İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1044 E. 2024/379 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1044
- Karar No
- 2024/379
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1044 Esas KARAR NO : 2024/379 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/12/2021 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ....... Pazarlı 31.08.2021 günü ....... Mahallesi .... Caddesi No:14 B önünde babası müvekkil ......' nın aracından inerek karşıya geçmiş ve süt almak istediğini, sütçüden müvekkillerinin yanına gelmek için ayağını yola attığında davalı ..... idaresindeki ...... plakalı araç ......' nın sağ tarafından hızla çarptığını, olay anında .....' nın ayağı kırılmış olup ..... Hastanesi'nde 01.09.2021 tarihinde ameliyat olduğu, ameliyat sonunda 06.09.2021 tarihinde hastaneden taburcu olduğunu, müvekkili ..... ' nın tamamen iyileşerek okula dönmesi üç ayı bulduğunu, bu süreç içerisinde oldukça zorlanan müvekkili ve ailesi maddi ve manevi üzüntüler yaşadığını, müvekkili ..... bir sene sonra takılan plak ve vidalar alınacak olup bir ameliyat geçireceğini, müvekkillinin ameliyat için büyük masraf yapmak zorunda kaldığını, bir sene sonraki ameliyat içinde yeniden masraf yapacaklarını, trafik kazasında davalı sürücü asli kusurlu olduğunu, meskul mahalde çok hızlı sürerek kazaya sebebiyet verdiğini, söz konusu aracın sahibi de ..... olduğunu, kaza ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini, müvekkillerinin davalılardan kaza sebebi ile tedavi masraflarını, bakım giderlerini, hastaneye gidiş dönüş yol masraflarını ve meydana gelen maluliyet sebebi ile maddi tazminat talep etmekle, müvekkillerinin olay nedeni ile derin üzüntü yaşamışlar ve manevi olarak çok yıprandıklarını, bu sebeple davalı sürücü ve araç sahibinden manevi tazminat talepleri de bulunmadıklarını, davalıların tazminat ödemekten kurtulmak için aracı üzerilerinden çıkarmaları söz konusu olabileceğinden kazaya karışan aracın kaydına tedbir konulmasını, öncelikle ..... plakalı aracın kaydına tedbir konulmasına, davanın kabulü ile esas tazminat miktarı belirlendikten sonra arttırmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ........ ve .......' dan ...... için 10.000TL manevi tazimat, ....... için 5.000TL manevi tazminat, ....... için 5.000TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;davaya konu talep zamanaşımına uğramış olup başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararı sağlık giderleri teminatına alındığını, ayrıca sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, geçici iş görmezlik tazminatından müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, bununla birlikte sürekli sakatlık tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu yerine getirdiği izahtan vareste olmakla, bu durumda başvurucu yanın müvekkili şirketten herhangi bir talebinin olmayacağının tespiti ile başvurunun reddine karar verilmesini, başvuruya konu talebin zamanaşımına uğraması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, başvuranın talepleri teminat dışı olduğundan reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin başvurucu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..... vekili cevap dilekçesinde özetle;öncellikle müvekkiline ait aracın ..... Sigorta A.Ş nin ...... poliçe nolu tüm oto sigorta poliçesi ile kaskolu olduğunu, kasko poliçesinde manevi tazminat klozu bulunduğundan davanın ..... Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesini, kazanın meydana gelişinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, zira davacı yaya ..... 'nin park halindeki araçların arasından aniden yola fırlaması ve aracın yan tarafına çarpmasına sonucu kaza meydana geldiğini, kusurun tamamen yayaya ait olduğunu, müvekkilin kusuru bulunmadığını, polis tarafından tutulan kaza tutanağı tamamen hatalı olup kabulü mümkün olmadığını, zira kaza tutanakta anlatıldığı gibi meydana gelmediğini, polis kaza sonrası olay yerine geldiğinden araçta daha önce bulunan hasarı dikkate alarak tutanak tanzim edildiğini, oysa ki araçtaki bu hasar 25.08.2021 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olup, huzurdaki davaya konu olan kazayla hiçbir ilgisi olmadığını, huzurdaki davaya konu kazaya ilişkin kamera kayıtları Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, diğer davacıların kendi araçlarında oldukları halde yolda hiçbir tedbir alamadan yaşı küçük çocuğu fırına göndererek ve çocuğun aniden yola çıkmaması hususunda uyarmayarak kazaya sebebiyet verdiklerini, ceza dosyasında yargılama devam ettiğinden tarafların kusur oranının tespiti açsından ceza dosyasının beklenilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, masraf ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ..... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini,, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için başvurucunun mevzuatta belirtilen şartlara haiz sağlık kuruluna sevkini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmaları kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini; aksi yönde kanaat halinde resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatimiz olmadığını belirterek, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, diğer yandan uzlaşma tutanağının varlığı araştırılarak, ilgili ceza dosyasının akıbetinin sorulmasını, bu hususta soruşturma sonucu gösterir evrak tamamlatılmadan karar verilmemesi gerektiğini belirterek, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarının gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, faiz tür, başlangıç tarih, vekalet ücretine ilişkin açıklamalar değerlendirilerek, izah olunan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Söz konusu trafik kazasında; davacının yaya, davalı .......'ın ...... plakalı aracın maliki, ........'ın bu aracın sürücüsü, sigorta şirketinin de ...... Sigorta Şirketi olduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun incelenmesinde; Kaza Tespit Tutanağına Göre; Sürücü ........'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal etmekten asli kusurlu olduğu, yaya ..... 'nın aynı kanunun 68/1-a maddesini ihlal etmekten tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 07/08/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda; - Mağdur yaya ...... 'nın asli derecede kusurlu olduğu, - Sürücü ........'ın tali derecede kusurlu olduğu, - Mağdur yayanın babası .......'nın tali derecede kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 10/08/2023 Tarihli Raporunda; - Davalı sürücü ........ sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalline geldiğinde yolun solundan park halindeki araçlar arasından taşıt yoluna girip, karşı yönde seyir halinde iken duraklayan bir aracın arkasından kontrolsüz ve tedbirsizce koşarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya çarpmak durumunda kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru yoktur. -Davacı yaya ....., karşıda karşıya geçmeden önce yolu etkin bir şekilde kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını taşıt yolunda seyir halinde olan araçlara vermesi, geçişini uygun bir zamanda ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde park halindeki araçlar arasından kaplamaya girip karşı yönde seyir halinde iken duraklayan bir aracın arkasından koşarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada meydana gelen olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde asli etkendir. Gerekçesiyle davalı sürücü ........’ın kusursuz olduğu, davacı yaya ..... ’nın yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu kanaati bildirilmiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden dava konusu trafik kazasının, 31.08.2021 günü saat:16.30 sıralarında sürücü ........ sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracı ile meskun mahal içi Osman Gazi caddesi üzerinde seyir halinde geldiği kaza mahalli yol bölümünde, seyir istikametine göre yolun solundan park halindeki araçlar arasından koşarak karşıdan karşıya geçmek için taşıt yoluna giren 2010 doğumlu yaya ......ya aracının sol ön yan kısımlarıyla çarpması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. Sürücü ........ sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracı ile kaza mahalline geldiğinde seyir yönüne göre taşıt yolunun solundan, park halindeki araçlar arasından kontrolsüz ve tedbirsizce koşarak taşıt yoluna girip, karşıya geçmeye çalışan yaya 2010 doğumlu yaya .......'ya aracının sol ön yan kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda atfı kabil bir kusuru olmadığı, 2010 doğumlu yaya ....... taşıt yolunun karşı tarafına geçmeden önce yolu etkin bir şekilde kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını taşıt yolunda seyir halinde olan araçlara vermesi, geçişini uygun bir zamanda ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi ve trafiğin güvenliğini tehlikeye atacak şekilde park halindeki araçlar arasından kaplamaya girerek koşarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracın sol ön yan kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda asli derecede kusurlu olduğu, sonuç olarak ........’ın atfı kabil kusuru olmadığı, 2010 doğumlu yaya ....... ve babasının %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu alınan heyet raporuyla da tespit edilmiştir. TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Yani motorlu aracı kullanan sürücülerin ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan kazalardan dolayı sorumlu tutulabilmeleri için, kazanın meydana gelişinde “kusurlu” olmaları şarttır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalının varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir. Mahkememizce aldırılan kusur bilirkişi raporlarında davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Somut olayda davalı tarafın kusursuz olması nedeniyle davalının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna göre, davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 71,73TL harcın mahsubu ile bakiye 355,87TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.360,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ...... Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...... Sigorta Şirketi verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır