İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/328 E. 2023/1155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2023/1155
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/328 Esas KARAR NO : 2023/1155
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin şirketi ile davalı ... arasında 28.02.2020 tarihinde Maske Üretim Makinası ( giriş gövde ve besleme konveyörü) satışı sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince davalı şirketin, davacı şirkete 28.02.2020 tarihinde 90.000TL ve 13.03.2020 tarihinde sözleşme konusu ürünün teslimine müteakip 40.000 TL ödeme yapacağını taahhüt ederek şirketler arasında anlaşma sağladıklarını, şirketler arasında yapılan sözleşme gereğince davacının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ürünlerin imalat, ithalat ve ihracatını kısıtlayan tedbirlerin uygulanmış olması nedeniyle davalı şirkete sözleşme kapsamındaki ürünleri teslim tarihi olan 13.03.2020 tarihinde değil 15 günlük bir gecikmeyle 28.03.2020 tarihinde teslim ettiğini, davalı şirket yetkilisi ...., yapılan görüşmeler akabinde söz konusu gecikmeye ilişkin teminat ve güvence amacıyla senet verilmesi talebinde bulunduğunu, ticari güveni sağlamak, sözleşme konusu ürünün teslim edileceğine dair inancı korumak maksadıyla davalı şirket yetkilisinin talebini kabul ederek dava konusu 21.03.2020 ödeme tarihli 160.000TL bedelindeki teminat senedini davalı şirkete imzalayarak teslim ettiğini, sözleşme konusu maske üretim makinası giriş gövdesi imal edilerek 26.03.2022 tarihli irsaliye faturası düzenlendiğini, söz konusu makinanın teslimi 28.03.2020 tarihinde .... Nakliyat firması aracılığıyla "... Sitesi ... Mah. .... Sk. Tekkeköy/SAMSUN" adresine davalı şirkete teslim edildiğini, ürün teslimi akabinde, davalı şirket, ürünün geç teslim edildiğinden bahisle sözleşmede yer alan ve teslim tarihinde ödenmesi gereken 40.000TL'nin taraflarınca ödenemeyeceğini, gecikmeden kaynaklanan nedenlerle iade faturası kesilmesini talep ettiğini ve taleplerini kabul etmeleri neticesinde davalı şirkete iade faturası kesilerek teslim edildiğini, tüm gelişmeler nihayetinde davacı müvekkili tarafından ürün teslim edilmiş, davacı müvekkili gecikmeden kaynaklanan sorumluluğu, kusuru olmasa dahi üstlenerek sözleşmedeki hak ediş miktarından yaklaşık 1/3 oranında feragat ettiğini, sözleşme iki tarafında sorumluluklarını yerine getirmesi neticesinde tamamlandığını, ancak davalı yan, davacı müvekkilinin ola ki sözleşmedeki yükümlülükler yerine getirilemezse güvence maksadıyla teminat gerekçesiyle vermiş olduğu senedi, müvekkili yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen ve borcu olmadığı halde iade etmediği ve icra takibi başlattığını, teminat senedinin tarafına teslim edilmesi amacıyla davalı şirket yetkilileriyle şifahen görüşme yapan müvekkilinin, sürekli olarak davalı şirket yetkililerince senedin kaybolduğu, bulunamadığı gibi gerekçelerle geçiştirildiğini, yaklaşık 6 ay sonra 19.09.2020 tarihinde; davalı yan tarafınca kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasına konu edildiğini, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile şikayet davası müvekkili tarafından açıldığını, esası bildirilen dosyada karar verilmiş olup istinaf aşamasında olduğunu, davacı müvekkilinin her ne kadar kötü niyetli icra takibinin usulsüz olduğuna dair icra ve memur muamelesi şikayet davası açmışsa da ayrıca, davalı şirket yetkililerinin güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinden bahisle Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na 12.02.2021 tarihinde şikayette de bulunduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile 21.03.2020 ödeme tarihli 160.000TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun kabulüyle teminat senetleri için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağından ve bahse konu senedin herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığının kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin iptaline, davalı şirketin, dava konusu takipte kötü niyetli olması sebebiyle de takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, teminat senedi olduğunu belirttiği senedin esasen borç senedi olduğunu, senedin sözleşmeden bağımsız bir borç ikrarını içerdiğini belirterek; davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, takibe konu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar, davacının maske üretim cihazını davalı adına imal etmesi için 153.400,00.-TL bedel üzerinden anlaşmaya varmışlardır. Davacı, 158.651,47.-TL bedelli faturayı davalı adına keşide etmiş, davalı itirazda bulunmayarak aynı bedelde ödemeyi 2 taksitte gerçekleştirmiştir. Davaya konu senet bedeli 160.000.-TL olup; davacının iddiasında bu senedin; teslimi kararlaştırılan cihazın teslim tarihinin gecikmiş olması sebebi ile teminat senedi olarak davalı yana verildiği yönündedir. Söz konusu ürün davalıya teslim edilmiş, buna ilişkin taşıma irsaliyesi ile inceleme sırasında sunulmuştur. Her ne kadar irsaliye ve fatura üzerinde isim ve imza bulunmamış olsa da davalı yanca söz konusu cihazın teslim alınmadığına dair bir beyanda olmadığı görülmektedir. Senedin davacı tarafından verildiği tarafların kabulünde olduğu, alacaklının bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlattığı takibe karşı borçlu, dayanak senedin sözleşmedeki teslimin gecikmesi kapsamında davalı yanca alındığını ve teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş; mahkemece, bononun, sözleşmede yer alan cihazın geç teslimine dayanak olarak verilen teminat senedi olarak verildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781 - K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473 - K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89 - K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155 - K:2014/660; 18.02.2015 gün ve E:2013/19-1362 - K:2005/826 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik unsurlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak gösterdiği ve alacaklı ile borçlu arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde, takibe dayanak senede doğrudan bir atıfta bulunulmadığı gibi, alacağın varlığının şarta bağlandığına veya teminat senedi olarak verildiğine dair bir kaydın sözleşmede yer almadığı görülmektedir. Ayrıca, davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerde davalı ile gerçekleştirmiş olduğu ticari işin bir defaya mahsus bir iş olduğu, söz konusu işin bedeli için düzenlenen fatura bedelinin tamamının tahsil edildiği, fatura ya da verilen hizmete yönelik ayıp ya da eksik/ayıplı iş olduğuna yönelik bir itirazın olmadığı, davacı yasal defterlerine göre borç ya da alacak bakiyesi bulunmayan davalı ile söz konusu senedin tahsilini gerektirecek avans, vb. herhangi bir iş ilişkisi varlığına rastlanmadığı da alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Somut olayda, takip konusu bononun teminat senedi olduğu iddia edilmişse de senet üzerinde teminat senedi olduğu belirtilmediği, ön sözleşmede de buna ilişkin bir husus bulunmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davacının kötüniyetli hareket ettiği ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 2.931,15TL harcın mahsubu ile bakiye 2.661,30TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.462,08TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır