İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/261 E. 2024/89 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/261
Karar No
2024/89
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/261 Esas KARAR NO : 2024/89 DAVA : Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2017 KARAR TARİHİ : 24/01/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/01/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 20/01/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösteren tekstil örme makineleri ve parçaları ithalatı, satışı ve servis işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin distribütörü olduğu Güney Kore merkezli .... firmasından tekstil makine iğneleri ithal etmiş ve bu iğneler davalı .... AŞ'de muhafaza edilirken yeminli gümrük müşaviri ...'nın yanında çalışan ve kendisi tarafından yetkilendirilen ....'un söz konusu ürünleri çalmak suretiyle piyasada sattığı, bu hususun müvekkil tarafından tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin de sigorta ettiren olarak talep edilen alacaktan sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin oluşan toplam 125.888-USD alacağının davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... AŞ vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacının alacağına dayanak yapmış olduğu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, olayı gerçekleştiren kişinin ... olduğunu, kendisinin hırsızlık eylemi nedeniyle cezalandırıldığını, verilen kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....olu Sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle zarara sebebiyet veren 20/02/2016 tarihli olayın poliçe vade başlangıcından önce gerçekleştiğini, dolayısıyla 20/02/2016 tarihinde meydana gelen zararla ilgili müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, 27/02/2016 tarihinde gerçekleşen olayla ilgili zarara sebebiyet veren hırsızlık olayının ... tarafından kendisine teslim edilen anahtar ve yetkisi kullanılarak ortaya çıkmış olması nedeniyle hırsızlık sigorta poliçesi kapsamında kalmadığını, bu nedenlerle müvekkilinden herhangi bir zarar istenemeyeceğini, bu bağlamda müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için dosya bilirkişi heyeti .... ve arkadaşlarına tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 09/01/2019 havale tarihli ek raporlarında gümrük mevzuatı açısından çalınan mallarla ilgili davacının talep edebileceği alacak miktarının sigorta poliçe kapsamında 312.166,35-TL ve sigorta poliçe kapsamı dışında kalan kısmın ise 52.841,30-TL olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de dosya kapsamına uygun iş bu rapor yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Her ne kadar bilirkişi heyeti hükme esas alınan 09/01/2019 havale tarihli ek raporlarında alacak miktarını poliçe kapsamında kalan 312.166,35-TL olarak sigorta şirketi yönünden, teminat dışında kalan poliçe 52.841,30-TL'yi davalı ... yönünden belirlemiş ise de, davacı tarafın toplam zararının belirlenen alacakların toplamından ibaret olan 365.007,65-TL olduğu, söz konusu alacaktan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla her iki davalının sorumluluğu kapsamında karar verilmesi gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı tarafın zararına sebebiyet veren olayla ilgili dava dışı ..., Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında yargılanmış, yapılan yargılama sonucunda ilgilinin muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle toplam 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi 27/02/2016 tarihinde (poliçe düzenlemesinden sonra meydana gelen olayla ilgili) meydana gelen olayla ilgili müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, zira söz konusu olayın emniyeti suistimal eylemi şeklinde gerçekleştiğini ve bu hususun poliçe kapsamında kalmadığını iddia etmiş ise de; Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen kararda olay hırsızlık olarak nitelendirilmiş ve eylemin oluş şekli itibariyle poliçe kapsamında kaldığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı taraf zayi olan makine iğneleriyle ilgili USD bazında tazminat talep etmiş ise de; söz konusu ürünlerin ülke içinde USD üzerinden satılacağı ve USD kapsamında zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı, nitekim bilirkişi heyeti tarafından gümrük mevzuatına göre davacı tarafın oluşan zararının TL olarak belirlendiği, bu bağlamda mahkememizce de TL olarak belirlenen zarar miktarı üzerinden hüküm tesis edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda; davacı tarafın ithal ettiği makine iğnesi ürünlerinin davalı ... şirketine ait antrepoda hırsızlık olayı sonucunda zayi olmasından dolayı iş bu davalının antrepo işletmecisi olarak kendisine saklama sözleşmesi kapsamında tevdii edilen ürünlerle ilgili meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçenin düzenlendiği tarihten önce meydana gelen 20/02/2016 tarihli olay nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olmadığı, ancak 27/02/2016 tarihli hırsızlık olayı nedeniyle meydana gelen zarardan poliçe kapsamında ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğu, nitekim zararın meydana gelmesine sebebiyet veren olayın sigorta şirketi tarafından iddia edildiği gibi emniyeti suistimal eylemi şeklinde gerçekleşmediği, bilakis kesinleşen ceza kararına göre olayın muhafaza altına alınan eşyanın çalınması suretiyle hırsızlık olarak nitelendirildiği, hırsızlık eyleminin de poliçe kapsamında kaldığı, bu nedenlerle bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/01/2019 havale tarihli ek raporda tespit edildiği üzere davacı tarafın çalınan iğnelerle ilgili gümrük mevzuatı kapsamında oluşan toplam zararının 365.007,65-TL olduğu, iş bu zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında 312.166,35-TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, davalı antrepo işleticisi şirketin ise zararın tamamından sorumlu olduğu, bu bağlamda 365.007,65-TL davacı zararının tazminine, zayi olan iğnelerle ilgili kar mahrumiyeti kapsamında davacının oluşan zararıyla ilgili herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, zira zayi olan ürünlerin misli eşya niteliğinde bulunduğu, hangi koşullarda ne şekilde satılıp kar mahrumiyetinin oluşmasının tespit edilemeyeceği değerlendirilerek bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ....HD ... esas... karar sayılı ilamıyla; Davalı sigorta şirketi vekilince hasarın teminat dışı olduğu belirtilerek, bu yönde davaya dayanak sigorta poliçesinde üçüncü şahıslara ait emtia için teminat verildiğini, poliçenin 5. sayfasında üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası genel şartlarına atıfta bulunularak poliçenin 32 ve 33 sayfaları ile bu teminata ilişkin istisnaların öngörüldüğünü, üçüncü şahsa ait emtiaların sigortalıya ait olmadığı da dikkate alındığında, üçüncü şahıs sorumluluk istisnaları başlığı altındaki 16. maddesindeki "Hırsızlık, aşırma, kaybolma nedeniyle doğacak zararlardan sigortalıya düşecek sorumluluklar teminat kapsamı dışında kalmaktadır" şeklindeki istisna hükmünün gözetilerek davalı sigorta şirketi bakımından zararın teminat kapsamı dışında olduğu yönündeki savunmasının karar gerekçesinde tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Somut olayda istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararında, davalı sigorta şirketinin hasarın poliçedeki üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası genel şartları kapsamında teminat dışı olduğu savunması kapsamında gerekçe bulunmadığı, yani ilk derece mahkemesince iddia ve savunma doğrultusunda delil değerlendirmesi yapılmamış olduğu anlaşıldığından, karar bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İBAM kaldırma kararı kapsamında dosya sigorta bilirkişisi ....'ye tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 23/01/2024 havale tarihli raporunda tazminata konu olayın hırsızlık olduğunu, gerek sigorta mevzuatına yönelik hırsızlık sigortası genel şartları gerekse 37 sayfa olarak düzenlenen kobi paket poliçesi ve içeriğinde yazan kılavuzlarda hırsızlık ana teminatının istisna ve muafiyetleri açısından derlendirildiğinde herhangi bir muafiyet veya istisnanın görülmediğini, poliçenin incelenmesinde sigortalı faaliyet konusuna en yakın olarak "ambar/ardiye-3.şahıslara ait malların depolandığı yer" faaliyet konusu olarak poliçe ana teminatları, ek teminatları ile hırsızlığın teminat altına alındığını, bu nedenlerle hırsızlık olayının "HIRSIZLIK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava konusu yapılan olayın hırsızlık eylemi şeklinde gerçekleştiği, nitekim ceza mahkemesi tarafından da eylemin hırsızlık olarak nitelendirildiği, hırsızlığın meydana geldiği iş yerinin ambar/ardiye olarak faaliyet gösteren yerler olduğu ve faaliyet alanı itibariyle 3.kişilere ait emtianın muhafaza edildiği, bu hususun işletmenin genel faaliyetine ilişkin olduğu, bu nedenlerle olayın genel hırsızlık kılavuzu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, nitekim davalı sigorta şirketi tarafından antrepoda bulunan emtianın hırsızlığa karşı teminat altına alındığı, bu nedenlerle İBAM kaldırma kararı öncesinde belirlenen 365.007,65-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı sigorta şirketi 312.166,35-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla 365.007,65-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 24.933,62-TL ilam harcından peşin alınan 8.182,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.751,28-TL harcın davalılardan(davalı sigorta şirketi 14.405,00-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla) alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalılara yükletildiği halde davacı tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 8.182,34-TL harcın davalılardan(davalı sigorta şirketi 6.954,00-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla) alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.417,15-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 36,00-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 5.381,15-TL") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 4.116,92-TL nin davalılardan(davalı sigorta şirketi 3.499,38-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla) alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 56.751,00-TL vekalet ücretinin davalılardan(davalı sigorta şirketi 48.238,35-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla) alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar vekilleri için AAÜT'ne göre belirlenen 18.260-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/261, K. 2024/89, T. 24.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-261-e-2024-89-k-ac3b68c87e86