İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/444 E. 2024/954 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/444
- Karar No
- 2024/954
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/444 KARAR NO : 2024/954 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ..... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ..... plakalı araç, 11.03.2022 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ..... plakalı araçlara ve Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait ..... çarpmış ve hasarlarımalarına sebebiyet vermiş olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle; müvekkili şirket; ..... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle araç malikine 21.04.2022 arihinde 35.934,00.-TL hasar tazminatı, ..... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle araç malikine 04.04.2022 tarihinde 12.390,00.-TL hasar tazminatı, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait ..... meydana gelen hasar sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğü'ne 03.01.2023 tarihinde 7.646,25.-TL hasar tazminatı, olmak üzere toplam 55.970,25.-TL tazminat ödemiş olduğunu, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4/f hükmüne göre; kazanın; “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,” sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceği kabul edilmektedir. Müvekkili şirkete sigortalı ve davalının maliki olduğu ...... plakalı aracın söz konusu kazada sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğundan; müvekkili şirketin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4/f'ye göre sigortalıya/sigorta ettirene rücu hakkı bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/f hükümlerine göre; yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, davalının yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takip durmuş olduğunu, icra takibinin durması sebebiyle dava konusu olayla ilgili olarak Arabululuculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuş olduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlık ile sonuçlanmış olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait araç dava dışı kiracının ukdesinde iken 11.03.2022 tarihinde saat 22:35 sularında gece vakti karlı bir havada seyir halinde iken trafik kazasına karışmış olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait aracın trafik sigortacısı olup, olay yerini terk gerekçesi ile müvekkili şirkete karşı rücuen tazminat talepli olarak Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatmış olduğunu, ödeme emrine süresi içinde itiraz edilmiş olup davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirket aleyhine huzurdaki haksız ve kötü niyetli dava ikame edildiğini, Dava dışı kiracı ..... isimli şahısın olay tarihinde hamile olduğundan ötürü kazanın etkisi ile oluşan panik durumu neticesinde bebeğine bir zarar gelme ihtimalini gözeterek kaza yerinde aracı güvenli bir yere park ettikten sonra yanındaki eşi ile birlikte taksi tutmak sureti ile hastaneye gitmek durumunda kalmış olduğunu, şahısın Türk vatandaşı olmadığını, yabancı bir ülkede kiralık bir araç ile gece vakti karlı bir havada kazaya yapmış olduğunu, kazaya karışan dava dışı kiracı olayı tüm şeffaflığı ile izah eden ıslak imzalı bir beyan dilekçesi kaleme almış ve bu beyan dilekçesi onaylı ve tercüme bürosunda türkçeye tercüme ettirmiş ve müvekkili şirkete teslim edilmiş olduğunu, Dava dışı araç kiracısı hamile olması sebebiyle bebeğine bir zarar gelme ihtimalinin paniği ile yaşanan kazanın ardından ..... Hastanesi'ne gitmiş olduğunu, tarih ve saat içeren hastane kontrol evrakı ile yine tarih ve saat içeren ultrason görüntüsü incelendiğinde trafik kazasının meydana geldiği saat ile hastaneye giriş ve ultrason çekim tarih ve saatleri arasında uyum mevcut olduğu ve dava dışı kiracı şahsın beyanlarının hepsinin doğru ve tutarlı olduğu alenen ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle; Huzurdaki haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, 2004 sayılı İİK ilgili hükümlerine göre alacak miktarının %20'sindan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Davanın müvekkil şirkete ait aracın Genişletilmiş Kasko Poliçesini tanzim eden ..... Sigorta firmasına ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... SİGORTA ŞİRKETİ borçlusunun ...... İNŞAAT TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 62.289,00-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına Sigorta Eksperi ..... ve Trafik bilirkişisi ..... 'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 02/05/2024 tarihli raporunda özetle; " ¸ 2 Davacı tarafın rücu hakkının doğmasına takiben, davalı taraf dan (12.390+47.912+10.195,13) 70.497,13 TL (ek ödemeler dahil) rücu hakkının olduğu, rücu hakkının olmaması halinde 70.497,13 TL toplam ödemenin ..... plakalı aracın ..... poliçe nolu ..... Sigorta A.Ş. den olan ZMSS poliçe teminatları dahilinde olduğu, 3. Dosya içerisinde ki evraklar üzerinde yapılan incelemede davalı ...... plakalı araç sürücüsünün 11.03.2022 tarihinde meydana gelen hasar sonrasında hamile olması sebebiyle hastaneye gitti evraklar üzerinden tespit edilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları „„Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı‟‟ başlığı altında yer alan B-4. maddesi f bendinde; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol rapor vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne ayrı davranması halinde" sigorta şirketinin rücu hakkının olup/olmadığının tespiti için konunun uzman bilirkişisine yönlendirilmesinin tarafımızca uygun olduğu takdir edilmiştir. 1- Bu kazanın oluşumunda; ..... plakalı araç sürücüsü ...... ”in karlı , buzlu ve ıslak zeminli yolda ilerlerken aracının hızını yolun durumuna uydurarak hızını düşük tutması gerekirken böyle davranmayarak kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Sürücülere ait diğer kusurlardan ; ( 52/1-b Aracının hızını ,aracın yük ve teknik özelliğine görüş,yol ,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 KUSURLU olduğu, 2-Bu kazanın oluşumunda; kendi şeridinde seyir halinde olan ..... Plakalı araç sürücüsünün oluşan kaza nedeni ile orta şeritte ters vaziyette duran kaza yapmış araca çarpmasında kusur atfetmenin yanlış olacağı kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğu, 3-Bu kazanın oluşumunda; kendi şeridinde seyir halinde olan ...... Plakalı araç sürücüsünün aniden savrularak orta şeride giren araca çarpmasında kural ihlalinin bulunmadığından kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğunu" belirtmişlerdir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince trafik kazası kaynaklı rücuen tazminata ilişkin itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 11/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının sigortaladığı, ..... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk edip etmediği, etmiş ise kasıt ve ağır kusurunun olup olmadığı, davacının 3. Kişiye ödediği tazminat bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. Kişiye ödediği bedeli sigortalısı olan davalıdan talep etmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir. Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Yine Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasda yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda olay tarihinde davalının hamile olduğunun sabit olduğu, olayın 11/03/2022 saat 22:35 tarihinde gerçekleştiği, dosya kapsamında bulunan ...... Hastanesi ultrason görüntüsüne göre 11/03/2022 saat 23:26 da davalının ultrason çektirdiği, yine aynı hastanenin 12/03/2022 saat 01:14 tarihli muayene evrakına göre davalının kadın doğum hastalıkları bölümüne muayene olduğunun anlaşıldığı, davalının bebeğinin sağlığının tehlikede olduğu korkusu ile hareket ettiği yönünde mahkememizce kanaat oluştuğu, davalının kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 752,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 324,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2024 Katip ...... Hakim ..... ¸e-imzalıdır