İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/232 E. 2024/746 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/232
Karar No
2024/746
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/232 Esas KARAR NO : 2024/746 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait davalının ürün garantisi kapsamındaki ..... plakalı 2021 model ..... marka aracın 30/09/2021 tarihinde satın alındığını, satın alındıktan sonra araçta çözümlenemeyen kronik sorunlar meydana geldiğini, davacı firmanın araç her arıza verdiğinde bu durumu derhal davalıya bildirdiğini, her defasında sorunun çözüldüğü bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, ancak sorunun çözülemediğini, 11 Kasım 2022 tarihinde davacıya aracın sorununun çözülemediği ...... genel merkezinden bir yazılım geleceği bunun da 1 aya yakın bir süreç alacağı bildirildiğini, 22/02/2023 tarihine değin bu güncellemenin de yapılmadığını, 15.02.2023 tarihinde davalı şirket çalışanlarından davacıya söz konusu arızanın devam ettiği ancak Mart/Nisan aylarında yeni bir sürüm güncellemesi ile çözüleceği hakkında bir mail atıldığını, gelinen noktada aracın sorununun çözülemediğini, davacının sorunlu aracı kullanmak istemediğini, söz konusu ayıplı araca ilişkin ne bedel iadesi ne ayıpsız benzeri ile değişim ne de zararın tazmini taleplerinin karşılanmadığını beyan ederek aracın misli ile değişimine, mümkün olmaması halinde satış bedelinin ticari faizi ile birlikte iadesine, aracın fazla yakıt tüketiminden doğan maddi zararların ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket dava konusu aracın üreticisi, ithalatçısı veya satıcısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın öne sürmüş olduğu problemlerin yetkili servis tarafından yapıldığını, davacının beyan ettiği şikayetler doğrultusunda aracın kontrol edildiğini, gereken tamir ve bakımın ücretsiz olarak yapıldığını, dava açıldıktan sonra davacının aracını servise getirdiğini, servis kayıtlarında araçta herhangi bir arıza bulunmadığının tespit edildiğini, aracın satım ve teslim tarihi itibariyle herhangi bir ayıp ihtiva ettiğine dair davacı tarafından sunulan delil ve tespitin bulunmadığını, davacının dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren üretimden kaynaklanan kusur veya ayıp bulunmadığını, davacının araçtan kesintisiz faydalandığını, davalı firmanın ürettiği ve piyasaya sürdüğü araçların satışını yapmadan önce araçların kontrolünü ve incelemesini yaptığını, araçta herhangi bir problem olması halinde araçların satış işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle aracın üretimden kaynaklı ayıbının olamayacağını, dava konusu aracın kilometre bilgileri, servis kayıtları incelendiğinde aracın davacı tarafça sürekli seyahat halinde ve tam performansla kullanıldığını, davacı tarafın onarım hakkını kullandığını bu nedenle söz konusu hakkın değiştirilebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, davacının yakıt tüketimine ilişkin maddi tazminat talebinin dayanaksız olduğunu beyan ederek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satın alınan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya satış bedelinin iadesi ile süreç içindeki diğer zararların tazmini istemine yöneliktir. Davacı, davalıdan ...... plakalı 2021 model ..... marka aracı satın aldığını, ancak aracın yaklaşık bir yıllık süre içerisinde birçok kez aynı arızayı yaptığını, her defasında yetkili servise götürülmesine rağmen arızanın çözülemediğini beyanla aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde araç satış bedelinin faizi ile iadesine ve aracın fazla yakıt tüketiminden doğan maddi zararların tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davanın ..... Oto Servis ve Tic. A.Ş.ye yönelik açıldığı, bu davalının husumet itirazında bulunması sonrasında davacı vekilinin 17/05/2023 tarihli dilekçesi ile "Davalı unvanının sehven o şekilde yazıldığı, arabuluculuk sürecinde doğru davalının gösterildiğini, bu nedenle HMK 124/3 maddesi uyarınca maddi hatanın düzeltilerek davalının ..... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş. olarak değiştirilmesine" karar verilmesini istediği; Mahkememizce davacı vekilinin bu talebi yerinde görülerek, HMK 124/3 maddesi uyarınca davalı tarafın ..... İhtalat ve Dağıtım A.Ş. olarak düzeltilmesine karar verilerek yargılamaya bu şekilde devam edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, müvekkilinin aracın satıcısı olmaması nedeniyle davadaki talepler yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının ayıp ihbarı ve muayene yükümlülüğüne uygun davranmadığını, araçta üretim hatası bulunmadığını, yetkili servis tarafından arızanın giderilmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkememizce tarafların bildirmiş olduğu delil ve belgeler toplandıktan sonra makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor aldırılmıştır. Talimat mahkemesine sunulan 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile; araç üzerinde ve dosyada bulunan belgeler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, araçta dava tarihine kadar onarılamayan tahrik ile ilgili bir arızanın olduğu, arızanın süreklilik arz ettiği, ancak araçtan yararlanmayı engellemediği, bu haliyle aracın bu arıza yönünden gizli ayıplı olduğu, dava tarihinden sonra ayıpların yetkili servis tarafından ücretsiz onarım kapsamında giderildiği, hali hazırda araçta bu yönde bir arızanın bulunmadığı, mahkemece ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim düşürülmesi halinde aracın satış bedelinden indirilecek tutarın 50.500,00-TL olduğu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; davaya konu edilen davacıya ait aracın davacı tarafından dava dışı .... Araç Kiralama İnşaat Mühendislik Limited Şirketi'nden satın alındığı, aracın ithalatçısının davalı şirket olduğu, ilk satıcısının da dava dışı ..... Servis ve Ticaret A.Ş. olduğu; araçtaki tahrik arızası olarak tanımlanan arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının servise değişik zamanlarda yaptığı başvurular ile davacının ayıp ihbarını zamanında yapmış olduğunun kabulünün gerektiği, dava tarihine kadar arızanın giderilemediği, ancak daha sonra davacının başvurusu üzerine yetkili serviste aracın ücretsiz olarak onarımının yapıldığı ve mahkememizce araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı tarih itibariyle araçta devam eden herhangi bir arızanın bulunmadığı, bu nedenle araçtaki arızanın araçtan yararlanmayı engellemediği ve aracın bilirkişi incelemesi tarihi itibariyle 239.060 kilometrede olduğu hususu da gözetildiğinde aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya satış bedelinin iadesi kararının somut olayda verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim yapılması düşünülmüş ise de; davalının aracın ithalatçısı olması nedeniyle satış bedelinden indirim kararının bu davalıya karşı verilemeyeceği anlaşıldığından davacının asıl talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı, araç arızası nedeniyle aşırı yakıt tüketiminden kaynaklanan diğer zararlarının karşılanmasını da talep etmiş ise de; yapılan bilirkişi incelemesi ile aracın yakıt tüketiminin kullanıcı alışkınlıkları, aracın kullanıldığı hız ve güzergah gibi birçok parametreye bağlı olarak değişmesi, davaya konu araç arızasının aracın hızını düşürmesine neden olduğu gözetildiğinde bu durumun yakıt tüketiminin artmasına yol açmayacağı tespitleri de dikkate alındığında davacının bu zararını ispat edememiş olduğu anlaşıldığından bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 16.837,76-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2024 Başkan ...... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/232, K. 2024/746, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-232-e-2024-746-k-d463a049664d