İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/412 E. 2024/17 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/412
Karar No
2024/17
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/412 Esas KARAR NO : 2024/17 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vergi levhasından da anlaşılacağı üzere kendi adına kayıtlı motorsikletiyle ticari olarak kurye faaliyetlerinde bulunduğunu, davacı bu faaliyetlerde bulunurken 09.06.2022 tarihi saat 10.00 civarında .... AVM otoparkına gireceği esnada tali yoldan ana yola çıkan davalı şirkete ait ... plakalı araç ile çarpıştığını, yaşanan kazada tali yoldan ana yola çıkan ve geçiş önceliğini ana yolda bulunan davacının aracına vermeyen ..... plakalı araç sürücüsü ..... 'ın KTK kurallarına göre %100 kusurlu bulunduğunu, nitekim KTK'da bu husus "Kavşaklarda geçiş hakkı" başlığıyla Madde 57'de düzenlediğini, kazanın ardından davacının aracında, 17.000 TL'lik bir hasar oluştuğnuu, buu miktarın 15.992-TL'si parça değişiminden kaynaklandığını, davacının aracında yaklaşık 25 parça değiştiğini, bir motorsiklete göre fazlaca hasar oluşması, çok sayıda parçanın değişmesi ve zor tedarik edilen parçalar bulunması sebebiyle davacının aracı 27 gün boyunca "... " isimli firmada tamir edilmeyi beklediğini, davacı bu 27 gün boyunca kurye faaliyetlerini icra edememiş ve bundan dolayı 27 günlük bir kazanç kaybı yaşadığını, davalı taraf hakkında Bakırköy ..... İcra Dairesinde .... esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf 15.09.2022 tarihinde herhangi bir sebep ileri sürmeden takibe, ödeme emrine, faize, faiz oranına borca ve diğer tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın itirazının tebliğ edilmediğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, huzurdaki dava hem itirazın iptali niteliğinde hem de HMK m. 109 gereği kısmi dava olarak açıldığını, davalı şirketin maliki olduğu ..... plakalı araç kaza tarihinde uzun süreli olarak kiraya verildiğini eşleten ve istihdam eden sıfatlarının olmadığından taraflarına husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını ve aracın kaza tarihinde geçerli zmms ve genişletilmiş kasko poliçelerinin mevcut olduğunu, davacının bir talebi var ise bu taleplerini öncelikle sigorta şirketlerine yöneltmesi gerektiğini, araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılm DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkemece yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında yapılan incelemede alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, 12.420,00 TL kazanç kaybı ve 279,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.699,45-TL alacak için takip yapıldığı, davalının borcu olmadığı savı ile süresinde takibe itiraz ettiği ancak itiraz talebi evrağının davacı alacaklıya tebliğ edilmeyip dosyasına aktarıldığı ve iş bu davanın 08/03/2023 tarihinde dava değeri 100,00-TL kısmi alacak üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; Dava konusu uyuşmazlığın ,trafik kazası neticesinde davacının motosikletinde meydana gelen zarar sebebi ile açılan tazminat talebi olduğu,davalının maliki olduğu .... plakalı aracın kaza tarihinde işleteni olmadığı iddiası üzere , yazılan müzekkere uyarınca 36 aylık Araç Kiralama Hizmeti Alımına Ait sözleşme ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne kiraya verildiği anlaşılmakla; ( T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : 2021/(.... KARAR NO : ..... ) ".. 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre; birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı maddenin 5. fıkrasında da “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” amir hükmüne yer verilmiştir. Kanun bu madde ile zarardan öncelikle araç işletenini sorumlu tuttuğundan ilk olarak zarara sebep olan araç işleteninin belirlenmesi gerekmektedir. İşleten; KTK’nın 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi” olarak tanımlanmış; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edildiği takdirde bu kişinin de işleten sayılacağı belirtilmiştir. İşleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. O hâlde; kısa süreli olmamak kaydıyla, araç herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredildiğinde artık üzerindeki fiili hâkimiyetin ortadan kalkması, bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da bulunmadığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimse işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulacak, araç maliki sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin, aracı uzun süreli kiralayan kiracı işleten sıfatını kazanacak, araç malikine husumet yöneltilemeyecek, ona yöneltildiğinde ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilecektir. Burada verilen ret kararının borcun olmadığına dair bir ret kararı olmayıp, davalının borçlu sıfatına (taraf sıfatına) sahip olmadığına ilişkin verilen ret kararı olduğu unutulmamalıdır..." Yukarıda anılan içtihat uyarınca da davalının dava konusu kazaya karışan malik olduğu aracı dava dışı .... "ne uzun süreli kiralama akdi ile kiraladığı ve anılan kazanın iş bu kiralama akdinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiği bu hali ile davalının işleten sıfatından bahsedilemeyeceği ve davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif dava ehliyeti şartı noksanlığı sebebi ile usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın düşürülmesi ile eksik kalan 247,70-TL harcın davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve 126,00 TL yargılama gideri (tebligat, müzekkere) olmak üzere toplam 485,80 TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf arabuluculuk görüşmesine katılmadığından vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00 TL' nin arabuluculuk görüşmesine katılmadığından davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan avansların karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/412, K. 2024/17, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-412-e-2024-17-k-7deb3ef2bedb