İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/434 E. 2025/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/434
Karar No
2025/46
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/434 Esas KARAR NO : 2025/46

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/05/2022 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ......'a ait ..... plakalı ...... marka, 2014 model araç, 11.11.2021 tarihinde diğer davalı .....'ın kontrolünde iken, müvekkili ......’a çarpmış ve müvekkili yaralandığını, bu kaza nedeniyle Doktor olan ve Müvekkilinin Okmeydanı - Prof. Dr. ...... Hastanesi'nde Dahiliye Bölümü Asistan Doktor olarak çalıştığı hastanede tuttuğu nöbetler ve performansa göre bir sonraki ayda ek ücret aldığını, kaza sonucu çalışamaması nedeniyle bu ek gelirden de mahrum kaldığını, yine müvekkili bu kaza nedeniyle 4 ay çalışamamıştır, dolayısıyla asistanlığı 4 ay daha uzamış ve uzmanlığı gecikmiş olduğu, müvekkilinin en son aldığı maaş ile 2022 Uzman Doktor Asgari Maaş tarifesine göre arada asgari olarak 3.491,35 TL fark çıktığını bu kaza nedeniyle 4 ay daha bu farktan mahrum kalacağını belirterek mağduriyetinin giderilmesi için bu ücretleri de talep etme gereği hasıl olduğunu, belirtmiş ve şimdilik belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL maddi tazminat ile 35.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki miktarla sınırlı olarak ve başvuru tarihi 25.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile) tahsiline; gerçek kişi davalıların üzerlerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri üzerine devrinin önlenmesi bakımından tedbir konulmasına; B.K. 76. Madde kapsamında mahkemece başlangıç tutanağı ile takdir edilecek miktarda geçici tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ...... plakalı aracın Müvekkili Şirket nezdinde 24.01.2021-24.01.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 430.000,00-TL olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, davacının istemiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının da teminat dışı olduğunu, potansiyel nöbet ücreti alacakları ile tamamen afaki bir biçimde ileri sürülen asistanlık sürecinin uzamasından kaynaklı ücret farkı talep edildiğini, davacının nöbet sürelerinin ve performansının tespit edilemediği ve dahi nöbet tutup tutmayacağının bile bilinmediği bir durumda, alacak iddiası yersiz olup talebin reddi gerekmektedir. Aynı şekilde; asistanlık süresinin ne zaman sona ereceğinin ya da davacının uzman doktor sıfatını kazanıp kazanmayacağının da belirsiz olduğu göz önünde bulundurulduğunda, hiçbir hukuki altyapısı olmayan ve nesnellik de teşkil etmeyen bir haber doğrultusunda ücret farkı talebinin reddi gerekeceğini,ayrıca kazada asli kusurlu davacı olduğunu, yine dosyada uzlaşma olup olmadığına bakılması gerektiği, zira uzlaşma olmuşsa müvekkili hakkında dava açılamayacağını, olayın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiği, davacının SGK’dan herhangi bir ücret alıp almadığının da araştırılması gerekir diyerek açılmış olunan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ....... cevap dilekçesinde özetle; Kendisinin araç yolunda ilerlediğini, davacının kaldırımlarda kafeler olduğu için yaya yolunu kullanmadığını, kendisinin bir kusuru olmadığını, işsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''11.11.2021 günü meydana gelen trafik kazasında beden gücü kaybına uğrayan ...... ’ın Sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusuruna göre 4 aylık geçici iş göremezlik zararının ek ödemelerden mahrum kaldığının kabulü halinde; performans yönünden kazanç kaybı 8.047,95-TL, Nöbet ücreti yönünden kazanç kaybı 8.887,41 TL olmak üzere toplam 16.935,36-TL Ek ödemelerin yanı sıra asistan maaşı ile uzaman maaşı arasındaki farkın talep edilebileceğinin kabulü halinde; performans yönünden kazanç kaybı 8.047,95 TL nöbet ücreti yönünden kazanç kaybı 8.887,41-TL toplam maaş farkı 9.931,36 TL olmak üzere toplam 26.866,72 TL...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. 25/07/2023 tarihli ATK raporunda özetle; ''olayda davalı sürücü ....... 'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .......'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. 07/03/2024 tarihli ATK raporunda özetle;''11/11/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf mahkememize vermiş olduğu dilekçesi ile açmış olduğu davadan vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği diğer davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce davlı sigorta şirketine müzekkere yazılarak davacı tarafa dava konusu olay nedeniyle ne kadar ödeme yapıldığı hususu sorulmuştur ve bilirkişi raporlarında tespit edilen bedelden fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın tüm davalılar için konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Maddi tazminat talebi yönünden mahkememizce davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu noktada değerlendirilmesi gereken bir diğer uyuşmazlık konusu ise, davalının, davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği, bu bağlamda davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. O halde; konusuz kalan dava hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilip davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında karar vermek gerekmektedir. Somut olayda; davacının alacağın tahsili için davanın açıldığı sabittir. Davacı maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını beyan etmiştir. Bu sebeple davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacının manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ...... E., ..... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve ...... Esas ..... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu kaza nedeniyle davacının yaralanma ve maluliyeti nedeniyle duyduğu elemi bir nebze de olsa gidermek amacıyla kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve paranın alım gücü de dikkate alınarak hakkaniyete göre davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın ...... ve ...... yönünden kısmen kabulü ile müştereken ve mütelselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin davalı ...... Sigorta Şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine dair verilmiş ve aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN, a-Davacının maddi tazminat talebi hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40-TL ilam harcından peşin alınan 122,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 492,44-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, c-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2- MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN, a- Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ..... ve ...... yönünden KISMEN KABULÜ ile davacı için 25.000,00-TL manevi tazminatın ...... ve .....'dan kaza tarihi olan 11/11/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve mütelselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b- Davacının manevi tazminat talebinin davalı ...... Sigorta Şirketi yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000-TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve .....'dan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 3-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ..... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/434, K. 2025/46, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-434-e-2025-46-k-ef695a665c86