İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/826 E. 2024/298 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/826
- Karar No
- 2024/298
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/826 Esas KARAR NO : 2024/298 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2019 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında kumaş alım satımına ilişkin olarak 2017 yılından itibaren ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirkete cari hesap nedeniyle ödemeler yapıldığını ve ticari ilişkinin devamında avans ödemesi olarak çekler verildiğini, ancak avans ödemeleri tutarında mal alımı yapılmadan taraflar arasındaki mal alış verişinin sona erdiğini, bu nedenle müvekkil şirketin avans çekleri/ödemeleri nedeniyle alacağı doğduğunu, iadesi gereken 425.000,00 TL çek, verilen USD çeklerinin ödeme tarihlerindeki TL karşılıklarının işleme alınması gerekirken teslim tarihindeki TL karşılığının işleme alınması nedeniyle kur farkından doğan 298.790,45 TL dışında müvekkil şirketin kayıtlarına göre ayrıca 38.558,51 TL daha cari hesap alacağı bulunduğunu belirterek, fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu 762.348,96 TL miktarın şimdilik 100.000,00 TL'sinin Bakırköy .... Noterliğinin 25.01.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 26.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davalı müvekkilin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, malları teslim ettiğini, taraflar arasında ticari ilişkide kullanılan para biriminin dolar cinsinden olmadığını ve kur farkı faturalarına ilişkin anlaşma veya ticari teamül olmadığını, 425.000,00 TL bedelli çekin müvekkil giriş çıkış kayıtlarında yer almadığını, asılsız ve gerçeğe aykırı iddialarla haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan mutabakat yazısının Yargıtay kararları uyarınca bir ibraname niteliğinde belge olduğunu, bu sebeple davacının söz konusu çeklere ilişkin kur farkı alacağı ve diğer taleplerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davacının eksik ve gerçeğe aykırı tutmuş olduğu cari hesabına göre alacak yaratmaya çalışmakta olup, davacı şirket kayıtlarında olduğu iddia edilen 38.558,51 TL alacağı kabul etmediklerini belirterek, davacının haksız ve mesnetsiz açmış olduğu işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; ticari alım- satımdan kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, İTO kayıtları çıkarılmış. SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş, çeklerle ilgili ...bank, ... Bankası, ... Bankası, ... Bankası yazı cevapları dosya kapsamına alınmış ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 01.12.2020 tarihli raporunda "Taraf şirketlerin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin 762.348,96 TL borçlu olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde ise davacı şirketin borç ya da alacağı bulunmadığı tespit edildiği, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında bulunan davalı şirketten olan 762.348,96 TL alacağından geçerli belge ibraz edilmeyen 798.163,46 TL'nin düşülmesi ve davalı şirketin ticari defterlerindeki geçerli belge ibraz edilmeyen 35.814,50 TL'nin eklenmesi sonrasında davacı şirketin davalı şirketten alacağı kalmadığı" görüşü bildirilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine aldırılan 23.03.2021 tarihli ek raporda "Davacı şirket vekili tarafından yapılan itirazların incelenmesi neticesinde yapılan itirazların kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek mahiyette görülmediği, bu nedenle davacı şirketin davalı şirketten alacağı olmadığı " görüşü bildirilmiştir. Dosyadaki mevcut eksiklikler tamamlanarak yeniden bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve alınan 06.06.2022 tarihli raporda "Davacının talebinin, avans olarak verilen 425.000,00-TL'lik çek bedelinin iadesi, USD olarak düzenlenen çeklerden kaynaklanan 298.790,45-TL'lik kur farkı ve ödenmeyen 38.558,51-TL'lik cari hesap bakiye alacağına dayandığı, Avans iadesinin talep edilebilmesi için 425.000-TL'lik çekin davalı şirkete verilmiş olduğunun ve bu şirket lehine tahsil edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının anılan iddiasının ancak SGK kayıtlarının celp edilmesi ve imza incelemesi yapılması sonucunda bir kanıya varılabileceğinden, davacının anılan iddiasının Şu aşamada ispata muhtaç olduğu, Vade farkının istenebilmesi için bu konuda, taraflar arasında bir sözleşme veya teamülün bulunduğunun kanıtlanması gerektiği, somut olayda bu yönde bir kanıt ileri sürülemediğinden düzenlenen 298.790,45-TL'lik kur farkı faturasına dayanan talebin de yersiz olduğu, Davacının cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağının 47.635,74 TL hesaplanmış olduğu, ancak, davacı yan tarafından 38.558,51 TL cari hesap alacağının talep edilmiş olduğu, talep edilen bu alacağa dava tarihine kadar 5.617,92 TL faiz olmak üzere toplam olarak 44.176,43 TL talep edilebileceği" görüşü bildirilmiştir. Yapılan itirazlar dikkate alınarak yeniden alınan 10.03.2023 tarihli ek raporda "Tarafların birbirine düzenlemiş olduğu faturaların TL olarak düzenlenmiş olduğu görülmekte olup, faturalarda herhangi bir döviz açıklaması görülmemiş olduğu, 425.000,-TL'lik Avans çek fotokopisi üzerine 31.10.2018 tarihinde “... Tekstil A.Ş.'den bu çeki .... Tekstil Adına Teslim Aldım” olarak yazılıp ... tarafından imzalanmış olduğu, bu çek için ... Tesktil tarafından çekin alındığına dair ayrıca bir makbuz düzenlenmediği, davalı şirket yetkilisi olarak...'ın beyanında kendisinin davalının Zeytinburnu'nda bulunan Irmak şubesinin yetkilisi olduğunu beyan etmiş olduğu, Gerek vade farkı gerekse kur farkı konusunda yargıtay içtihatları aynı olup, bu konudaki kök rapor kanaatimizde bir farklılık olmadığı, Diğer hususlar ile ilgili kök raporumuzdaki görüşlerimizin aynen korunduğu" görüşü bildirilmiştir. Teslim edildiği iddia edilen avans çeki alındı belgesi üzerinde Davalı şirket şube yetkilisi ...'ın imzasının bulunduğu iddia edilmiş olduğundan öncelikle şirket şube yetkilisi isticvab edilmek üzere davet edilmiş, ... duruşmadaki isticvab beyanında "Ben davalı şirketin Zeytinburnunda bulunan .... şubesinin yetkilisiydim. Şu anda şube kapandı. Biz davalı şirket kumaş ticareti yapmaktadır. Davacı tarafa da kumaş sattık. Davacı taraf bize 1.000.000,00 TL değerinde 2 adet çek vermişti. Ancak çeki ödeyemeceklerini söylediler. Bunun yerine dolar olarak çek verdiler ancak ne kadar olduğunu hatırlamıyorum. Kalan bedeli de hesabımıza gönderdiler. Ben 425.000,00 TL tutarında çek almadım. Çek almadım. Davacının ileri sürdüğü dolar olarak verilen çekler bu 1.000.000,00 çeklerin yerine verilmiştir. Mal teslimi karşılığında verilmiştir. Avans olarak verilmemiştir.Bizim karşı tarafla ticaretimiz devam etmekteydi. Ödeyemediği 1.000.000 çekler karşılığında verilen dolar bedelli çekleri teslim aldığımız tarihteki kuru yazarak sabitledik. Bir kur farkı alacağı kararlaştırmadık. Böyle bir çalışmamızda olmadı. Davacı taraf ödemelerini yapmadığı için biz vade farkıda istemedik. Ancak dolar kurları artınca karşı taraf bu şekilde dava açmaya başladı. Ticari ilişkimiz de TL üzerinden başladı ve devam etti. Bana göstermiş olduğunuz fotokobideki imza ve yazı bana ait değildir. Bu çeki ben almadım. 50.380,00 TL lik Tahsilat makbuzu üzerindeki yazı ve imza bana aittir. İmzam bu şekilde başlamaktadır. Dolayısıyla 425.000 TL lik çekin alındığına dair imza bana ait değildir. Hiç benzememektedir. Ayrıca çekin ciro edildiği ...'i tanımıyorum.Ayrıca .... de tanımıyorum." şeklinde beyanda bulunmuş, Davalı şirket şube yetkilisi ...'ın çek alındı belgesi üzerinde imzasının bulunup bulunmadığının ve yazıların ona ait olup olmadığının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 01.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda " ...'ın -özellikle kabul edilen Tahsilat Makbuzlarındaki- referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla da uygunluk ve benzerlik saptandığından inceleme konusu, ... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait, keşidecisi “...” olan, “...” numaralı çekin teslimine ilişkin belgede yazılı “...” isim, soy isim yazıları ile alt kısmında atılı bulunan imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, Kendi aralarında benzer lakin ...'ın yazılarından farklı kaligrafik özellikleri haiz olduğundan inceleme konusu, ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi “...” olan, “...” numaralı, “HAMİLİNE” yazılı çek fotokopisindeki “İstanbul 31/01/2019” keşide yer ve tarihi, “425.000 / DörtyüzyirmibeşbinTL” meblağ yazıları, bu çekin teslimine ilişkin “31/10/2018'de ... Tekstil AŞ den BU ÇEKİ ... Tekstil Adına Teslim Aldım” mürekkepli kalem yazıları ve en altta “C.Hesaba Geçiniz” içerikli kurşun kalemle yazılmış el yazılarının “... dışında” aynı (tek bir) şahsın eli ürünü oldukları, kanaatine varılmıştır." görüşü bildirilmiştir. Davacı vekili 07.09.2023 tarihli ıslah (talep arttırım) dilekçesi ile 100.000,00 TL olarak talep ettikleri alacak talebini 762.348,96 TL (425.000,00 TL avans çekten kaynaklı, 298.790,45 TL kur farkı faturasından kaynaklı, 38.558,51 TL cari hesaptan kaynaklı alacak) olarak arttırdıklarını, alacağın, Bakırköy ..... Noterliğinin 25.01.2019 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 26.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 2017 yılında başlayan kumaş alım satımına yönelik ticari ilişki bulunduğu ve bu ilişkinin 2019 yılı itibariyle sona erdiği, açılan davanın bedelsiz kaldığı öne sürülen avans çekinden kaynaklı 425.000,00 TL, USD bedelli çeklerin kayda alınma tarihleri nedeniyle oluşan kur farkının talep edildiği kur farkı faturasından kaynaklı 298.790,45 TL ve cari hesaptan kaynaklı 38.558,51 TL alacağın tahsiline yönelik olduğu, talepler tek tek ele alınarak değerlendirildiğinde, öncelikle ... Bankası Merter şubesine ait 31.01.2019 keşide tarihli,... No.lu 425.000,-TL bedelli keşidecisi Davacı şirket Yönetim Kurulu Başkanı ....., lehdarı Davacı ... Tekstil şirketi, cirantalarının ise ... ve .... olduğu, bedelsiz kaldığı iddia edilen avans çekinin Davacı ticari defterlerinde kaydedilmiş olmasına rağmen Davalı ticari defterlerinde yer almadığı, bu çeke ilişkin tahbilat makbuzlarının yasal süresi içerisinde sunulmadığı, Davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği çek alındı belgesinde çek fotokopisi üzerine 31.10.2018 tarihinde “... Tekstil A.Ş.'den bu çeki ... Tekstil Adına Teslim Aldım” olarak yazılıp ... tarafından imzalandığı, ve hesaba geçiniz yazılarak imzalandığı görülmekte ise de sadece isim soy isim ve imzanın Davalı şirket şube müdürüne ait olduğu, çek üzerindeki tarih ve miktara ait yazılarla çekin teslim alındığına dair yazıların ve dahi hesaba geçiniz yazısının Davalı şirket şube müdürü olan ...'ın el ürünü olmayıp aynı şahsa ait olduğu, bu nedenle çeki düzenleyenin aynı zamanda belgeyi de düzenlediği, incelenen çekte ve banka yazı cevabı ile sabit olduğu üzere Davalı şirketin keşideci, lehdar, ciranta ve yetkili hamil olmadığı, çekin Davalı şirket yararına tahsil edildiğini gösteren herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, çekte gözüken cirantalarla Davalı şirketin herhangi bir ticari ilişkisinin saptanamadığı, ...'ın isticvabında avans çekini teslim almadığını beyan ettiği, 425.000 TL'lik çekin mal teslimi olmadan verildiği, bedelsiz kaldığı ve çekin Davalı şirket yararına tahsil edildiği hususlarının ispat edilemediğinden avans çekinden kaynaklı alacak talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ikinci olarak kur farkı faturasından kaynaklı alacak talebine gelinecek olursa yerleşmiş Yargıtay içtihatları doğrultusunda vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşma bulunması veya taraflar arasında bu konuda bir uygulama ve teamülün oluştuğunun belirlenmesi gerektiği, somut davada taraflar arasında yazılı bir vade farkı sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasında fiilen kur farkının benimsenip itirazsız ödenmiş olması durumunun da mevcut olmadığı, vade farkı faturasının da davalı tarafından kabul edilmediği ve ticari defterlere kaydedilmediği, faturaların TL olarak düzenlendiği ve herhangi bir döviz kuru belirtilmediği ve taraflar arasında bu yönde bir teamül olmadığı anlaşıldığından kur farkı faturasına yönelik alacak talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, üçüncü ve son olarak cari hesap alacağına yönelik talep incelendiğinde, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2017 ve 2018 yıllarına ait faturalar ve BA/BS formlarında bir farklılık bulunmadığı, incelenen ticari defterler, banka kayıtları, icra dosyaları, Vergi Dairesi kayıtları ve ihtarnameler dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının bakiye cari hesap alacağının 47.635,74 TL olduğu, ancak, davacı tarafından 38.558,51 TL cari hesap alacağının talep edilmiş olduğu, taleple bağlı kalınarak bu alacağa Davalının temerrüde düşürüldüğü Bakırköy .... Noterliğinin 25.01.2019 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 26.01.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği anlaşılmakla cari hesap alacağının kabulüne ve netice olarak açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 38.558,51-TL cari hesaptan kaynaklı alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihli olan 26/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.633,93-TL karar harcının daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ile 11.311,27-TL ıslah harçtan mahsubu ile bakiye 10.385,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul/red edilen miktarlar dikkate alınarak hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul/red edilen miktarlar dikkate alınarak hesaplanan 107.330,61-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 44,40-TL başvurma harcı ve alınması gereken harç olarak mahsup edilen 2.633,93-TL olmak üzere toplam 2.678,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 11.736,30-TL yargılama giderinin kabul (%5,05) red (%94,95) oranına göre hesaplanan 593,61-TL davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin kabul (%5,05) red (%94,95) oranına göre hesaplanan 1.253,25-TL'nin davacıdan, 66,75-TL'nin ise davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪