İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1061 E. 2024/1303 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1061
- Karar No
- 2024/1303
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1061 Esas KARAR NO : 2024/1303 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;29.12.2020 tarihinde saat 13:30 sıralarında müvekkili ...... ’e ait ve diğer müvekkili ...... ’in kullandığı ...... plakalı araç ile ...... ilçesinden - Lüleburgaz ilçesi istikametinde seyir ederken ters yönden hareket eden davalı ...... ’nın kullandığı davalı ...... ’nın maliki olduğu davalı ..... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS’nin yaptığı poliçe No: ...... olan ve davalı ...... Sigorta A.Ş. tarafından Kasko Poliçesi yapılan ( poliçe No: ..... ) ...... plaka sayılı araç sürücüsü havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasından dolayı viraja girdiğinde aracın hakimiyetini kaybederek müvekkilin içinde bulunduğu araca çarpmış ve her iki müvekkilinin de yaralandığını, ...... plakalı araç sürücüsü ...... tam kusurlu olduğunu, davalılara ait araç, davalı ...... Sigorta A.Ş. tarafından ..... poliçe numarası ile ZMMS yapılmış ...... Sigorta A.Ş. araç için 41.000,00 TL hasar ödemesi yaptığını, aracın pert olduğunu, müvekkili ayrıca hurda bedeli 31.000,00TL ödeme yapıldığını, toplamda 72.000TL müvekkili .......’e ödeme yapıldığını, ..... Sigorta A.Ş.eksperi araca 150.000TL değer biçmiş, müvekkili ......’in bakiye 78.000TL zarar ettiğini, davalı ...... Sigorta A.Ş ise kusurlu araca ait genişletilmiş kasko sigortası olup ZMMS tarafından karşılanmayan kısımlar hakkında poliçe sorumluluğu olduğunu belirterek her bir davacı için 100.000TL manevi tazminata hükmedilmesini ve toplam 56.000,00 TL maddi zararın davacıların yararına ve davalılar aleyhine her bir alacak için muacceliyet tarihinden itibaren işleyerek en yüksek faiz ile malikine masrafları ve ücreti vekâlete hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek ve tüm itiraz ve beyanlarımızı saklı kalmak kaydıyla 19.06.2021 tarihli RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı kanun ile 2918 sayılı K.T.K.’nunda aşağıda belirtilen değişiklikler yapılmış olup, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatı hesabında uygulanması gereken hesaplama şekli ve Aktüerya kurallar kanunu hükmü ile belirlendiği, madde 18 – 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı K.T.K. 90. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan ‘’Kanun’’ ibareleri ‘’ Kanunda’’ …şeklinde değiştirilmiş, fikranın birinci cümlesinden sonra geçmek üzere aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkra eklendiğini, bu tazminatlardan; değer kaybı tazminatı, aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, destekten yoksun ve sakatlık durumu, hasar sebebiyle trafikten çekme, veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazmini talepleri bulunmadığını, aracın hasarsız 2.el Rayiç değeri üzerinde ödeme yapıldığı, izah edilen nedenlerle öncelikle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplar uyarınca davanın esastan reddine, karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına karışan ....... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 16.07.2020 - 16.07.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ....... numaralı Maksimum kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumlu olabileceği ihtiyari Mali sorumluluk maddi - manevi tazminat limiti 100.000 TL olduğu, teminat limitinin bildirilmiş olması kesinlikle davayı kabul ettikleri anlamına gelmediğini, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitler ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, savunmaları manevi tazminat ile ilgili olup, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... ve ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.12.2020 tarihinde meydana gelen kazada müvekkili ...... ’nın kullandığı ve ....... 'nın maliki olduğu aracın dâhil olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeni sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat talebiyle işbu dava açıldığını, açıkça haksız ve fahiş talepler ile açılan bu dava müvekkillerinin mağduriyetini artırmış, usul ve yasaya aykırı olarak açıldığından reddi gerektiği, davacılar tarafından talep edilen 200.000,00.-TL manevi tazminat miktarı oldukça fazla olup, tarafların zenginleşmemesi ilkesine aykırı olduğunu, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarı uğradığı zararların ötesine geçmekte, adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüştüğünü, fahiş bedelin talebinin reddi gerektiği, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu, meydana gelen kazada davacı tarafın kusurlu bulunması halinde, davacının tazminat taleplerinin reddi, bilirkişi raporunda şayet maluliyet mevcut ise, işbu durumun davaya konu kaza ile arasındaki illiyet bağının incelenmesini, davacıların, maluliyet sonucu mevcut işini icra edip etmeyeceğinin de değerlendirilmesi ve bu durumda tazminatın gerekip gerekmediği, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olması sebebiyle reddine, kusur durumu tespiti, davacıların maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacıların faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine ilişkin taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 29.12.2020 günü saat 13.30 sıralarında davalı sürücü ...... sevk ve idaresindeki ....... plakalı otomobil ile Lüleburgaz istikametinden Pınarhisar istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, viraja girdiğinde karşı yön bölümüne geçerek karşısından Pınarhisar istikametinden gelmekte olan davacı sürücü ...... 'in sevk ve idaresindeki ...... plakalı otomobille karşılıklı çarpışması sonucu davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Lüleburgaz ...... Asliye Ceza Mahkememsinde alınan bilirkişi raporu ve ATK raporuna göre; davalı sürücü ......’nın % 100 oranında kusurlu, davacı sürücü ....... ’in kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce de bu kusur dağılımı kabul edilmiştir. ATK İlgili İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin rapor alınmış olup ...... 'in maluliyet oranının %11 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, ...... 'in iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Araç hasar bedeli yönünden alınan bilirkişi raporunda zarar miktarı 63.000,00 TL olarak belirtilmiş ve davacı tarafça bu miktar üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuştur. Ancak davalı ..... Sigorta tarafından araç hasarına ilişkin 41.000,00 TL ödeme yapılmış ve poliçe limiti tüketilmiştir. Bu kapsamda araç hasar bedeli yönünden 22.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kusur ve maluliyet durumuna göre davacıların sürekli işgörmezlik zararı, geçici işgörmezlik zararı ve tedavi giderleri tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ...... E., ...... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacıların söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre davacı ...... için 80.000,00 TL, davacı ....... için 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; a-Davacı ...... yönünden 10.197,72 TL geçici işgörmezlik zararı, 678.469,13 TL sürekli işgörmezlik zararı, davacı ........ için 22.982,79 TL geçici işgörmezlik zararı ve davacılar için toplam 8.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 719.649,64 TL'nin olay tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..... Sigorta AŞ'nin 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, ..... Sigorta AŞ'nin 410.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, b-Araç hasar bedeli yönünden talebin KISMEN KABULÜ ile 22.000,00 TL bedelin davalılar ...... Sigorta AŞ'den olay tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ..... Sigorta AŞ'nin 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ...... yönünden 80.000 TL, davacı ........ yönünden 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ...... Sigorta AŞ'den olay tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ..... Sigorta AŞ'nin 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 49.159,26TL ilam harcından peşin alınan 874,37TL harcın ve 2.664,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 45.620,89TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL başvuru harcı, 874,37TL peşin harç 2.664,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.597,67TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.542,84TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 17,15TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 14.000,00TL bilirkişi ücreti, 552,15TL posta masrafı ve 7.025,00TL Adli Tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 21.577,15TL'den kabul red oranına göre hesaplanan 21.339,92TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 111.947,44TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Manevi Tazminat yönünden; 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ...... Sigorta AŞ'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır