İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/556 E. 2023/760 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/556
Karar No
2023/760
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/556 KARAR NO : 2023/760 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/06/2023 KARAR TARİHİ : 15/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 03/06/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ... Limited Şirketi isimli şirketin müdürü olduğunu, söz konusu şirketin 31/07/2013 tarihinde re'sen terkin edildiğini, şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı ve ... plaka sayılı2 adet aracın olduğunu, bu araçlara ait trafik tescil işlemlerinin yapılabilmesi, taşıtların trafik kaydının silinip hurdaya ayrılmasının gerektiğini, müvekkilinin Davutpaşa Vergi Dairesine başvurarak bu araçların hurdaya ayrılmasını talep etmiş ise de ticaret sicil kaydı silinen şirketin bünyesinde bulunan araçlara ilişkin trafik tescil işleminin yapılabilmesi için öncelikle şirketin ihyasının gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenlerle dava dışı şirketin ihyasına karar verilerek yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... müdürlüğü vekilinin 15/06/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, Tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, basit yargılama usulüne tabi olması ve HMK'nın 320/1.maddesi gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava,6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası davasıdır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ... sicil nosunda kayıtlı .... LİMİTED ŞİRKETİ'nin 15/04/2013 tarihinde tebliğde öngörülen ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından sicilden resen terkin edildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şirketin asgari yasal sınırların altında kalması ve bu hali ile TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı,davalı tarafından tebliğe ilişkin belge sunulmadığı,buna göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu,ihyası talep edilen şirkete ait araçların satılabilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına,ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına , keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,yukarıda açıklandığı üzere davalı ... sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etttiği,bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet vermekle birlikte davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davacı tarafından sadece şirkete ait araçların satışının sağlanması amacıyla ihya talebinde bulunulduğu, davalının ihyası istenilen şirketi usulsüz terkin ettiğine dair davacının bir iddiasının bulunmaması hususları gözönüne alındığında davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 gün ve 2022/1897 esas,2022/1492 karar sayılı ilamı) karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden resen terkin olan .... Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin ... ve ... plaka sayılı araçların satış ve devir işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için şirket yetkilisi ...'ın(TC NO:...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride ihya edilen şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 4-Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 98,95 harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı ... Müdürlüğü'nün yasal hasım olması ve davalının ihyası istenilen şirketi usulsüz terkin ettiğine dair davacının bir iddiasının bulunmaması nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 710,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 15/09/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/556, K. 2023/760, T. 15.09.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-556-e-2023-760-k-a782e83cbb7f