İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/637 E. 2023/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/637
- Karar No
- 2023/682
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/637 KARAR NO : 2023/682 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/02/2018 KARAR TARİHİ : 13/07/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili Kooperatifin 21.05.201 1 tarihli 31. Olağan Genel Kurul tutanağının 15. maddesi uyarınca “site içerisinde ortak alanların üyeler ve kiracılar tarafından kurallara aykırı kullanımı halinde cezai işlem uygulanması” kapsamında davalı yana (ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı) toplam 32.000,00 TL para cezasısı uygulandığını; davalı söz konusu bu cezalardan haberdar olmasına karşın ceza makbuzlarını almaktan imtina ettiğini; para cezası uygulaması konusunda Genel Kurulca alınmış karara karşı herhangi bir iptal davası da açılmadığını; kesilen cezaların tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini; öne sürerek, “...davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sonucu durdurulan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının takip talebinde yer alan koşullarla devamına; alacağın likitolması da dikkate alınarak kötü niyetli borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile tarafların tacir olması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde değil; Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini; Davacı kooperatifin 21.05.2011 tarihli 31. Olağan Genel Kurul'unda alman"Site içerisinde ortak alanların üyeler ve kiracılar tarafından kurallara aykırı kullanımı halinde cezai işlem uygulanması" hususunda karara dayanarak kesilen ve takip konusu yapılan, haksız ve hiçbir hukuki temeli olmayan para cezalarının hiçbirinden müvekkili davalı şirketin haberdar olmadığını; cezaların hiçbiri usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini; yapıldığı iddia edilen ceza tebligatları taraflarına dava dilekçesi ile tebliğ edilmediğinden tebligata ilişkin itiraz haklarının mahfuz olduğunu; kesilen cezalara karşı Anayasal güvence altında olan savunma, itiraz veya dava haklan müvekkiline bildirilmediğini; davacının dayanağı olan ve yönetim kuruluna ceza verme yetkisi veren genel kurul karan hukuken yok hükmünde olup, mutlak butlan ile baştan itibaren geçersiz olduğunu; evrensel hukukun ve özgür demokratik hukuk devletlerinin temel prensipleri gereğince ceza verme yetkisi ancak millet adına karar veren yargı mercilerinin ve kamu adına hareket eden kamu kurumlarının yetkisi dahilinde olduğunu; sözkonusu genel kurul kararının iptali-yok hükmünde olduğunun tespiti istemi ile bir başka kooperatif üyesi olan ... Ltd.Ştî tarafından açılan dava Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... E. sayılı dosyası ile görülmüş ve henüz kesinleşmemiş olduğunu; davacı kooperatifin tanık deliline dayanmasına muvafakat etmediklerini; öne sürerek, “...haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. "...Davalı vekili, cevabında, davacının ifasının sözleşme şartlarına aykırı olup, müvekkili nezdinde herhangi bir alacağı doğmadığını, icra tehdidinden kurtulmak için icra dosyasına borç tutarının ödendiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın açılmasından sonra davalı ... icra dosyasına ödeme yapıldığı, borcun tamamen kapatıldığı, davanın bu nedenle konusuz kaldığı, icra inkar tazminatı talebinin şartları bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir. Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Dava konusu alacak, hizmet ilişkisine dayalı faturaya bağlanmış bir alacak olduğundan likit niteliktedir. Bu durumda mahkemece İİK`nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir..." T.C. YARGITAY .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili 06/07/2023 tarihli dilekçesi ile huzurdaki davada itiraza konu borcun davalı tarafından müvekkili şirkete haricen ödendiğini, işbu sebeple davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına sebebiyet veren taraf davalı olduğundan yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin beyan dilekçesi ile dosyaya sunulan belgeler dikkate alındığında davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, T.C. YARGITAY .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmakta olduğundan davacı lehine vekalet ücreti takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KONUSUZ KALMIŞ OLMASI NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 647,87 TL harçtan eksik alınan 378,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, tebligat müzekkere gideri toplamı 1.036,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesinin 6.maddesine göre 9.200,00-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 5-Davalı taraf lehine vekalet ücreti ve masraf takdirine takdirine yer olmadığına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/07/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."