İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/526 E. 2025/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/526
- Karar No
- 2025/67
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/526 KARAR NO : 2025/67 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/08/2020 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 1-Müteveffa ...... 'in 14/09/2006 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde vefat etmesi ile birlikte mirasçılarının İstanbul ....... Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası ikame etmiş olduklarını, İstanbul ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... esas sayılı kararı uyarınca; " ...Davacı ..... 'nın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile 89.729,75 TL tazminatın olay gününden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...... ve ..... 'dan alınıp davacıya verilmesine..." şeklinde olduğunu, karar gereği ......'e tazminat ödemesine karar verilmiş olduğunu, 3. Şahıslar bu ilama dayanarak müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas (eski no: ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduklarını, söz konusu icra takibine müteakip müvekkilleri tarafından 423.860,00 TL ödemenin 07.05.2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, işin yapımı esnasında gerekli tüm güvenlik önlemlerini alma müvekkili şirket ile davalı ..... şirketi arasında yapılmış olan sözleşme gereği davalı ..... şirketinin sorumluluğunda olduğunu. özetle; Taraflar arasında 09.02.2006 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesi uyarınca, kazanın meydana geldiği yerde tüm güvenlik önlemlerini almak ve faaliyette bulunmak işinin müvekkili şirket taşeronu davalı ..... Turizm İnşaat Taahhüt Ltd. Şti. Sorumluluğunda olduğunu, ayrıca müvekkil şirket, yüklenici sıfatı ile yüklendiği işin tamamını ihale ile davalı şirkete tevdi etmiş olduğunu, sözleşme uyarınca; ..... Şebekeler Daire Başkanlığı ..... Şube müdürlüğü mesuliyet sahası içerisindeki su kanal ve yağmur suyu bakım ve rehabilitasyon işleri davalı ..... ye tevdi edilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi incelendiği takdirde her türlü güvenlik önleminin davalı şirket tarafından alınacağı, bunun yerine getirilmemesi halinde her türlü cezai ve hukuki sorumluluğun davalı şirkete ait olacağı açıkça belirtilmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; nedenlerle 423.860,00 TL’sinin 07/05/2019 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesi ile birlikte alacağımızın temini bakımından davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine HMK 389, 391, 392 maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından anılı dosyaya dayanılarak başlatılan İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası tahtında yapılan 423.860,00 TL'lik tazminatın 07/05/2019 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahisli Müvekkili Şirket'ten talep edilmekte olduğunu, davacının her ne kadar Taraflar arasında 09.02.2006 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesi uyarınca kazanın meydana geldiği yerde tüm güvenlik önlemlerini almak ve faaliyette bulunmak işinin Müvekkili Şirket'in sorumluluğunda olması gerektiğini iddia ederek anılı karar uyarınca ödenen tazminat tutarını talep etmişse de; işbu talebin Müvekkili Şirket'in kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru ve ihmali olmadığından hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili Şirketin taşeronluk sözleşmesi uyarınca işi anahtar teslim devralmış olmayıp, aşağıda yer verilen ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadı haline gelen karar uyarınca asıl işverenin ilgili işte işçi çalıştırması halinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmayacak; dolayısıyla işi devreden işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği bakımından sorumluluğunun devam edeceği öngörülmekte olduğunu, kaldı ki her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede alt işverenin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olduğu belirtilmişse de asıl işverenin mevzuat uyarınca sorumluluğu sona ermemekte olduğunu, bu nedenle meydana gelen iş kazasından Davacı Şirketin ve diğer Davacı şantiye şefi ...... sorumlu olduğunu, olay yerinde ..... nin denetiminde ..... İnş. A.Ş.’nin müteahhitliğini yapmakta olduğu bakım onarım çalışmasını gerçekleştirmekte olan Müvekkili Şirket tarafından kazı çalışmaları yapıldığını, çalışmaların usulüne uygun alınmış izinler ve ruhsatlar çerçevesinde yapılmış olduğunu, müvekkili tarafından yolun emniyet şeridinde yapılan çalışmalar esnasında hem trafik güvenliğinin sağlanması hem de çalışan işçilerin güvenliğinin sağlanması için trafik uyarı levhaları ve işaretleri ile yol bölünmüş ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınmış olduğunu, müvekkili Şirket tarafından mevzuata uygun olarak tüm güvenlik önlemleri alınmış olduğundan Müvekkili Şirket'in iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Şirketin, Davacı ...... ’ın şantiye şefi olarak çalıştığı diğer Davacı ....... İnşaat'a taşeron olarak çalışmış ve yapmış olduğu imalatlar ..... İnşaat tarafından onaylanmış olduğunu, ..... İnşaatIN Müvekkil Şirket'in yapmış olduğu işleri, Geçici Kabul Tutanağı ve Kısmi Geçici Kabul Tutanağı’nı imzalayarak onaylamış olduğunu, bir başka deyişle, Müvekkili Şirket'in yapmış olduğu işler ve kazıların sözleşmeye uygun olarak yapıldığı ve bu kazılar dolayısıyla 3. şahısların herhangi bir zarar görmediğini kabul edilmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; Müvekkili Şirket'in anılı iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından haksız ikame edilen davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 12/05/2022 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı talepli dilekçesi özetle; Davacı ..... İnşaat A.Ş. tarafından açılan Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. sayılı dosyası tahtında alınan bilirkişi raporlarında Davacı ..... İnşaat A.Ş.’nin sözleşmenin ifası aşamasında meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle Davacı ....... İnşaat A.Ş. tarafından hak sahiplerine yapılan ödemelere ve .......’a verilen zararlara ilişkin olarak Müvekkil Şirket’ten 225.022,56 TL tahsilat yaptığı tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere; Davacı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında uğrayacağı zararların tazmini amacıyla Müvekkil Şirket alacaklarından kesinti yapmak suretiyle 225.022,56 TL Müvekkil Şirket’ten tahsil ettiğinden, 2007 yılı sonu itibariyle bu tutar kadar Müvekkil Şirket’e borçludur. Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için Davacıların iddia ettiği zararlardan Müvekkil Şirket’in sorumlu olduğu varsayılsa bile, Müvekkil Şirket’in kusuru oranında sorumluluk atfedilmesini ve hem söz konusu alacakların zaten tahsil edilmiş olması hem de takas ve mahsup hakkı kapsamında haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, ıslah dilekçemizin bilirkişilere ve karşı taraflara tebliğine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ...... tarafından mahkememize sunulan 16/06/2022 tarihli raporda özetle; "A. Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normunu (Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunun sağlanmasına ilişkin kuralı (KTK 52. Md.)) ihlal eden, kavşak yaklaşımında, yapım ve onarım alanında hızını azaltmayan, gereken dikkat ve özeni göstermeyen, ...... plakalı motosiklet sürücüsü, ......'in 925 oranında tali kusurlu olduğu, B. Yine önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna (Yolun Yapım ve Bakımından Sorumlu Kuruluşun Görevlerine dair kurallar ile Karayolu yapısı ve trafik işaretlerinin korunması kuralları (KTK 13. ve 14. Md.)) ihlal ile gereken dikkat ve özeni göstermeyen, kaza mahallindeki yolda alınan tedbirlerin devamlılığını temin ederek trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığı anlaşılan ....... İNŞAAT A.Ş. ile bu firma ile taşeron ilişkisi bulunan davalı ..... TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT LTD. ŞTİ nin 9675 oranında asli kusurlu olduğu, C. Dosyada mevcut ölü muayene tutanağında motosiklet yolcusu .......'in kafa (baş) bölgesinde yaralanma/travma tarif edildiğinden medikal bilirkişi görüşü ile desteklenmesi koşuluyla KTK nın 78. maddesini ihlal sebebi ile müterafik kusur” indirimi hususunun Sayın Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, D. T.C. İstanbul ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/06/2016 T, ...... E. ve ..... K. Sayılı kararında davacı ve davalı şirket yetkilileri / sorumluları, kusur oranları kendi iç ilişkilerinde değerlendirilmek üzere, dava dışı ..... 'in destekten yoksun kalma tazminatı olarak 89.729,75 TL'den sorumlu tutulduğu, dosyada bulunan 07/05/2019 tarihli ödeme makbuzu / dekonttan anlaşıldığı üzere, 423.860,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ....... İnşaat A.Ş. tarafından icra dosyasına ödendiği; E. T.C. İstanbul ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/06/2016 T, ...... E. ve ...... K. Sayılı kararında ve heyette bulunan teknik bilirkişi üyenin yaptığı değerlendirme uyarınca söz konusu kazanın oluşmasında dava dışı ..... *425 oranında kusurlu olup, davacı şirket ödemiş olduğu 423.860,00TL tazminatın *625 kadarı için dava dışı ......'e rücu edebileceği, dolayısıyla ödenen tazminatın *025'i bakımından davalı şirkete rücu hakkı olmadığı, F. Söz konusu kazanın oluşumunda davacı ....... İNŞAAT A.Ş. ile bu firma ile taşeron ilişkisi bulunan davalı ...... TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT LTD. ŞTİ.nin *475 oranında asli kusurlu olduğundan ödenen 423.860,00TL tazminatın *475'i olan 317,895TL'den işbu iki şirket sorumludur. Yukarıda İnceleme 5 kısmında ayrıntılılarını verdiğimiz 9/02/2006 tarihli Taşeron Sözleşmesinin 6.1 vd. ile 19.1. vd hükümlerinde davalı şirket söz konusu işin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması noktasında tüm sorumluluğu üzerine almış ve .......'nın üçüncü kişilere ödeyeceği tazminatlardan dolayı kendisine rücu edilmesini kabul etmiş olduğundan; davacı şirket dava dışı üçüncü kişiye ödediği 423.860,00TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki şirketin 9075 kusurlu olması da göz önüne alınarak, ödenen tazminatın *675'i olan 317,895TL'yi davalı şirketten talep edebileceği, G.Davalı şirket vekilinin taşeronluk sözleşmesi hükümlerinin haksız şart sayılması, müvekkili şirketin kusur oranında sorumlu tutulması ve takas / mahsup talepleriyle ilgili takdir hakkının Sayın Mahkemenizde olduğunu" belirtmişlerdir. Mahkememizce dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti ...... ve ...... tarafından mahkememize sunulan 20/08/2024 tarihli raporda özetle; " Mevcut tespitlere göre; 1- Bu kazanın oluşumunda; Yol üzerinde çalışma yapılmasından sorumlu olan ....... İNŞAAT A.Ş. nin meydana gelen kazada gözetim ve denetim işlemlerini yerine getirmediğinden kazanın oluşumunda asli kusurlu olup; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen diğer kusurlardan L13- Yolun yapımı ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almadan ve trafik akımı ile güvenliğini bozacak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar verecek veya yaya yollarını trafiğe Ra ara ana Maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda olduğu, 2- Bu kazanın oluşumunda; Yol üzerinde çalışma yapan ...... TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT LTD. ŞTİ.nin gevşek zeminli malzeme kullanarak yolda münferit çukur oluşmasına sebebiyet verdiğinden kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen diğer kusurlardan Maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda olduğu, 3-Bu kazanın oluşumunda; ..... Plakalı araç sürücüsü ......'in kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğu, 4-Bu kazanın oluşumunda; ..... Plakalı Motosiklette yolcu olarak bulunan .....'in kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğu,fakat meydana gelen kazada başını yere çarparak beyin kanaması geçirdiği muhtemelen kaza anında kask kullanmadığı bu nedenle vücudunda oluşan hasarın yüksek olmasında kusurun tamamen kendisine ait olduğu fakat bu kusurun kazanın oluşumuna etki etmediği,yolcunun “Müterafik kusurlu” olduğu, Müterafik küsur, zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu hallerde söz konusu olmaktadır. Bir başka anlatımla müterafik kusur, zarar görenin kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımı demektir. -Hasar tespiti için Siğorta eksperini atanmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varılmış olduğunu" belirtmişlerdir. 17/10/2024 tarihli celsede dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan ek raporda özetle; "Davalı taraf Ticari defter incelemelerinde 31/12/2007 Tarihinde bakiye alacağı olan 172.106,52TL Alacağının davacı tarafça bloke edilerek ödenmediği, bu bakiyenin dava tarihine kadar 120. Alıcılar, Müşteriler Hesabında görülerek, blokede edildiğinden sonraki her yıl hesap açılış ve kapanışlarında bu bakiyenin görüldüğü Yine daha önce davalı tarafça teminat olarak verilen ve davacının teminat hesabının takip edildiği 126.. Teminatlar Hesabında 2007 yılı açılışında ve diğer yıllarda açılış ve kapanış devirlerinde görülerek 52.916,04TL.ninde davacı tarafça ödenmeyerek kendi blokesinde tuttuğu anlaşılmaktadır. Böylece Davacı şirket tarafından kesilen ve bloke edilen 172. toplamda 225.022,56TL tutarın davalının alacağından kesilerek ödenmedi; alacaklı olduğu, 52452.916,04TL davalı şirketin Ancak bu kesilen, ödenmeyen tutarların hangi iş kazasına istinaden yapıldığı şirket yetkililerine sorulduğunda bu tutarların hangi iş kazasına istinaden kesildiği bilinmeyip, belirtilmediği, toplamda kendi alacaklarından bu 172.916,04TL tutarın kesilerek ödenmediği beyan edilmiştir. Aynı şekilde mübrez dosya ii hangi iş kazasına karşılık ödendi ödenmediği, içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde de bu tutarın belli olmayıp, toplamda bu tutarın kesilerek davalıya Davalı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu ve 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış ve kapanış tasdik/beratlarının usulüne uygun olarak yapıldığının görüldüğü, 07/05/2019 tarihinde davacı tarafça İstanbul ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/06/2016 Tarih ve ...... Esas ve ..... K. Sayılı kararında davacı ve davalı şirket yetkilileri, sorumluları, kusur oranları kendi iç ilişkilerinde değerlendirilmek üzere dava dışı ......'in destekten yoksun kalma tazminatı olarak 89.729,75TL.den sorumlu tutulduğunu gösteren tablo ile dosyaya daha önce sunulan 07/05/2019 Tarihli 10412 yevmiye kaydı ile davacı taraf İstanbul Anadolu Adliyesi ...... İcra Müdürlüğüne 423.860,00TL ...... Bankası ....... İnşaat A.Ş. tarafından depozito olarak gönderilen para ile ilgili yevmiye defter kayıt dökümlerinde görüldüğünün belirtildiği, ancak 225.022,56TL. nin hangi iş kazasına istinaden kesildiğinin belli olmadığı belirtilmiş olduğunu " belirtmişlerdir. Dava, Haksız Fiile Dayalı Rücuen Tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davanın rücuen tazminat davası olduğu, davacı tarafın vefat nedeniyle çıkan karar neticesinde tazminatın tamamını ödediği ve aralarındaki sözleşme uyarınca davalı tarafınca bu tazminatın tamamından sorumlu olduğunu iddia ettiği, davalının ise kabul etmediği, ....... İnşaat'a kusur akdedildiği için sözleşmesel kusurlarının olmadığını, tahkikatta davalıya rücusu yapılacak tazminatın olup olmadığının incelenmesi gerektiği konularında olduğu anlaşılmıştır. 14/09/2006 gününde meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı ...... in vefatı sebebiyle İstanbul ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... esas, ..... Karar sayılı dosyasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminata yönelik yargılama yapıldığı, dosyada kusur yönünden rapor alınmasına karar verildiği, kusur raporunda özetle; ..... Turizm İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve bu firmanın sorumlusu ......' ın %30 oranında kusurlu olduğunu, ....... İnşaat A.Ş. Ve bu firmanın sorumlusu ......' ın %20 oranında kusurlu olduğunu, davalı .....' ın kusursuz olduğunu, motosikletinsürücüsü ...... in %25 kusurlu olduğunu, murisi ......' in %25 oranında kusurlu olduğunu belirttikleri, mahkemece dava dışı ..... lehine 89.729,75 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, ..... için 15.000,00 TL, ...... için 10.000,00 TL, ...... için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın 13/05/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yukarıda bahsedilen karar gereği ilama dayalı davacı aleyhine İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu icra takibine davacılar tarafından 07.05.2019 tarihinde 423.860,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme makbuzunun dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı arasında imzalanan 09/02/2006 tarihli Taşeron Sözleşmesinin 6.1 vd. ile 19.1. vd hükümlerinde davalı şirket söz konusu işin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması noktasında tüm sorumluluğu üzerine almış ve .......'nın üçüncü kişilere ödeyeceği tazminatlardan dolayı kendisine rücu edilmesini kabul etmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile KTK 13. ve 14. Md. ve gereken dikkat ve özeni göstermeyen, kaza mahallindeki yolda alınan tedbirlerin devamlılığını temin ederek trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığı anlaşılan ....... İNŞAAT A.Ş. le bu firma ile taşeron ilişkisi bulunan davalı .....TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT LTD. ŞTİ nin %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporu ile; davacı şirket dava dışı üçüncü kişiye ödediği 423.860,00TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki şirketin %75 kusurlu olması da göz önüne alınarak, ödenen tazminatın %75'i olan 317,895TL'yi davalı şirketten talep edebileceği tespit edilmiştir. Davalı tarafın davacı tarafa kazalara ilişkin 225.022,56TL ödeme iddiasının olduğu, bu hususta bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davalı tarafça teminat olarak verilen ve davacının teminat hesabının takip edildiği 126.. Teminatlar Hesabında 2007 yılı açılışında ve diğer yıllarda açılış ve kapanış devirlerinde görülerek 52.916,04TL.ninde davacı tarafça ödenmeyerek kendi blokesinde tuttuğu, böylece davacı şirket tarafından kesilen ve bloke edilen 172.106,524*52.916,04TL toplamda 225.022,56TL tutarın davalının alacağından kesilerek ödenmediği, davalı şirketin alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davalı tarafından yapılan iş bu ödemenin kazalara yönelik yapıldığı kanaatine varılarak toplam alacaktan mahsup edilerek 92.872,43-TL'nin 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar müterafik kusur yönünden itirazda bulunulmuş ise de destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yargılamanın İstanbul ....... Asliye Hukuk Mahkemesi .... esas, ...... Karar sayılı dosyasında yapıldığı ve kararın kesinleştiği, iş bu davanın rücu davası olması sebebiyle bu kapsamda değerlendirme yapılmamıştır. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 92.872,43-TL'nin 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.344.11TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 894.35TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 54,40TL Başvuru Harcı, 7.238,47TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 7.292,87TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 20.100,00-TL bilirkişi ücreti, 496,30-TL posta masrafı olmak üzere toplam 20.596,30-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.512,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 52.958,01-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır