İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/323 E. 2023/1020 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/323
- Karar No
- 2023/1020
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/323 KARAR NO : 2023/1020 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2017 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin taşıma işi yaptığını, davalı ihratacatçının taşıma işlerinden kaynaklanan navlun ücreti ve karından kaynaklanan fatura alacakları olduğunu, davalı hizmeti aldığı halde ödemesini yapmadığını, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... Esas ... karar sayılı ilamında yargılama yapılmış; Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 28/06/2018 havale tarihli raporunda " davalı tarafın defterlerini sunmadığını, davacı tarafın defterlerinin incelenmesinde davalı ... ile olan hesap hareketlerinde, alıcı firma ...' ya 2017 yılı içerisinde toplamda 35 adet fatura toplamı olman 75.309,60 USD tutarında ticari iş yapıldığını karşılığında ise toplamda 26.407 USD olarak ,davalı firmadan, banka yolu ile ödeme yapıldığını davacının davalıdan 48.902,60USD alacağı bulunduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Mahkememizin" Dava itirazın iptali iptali davasıdır. Davacı taraf navlun ücretinden kaynaklanan fatura alacağının icra takibine konu ettiği.davalı tarafın ise bu ilişkiyi kabul etmediği ,davalı vekilinin ise kısmi ödemenin yapılmadığını , kimin tarafından yapıldığını bilmediğini , müvekkilinin böyle bir işleminin olmadığını, söyleyerek, tebligatın da usulsüz olduğunu savunmuş ,dosyanın incelenmesinde ... -_... gıda ,..adına daimi çalışanına teslim edildiği görülmüştür. Taraf teşkili tamamlandığı için ,tarafların ticari ilişkilerinin olup olmadığı ,faturaya tabi hizmetin verilip verilmediği yönünde bilirkişi incelemesi yaptırmak gerekmiştir. Davacı tarafın davası subut bulduğundan davanın kabulü yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, alacağa 3094 Sayılı kanunun 4-a gereğince döviz cinsinden faiz uygulanmasına, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle takdiren dava açıldığı tarihteki Dolar kuru üzerinden hesap edilen TL karşılığı kadar %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiş, " şeklindeki gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, iş bu karar davalı tarafça istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "Davacı, dava konusu çekişmeye ilişkin faturalara ait olduğunu ileri sürdüğü taşıma senetlerini, davalı muhasebesi tarafından imzalı olduğu belirtilen faturalara ilişkin BS mutabakat formlarını, belge niteliğindeki e-mail yazışmalarını mahkemeye ibraz ederek davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve hizmet karşılığında düzenlenen faturalar bedeline hak kazandığını iddia etmiştir.25.12.2017 tarihli tensip tutanağı davalıya 12.03.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve delillerini bildirmesi, sunması gerektiği ihtar edilmiş olup davalı cevap ve delil dilekçesi sunmamıştır. Davalıya ticari defter ve kayıtlarını inceleme gününde ibraz etmesi gerektiği ihtar edilmiş,ancak hangi yıllara ilişkin defterlerin ibrazı gerektiği belirtilmemiştir.Davacı, ticari defterleri incelenmiş ise de bilirkişi raporunda fatura adedi ve oluşan borç bakiyesinden başkaca bir belirleme-tesbit bulunmamaktadır.Davalının BA formları getirtilmemiş,davaya ve icra takibine konu cari hesap ekstresinde mevcut olan faturaların bir suretleri davacıdan istenilmemiş,bilirkişi raporuna da eklenmemiş,davacı tarafça bir kısım taşıma evrakları sunulmuş ise de ,faturalar dosyada mevcut olmadığından Dairemizce de karşılaştırması yapılamamıştır. Bilirkişi raporu hükme elverişli ve denetlenebilir değildir.Davacı tarafdan açık hesap mevcudu faturaların istenilerek ,davalının BA formları da ilgili Vergi Dairesinden getirtilerek tarafların ticari defter ve kayıtlarının uyuşmazlığın ait olduğu yılda belirtilerek ibrazı sağlanarak uzman bir bilirkişi tarafından tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun bir ara kararıyla ibrazı istenilerek ticari defterler incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğini belirterek" mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce İstinaf İlamı doğrultusunda davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2017-2018 yıllarına ait BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş, davacı vekiline açık hesaba ait davaya konu faturaları mahkememize sunması için süre verilmiş, dosyaya sunulan belge, kayıtlar ve istinaf ilamı doğrultusunda dosya SMM bilirkişi ... ye tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 18/10/2022 tarihli raporunda özetle; " Dava konusunun, davacının 48.902,60 USD Asıl alacak ve 351,70 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 49.254,30 USD alacağı olduğu iddiası ile ... Esas Sayılı İcra takibini başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, akabinde huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Dosya münderecatı incelendiğinde Davacı tarafından dosyaya herhangi bir defter sunulmamıştır. Daha önce dosyaya rapor sunan Mali Müşavir Bilirkişi SMMM ... Tarafından davacı tarafa ait “ASLI GÖRÜLMÜŞTÜR" kaşesi vurulmuş ve imza olan 2017 yılına ait bazı ayların Yevmiye defteri e- defter beratları ile Cari hesap ekstresi dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Bu belgelerle defterlerin usulünce tasdikletilip tasdikletilmediği, usulünce - tutulup tutulmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamamıştır. Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. Dosya münderecatında davalının 2017 yılına ait yevmiye defterinin bulunduğu tespit edilmiştir. Defterin Kapanış tasdiki yapılmamıştır. Defterin 19. Sayfası tamamen boş bırakılmış herhangi bir not yada şerh düşülmemiştir. 20 Sayfadan sonra 31.12.2017 tarihli ve ... numaralı yevmiye maddeleri tasdikli olmayan, defter sayfası olmayan bir A4 kağıdına yazılmıştır. Yevmiye defterinin kapanışının yapılmadığı gibi usulüne uygun kayıt yapılmadığı anlaşılmıştır. İncelemeye esas alınması, tasdikletilerek, kaydedilerek, saklanması gereken diğer Defteri kebir ile envanter defterinin de dosyada olmadığı, tüm bu anlatılanlar neticesine göre davalı ticari defterlerinin davalı lehine delil niteliği taşımadığı kanaati hasılı olmuştur. Nihai kararın Sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. Davacının Dosyaya sunduğu faturalar ile Konşimento (Taşıma senedi) suretleri karşılaştırılmıştır. Faturalar konşimentolara göre düzenlenmiş olup, fatura ile konşimentolar birebir örtüşmekte olduğu tespit edilmiştir. Faturalar toplamı 75.309,60USD olduğu, Tahsilat makbuzlarının toplamı 26.407,00USD olduğu, Bu hesaplamaya göre Davacının davalıdan olan alacağı (75.309,60 -26.407,00 -) 48.902,60 USD tutarında olduğu tespit edilmiştir. Bu tutar Davacının icra takibinde istediği 48.902,60 USD lik asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 2017 yılında davalının beyan ettiği belge sayısı 24 adet belge ve Bu belgelere karşılık gelen beyan edilen mal ve hizmet bedeli alımı 171.164,00 TL dir. Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura suretlerine göre davalının beyan etmesi gereken alım belge adedi 35 olup teslim alınan mal ve hizmet bedeli tutarı 3.256.565,00 TL olması gerekmektedir. Eksik beyan edilen belge adedi 11 adet ve eksik beyan edilen tutar ise 3.085.401,00 TL olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı dosyaya sunduğu faturalar ile Konşimento (Taşıma senedi) suretleri karşılaştırılmış, faturaların konşimentolara göre düzenlendiği, fatura ile konşimentoların birebir örtüşmekte olduğu tespit edilmiştir. Faturalar toplamının 75.309,60USD olduğu, tahsilat makbuzlarının toplamı 26.407,00USD olduğu, bu hesaplamaya göre davacının davalıdan olan alacağı (75.309,60 -26.407,00 -) 48.902,60 USD tutarında olduğu tespit edilmekle; davanın kabulü ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 48.902,60USD üzerinden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile aynı koşullar ile devamına, 48.902,60USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi, uyarınca faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle 189.106,35TL'nin (dava açıldığı tarihteki dolar kuru üzerinden hesaplanan) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 48.902,60USD üzerinden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile aynı koşullar ile devamına, 2-48.902,60USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi, uyarınca faiz uygulanmasına, 3-189.106,35TL'nin (dava açıldığı tarihteki dolar kuru üzerinden hesaplanan) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.917,85TL ilam harcından peşin alınan 2.277,04TL harcın mahsubu ile bakiye 10.640,81TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 1.600,00TL bilirkişi ücreti, 337,40TL posta masrafı, 31,40TL başvuru harcı, 2.277,04TL peşin harç olmak üzere toplam 4.245,84TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.257,01TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.