İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/681 E. 2023/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/681
- Karar No
- 2023/788
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/681 KARAR NO : 2023/788 DAVA : Konkordatonun Feshi DAVA TARİHİ : 24/03/2022 KARAR TARİHİ : 21/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Konkordatonun Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu 24/03/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ..., ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den olan alacaklarına karşılık davalı şirketin ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne olan borcunu temlikname ile temlik aldığını, davalı şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile konkordato kararı verildiğini, davalı şirket konkordato kararı çerçevesinde üçer aylık dönemlerle borcu ödemesi gerekirken temlik eden ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne hiç bir ödeme yapmadığını, davalı şirkete, konkordato karar tarihi olan 04/02/2020 tarihinden temlik tarihine kadar ödenmeyen borçlar dolayısıyla 03/10/2021 tarihinde Bakırköy .... Noterliği .... yevmiye numarası ile çekildiğini, ihtarname'de ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne olan borcun müvekkili ...'e temlik edildiğinin bildirildiğini ve 7 gün içerisinde borcun tamamının ödenmesini aksi halde konkordato kararına aykırı davranış nedeni ile müvekkili yönünden konkordato kararının kaldırılması için gerekli tüm yasal işlemlerin başlatılacağının ihtar edildiğini, yapılan ihtarname sonrasında davalı şirket 06/12/2021 tarihine kadar ödenmemiş olan 7 taksitin toplamı olan 63.740,50 TL'yi ödediğini, davalı şirkete 14/12/2021 tarihinde Bakırköy 40. Noterliği 29389 yevmiye numarası ile çekilen 2. İhtarname'de hesaba yatırılan miktarın borcun tamamın karşılamaya yetmediğini gelen miktarı ihtirazi kayıt ile kabul ettiklerini ve geri kalan borcun 15 gün içerisinde yatırılmasının ihtar edildiğini, ancak davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemenin gerçekleştirmediğini, arabulucuya başvurulduktan sonra davalının 9.107,20 TL ödeme yaptığını, davalının daha önce ... Ambalaj'a keşide ettiği iki adet 20.000,00 TL bedelli senetlerin ... Ambalaj tarafından kaybedilmesi üzerine bu hususta B.Çekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yapıldığını, bu durumdan davalı şirketin haberdar edildiğini, davalı şirketin bu senet bedellerini bu senetleri bulan kişilere ödemediği gibi ... Ambalaj'a veya alacağı temlik alan müvekkiline ödemediğini, konkordato hesap tablosunda müvekkilinin bu alacağına yer verilmediği, davalı hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı dosyasında verilmiş olan konkordato kararının müvekkili yönünden kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekilinin 24/03/2022 havale tarihli dilekçesini özetle; Müvekkili şirket hakkında Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında 04.02.2020 tarihinde konkordatonun tasdiki kararı verildiğini, karara karşı alacaklılardan ....bank A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna gidilmesi nedeniyle dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .. E. sayılı dosyası ile istinaf incelemesine tabi olduğunu, tasdik kararının ilk yerel mahkeme kararının verilmesiyle hemen kesinleşmediğini, tasdik edilen konkordato ön projesinde alacaklılara ödemelerin açıkça “Mahkemece tasdik kararının onanmasından sonra” yapılacağının belirtildiğini, henüz tasdik kararı kesinleşmemiş konkordato alacaklısının, mahkemenin hükmünde ödemelere kararın kesinleşmesinden önce başlanacağı açıkça karara bağlanmış olsa da, ödemenin zamanında ve gereği gibi yapılmadığından bahisle konkordatonun feshi için başvuramayacağını, kesinleşmemiş konkordatonun tasdiki kararının kanun yolu aşamasında ortadan kalkma ihtimali bulunduğundan alacaklının bu şekilde konkordatonun feshi talebinde bulunmasında hukuki menfaati olmadığını, davacı yanın tasdik kararı uyarınca ödemelerin yapılmadığını gerekçe göstermek suretiyle müvekkilinin tasdik edilen konkordatosunun, ödenmelerin beklendiği dönemde kesinleşmemiş olması nedeniyle o dönemlerde ödeme yapılmamış olmasından bahisle kısmen feshini talep etmesinin mümkün olmadığını, Konkordato tasdik kararı uyarınca müvekkilinin alacaklılara ödeme yapacağı zamanlarda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgının ülkemizde de ekonomik yönden sıkıntılara ve ödemelerde gecikmelere sebep olduğunu, ancak müvekkilinin tasdik kararı uyarınca alacaklı kişilere alacaklılar arasında eşitlik dengesini bozmayacak şekilde ödeme yapma konusunda gayret ve çaba gösterdiği davacıya da ödemeler yapıldığını, davacının ... Ambalaj'dan alacağı temlik aldığına ilişkin ilk bildirimi 03.11.2021 tarihinde yaptığını, müvekkilinin 29.11.2021 tarihinde tebliğ aldığını, müvekkilinin ihtarnameyi tebliğ alır almaz 7 gün içerisinde tüm ödemeleri yaptığını, davacının müvekkilinden ilk defa talepte bulunduğu tarihinde hemen akabinde ödeme yapması ve ödemelerin düzenli olarak yapılıyor olmasına rağmen kötü niyetli olarak dava açıldığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava,İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ... tarafından mahkememize sunulan 21/07/2022 tarihli raporunda özetle ; Davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin ve dosya kapsamında bulunan belgelerin incelenmesi neticesinde, a) Davalı şirketin tasdik edilen konkordato ödeme planına göre, dava dışı ... Ambalaj'a olan 182.143,95 TL borcunu, Mayıs 2020 tarihinden başlamak üzere 3 'er aylık dönemlerde 9.107,20 TL'lik taksitler halinde ödemesi gerektiği, b) Davacının, dava dışı ... Ambalaj'ın davalıdan olan alacağını 02.10.2021 tarihli Temlikname ile temlik aldığı, c) Davalı tarafça, Sayın Mahkemenizce tasdik edilen konkordato projesine göre Mayıs 2020, Ağustos 2020, Kasım 2020, Şubat 2021, Mayıs 2021, Ağustos 2021, Kasım 2021 dönemlerinde gerçekleştirilmesi gereken toplam 7 taksit 63.750,40 TL'lik ödemelerin, vadesinden sonra 06.12.2021 tarihinde dava tarihinden önce Temlik alacaklısı davacıya ödendiği, d) Doktrinde ittifakla kabul olunduğu üzere, tasdik edilen konkordato projesine uygun olarak borçlarını ödemeyen borçlunun, konkordatonun kısmen feshi davasının açılmasından önce borcunu ödemesi ve yapılan ödemenin ihtirazi kayıt konulmadan kabulü halinde, kısmen fesih davacı açılamayacağı, ancak dava konusu somut olayda davacının yapılan ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul ettiğini davalıya ihtarname ile bildirdiği, bu nedenle borçlunun ancak tüm borcunu konkordatodan bağımsız olarak ödeyerek konkordatonun feshi istemini konusuz bırakabileceği, zira ancak bu halde alacaklının, fesih davasıyla varmayı amaçladığı sonuca ulaşabileceği, e) Bir önceki bentte yapılan açıklamalara göre, somut olayda davalının, konkordatonun feshi davasının açılmasından önce yaptığı ödemeleri, davacının ihtirazi kayıtla kabul etmesi nedeni ile davacı yönünden İİK m. 308/e hükmüne göre konkordatonun kısmen feshi koşullarının oluştuğunun takdirinin sayın mahkemenizde olduğu, f) Yargıtay kararlarına göre, konkordatonun feshi davalarında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin tasdik edilen konkordato projesi gereğince borçlarını ödemediğini belirterek konkordatonun İtK 308/e maddesi uyarınca müvekkili şirket yönünden kısmen feshine, karar verilmesini talep etmiştir. Konkordatonun, konkordatoya tabi tüm alacaklar için mutlak bağlayıcı nitelikte etki ve güce sahip olması, borçlu açısından fevkalade önemli bir avantaj teşkil eder. Bu sayede borçlu, kazandığı zamanı İyi bir biçimde değerlendirip işletmesini yeniden yapılandırabildiği takdirde, içine düştüğü ekonomik krizin çıkmazından kendisini kurtarıp borçlarını konkordato projesinin sağladığı elverişli imkanlar çerçevesinde ödeyebilme şansına kavuşabilecektir. Bu şansını iyi kullanarak konkordato projesi doğrultusunda borcunu ifa eden borçlu bakiye borcundan da kanunun sağladığı atıfetten yararlanarak kurtulacak ve ticari itibarını ve ekonomik şahsiyetini korumayı başaracaktır. Konkordatonun borçluya sağladığı bu avantajlar karşılığında alacaklılara büyük külfet yüklenmektedir. Gerçekten, konkordatoya kabul oyu veren alacaklılar bile, başka çareleri olmadığı için, diğer bir deyişle konkordatoyu iflasa göre kendileri ve borçlu için daha yararlı bulmalarından ötürü, borçlunun teklifine karşı olumlu bir tavır takınmayı “ehveni şer” görmüşlerdir. Ancak borçlunun içine düştüğü ekonomik zorlukların ve borçlarının tümünü ödeme yeteneksizliğinin ortaya çıktığı konkordatoya katlanma yükümlülüğünün de bir sınırı olduğunu kabul etmek gerektiğinde kuşku yoktur. İşte bu sınır, borçlu tarafından konkordato koşullarına göre dahi borçlann ödenmemesi suretiyle tecavüz edilmiş olacaktır. Artık bu noktadan sonra borçlunun alacaklılardan ve kanundan bekleyebileceği hiçbir şefaat kalmamıştır. Alacaklılar için -tabiri caiz ise- bıçağın kemiğe dayanmış olduğu bu noktada, onları artık konkordato ile bağlı tutmaya devam etmenin hiçbir anlamı yoktur. Bu düşüncelerin sonucu olarak kanunkoyucu kendisine karşı konkordato koşullarını yerine getirilmeyen herhangi bir alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep ve dava etme hakkım tanımıştır. Bu durumdaki bir alacaklı, konkordatonun alacağı yününden feshini sağlayarak, kendisini bağlayan bu zorunlu özveri zincirini koparmak olanağına kavuşur. Bu sonuç doğaldır; çünkü mahkeme anlamlı konkordato projesinin ödeme koşullarını yerine getireceğine inanarak borçluya kanunun öngördüğü bu önemli atıfeti sağlamıştır. Borçlu, konkordatoyu ifa etmemek suretiyle, kendisi lehine olan ve mahkemece de onaylanan bu karineyi de çürüterek onama kararının dayandığı temelin çökmesine yol açtığı gibi, konkordatoya kabul oyu veren alacaklıların da güvenlerini boşa çıkarmıştır. Bu yüzden borçlunun mali durumunu düzelterek ödeme yapabileceğine inanan alacaklılar boşuna zaman kaybederek, mağdur duruma düşmüşlerdir. Bu dunundaki borçlu konkordatonun sağladığı himayeyi, alacaklılar aleyhine istismar ettiğinden, herhangi bir alacaktı kendi alacağı açısından konkordatonun feshini isteyerek, alacağının tümünü konkordato hiç akdedilmemişçesine borçludan isteyebilir . Hukukumuzda iki çeşit konkordatonun feshi türü kabul edilmiştir. Burada yapılan ayrıma temel teşkil eden kriterler de fesih nedenleridir. En temel şekliyle ifade etmek gerekirse, fesih türleri, kendisine karşı konkordato şartlarını ifa edilmeyen alacaklının başvurabileceği kısmen fesih ile (İtK m. 308/e) ile konkordatonun kötüniyetle sakatlanmasından dolayı tüm alacaklılar için konkordatonun tamamen feshinden (İİK m. 308/f) ibarettir . Yukarıda belirtildiği gibi, konkordatonun kısmen feshi Kanunun 308/e maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin ilk fıkrasına göre, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Konkordatonun kısmen feshiyle birlikte fesih talebinde bulunan alacaklı, projenin mecburiliğinden kurtulacaktır. Fakat konkordatonun kısmen feshi, yalnızca fesih talebinde bulunan alacaklı açısından sonuç doğurmakta olup konkordatonun etkileri diğer alacaklılar açısından aynen devam edecektir. Konkordatonun kısmen feshi hakkında yapılan bu açıklamalardan sonra bu noktada, davacı yönünden konkordatonun kısmen feshinin koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir. Davacı, konkordatoya tabi alacağı dava dışı ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den 02.10.2021 tarihli Temlikname ile temlik almıştır. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki; alacaklı ile ondan temlik alan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasını gerektirmeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Kuşkusuz, alacaklının yaptığı temlik işleminin hüküm ve sonuç doğurması temlik işleminin konusu olan alacağın gerçek bir alacak olmasına bağlıdır. Alacağın temlik edildiği üçünü kişi bu şekilde bir temlik varsa temlik işleminden yararlanarak bu hakkını borçluya karşı da ileri sürebilir hale gelir. Zira alacağı devralan kişi evvelki alacaklının yerine geçer ve borçludan ifayı istemek gerektiğinde de borçluyu, ifaya zorlamak artık onun hakkı olur. Somut olayda, davacı tarafın alacağı temlik aldıktan sonra davalı şirkete gönderdiği 03.11.2021 tarihli ihtarname incelendiğinde davalı şirkete ödenmeyen taksitler için tebliğden itibaren 7 günlük ödeme süresi verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından verilen ödeme süresi içinde davalı şirket tarafından vadesi geçen toplam 7 taksit miktarının ödendiği de tartışma dışıdır. Bu durumda, davacı tarafından verilen süre atıfet mehli olup bu sürede muaccel taksitler ödendiğinden davacının konkordatonun kısmen feshini istemekte hukuki yararı olmadığı anlaşıldığından davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 269,85.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00-.TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 390,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair,6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nun 26/09/2004 gün ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı .21/09/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."