İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/196 E. 2024/36 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/196
Karar No
2024/36
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/196 KARAR NO : 2024/36 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/11/2021 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigorta ettiren üçüncü kişi .... ile davacı arasında ... plakalı araç için ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi bulunduğunu, ... plakalı aracın davalı ...’ın sevk ve idaresindeyken kaza tarihi olan 13.08.2021 tarihinde ... plakalı ve ... plakalı araçlara çarptığını ve oluşan maddi hasar nedeniyle davacı şirketin dava dışı ...’ya ait ... plakalı aracın sigortası olan ... Sigorta A.Ş’ye ödeme yaptığını açıklamış, mağdura ait araçlarda oluşan zarar ve bu zararlar dolayısıyla araçta oluşan değer kaybı için davacı ... tarafından ödenen tutarın rücu edilmek suretiyle icra takibine konu edildiğini, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça 17.11.2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, icra takibindeki alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkilinin kastı yada ağır kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası polis tutanağında müvekkilinin alkollü araç kullandığına dair bir cezai işleminde uygulanmadığını belirterek, esasa ilişkin tüm beyanlarımız ve özellikle ekte sunulan Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı ... şirketince rücu şartları oluşmadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 30.692,57TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına Nöroloji Uzmanı bilirkişisinden rapor aldırılmış, bilirkişi ....'ın sunduğu 15/06/2022 tarihli raporda özetle; "Kazanın münhasıran alkolün etkisi altında olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Mahkememiz dosyasına Sigorta Eksperi ..., Trafik Bilirkişisi ...'ten rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunduğu 15/11/2022 tarihli raporda özetle;"Bu kazanın oluşumunda; yasal sınır üzerinde alkol alarak kurallara uygun olarak park etmiş taşıtlara çarpan ... plakalı araç sürücüsü ...'”ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Sürücülere ait Asli kusurlardan ( 84/L Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU olduğu, Ayrıca ...'ın yapılan Alkol ölçümünde ( 2,17 ) promil alkollü olduğu tespit edildiğinden şahsın bu hali ile emniyetli bir şekilde araç kullanmasının mümkün olmadığından yasal sınır üzerinde alkol alarak kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan ( 48/5 Hususi otomobili 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmak, Hususi otomobil dışında kalan diğer araçları 0,20 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda TALİ KUSURLU olduğu, Bu kazanın oluşumunda; herhangi bir park etme dahil kural ihlali olmadığından ... plakalı araç sahibinin kusurunun olmadığı; Bu kazanın oluşumunda; herhangi bir park etme dahil kural ihlali olmadığından ... plakalı araç sahibinin kusurunun olmadığını" belirtmiştir. Tarafların itirazları ve beyanları doğrultusunda önceki bilirkişi heyetine yeni bir Nöroloji uzmanı eklenerek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti Sigorta Eksperi ...., Trafik bilirkişisi ...., Nöroloji Uzmanı ....'den aldırılan 16/03/2023 tarihli raporda özetle; "Yapılan tespitlerde ... plakalı aracın kusursuz olduğu, ... plakalı aracın %100 kusurlu, araçtaki değer kayıp miktarının tespiti için marka, model ve km bilgisi alınarak piyasa değeri tespit edilmiştir. Hasar aldığı parça adedi, bu parçaların yenisi ile değiştirilmesi ve onarım durumu, aracın kullanım özelliği gibi bilgilerde kullanılarak değer kaybı miktarı hesap edilmiştir. Yapılan hesap ve piyasa tetkikleri sonucu, uyuşmazlığa konu aracın meydana gelen hasarın onarım sonrası 14.02.2023 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 Tarihli ve E: 2021/82, K: 2022/167 Sayılı Kararı gereği değer kaybı hesaplaması kararı doğrultusunda rayiç değere göre 10.000TL değer kaybının meydana geldiği takdir edilmiştir. Uyuşmazlığa konu araçta, parça ve işçilik dahil toplam: 9.341,74 TL (KDV dahil) hasar onarım Maliyetinin oluştuğu ve bu hasarın poliçe teminat limiti kapsamında olduğu, (Onarım maliyeti Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/1604-K.2004/10732-T.2.11.2004 ve E.2005/5834-K.2006/5949- T.22.5.2006 ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E.2005/10234-K.2005/9871-T.18.10.2005 kararları uyarınca KDV eklenerek hesaplanmıştır.) ... plakalı aracın hasarlı ve yenisiyle değişimi gereken parçaların fiyatları bilirkişi raporumuzda belirtilen orijinal parça kodlarından hasar tarihinde ki fiyatı www....com.tr ve autoteks sistemlerinden kontrolleri yapılarak bilirkişi raporumuza eklenmiştir. ... plakalı aracın işçilik bedelleri kaza tarihine yakın onarım bedelleri üzerinden bilirkişi raporumuza eklenmiştir. ... plakalı aracın rayiç bedeli geriye dönük olarak tespiti zor olduğundan somut delil olarak sunabileceğimiz MTV değeri kaynak olarak kullanılması takdir edilmiştir. Tespit edilen değer kaybı ise değişim/onarım yapılan parçaların kaynaklı ve sökülüp-takılması durumuna göre takdir edilmiştir. ... plakalı araca ilişkin kök raporumuzda tespitlerimizin revize edilmesi için itiraz dilekçesinden somun bir bilgi/belge sunulmadığından (kaza tarihine yakın tarihlerde rayiç ilanları ve orijinal parça kodlarından kaza tarihindeki parça fiyatlarının raporumuzda ki fiyatlardan farklı olduğunu gösteren belge) kök raporumuzda değişiklik yapılması takdir edilmemiştir. ... plakalı araç sürücüsü ... 13.08.2019 tarihinde yaptığı kaza anında 2,17 promil alkollüdür, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybetmiştir, kaza münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiğini" teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. “…2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtayın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Mahkememizce Nöroloji Uzmanı ve Kusur bilirkişisinden rapor aldırılmış ve davalının kaza tespit tutanağına göre kaza anında 2,17 promil alkollü olduğu ve kazanın salt alkolün etkisi altında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yine hükme esas alınan sigorta eksperi bilirkişi raporuna göre 10.000,00 TL değer kaybı, 9.341,74 TL hasar bedeli hesaplanmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın davalı ...’ın sevk ve idaresindeyken kaza tarihi olan 13.08.2021 tarihinde ... plakalı ve ... plakalı araçlarla karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı ... şirketinin davalı sigortalının alkollü olması sebebiyle üçüncü kişiye ödediği tazminat bedelini davalıdan rücuen talep ettiği anlaşılmıştır. Kazanın salt alkolün etkisi altında gerçekleştiği tespit edildiğinden davacı ... şirketinin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-d bendi kapsamında rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılarak bilirkişilerce hesaplanan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hasar bedeli ve değer kaybı hesabının mahkememizce aldırılacak bilirkişi raporu ile tespit edileceğinden belirlenebilir ve likit olmadığından şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.341,74TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.321,23TL ilam harcından peşin alınan 370,70TL harcın mahsubu ile bakiye 950,53TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL Başvuru Harcı, 370,70TL Peşin Harç olmak üzere toplam 430,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 235,25TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.735,25TL'nin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11.Fıkrasına göre davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/196, K. 2024/36, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-196-e-2024-36-k-683d3b7c15aa