İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/253 E. 2023/896 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/253
Karar No
2023/896
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/253 Esas KARAR NO : 2023/896 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2020 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2.370.000 TL bedel karşılığnda ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel .... Blok .... Kat ... Giriş ... Bölüm No: ... ile 2.200.000 TL bedel karşılığında ... İli ... İlçesi .... Mahallesi ... ada ... parsel .... Blok .... Kat ... Giriş .... Bölüm No: ... adresli taşınmazları satın alma amacına yönelik olarak ... Yapı – .... Adi Ortaklığı ile 13.06.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi yaptığını, taşınmazların satış bedelini tam olarak ödediğini, taşınmazların müvekkiline fiilen teslim edildiğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, davalılardan ... aynı zamanda taşınmazların tapudaki maliki olduğunu, ... ... Yapı – ... Adi Ortaklığı'nı oluşturan diğer davalılar arasında "Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşımı" sözleşmesi bulunduğunu, yaklaşık 6-7 yıldır taşınmazların müvekkili şirketin zilyetliğinde ve kullanımında olduğunu, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalıdır şerhi konulduğu öğrenildiği tarihe kadar taşınmazın aidat ve masrafları da müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin satış bedelinin tamamını ödemiş olmasına karşın, valilik izni prosedürü ve diğer idari sürecin tamamlanması sonrası tapu devri aşamasına gelindiğini, tapu devir işleminden hemen önce müvekkiline satılan taşınmazların takyidat bilgisi incelendiğinde taşınmazların üzerinde “Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/04/2018 tarih ... Esas sayılı mahkeme müzekkeresi numaralı dosyasında davalıdır.” şerhinin konulduğunu, dava sonucunda tapuyu kaybetme dahil dava sonucunun müvekkili şirket yönünden birçok anlamda risk teşkil ettiğini, müvekkili şirketin "davalıdır" şerhi olan bir taşınmazı kabul etmek zorunda olmadığını, davalı firmaların müvekkiline taşınmazları her türlü takyidattan ari bir şekilde devretmekle yükümlü olduğunu, bahse konu dosyanın davacısı ... Yapı –... Adi Ortaklığı taraflarından davalı ... Ve Tüketim Maddeleri Tic. A.Ş. olduğunu, diğer davalıların tamamının ise adı geçen davada davalı olduğunu, davacı olan ... Maddeleri Tic. A.Ş.'nin talebi ile müvekkiline devredilmesi gereken taşınmazların üzerine "davalıdır" şerhi konulduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/04/2018 tarih ... dosyası kapsamında verilen "davalıdır" şerhine ilişkin kararında konu talebin ... Tüketim Maddeleri Ticaret Ticaret A.Ş. Vekilinin 10/04/2018 havale tarihli dilekçesi ile yapıldığını, tarafların müvekkili şirkete sattıkları ve müvekkili şirketten satış bedelini tahsil ettikleri taşınmazlar üzerinde, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi olmayan, kendi aralarında oluşan ihtilaf sebebiyle takyidat konulduğunu, tarafların kendi arasındaki ihtilaf ile ilgili olarak hangisinin haklı, hangisinin haksız olduğunun müvekkili şirket açısından bir önemi bulunmadığını, davalıların tamamının müvekkili şirkete karşı müteselsil ve müşterek sorumlu olduğunu, aralarındaki ihtilafı gerekçe göstererek ve birbirlerini sorumlu göstererek müvekkili şirkete karşı sorumluluktan kurtulabilmelerinin söz konusu olmadığını, davalıların müvekkili firmaya karşı yükümlülüklerini yani tapuyu temiz bir şekilde devir borcunu yerine getirmeleri ya da bunu yapamıyorlarsa müvekkili firmanın zararını tazmin etmeleri gerektiğini, öncelikle "davalıdır" şerhinin kaldırılmasını teminen davalı taraflara ihtaratlı kesin süre verilmesi gerektiğini, bu süre içinde şerh kaldırılmazsa davalıların müvekkilin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının Suudi Arabistan vatandaşı olduğunu, müvekkili şirketin bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin Türkiye'den konut edinme amacı ile müvekkili şirket ortağının şirketi kurmak zorunda kaldığını, şirketin kurulumu, yürütümü ve halihazırda tasfiyesi için birçok masraf yapıldığını, tapu devrinin müvekkili şirkete yapılması için işlemler başlatıldığını, tasfiyenin vergi yönü ile de ilgili olarak tamamlanabilmesi için söz konusu uyuşmazlığın çözümü gerektiğini beyan ederek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel .... Blok .... Kat ... Giriş .... Bölüm No: .... ve ... numaralı taşınmazlar hakkında telafisi güç zararların oluşmasının önüne geçmek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirket tarafından satın alınmak üzere bedelleri ödenen ... İli .... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... Blok .... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No: ... ve ... numaralı taşınmazların, her türlü kusurdan ari ve takyidatsız bir şekilde müvekkil şirkete tapuda devrine, bunun sağlanması için öncelikle davalılara ihtaratlı kesin süre verilmesini, bu süre içinde davalılarca gerekenin yapılmaması halinde HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davası olarak, ilgili taşınmazların dava tarihindeki rayiç değeri ile müvekkili şirketin ilgili taşınmazlar için ödemiş olduğu toplam bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre hesap edilecek ve tespit edilecek dava tarihindeki değerinin karşılaştırılarak daha yüksek olan değerin avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; -İstanbul – ... Mahallesi ... Ada ... Parsel (Eski ....) Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi, İdaremiz ile ... San. Tic. A.Ş. & ... Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. & ... Tic. Ltd. Şti. & .... Mad. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı arasında imza altına alınmış İstanbul .... Noterliği tarafından ... tarih ve ... Yevmiye No ile onaylanan Sözleşme ve muhtelif tarihlerde imzalanan Mutabakat Metinleri çerçevesinde yürütülerek tamamlandığını, ... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel gelir paylaşımı projesinde yer alan ... Blok ... ve ... bağımsız bölümler 13.06.2012 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ile davacı şirkete satılmış ve sözleşmede kararlaştırılan zamanda ve şekilde davacıya teslim edildiğini, projeyi gerçekleştiren İş Ortaklığını oluşturan şirketlerin kendi içinde yaşadığı problemler nedeni ile birbirlerine karşı ve mülkiyet bulunduğundan Toplu Konut İdaresine karşı çok sayıda dava açıldığını, söz konusu davalarda davacı şirketin hak sahibi olduğu bağımsız bölümlere ilişkin risk teşkil edebilecek bir talep bulunmadığını, davacı tarafın imzalanan satış sözleşmesi ile müvekkili idarenin sorumsuzluğunu kabul ettiğini, dava konusu bağımsız bölümlerin için bulunduğu İstanbul – ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz müvekkilİdare tarafuından yüklenici adi ortaklığa ' hasilat paylaşımı usulü' ile ihale edildiğini, müvekkili idarenin sözleşme ve mevzuat gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yüklenici adi ortaklığı oluşturan şirketlerin kendi arasında kaynaklanan problemler nedeni ile çok sayıda dava açıldığını, bu davaların açılmasında ve bunun doğal sonucu olarak taşınmazların kaydına 'davalıdır şerhi' konulmasında müvekkili İdarenin hiç bir kusuru bulunmadığını, bağımsız bölümün satışı, pazarlaması, pazarlık görüşmeleri vs. Adi ortaklık ile davacı şirket arasında gerçekleştiğini, müvekkili idarenin davacıya herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını beyan ederek davanın müvekkili idare yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... Sanayi ve Tic. A.Ş. konut, ofis, ticaret, rezidans, avm, ulaşım, lojistik, sosyal alan ve restorasyon projeleri ile toplam 1.996.540 m²'lik inşaat projesini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ... Projesi ile inşaat sektöründeki faaliyetlerine devam ettiğini,... ile konut sektörünün gelişimine katkı sağladığını, İstanbul .... Sulh Ceza Mahkemesinin 02/02/2017 tarihli ve ... D.iş numaralı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. maddesi uyarınca müvekkili şirkete TMSF kayyım olarak atandığını, müvekkili şirketler ile diğer davalılardan ... Yapı arasında ... Projesinin inşaatını gerçekleştirmek amacı ile ... Yapı –... Ortaklığı kurulduğunu, adi ortaklığın “... Mah. ... Ada ... parsel .../İstanbul “ adresinde faaliyet gösterdiğini, diğer davalılardan ... ile söz konusu adi ortaklık arasında "Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" imzalandığını, davalılar ile davacı şirket arasında 13/06/2012 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel,... Blok .... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No:... adresinde bulunan bağımsız bölüm ile ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel, .... Blok .... Kat ... Giriş ... Bölüm No:... adresinde bulunan bağımsız bölümün satılması amacı ile satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeye uygun hareket ettiklerini ve taşınmazların zilyetliğini süresi içerisinde davacıya verdiklerini, davacının, davalılar tarafından birçok kez ihtar edilmesine rağmen, sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeni ile yargılama konusu taşınmazların davacıya tapuda teslim edilmediğini, davalılar arasında meydana gelen husumet nedeni ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayısı ile halen görülmekte olan dava açılmış olup söz konusu dava nedeni ile taşınmazlar üzerine tapuda "davalıdır şerhi" konulduğunu, davacının davalılar tarafından birçok kez belirtilmesine ve sözleşmede açık bir şekilde hüküm altına alınmasına rağmen tapuda devir işlemi için gerekli olan harç ve masrafları yatırmadığını, taşınmazın emlak vergilerini ödemediğini ve taşınmazın zorunlu deprem sigortasını yaptırmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile yargılama konusu taşınmazların davacıya devredilmediğini, müvekkili şirketlere kayyım atanmış olması nedeni ile yargılama konusu alacakların müvekkili şirketlerden talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile taşınmazların devir işleminin tapuda gerçekleştirilemediğini, davalıların devir işleminin gerçekleştirilememesi ile ilgili olarak hiçbir kusurunun olmadığını beyan ederek davacının ihtiyati tedbir kararının reddine, müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalılar ... inşaat, ... Turizm SAn. Ve Tic. A.ş. ile... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında ... projesinin inşaatının gerçekleştirilmesi maksadıyla ... Yapı-... Ortaklığı kurulduğunu, bu ortaklığın ... Mah. ... Ada ... Parsel .... adresinde faaliyet gösterdiğini, diğer davalılardan ... ile ... Yapı-... Ortaklığı arasında "Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" akdedildiğini, 13.06.2012 tarihinde davacı ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında "... ili ... ilçesi ... mahallesi.. ada ... parsel .... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No:... adresindeki bağımsız bölüm ve istanbul ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel .... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No:... adresindeki bağımsız bölüm" hakkında 13.06.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeye uygun hareket ettiğini ve zilyetliğini yasal süresi içinde davacıya teslim ettiğini, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, huzurdaki davanın ticari nitelikte olmadığını, görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin iş bu davanın muhatabı olmadığından husumet itirazlarının bulunduğunu, yargılama konusu olan İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No:... adresindeki bağımsız bölüm ve istanbul ili ... ilçesi şenlik mahallesi ... ada ... parsel .... Kat ... Giriş Bağımsız Bölüm No:... adresindeki bağımsız bölüm" taşınmazların devri davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle gerçekleştirilemediğini beyan ederek davacının ihtiyati tedbir kararının reddine, müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Maddeleri Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu iddia ve beyanlar ile müvekkili şirketin ilgisi ve bilgisi bulunmadığını, ... Projesi kapsamında 2013 yılından beri müvekkili şirket ve diğer davalılar arasında süregelen bir çok dava olduğunu, müvekkili şirkete diğer ortaklar tarafından hiçbir bilgi ve belge, para transferi sözleşme ve tapu devir bilgisi bildirilmediğini, davacı tarafın bahsetmiş olduğu tapulardan müvekkili şirketin gerek sözleşme gerekse devir konularından hiçbir şekilde bilgisinin bulunmadığını, diğer davalıların müvekkili şirketi ortaklıktan çıkarmak istediğini beyan ederek müvekkili şirket açısından husumet itirazının kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konuşu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan takyidatların kaldırılarak taşınmazın davacı şirket adına devri aksi taktirde dava tarihi itibari ile değerinin tespiti ile en yüksek avans faizi ile davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı vekilinin 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan 29/09/2023 tarihli protokol kapsamında davanın tüm taraflarının anlaşmaya vardıkları, bu nedenle davadan feragat ettikleri, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 29/09/2023 tarihli protokolün incelenmesinde; tarafların birbirlerinden vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı görülmüştür. Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur." Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu ve davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmış olup açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 78.044,18-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 77.774,33-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar vekillerinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, 6-Karar kesinleştiğinde davaya konu taşınmaz üzerindeki davalıdır şerhinin kaldırılması için tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/253, K. 2023/896, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-253-e-2023-896-k-2846474e11e0