesindeki malların belirtilen tarihte ve yerde yüklemesinin yapıldığını alıcıya bildirir. Satıcı sigorta primini ödemek suretiyle yüklediği mal cinsine uygun olan en dar kapsamlı nakliyat sigortası yaptırır. Ancak alıcı olağandışı risklere (grev, savaş, doğal afet vb.) karşı sigorta yaptırılmasını istiyorsa primini kendisi ödemek şartıyla satıcıdan sigorta kapsamının genişletilmesini isteyebilir. Satıcı tarafından mal bedelinin %10 fazlası ile yaptırılır. Satıcının Sorumluluğu: Satıcı sözleşme koşullarına uygun malı hazırlar. Alıcının ülkesinde kullanacağı lüzumlu belgeleri hazırlar. Gümrük işlemlerini tamamlar. Taşıma acentesi ile sözleşme yaparak varış limanına kadar olan navlun ücretini öder. Gönderdiği malın sigortasını yaptırır, sigorta primini öder. Malları ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği andan itibaren ilgili risk ve masraflardan kurtulur. Bu andan itibaren navlun ve sigorta primi dışındaki malla ilgili tüm masraf ve riskler alıcıya aittir. Teslimi gerçekleştirdiğini ve muhtemel varış tarihini alıcıya bildirir. Alıcının sorumluluğu: Sözleşme koşullarına uygun olarak mal bedelini öder. İthalat için gümrük belgelerini düzenleyerek gümrük işlemlerini tamamlar. Gümrük vergilerini öder. Malları varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini de ödemek suretiyle gecikmeksizin malını boşaltır. Teslim anından sonra navlun ve sigorta primi dışındaki meydana gelen bütün masraflar alıcı tarafından karşılanır. CMR madde 17'ye göre; 1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2.Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasındandeğil de istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahut tataşımacının önlemesine olanakbulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR'nin 17 inci maddenin 2 inci fıkrası hükmüne göre şayet ziya ve/veya hasar yahut gecikme taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir olay veya halden meydana gelirse taşıyıcı sorumlu tutulmayacaktır. Kaçınılmazlığın mutlak anlamda anlaşılmaması gerekir. Mümkün olan, beklenebilir bütün özenin gösterilmesine rağmen eğer bir zararın önüne geçilemiyorsa önlenemezlik ve kaçınılmazlık var demektir. 15.10.2021 tarihli Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Ekspertiz Raporunda “Mevcut bulgulara istinaden, konu hasarın Almanya' da gümrük ambarındaki aktarma işlemi sırasında yapılan kaba elleçlemeler nedeniyle oluştuğu kanaatindeyiz. Söz konusu hasarın oluş şekli, nedeni, niteliği, boyutu ve tazminat tutarı ile ilgili tespit ve kanaatlerimize yukarıda yer verilmiş olup, bu doğrultuda tazminat ödemesi ile ilgili nihai karar şirketiniz takdirlerine bırakılmıştır.” denmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da taşımacının önleme imkânı bulunmaması nedeniyle sorumlu olmadığı, tazminata konu miktarın 17.571,23 TL olduğu tespit edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, rapor içeriği de dikkate alındığında rapora ilişkin itirazların reddine karar verildiği, söz konusu hasarın Almanya' da gümrük ambarındaki aktarma işlemi sırasında yapılan kaba elleçlemeler nedeniyle oluştuğu, taşıyıcının bu hasarın oluşmasında kusurunun bulunmadığı, sonucun gerçekleşmesini engelleme imkanının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davalı .... A.Ş'nin icra inkar tazminat talebinin kötüniyet tazminat talebi olarak değerlendirilmesi sonucu şartları oluşmadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş'nin icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile Davalı ... A.Ş vekili ile Davalı ... Ltd Şti vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır