İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/671 E. 2024/106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/671
Karar No
2024/106
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/671 KARAR NO : 2024/106

DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2023 KARAR TARİHİ : 31/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili firma ile davalı arasında ticari ilişki gereğince mal alım satımı gerçekleştiğini, buna istinaden vadesi 30 Mayıs 2015, 30 Temmuz 2015, 10 Aralık 2015, 30 Kasım 2015 olmak üzere 4 adet senedin müvekkiline ciro edildiğini, alacağın tahsili için , Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın yalnızca 20.110,00-TL’sinin iptalini, takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizine hükmedilmesini, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi’nin ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Hocapaşa Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dava, zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). " Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, senetle ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcı var ise, tanık dinlenmesinin mümkün olduğu" hususu yerleşik yargı uygulaması olup bonodaki alacağın temel ilişkinin ispatlanması yoluyla talep edilebileceği ve ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve ispat için tanık dahil her türlü delilin geçerli olduğu kuşkusuzdur. İkrar içeriği itibariyle basit, vasıflı ya da bileşik nitelikte olabilir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller ya da onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır. Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla böyle durumlarda ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekle iddiasını ispatlama yükümlülüğünün karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir (Yargıtay HGK’nın 09.06.2004 tarih ve 2004/4-362 E. – 2004/347 K. sayılı kararı). Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dava zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak açılan itirazın iptali davası niteliğinde olup, yukarıda da bahsedildiği gibi temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu davacının temel ilişkiyi ispatlaması gerekmektedir. Ancak davalı asil duruşmada beyanında senetlerin ticari ilişki kapsamında ürünlerin tesliminden kaynaklandığını ikrarı ve teslimden sonra iade ettiğine dair beyanı bağlantılı birleşik ikrar niteliğinde olup ispat davalıya düşmüştür. Yine duruşmada beyanında iadeye ilişkin sevk irsaliyesi veya belgenin olmadığı yönündeki beyanı, cevap dilekçesi sunmadığı da anlaşılmakla, davacının temel ilişkiyi ve teslimi davalının ikrarı ile ispatladığı, davalının ise iade iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (4.022,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere avans faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (4.022,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 1.373,71 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile 1.103,86 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85- TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin nispi harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 170,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair davacı vekili davalı davalı asilin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024

Katip ...

Hakim ... ¸

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/671, K. 2024/106, T. 31.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-671-e-2024-106-k-b9d49603c4fd