İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/108 E. 2024/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/108
- Karar No
- 2024/43
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/108 KARAR NO : 2024/43 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mah. ... Cad. ... Mevkii ... parsel Silivri/ İstanbul adresinde bulunan rüzgar enerji santralinin, müvekkil şirket nezdinde ... A.Ş. adına, “Montaj Demontaj Tüm Riskler ve İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalı olduğu; Uyuşmazlığa konu enerji santralinin kurulum çalışmalarının sigortalı ....A.Ş. adına .... Enerji A.Ş. tarafından yapılmakta olduğu; Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olan enerji santralinde bulunan ve kurulum çalışması devam etmekte olan .... direkt kodlu .... Enerji santralinde ki kabloların 24/10/2018 tarihinde etrafındaki tel çit ile türbin kapısı kırılmak suretiyle kesilerek çalındığı ve bu nedenle enerji santraliınde maddi zarar meydana geldiği; Olay Yeri inceleme Raporunda özetle, şüphelilerin rüzgar türbinine kapı cephesinde bulunan tel çitin kırılarak girildiği, 51 adet yaklaşık 12 metrelik kablonun kesildiğinin...- tespit edilmiş olduğunun belirtildiği; Aynı olayla ilişkin ceza davasının Silivri ... As. Ceza Mahkemesinin ... E. ... K sayılı dosyasında 17.07.2019 tarihli ilamında özetle - sanıklar ... ve ..'ın ... hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğunun tespit edildiği; Türbin güvenliği kurulumu yapan ... Enerji A.Ş. ile güvenlik hizmeti sözleşmesi kapsamında anlaşmalı .... Limited Şirketi personellerinin devriye gezmesi ile sağlandığı bu hususun ekspertiz raporundaki tespitle de sabit olduğu; enerji santralinin kurulumunu sigortalı şirket adına gerçekleştiren ... Enerji A.Ş., ... Ltd. şirketi ile güvenlik hizmet sözleşmesi imzaladığı, söz konusu sözleşme uyarınca .... Limited Şirketi " Silivri rüzgar tribünü İnşaat şantiyesinde çalışanların, müşterilerin ve ziyaretçilerin huzur ve güven içinde bulunması, kötü niyetlilerin huzura, mala, cana olabilecek tecavüzlerinin, ekipman imkanları dahilinde caydırılarak ön güvenlik tedbirlerinin alınmasını” taahhüt ettiği; İşbu Sözleşme gereği meydana gelen zarardan davalı güvenlik şirketinin sorumlu olacağının açık olduğu; Hırsızların çiftleri kesmeleri, kapıyı kırmaları, sahaya intikali ve kabloları keserek kaçmaları aşamalarında davalı güvenlik şirketinin sorumluluğundaki güvenlik görevlileri hiçbir şeyi fark etmedikleri, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde enerji santralinde ki güvenliği sağlayamayan ve meydana gelen zararları engelleyemeyen güvenlik şirketinin hukuken sorumlu olacağının açık olduğu; Hırsızlık sonucu zarara uğrayan müvekkil şirket nezdinde montaj demontaj tüm riskler ve işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya 18/02/2019 - tarihinde 39.976,03TL. hasar tazminatı ödendiği; Bu ödeme ile müvekkil şirketin, sigortalısının haklarına halef olduğu; Bu tazminatın davalı güvenlik şirketinden tahsili için müvekkil şirket tarafından rücu mektubu gönderildiği, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığı; Bu nedenle belirtilen tazminat ödemesinin rücuen tahsili için, Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; Davalının Silivri İcra Müdürlüğünü .... Esas sayılı dosyasına karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl alacak üzerinden devamına; %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 20/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davaya konu icra takibi ve huzurda açılan davaya ilişkin yetki itirazının mevcut olduğu, müvekkil şirketdavada taraf gösterilmişse de müvekkil şirketin adı geçen ... A.Ş. İle herhangi bir ticari ilişkisi ve bağlantısı bulunmadığı; Söz konusu .... A.Ş. nin zararının Müvekkil şirket tarafından tahsili için müvekkil şirketin ... A.Ş. nin güvenliğinden sorumlu olmasının gerektiği; Müvekkilin .... Enerji A.Ş. ile geçici Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olup, müvekkilin söz konusu saha içerisinde sadece ... Enerji A.Ş. Nin güvenliğinden sözleşmede belirtilen tarihler arasında sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğu; Müvekkil şirket sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere 01/09/2018 - 15/10/2018 tarihleri arasında ... Enerji A.Ş.'nin ... mevki İstanbul adresinde bulunan .... tribünü İnşaat Şantiyesi için güvenlik sözleşmesi imzaladığı, müvekkilin işvereninin .... A.Ş. olup, söz konusu yerde tribünü diktikten sonra ... A.Ş.'ye teslim etmiş olup ... AŞ. tarafından söz konusu tribün tel çit ile çevrelenmiş olduğu; Olayın gerçekleştiği sahanın kendisine ait güvenliği mevcut olduğu;Müvekkil tarafından ... Enerji A.Ş. için 01/09/2018 -15/10/2018 tarihleri arasında 3 özel güvenlik personeli çalıştırılacağına dair izin talep edildiği Valilik tarafından toplamda 3 özel güvenlik görevlisi personeli çalıştırma adına izin çıkmış olduğu; Söz konusu sahanın hepsinin vardiyalı iki ve bir izin değiştirici olmak üzere güvenliğinin sağlanamayacağının açık olduğu, söz konusu çalışan sayısının bile müvekkil şirketin tüm sahadan sorumlu olmadığının açık ispatı olduğu; Hırsızlık olayının 24/10/2018 tarihinde gerçekleştiği, hırsızlığın gerçekleştiği tarihte söz konusu yer için ... Enerji A.Ş. ile müvekkilinin güvenlik sözleşmesi sona ermiş olduğu; Ekte sunulan Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinde, sözleşmenin tarihi ve müvekkilin söz konusu güvenlik görevi için personel temin etmesi gereken tarih aralıklarının açıkça yer aldığı; dava dilekçesinde belirtilen Silivri İlçe Jandarma komutanlığınca tanzim edilen Olay yeri inceleme raporunda adı geçen ... ve ...” in şirket çalışanı olmadığı; Söz konusu sahada birden fazla firma mevcut olduğu; Müvekkil şirketin 01.09.2018-15.10.2018 tarihleri arasında dahi tüm sahanın güvenliğinden sorumlu olmadığı; Söz konusu sahanın güvenlik işlerinden ... Güvenlik A.Ş.' nin sorumlu olduğu beyan edilmesine rağmen, müvekkil şirkete icra takibi başlatıldığı; Davacı tarafından iddia edilen sorumluluğu kabul etmemekle birlikte, davacı tarafından belirlenen maddi zarartazminine ilişkin miktarın kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Anonim Şirketi, borçlusunun Protokol Güvenlik Ve Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi olduğu, 52.128,47TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ..., Elektrik Mühendisi ...., Kusur bilirkişisi ..., Güvenlik bilirkişisi ....'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/06/2022 tarihli kök ve 03/08/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davalı ... Ltd. Şirketiile dava dışı ... Enerji A.Ş. arasında 01/09/2018 - 15/10/2018 tarihlerini kapsayan (45 günlük) geçici güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığı, ancak bahse konu hırsızlık olayının ise sözleşme sonrasında (9 gün sonra) 24/10/2018 günü meydana geldiğinin tespit edildiği; Bu nedenle davalı Protokol Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nin dava konusu olayda KUSURSUZ olduğunun mütalaa edildiği; Dava konusu hırsızlık hadisesi ile meydana gelen zararın 88.835,61TL olduğu, Davacının, dava dışı Sigortalısına poliçe şartları (Müşterek Sigorta, Sovtaj, Muafiyet tenzililleri) gereği ödemiş olduğu 39.976,03TL tazminatın uygun olduğu, meydana gelen hırsızlık hadisesinin ve ödenen tazminatın poliçe kapsamında olduğu" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının dava dışı sigortalısının rüzgar enerji santralindeki kabloların 24/10/2018 tarihinde çalınması sebebiyle davacının sigortalısına ödediği tazminat tutarını davalıdan TTK 1472 md. Uyarınca rücuen talep edip edemeyeceği, davalının sorumluluğunun olup olmadığı, hırsızlık tarihinde davalının imzaladığı özel güvenlik hizmet sözleşmesinin süresinin dolup dolmadığı, hırsızlık olayının meydana geldiği sahanın davalının sorumluluğunda olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; TTK 1472. Maddesinde; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava açma hakkının olması durumunda bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sigortacının sigortalısına karşı yaptığı ödemeyi ispat ederek halefiyet kuralı gereği dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği belirtilmiştir. Bu hükme göre sigortacı halefiyet ilkeleri çerçevesinde, sigortalısına ödediği sigorta tazminatını teminat kapsamındaki rizikonun meydana gelmesine haksız fiilleri ve sair nedenlerle sebep olan ve bu zararlardan sorumlu bulunanlardan kusur oranında ve ödediği tarihten itibaren yasal faizi ile geri alma hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır. TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir. Mevcut olayımızda ise davalının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen haksız eylemde kusurlu olması gerektiğinin açık olduğu, detaylı bir tespit sonucu bilirkişi heyetince tanzim edilen raporun yeterli ve isabetli olduğu kanaatine varıldığı, davayı konu hırsızlık olayının davalının sözleşme süresinden sonra gerçekleştiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davalının hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusursuz olduğu belirlendiğinden davalının kusurunun olmaması sebebiyle davacı tarafın halefiyet kuralı çerçevesinde tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 629,59TL harcın mahsubu ile bakiye 201,99TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.